Hoşgeldiniz   brazzers porno
Son Dakika

Dünyanın Düzenini Bozmaya Devam Ediyoruz Hala.

13 Haziran 2017

Dünyanın Düzenini Bozmaya Devam Ediyoruz Hala.

DÜNYANIN DÜZENİNİ BOZMAYA DEVAM EDİYORUZ HALA…

Dünyanın oluşumu üzerinden milyonlarca yıl geçti. İnsanlık tarihi oldukça eskidi. İnsanlık tarihi yaşanırken binlerce savaş sonucunda milyonlarca insan öldü. Bu savaşlar toprak savaşları, din savaşları, etnik savaşlar ve rant savaşları diye tarihteki yerlerini aldılar. Milyonlarca insanın ölülü de biz insanları durduramadı. Yüzlerce yıl geçtiği halde savaşlara devam ediyoruz. Düzeni düzenlemek için birçok dinler geldi. Birleşmiş milletler topluluğu kuruldu. Nato, Varşova birliktelikleri kuruldu. Yine çözüm bulunamadı. Bu insanoğlunun barış içinde yaşamasını kimse başaramadı.

Dünyaya baktığımızda her yanda savaş çığlıklarını, çevre talanını, bir yanda açlıktan kemik yığınına dönmüş insanları, bir yandan lüks içinde yaşayanları görmekteyiz. Bazı zengin ülkeler kendi vicdanlarını rahatlatmak adına bir şeyler yapsa bile bunun yeterli olmadığını görmekteyiz.

 

Batıda refah seviyeleri yüksek ülkeler zamanında ve şimdide sömürdükleri ülkeleri unutup refahlarına refah katmaktan öteye hiçbir şey yapmıyorlar. Doğuya baktığımızda sırf oturdukları toprak altında ki değerler yüzünden zengin olmuş cahil, arsız insanlar toplulukları da kendilerinin ve ailelerinin refahları için o zenginlikleri istedikleri gibi harcamaktadırlar.

Dünya ne yazık ki insafsız bir yapılanmayla yaşama devam ediyor. İnsanlığın yapısında mı var bilmiyorum ama bencillik hiçbir engel tanımıyor. Hep bana hep bana mantığı bir çok değerin önüne çıkıyor. Bu uğurda canlar yandığı gibi doğada yok ediliyor. Rant doğayı yok etmede de engel tanımıyor. Daha çok kazanma uğruna gelecek kuşaklara bırakmamız gereken doğada yok oluyor. Gelecek kuşaklardan öte oksijeni yani yaşamı sağlayan alanlarımızı şimdiden yok ediyoruz. Hep kısa gün kari diyerek daha fazla kazanmak uğruna.

 

Birleşmiş Milletler topluluğuna baktığımızda orda da parayı veren düdüğü çalıyor. ABD bile ben dünyayı kirletmeye devam edeceğim diyor. Kimse karışamıyor.  Dünyanın bir bölümü açlıktan susuzluktan kırılıyor. Birleşmiş Milletlerden ses yok. Afrika da insanlara yardım ettiklerini görüyoruz basında. Yiyecekler verilerek çözüme çare olacaklarını düşünüyorlar. Onlar da biliyorlar ki yiyecek vermek çözüm değil. Onlara tarlarını işlemeyi buğday üretmeyi ekmek yapmayı öğretseler çözüm ortadan kalkacak aslında. Ama gelişmiş ülkelerin emperyalizm taktiği onları üretmeyi öğretmez. Hazır yemeğe alıştırır ki onları her zaman Pazar olarak orda tutabilsin.

Bizim liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e ait olduğu varsayılan bir güzel sözümüz var;”Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.

Ne yazık ki gelişmiş ülkeler hep bunu yapmışlar yapmaya da devam etmektedirler. Önce üretmeyi bilmeliyiz öğrenmeliyiz. Biz de dünyanın bu düzenine öylesine kendimizi kaptırdık ki. Bizi de öylesine alıştırdılar ki. Yalnızca tüketmeyi düşünmeye başladık. Son çıkan telefonu almayı, son çıkan ürünü yakalamayı marifet sanmaya başlattılar bizi.  Ekonomik olarak gelişmiş Avrupalın veya Japonların öyle bir derdi yok. Avrupa’nın birçok ülkesinde kaldırımlar 1940 lardan kalma. Biz marifetmiş gibi her sene değiştiririz. Gelişmiş ülkeler çalışmayı üretmeyi de biliyor, eğlenmeyi de. Biz yanlıca tüketmeyi biliyoruz. Böyle olancada elimizde ne maddiyat ne doğa ne gelecek kalıyor.

