Hoşgeldiniz   brazzers porno
Son Dakika

Rize’de Organik Çay Fabrikalarının Yapımına Başlandı

30 Aralık 2017

Rize’de Organik Çay Fabrikalarının Yapımına Başlandı




 

Rize’de ÇAYKUR genel müdürlüğü tarafından yapılması planlanan Organik Çay Fabrikalarının inşaatına başlanırken ,ilk olarak arsası teslim edilen Fındıklı Sümer Organik Çay Fabrikasının temeli atıldı.

Rize’de ÇAYKUR genel müdürlüğü tarafından yapılması planlanan Organik Çay Fabrikalarının inşaatına ilk olarak Fındıklı Sümer Organik Çay Fabrikası inşaat çalışmaları ile başladı.

Rize İl Genel Meclisi İmar ve Kentsel iyileştirme Komisyonu üyeleri ÇAYKUR tarafından yapımına başlanan Fındıklı Sümer Organik Çay Fabrikası inşaat çalışmalarını yerinde inceledi.


 

ÇAYKUR Fındıklı Sümer Organik Çay Fabrikası inşaat çalışmalarını yerinde inceleyen Komisyon üyeleri fabrikaya yapılması planlanan ek depo için hazırlanan imar planının saha çalışmasını tamamlayarak olumlu görüşle meclise havale ederken, Çamlıhemşin ve İkizdere’de yapılması planlanan Organik Çay Fabrikalarının yapımına 2018 de başlanacağı bildirildi

Alan çalışmasına, İkizdere İl Genel Meclis üyesi Ali Fuat Yıldırım, Pazar İl Genel Meclis üyesi Leyla Veyisoğlu, Çamlıhemşin İl Genel Meclis üyesi Cemil Kus, Çayeli İl Genel Meclis üyesi Cafer Kuru,  ,Derepazarı İl Genel Meclis üyesi Hüseyin Topal ,İyidere il genel meclis üyesi Mehmet Şamlı ve İl Özel İdaresi İmar Müdürü Serkan Akşan katıldı.

Paylaş
1.168 Kez Görüntülendi
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Rize’de Organik Çay Fabrikalarının Yapımına Başlandı için 11 Yorum

  1. temel tursun dedi ki:

    su asagidaki yazilari okuyunca, gögsüm kabariyor. ne cevherleri var su topragin, yeterki degerlendirmesini, organize etmesini bilmeye gayret edelim. onun icin yöneticilige ve stk larda yönetime talip olanlar biilhassa kisisel zaaflarindan arinmis idealistler olmalilar. sagci solcu muhafazakar olmasi veya olmamasi gerekmiyor. temel tursun (emk. sosyal isl ve toplum müh., isletme müh. , egitim uzm. vs. vs.) not; herkes kariyer-apoletini yazmayi ihmal etmiyor, bir sebebi olmali? bilmiyorum, ben de topluma uyayim dedim, aslinda kibir yaptim, hic te güzel bir sey degil. kolay gelsun

  2. Öğrt.MUSTAFA dedi ki:

    ARDEŞEN…
    Ardeşen öğretmen evinde kaldık. Bir ay Ardeşende kaldık…
    Fıdıklıya geldik…

    Ardeşen’in çok marifetli insanları var..Her meskenin altında işyerleri var…

    Çok mükemmel santkarları var…

    Ardeşen’de mutlaka Gemi Sanayi kurulmalıdır…Rusya ile müşterek yapılma imkanı var…

    Ardeşen bize yakan gözlerinle bakmaktasın,
    Kalbımıze büyük çiviyi çakmaktasın…

    Mutlaka fabrika yapan fabrikaları kuracak nesiller Ardeşenden gelecektir…

    Bugünki bulanık,dumanlı havalara bakarak,yarınların güneşli baharlarından ümit kesmeyiniz..

    Gençlerin coşkusunu hız veren heyecanlarıdır…
    Hükümetimizin çakışkan ekibini Türk terbiye Sistemi ile selamlarız…

    Tabii ki, gönüllere su su taşıyan BAHÇELİ’yide onutmuyoruz..
    Sayın BAHÇELİ kış mevsiminde ,baharın gelmesi için gayret ediyor…

    2019 seçimlerinde baharın geldiğini Avrupalı görecek…
    İstanbul’da mutlu,huzurlu yaşayan Musevi,Ermeni ve Rumların baharı yaşadığı gibi,Avrupada yaşayacaktır…

  3. Müh.Leyla dedi ki:

    FINDIKLI…

    Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa…
    İnsanlar yavaş yavaş solmasa,pörsümese, eskimese..

