Hoşgeldiniz   brazzers porno
Son Dakika

İslam, Birliği, Beraberliği Emreder.

07 Kasım 2017

İslam, Birliği, Beraberliği Emreder.




İSLAM; BİRLİĞİ, BERABERLİĞİ EMREDER

İslam, inançta tevhidi, toplumda ise vahdeti emreder. İslam’da Müslümanların kardeşliği esastır. Bu kardeşliği zedeleyen her türlü söz ve davranış yasaklanmıştır. Evlatların dağılıp parçalanması ana babaları nasıl üzerse ümmetin dağınıklık hali de Peygamberimizi üzer. Allah’ın üzerimizdeki rahmetinin yok olmasına, Şeytanların saflarımızda yer bulmasına sebeb olur. Oysa İslam’ın genel prensibi bellidir: “Topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, tefrikaya/ayrılığa düşmeyin.” Bu ilahi çağrı bütün Müslümanlaradır. Zaman ve mekân önemli değil. Büyükler ne de güzel ifade buyurmuşlar: Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz diye.

İslam, sadece camilerde omuz omuza olmamızı emretmez. Camilerde omuz omuza olan sokakta da omuz omuza olmalıdır. Müslüman için yeryüzü bir mescittir. Mü’min, yeryüzünde de huzur ve güveni korumalıdır. Sosyal cemiyet hayatında barışı zedeleyen davranışlardan uzak kalmalıdır. Mü’min kardeşlerine sırtını dönen değil, onunla omuz omuza olandır. Şayet yaşadığımız dünyada huzur ve güvensizlik varsa, bunun nedeni yeryüzünü mescit yapamamayışımızdır.



Baba ile evladı bırakın kurtla kuzunun ayni sokakta yürümesidir genel hedef. Bu sağlanmalıdır. Mü’minler arasında en önemli olan güvendir, emandır. Güvenin olmadığı yerde birlik olmaz, dirlik olmaz.

Tefrika, bölücülük, ayrımcılık bir sosyal yaradır. Bu, hemen tedavi edilmelidir. Tedavi edilmez veya ertelenecek olsa yarın tedavi imkânsız hale dönüşür. Akl-ı selim insanlar buna asla fırsat vermemelidir. Burada şunu hemen ifade etmiş olayım ki bu toplumsal yarayı iyileştirecek veya yok edecek tek çare; dinimiz islam’dır. İslam olmadan olmaz. Kur’an hakem olmadan olmaz. Aslına bakılırsa İslam dini; bu konuda son noktayı koymuş ve bunu; “bütün inananlar kardeştir.” hükmü ile de ilan etmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de; “Allah’ın yardım eli, birlik olanlarla beraberdir” Buyurarak ittifakı öğütlemiştir. Ayrıca meşhur Veda Hutbelerinde Mü’minlerin kardeşliğini ele alması kanaatimce konunun önemini vurgulaması bakımından önemlidir.

Yaratıcısı bir, Peygamberi bir, dini bir, kıblesi bir, devleti bir, milleti bir, vatanı bir, bayrağı bir olan milletin bunca birleri hiç şüphe yok ki ittifakı gerektirir. Samimiyetle kucaklaşmayı, seni beni bir tarafa atarak biz olmayı gerektirir. Biz olmak; muhabbettir. Biz olmak; uhuvvettir. Biz olmak; kuvvettir. Biz olmak; rahmettir.

Hainlerin, topraklarımızda gözü olanların, milletin birlik ve beraberliğini hazmedemeyenlerin emeli bellidir:“Böl, parçala, yönet/yut” Planları her ne olursa olsun asla oyuna gelmemeliyiz. Mü’minler olarak uyanık olmalıyız. Onların tüm planlarını boşa çıkarmalıyız. Bir ve beraber olmalıyız. Birbirimizle yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalıyız. Unutmayalım ki yurdumuzun üç yanı denizle dört yanı ise düşmanla çevrilidir.

Dış saldırılardan tutun, savaşlara, tabii afetlere, göçlere, açlık ve kıtlık gibi felaketlere dimdik ayakta durmayı başarmış, düşmanı dize getirmiş olan ecdadımız, üzülerek ifade etmeliyim ki tefrika sebebiyle birbirine düşmüştür. Sen, ben olmuştur. Vatan sathında milli birliği sağlayamadıkları için sonunda devletleri de yıkılıp gitmiştir. 

Tefrikanın toplum için ne büyük bir felaket olduğunu milli şairimiz Mehmed Akif, ne de güzel ifade buyurmuşlar:

Girmeden bir millete tefrika, düşman giremez.

Toplu vurdukça gönüller, onu top sindiremez.

Sen, ben desin efrat, aradan vahdeti kaldır.



Milletler için, işte kıyamet o zamandır.

Bir kere daha ehl-i vicdana sesleniyorum. Yeni ayrılıkların doğmasına, ümmet birliğinin parçalanmasına, din kardeşliğinin sözde ve etkisiz kalmasına sebeb olacak davranışlardan kaçınmalıyız. Atalarımızın; geçmiş yağmura şemsiye tutulmaz sözünden hareketle geçmişi bir tarafa bırakarak, sunnî ve siyasî ihtilafları kaşımadan Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Nebi’nin birliğe ve vahdete davet eden çağrısına hep beraber kulak vermeliyiz. İslam; birliği, beraberliği emreder. İsyanı, küfrü, fesadı ve anarşiyi yasaklar. Mü’min, barış ve kardeşliğin yanında, ayrılık ve gayriliğin karşısında olmalıdır. Zira Mü’minin inandığı yüce değerler hep aynı gerçeği seslendirir: 

“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.”