İ.Hakkı Zırh

Paylaş
90 Kez Görüntülendi
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Dünyanın Düzenini Bozmaya Devam Ediyoruz Hala. için 2 Yorum

  1. temel tursun dedi ki:

    hemserim merhaba.. kim oldugunu bilmiyorum, ne is yaptiginida. cevre konusunda duyarli bir hemserimiz olduguna sevindim.. ben de 35 yildir cevre ile ilgilenirim.. evet, cevre doga, ana karnindaki cocugun plasenta icindeki hali gibidir, icinde yasayan insanlar icin.. insan cevresi kadar dogal, saglikli ve akillidir.. bu sözü illa da bir cok önemli kisini söylemesi gerekmiyor. ben söylüyorum.. cünki ben dogru veriler esliginde edindigim ulastigim sonuc itibari ile bunu söyleyebilecegimi, bunda bir sakinca görmüyorum. cok güzel bir degerlendirme paylasimi yapmissiniz. ama sonunda getirip m. kemal e ait oldugunu ifa ettiginiz bir cümleyi yaziniza ekleme mecburiyetinizi pek anlayamadim. birilerine sopa mi göstermek istediniz? veya kendi düsüncelerinizden emin degilsiniz de, bu ayibinizi örtmek icin mi böyle birseyi tercih ettiniz? yoksa birilerine mesaj mi vermek istediniz? bak kardesim ben avrupa cevre hareketi kurucularindan biriyim. övünmek icin degil, sana bu isten iyi anladigimi ve eger bir konuda fikir belirtmek istiyor ve birseyleri bizlerle paylasmak istiyorsan.. kavgaya girer gibi birilerini referans alarak veya sopa gösterir gibi, veya sanki atatürkcüler cevreci, digerleri cevre katili veya cevreci olabilmek icin atatürkcü olmak sart… gibi algilar yaratacak seyler yazma. bunu yapma. birak rahmetliyi huzur icinde ve sen ne diyorsan onu söyle. yaz. yalanci hocalar gibi, ordan burdan ekleme ile cemaata hakaret edenleride gördü bu ülke.. cocuksu seyler bunlar. gecen yil antalya nin konyaalti merkez ilcesinde de köprüye bir tabela asmislar.. üzerinde de bir yazi; antalya dünyanin en güzel yeridir … mecazinda.. köprünün etrafinda ki yapilanma beton yigini, zamaninda (söylenen) maddi ve manevi rüsvetle hayata gecirilmis bir yapilanma yani.. köprünün altinda lagimla karisik bir su birikintisi.. cöp, plastik vs, dizboyu.. ben de sordum, rahmetli, m.kemal bunu ne zaman nerde söylemis? belgesi? yok..biri duymus mus.. tamam, bu tabelayi tam da buraya kim asti, hangi akil, ne sebeble? belediye.. bugünki muhalefet partisinden.. eski anap li, simdi seyli, akp ye alinmamis zamaninda..(söylenti) pek temiz degilmis vs(söylentiler, ne kadar gercek bilemem).. bu celiskiyi gören algilayan tazecik beyinler, hangi ruh hallerine girerler? hele de o asagidaki plastikler icinde pet siseler hangi sirketin mamülü? vs vs.. hamidiye suyu icen gerici, öbürünü icen ilerici diye konusulan bir memlekette.. demek istedigim cok basit, siyrilin su kendinize güvensizlikten.. illa da birseyleri birilerine siginmak gerekmiyor, birseyler söylemek icin.. inancli bir insan muska tasiyor diye kizarsiniz, ama sizlerde baska muskalar tasiyorsunuz, farkinda degilsiniz. ve toplumsal zihinleri anlayamadan zehirliyorsunuz, derim ben buna.. biride cikmis sokaklarda elinde adalet diye bir sey tasiyor.. ama adalet ismi kizlara verilir ve genelde de muhafazakar kesimlerde.. o sokakta elinde adalet yazisini tasiyan kizina vermez o ismi, niye? cünki o isim kiza verilirse, gericilik olur(mus).. sevrim ben böyle ruh hallerini ve ülkenin kurucu düsüncesini.. saygisizlik, kendiine güvensizlik, hatta hinzirlik.. kilifina uydurmak.. kusura bakma, yazmak zorundaydim bunlari.. o, rahmetli m. kemale ait oldugunu söyledigin sözleri su an türkiye de söyleyen, telaffuz edebilen seviyede en az 3 milyon düzine insan vardir.. birakin bu tür cekismeleri, el altindan bel altindan tribünlere oynamayi. ben sahsen bir yabanci sorsa ne yazmis diye, o cümlenin m. kemale ait olup olmadigindan ve senin orada ne demek istedigini tercüme edemezdim, etmezdim.. etsem de , adam soradi bana, yok ya, ne zaman nerde bunun belgesi derdi.. cünki o tarihlerde ne cevre sorunu bilinci ne de öyle bir sorun gündemdeydi, dünya da bugünkinin 4 te biri kadar insan 100 de biri kadarda sanayi vardi, cevreyi kirleten.. gülünc degilmi halimiz? kolay gelsin.. temeltursun@hotmail.com

  2. Neşe Berber dedi ki:

    Duru ve doğru sözcüklerle, dünyadaki bencilliği,açgözlülüğü, başkasının acısını duyumsamamayı ve din baskısıyla, açlıkla, cehaletle köleleştirilmiş zihniyeti iyi tanımlamış yazar.

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan www.rizeninsesi.net sorumlu tutulamaz. ) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.
Reklamı Gizle