    Ölmek kaderde var,bize ürküntü vermiyor..
    Lâkin Fındıklı’dan ayrılışın ızdırâbı zor…

    Anaolu toprakları üzerine çil kubbeler serpen insanlar…
    Anadolu topraklarında fabrikalara yakan gözlerle bakanlar…

    Anadolu üzerine bütün kötülükleri dökenler varya onları unutmayınız…

    Genel Müdürümüz Karadenize tekniği ve teknoljiyi taşınan gerçek Minar SİNAN’dır…Onun ismi gönüllere su veren imdatlara koşan gerçek İMDAT….

    Güneşten gözleri kamaşanlar çok şeyler söyliyecektir,ama halkın güneşi olan İMDATLAR gönüllerde ebedi kalacaktır..

  4. ilimadamı dedi ki:

    FINDIKLI ORGANİK ÇAY FABRİKASUI..
    Yeni kurulan Organik Çay Fabrikasını önerilerini paylaşanlar….
    İlim paylaşıldıkça çoğalır….
    Paylaşımlara devam edelim…
    Yaş Çay İşleme zamanı yaz mevsiminde yapıldığı için sıcak su GÜNEŞ PANELLERİ ni kullanmak ısı ekonomisinde çok önemlidir..
    İster devler ister özel sektör olsun Güneş Panelleri en verimli yaz aylarında randımanlı olurlar…

    Güneşin Doğuşu ile batışı arasında en çok güneş alan binaların üzerine Güneş panelleri kurulur..

    Fabrikanın günlük sıcak su ihtiyacı belirlenir. Buna bağlı olarak Güneş Panalleri Kapasiteleri seçilir..

    Fabrikada işçi mutfağında,tuvalet ve banyolarda,idari bina lavabolarında , çay ocaklarındakı sıcak su ihtiyacı karşılanır.

    Ayrıca kapasiteye buhar kazanlarının kondens besleme yani belediye şebekesinden gelen dış bağlantı suyunu ısıtarak kondesn tankına alınması ısı ekonomisinde yetimin ve fakirin yüzünü güldürür…

    Bugün evlerimizde doğalgaz yakıtlı KOMBİ kullanıyoruz…
    Sıcak su temini ve ısıtma suyu temini…

    Bakınız, akşam annemiz KOMBİYİ çalıştırdı. 150 m2 evi ısıttı.
    3 saat çalıştı. 20 derecelik suyu 40 dereceye çıkardık…
    Tükelilen doğangaz miktarı 4-5 m3 olur. Bir metre küp doğalgaz birlira…Günde 5 lira ödersen , ayda 150 lira yapar…

    Güneş Panelli sistemde ısıtmayı güneş yapıyor. Para ödemiyorsunuz..Yaz mevsimi olduğu için yüzde yüz verim var..

    Fabrika mutfağında kullanılan su 70-80 dereceye kadar ısıtılıyor. Suyun kaynaması için mutfak tüpü az yanıyor…

    Fabrikada sıcak su ihtiyacında çay ocağında ve mutfakta az tüp kullanılacaktır. Ayrıca buhar kazanlarının su ihtiyacı, 60-70 derecede ısınmış olarak kondens tankına girecek..İşçi banyolarında sıcak su temini için küp kullanılmayacak…

    ISI EKONOMİSİNDE büyük tasarruf sağlar….Evlerde kullanıyoruz ama evlerde kışın güneşin ısıtma gücü yaz mevsiminden çok düşüktür. Kış mevsimindeki güneş ısısı,yaz mevsiminden yüzde 75 düşüktür…

    Yaz mevsimindeki güneş ısısı çok yüksektir…

    Çay Fabrikaları yazın çalışıyor. Neden Güneş Paneli kullanmıyorsun? Çünkü hesap , kitap yapacak mühendislerimiz kalmadı…

    Fındıklı Organık Çay Fabrikasının sıcak su ihtiyacınıda,organık doğal güneş ısısı ile yapalım. Ekzoz gazı yok.Hava kirliliği yok. Yakıt parası yok…

    Sağlıklı çevre var….
    Doktorlar,okul müdürleri mutlaka güneş panelleri kullanınız..

    Çevrenizi korursunuz…

    Sağlıklı çevrede yaşarsınız….