Selam ve dualarla…

Ramazan TOPCAN

Balıkesir İl Müftü Yardımcısı

Paylaş
78 Kez Görüntülendi
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

İslam, Birliği, Beraberliği Emreder. için 3 Yorum

  1. Dr.Meryem dedi ki:

    Milli ve Yerli kahramanlarımız….
    samimiyet…
    iman…
    vecd…
    aşk..
    fikir…
    ahlâk..
    cehd..
    şecaat…

    Bu kiymetli değerler toplanınca kahraman meydana geliyor…

    Kimse için birşey söylenemez ama,sayın Bahçeli’de bu değerler var olduğunu söyliyebiliriz…

    Milli ve yerli kahramanlarımızı tanıyalım…

    Dünya hummalı bir oluşa gidiyor….

    Gelecek dünya depreminden sonra ayakta kalanları ancak yaşayanlar görecek….

    Suudi Kralı kaçmaya yer arayacak…Kaddafi gibi paraları bırakıp gidecek…

  2. karadeniz dedi ki:

    İSLAM BİRLİĞİ…
    Tarihte İslam Birliğini bozan asil nedenler arasınsa BİZANS ve FARS kültürü gelir…
    Yılbaşında çam ağaçlarına ampuller asmak,yılbaşı gecesi adı altında bütün ailelerin hali BİZANS kültürüdür…FARS kültürüne gelince…
    Sahabileri okuduğumuz zaman, gerçek dünyayı,yani ahiretin tarlası olan dünyayı tanımaya başlarız..
    Sahabiler de bizim gibi insanlar..Sahabi neden diyoruz ?
    Peygamberimiz tarafından görülmüş veye görmüş insanlardır…
    En büyük özellikleri nedir?
    Sahabide iki büyük haslet vardır:
    Hikmet ve aksiyon ruhu…
    Yani fikir ve onu işe tahvil edici hareket…
    Bugün Türkiye’ye muhalefet eden okuyan,yazan insanlar, kaba ve hileci dış mantıktan,kuru akıldan kurtulmak için neye ihtiyaç olduğunu düşünemiyor..
    Aklı yine akılla mat eden üstün anlayışa ve bilhassa sır idrakine yükselmek…
    Türk vatanının ve milletinin önünde iki büyük engel var…
    Türk Milletinin refaf seviyesini yükseltecek sanayileşme çalışmaları 1950 yılından beri engellenmiştir..
    Türk Devletinin savunma ihtiyacıda engellenmiştir…
    Bugün savunmada ihtiyacımız olan Rusya’dan almaya çalıştığımız S400 füzelerini Türk Milleti 1970,1980,1990,2000 yıllarında da yapardı. engellendi..
    Engellemek nasıl olur?
    Yapmak için gayret eden hükümetleri bozarak olur.1950 den bugüne kadar bozulan hükümetlerin ana nedeni budur. Türk Milleti kalkınmasın .Türk Devletinin savunması gelişmesin…
    Bugün bu konularda gayret eden bir hükümet var..
    1950 den beri gayret edipde kurulamayan nükleer enerji ile elektrik üretimi…Kalkınmanın motor gücü olan otomobil sanayinin kurulması…
    Savunma sanayimizin gelişmesi…
    Bütün işleri yapmak için gerekli finans kaynağı için İran ile Türkiye milli paralarla ticaretin yolunu açmak için yapılan çalışmalar…
    Millete ve Devlete pusu,suikast kuran terör adı altındaki bütün örgütlerle amansız mücadele…
    Bu çalışmalara katkı sağlayacak kurum ve kuruluşlar vardır…
    Türk Gençliği vatanına ve milletine pusu kuran,suikast kuran örgütlere karşı dik durmalıdır. Üniversitelerdeki örgütlere mekanları serbest bırakmamak…
    Amerikan silahlariyla Türk askerine,polisine ve kurumlarına ateş açan içerde ve dışardakilerin 32 dişi sökülmelidir…
    Aç kalalım. Vatansız kalmayalım.
    Aç kalalım. Vatanımızı ve milletimizi savunanların ellerindeki silahlar güçlü olsun…
    En güçlü füze,tanksavar imkanlarına kavuşalım…
    Suriye sınırlarındaki savunmamızı güçlendirelim….

  3. derya dedi ki:

    1970 yılından beri Türkiye’de kötülüklerin peşinden koşanlar mektep kaçaklarıdır.
    Milli ve yerli fikirlerimiz olacak…
    Batı dünyasından ileri teknolojileri öğreneceğiz…
    Önümüze çıkan küresel güçler..Engelleyici güçler…
    Sorunları çözmede Rusya,Amerika ,İran ve Batı dünyası ile müşterek aklı kullanıyoruz…
    Çözüm için gayret ediyoruz…




EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan www.rizeninsesi.net sorumlu tutulamaz. ) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.
Reklamı Gizle