    Özel Sektör çay fabrikalarında mutlaka güneş paneli kullanınız…

    Rize’deki bütün özeller güneş paneli kullanınız…

    İlmi paylaşımlara devam edeceğiz..

    Bildiklerimizin öğretmeniyiz…
    Bilmediklerimizin öğrencisiyiz…

    Benim öğretmenlerin yorumculardır…
    Yorumları okuyorum….

  5. emekli.müh. dedi ki:

    Organik Çay Fabrikası…
    Fabrikanın yapımında gayret edenler değerli ve kiymetli insanlar..
    Fabrikanın yücelmesinde,yükselmesinde katkı sağlayıcı ve kolaylaştırıcı teknik öneriler üzerinde duralım..
    Fabrikanın kurulduğu alan çok mükemmel alan..
    İnşaat alanının eğimi,çok az..Kar,yağmur ve afet durumlarında fabrikayı su basma ihtimalı çok yüksektir…
    Fabrika çalışırken,makinelerin titreşim ve haretlerinden dolayı taban zemininde basma olacak…
    Kar ve yağmur sularının fabrika çevresinde göllenmeye imkan sağlayacak…
    Fabrikanın çevresine bol miktarda yaprak dökmeyen Rize Portakalı(sıkma),mandalına,karayemiş,yenidünya set şeklinde dikilmelidir..
    Setler merdiven şeklinde kademeli olmalıdır…Fabrikanın çevre suları mutlaka açık eğimli kanallarla taşınmasına imkan verecek diyaynda olmalıdır..
    Bol yağmur ve kar bölgesi olduğu için fabrika çatıları mutlaka trapez saç örtü ve saçaklı olmalıdır..Binaları koruyan çatı saçaklarıdır…
    Yaş Çay naklıyesinde kamyonların kantara giriş yeri çok önemlidir..
    Fabrikada ihtiyaç duyulan kurutma ve soldurma buharının ısı ekonomisi çok önemlidir..Isı kayıpları çok önemlidir…
    Üniversite gençleri,lise ve meslek yüksek okulları fabrikayı kuruluş aşamasında ziyaret etsinler…İnşaat mühendisleri,Elektrik Mühendisleri,Isı Mühendisleri,Mekanık Mühendisler,Gıda Mühendisleri ve Ziraat Mühendislerinin müşterek muhasebe yapacak ortak çalışma odası olsun…
    Fabrika ve bölge için Teknik Mühendislerin çalışma mekanı çok önemlidir…
    Yaş Çay ürünü organık olduğundan taze ve su oranı en yüksek bahar döneminde üretilen organik çaylar, ikinci ve üçüncü sürgün dönemleri ayrı ayrı olmalıdır…
    Birinci sürgün dönemi Organik Çaya çok kiymet ve değer vermeliyiz.
    Kısaca;
    Birinci Sürgün Dönemi çay 100 Tl.
    İkinci Sürgün Dönemi çay 50 Tl.
    Üçüncü Sürgün dönemi çay 25 Tl..

    Ürün fiyatlarında mutlaka kademe farkı olmalı…

    Yeşil Rizem gurbete gitme zamanı geldi…
    Hüzünlü durma, Mayıs’da çay satmaya geleceğiz…
    Fabrikada çalışan gençlerle sahillerde balık yiyeceğiz….

    Zazlı Rizem…
    Biz ihtiyarlayarak gideceğiz…
    Sen gençlerle kampanyaya gireceksin…

    Fabrikada çalışacak gençlerin coşkusuna hız katacak çalışmalarımız devam edecek…

  6. emekli öğretmen dedi ki:

    ORGANİK ÇAY FABRİKASI…
    Mutlaka her ilçemizde fabrika olmalıdır..Ama Fındıklı Organik Çay Fabrikası Doğalgaz bulunan Rize kentinde, İyidere’de doğalgaz hattına yakın olmalıdır.

    Bölgenin Milletvekilleri katı yakıt konusunda çok şikayetlerde bulunmuştu.

    Organik Çayın verimli olduğu toprak ve bahçeler İyidere bölgesindedir.

    Gayret ediyoruz. Çalışmalarda çıkan engel aşılır…

    Gayret edelim..

    Fabrika Müdürüne müstahsil sormuş,
    Müdürüm benim çay bahçem üçgen şeklindedir. Budama Mühendislerine sordum,üçgenin iç açıları toplamı kaç derecedir?
    Müdür Beyin söylediği gibi, üçgenine göre değişir.

    Karadeniz fıkrası değil. Üçgenine göre değişen,üçgenin alanıdır. Yoksa üçgenin iç açıları değişmez…

    Vatandaş güvenmemiş, bilirkişi raporu gelmiş, Üçgenin iç açıları değişmez. Ama alanı değişır.

  7. bolluk dedi ki:

    Organik Çay Fabrikası…
    18 yaşında Fabrika Müdürleri olacak…
    80 bin liralık otomobillerle,sahillerde balık yiyeceğiz…
    Çocuklarımız ilkokula otomobillerle gidecek…
    Yeni insanlar işbaşı ypacak…
    Oğlum fabrika müdürü…
    Kızım lise müdüresi…
    Hanımım doktor….
    Marketim var…
    40 ton çay satıyorum…

    Bunlar hayal değil,gerçek…

    Allah olmayanlarada versin…

  8. temel tursun dedi ki:

    hayirlisi oluyor. yillarca hem iceni hem de üreteni yudum yudum zehirleyen üretimlere son vermenin zamani. sun i gübre ve peztizit (hasarat ilac lari)sanayi tarimini bizlere, üretimi artirma diye yutturan bati li mantaliteye de artik son verilir böylece. kansere alerjilere adeta davet cikaran bu eski tarim kültürü ve politikalari ülkemize yillarca MODERN tarim diye yutturuldu, yüz milyarlarca paramiz heder oldu ve de insanlarimiz sagliklarindan, milli ekonomi de saglik sorunlari ile yüzmilyarlarca masrafla dibe vurduruldu. adamlar silahsiz savasi böyle yürütüyorlar dünya da. bayer ile monsanto bu isin basini cekenlerdi yillarca. ve gecen yil sessiz sedasiz birlestiler. bayer monsanto yu 58 milyar dolara satin aldi. simdi hem tohum, hem gübre hem de bundan hasta olana ilac i ayni el den satacaklar. ben su ana kadar ne muhalif basinda, ne de hükümete yakin basin da bu konuda bir tek habere ve yorum a rastlamadim. iki tarafin basin yayin kurumlari, siyasi televole ye agirlik veriyorlar. yok oymus yok buymus, ankara kulisleri kahve falina bakmalar, bol bol yikama köpürtmeler. her taraf vicik vicik yani. demek ki yerel basin da bu konulari gündeme getirmese, normal vatandasa bu yorum yazma imkanini birinci elden ve kendi sayfalarinda yer vermese, imkan saglamasa, bizde düsünce ve tecrübelerimizi gündeme BIRINCI ELDEN getiremeyecegiz. gidip emperyalist güclerin sosyal medyalarina muhtac olacagiz, onlara rayting yaptirip, bir de istihbarat saglamis olacagiz.
    anlayan anlamistir ne demek istedigimi. bazi hemserilerimin bildigi gibi ben avrupa cevre haraketinin kurucularindanim, esas meslegim olan sosyal-toplum mühendisligi ve isletme müh. yaninda yillaryili avrupa ve dünya cevre-ekoloji cevrelerinde politika yaptim. bati nin modern tarim ve cevre düzenlemesi (sanayi ve sosyal yerlesim) adi altinda, dünyayi kendine bagimli hale getirip fiziki ve sosyal sömürüsünü insanlik disi metodlarla sürdürdügünü gördüm ve alternatif projelerle onlara karsi mücadele de yer aldim. 80 lerden itibaren cesitli yollarla bunu ülkemize ve devletin kurumlarina da dolayli ve dolaysiz ilettik. bütün bu cabalarin yüzde 10 u gayle alinmis olsaydi, biz ekolojik organik tarima da ekolojik sanayi ve sosyal yatirim alanlarina da bundan 25 sene önce gecmis olurduk. ta ki rahmetli özal döneminde biz bu tür inovatif-gelecege dönük, düsünce ve projelerin tercümeleri veya orjinallerini ilettik. örnegin konsolosluklar vs. üzerinden bunlari ilgililere iletme cabalarimiz döneminde (yüzümüze acikca söylemeselerde, kardesim bizim isimiz gücümüz var, gibilerden tavirlarla) bizleri nasil tepeden bakarak horladiklarini hic unutamam. insallah artik bu böyle olmayacak.insallah diyorum, cünki siz hangi yeni proje ile de gelen yeni bir hükümet olsaniz, elinizin altindaki o eski BÜROKRASI ile calismak zorundasiniz. en büyük handikap iniz bu. 1980 lerde orta amerika ülkelerinden nikaragua da, degisen rejim sonrasi, sandinistlerin ilk egitim-ögretim kültür bakani sayin ernesto kardinal le yaptigim söylesi de dedigi gibi; evet biz vesayeti, somoza yi bertaraf ettik. ama onun bürokrasisi ile calismak zorundayiz. kendi bürokrasimizi kendi düsünce ve projelerimizi hayata gecirene kadar da bu böyle sürecek. umarim o zamana dek, bizi o eski gücler (emperyalistleri ima ederek) alasagi etmezler. hem de bu bürokrasiyi bize karsi kullanarak..
    ve dedigi gibi o bürokrasi onlarin ocagina ot tikadi. sayin muhalefet lideri de, cikislarina dikkatli bakarsaniz, sürekli ayni taktigi canli tutmaya caliyor. ve ben bunu milletimizin günlük bürokratik islerinde, duyduklarimla, gördüklerimle ve de isim olmasa dahi, bilhassa gidip yerlerinde izledigim bürokratik bütün merciler ve kisilerde hala görmekteyim. bürokrasi ve kültürü arabanin, ucagin, geminin can damaridir, yani sansimani dir. siz ne kadar vites degistirmek isteseniz de, gaz verseniz de yerinizden bir metre ileriye gidemezsiniz. ben bunu kendi tecrübelerimden ve tarihsel – devlet etmek- nedir i hasbel kader bildigimden görebiliyorum. eskisi gibi rahatca yapamasalarda, maddi ve manevi rüsvette cabasi hala. hic abartmiyorum. o vesayet yillaryili insanlara da bunu kaniksatmis. o almasa vermek isteyen mantalite hala canli yani ve süratle üzerine gidilmeli. hem devlet ve politika olarak, hem de bireyler ve sivil birey ve kuruluslar olarak. hatta okullarda bile bu maddi ve manevi rüsvet e karsi ögretimin yaninda egitim de verilmeli.
    yoksa sayin hemserimizin iki de bir, bazi konularda yalniz birakiliyorum,,,, sözlerini söylemesine gerek olmazdi. o bunu daha cocukluk genclik yillarindan biliyor ve birebir yasadi. o dönemler ayri siyasi yelpazelerde de yer almis olsak, siyasi konjüktürel kader bizi yillar sonra ayni projede tarihsel olarak yanyana getirdi. konuya devamla; organik tarim veya sürdürelebilir (bu deyim yillar öncesinden bana aittir) sanayi ve sosyal politikalar ve kararlar ne kadar birbiriyle ic icedir, su kücük rize organik cay projesinde bile görülebiliyor. anlayana tabii ki. siz siz olun konulara ideolojik sekter pencereden bakarak okumaya, tavir almaya kalkmayin. siyasi analiz fizik bilimi gibidir. su yüz derece de kaynar. organik tarim da anti emperyalist bir mücadeledir. muhafazakar hemserilerimin diliyle de, yapilmasi vaciptir, yani sevaptir. bakin, demek ki ayni seyleri farkli kelimelerle de olsa, ayni hedefi vurmak mümkün. yeni yili da sürdürülebilir ve diger dünya-kültür takvimlerini ve kutsal degerlerini de unutmadan kutlamaya baslamak umarim biz rize lilerin sayesinde olur. daha yüzyil öncesinde bunu yapabiliyorduk. emperyalistler bize bircok tarihsel kültürümüz gibi bunu da unutturdular, hem de modernite adina. digerleri gericilik mis mis mis falan diyerek.. anlayan anladi. saygilarimla. temeltursun@hotmail.com

  9. fındıklım dedi ki:

    Yeşil Çay Fabrikası…
    Organik Çay Fabrikası…
    Siyah çay fabrikası…

    Fabrikalar yapıyoruz….

  10. müstahsil-fındıklı dedi ki:

    Organik Çay Fabrikalarına başlandı…İyi bir başlangıç…
    Çayın yarınlarında Organik Çay Fabrikaları var…
    Var olan çay fabrikaları hizmet sürelerini tamamladı…
    Organik Çay Fabrikaları dönemi başladı…Kademe kademe devam edecek…

  11. mustafa holoğlu dedi ki:

    ikizdere bekliyor…




EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan www.rizeninsesi.net sorumlu tutulamaz. ) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.
Reklamı Gizle