Hoşgeldiniz   brazzers porno

Karadenizlileri Küçümsemek Gibi Bir Niyeti Olamaz

15 Şubat 2018

Karadenizlileri Küçümsemek Gibi Bir Niyeti Olamaz




Ünlü oyuncu Haydar Şişman ;”Karadenizlileri küçümsemek gibi bir niyeti olamaz”

Trabzon’da çekilen, dünyanın birçok ülkesindeki film yarışmalarından ödüller alan “Kalandar Soğuğu” filminin ve son dönemin en çok izlenen dizileri arasında yer alan “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”ın Trabzonlu oyuncusu Haydar Şişman, Vakfıkebir’de katıldığı resim sergisinde Haber61’e açıklamalarda bulundu.

Son dönemde Trabzon’da çekilen ve izlenme rekorları kıran “Sen Anlat Karadeniz” dizisi ile Trabzon’da tartışma konsun olan “ev basma” tartışması ile ilgili açıklamalarda bulunan Şişman, “Bu bir oyun, bir dizi, gerçek değil. Bu bir hikaye bunun devamını görmek lazım. Hiçbir senaristin ve yönetmenin Karadenizlileri küçümsemek gibi bir niyeti olamaz. Zaten filmin ana karakterleri Trabzonlu yada Karadeniz’in insanı. Dolayısıyla burada bir küçümsemek yok” dedi.




Ünlü oyuncu Haydar Şişman Haber61’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

VAKFIRKEBİR ADINA ONUR VERİCİ

Buradaki bu etkinlik bütün yorgunluğumuzu aldı. Türkiye’nin değişik illerinde yaşayan ressamların Trabzon’da bir ilçede bir araya gelmesi Vakfıkebir adına onur verici bir şey. Ben Maçkalıyım ama burası da bizim ilçemiz. Keyifle gururla buradayız. İnşallah insanlar buraya gelirler ve bu sergiyi gezerek emek verenlerin yorgunluğunu alırlar.

BİZ HEDEFLERİ YÜKSEK TUTAN BİR İLİZ

Geçmiş kökleri sağlam. Son yıllarda bazı sıkıntılar yaşamış olsa bile kendi büyüklüğüne göre Türkiye’nin sanat yoğunluğunun en yüksek olduğu kenttir burası. Hala öyledir. Sadece İstanbul ile kıyaslamayalım. Trabzon’un sosyo ekonomik yapısı, şehrin büyüklüğü ile karşılaştırdığımızda diğer illerin hepsi Trabzon’un yanında kasaba gibidir. Trabzon’un bir ilçesindeki bu sanat etkinliği Türkiye’deki birçok şehirde yapılmıyor. Biz hedefleri yüksek tutan bir iliz. Sürekli daha iyisini yapmak istiyoruz. Bunun kurumsallaşması ve devamının gelmesi önemli. Vakfıkebir’in ve şehrimizin tanıtımı için önemli.

ORTAYA BİR SANAT ESERİ ÇIKTI

Hayatımda önemli bir değişiklik olmadı. Sadece biraz daha fazla yorulmaya başladık. Daha fazla proje ile yakınlaştık. Yoksa yaşam biçimimizde bir değişiklik olmadı, olması da mümkün değil. Kalandar Soğuğu Hikâyesi yaklaşık 7 yıl önce başlayan bir hikaye. Ham senaryolar geldiğinde bundan iyi bir film çıkacağını zaten görebiliyorduk. Çok fazla emek verilmesi ve fedakarlık yapılması gerektiğini de biliyorduk. Bu süreç kendi doğası içinde gelişti. Gerek yönetmen, gerek senaryonun gücü ve oyuncuların çabası ile beraber ortaya bir sanat eseri çıktı. Kalandar Soğuğu filmi zamanla daha iyi anlaşılacak. Kalandar Soğuğu filmi Sinema – TV okullarında Radyo – Televizyon bölümlerinde konuşulan hocaların yeni sinema üzerinde referans verdikleri bir film. Bu film gişe kaygısıyla yapılmadı. Gişe yapmak için çeşitli yollar var. Biz bu yollara sapmadık. Doğru sanat neyse onu yapmaya çalıştık. Bir sanat eserinin görevi toplumun ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Yeni açılımlar sunmaktır. Kalandar Soğuğu değişik ülkelerden çok sayıda ödül almış bir filmdir. Hemen hemen filmin tüm unsurları ödül almıştır. Bunlar başarı kriteri olarak sayılırsa film başarılı oldu. Karadeniz’de dram olarak çekilen ilk ciddi film.


EN İYİ DİZİLERİ BİZ ÇEKİYORUZ

Geleneksel sinema mantığıyla baktığımızda diziden çok hazzetmiyoruz ama toplumsal gerçeklikler ve insanların yaşam biçimi var. İnsanlar eskisi kadar sinemaya gidemiyorlar. Büyükşehirlerde yaşayanlar gün içinde sinemaya gitmeye vakit olmuyor. Orta ve alt gelir grubu için sinemaya gitmek ayrı bir külfet.  Evde ailesi ile bir arada dizi izleyebiliyor. Çok masraflı değil ve dinleyebiliyor. Dizi çağımızın gereği ve dünyanın her yerinde diziler çok fazla izleniyor. Neredeyse en iyi dizileri biz çekiyoruz. Şuanda Türkiye’nin önemli bir ihraç kalemidir dizi. Belki bizde süre olarak tartışılabilir. Bu kadar uzun çekilmeli mi? Bize burada düşen toplumun değer yargıları ile çatışmadan, onlara güzellikle sunarak, aklımızı, duygularımızı geliştirerek iyi diziler çekmek gibi bir hedefimiz var. 

HURŞİT İLE DİZİNİN KARADENİZLİLİK TARAFINI BİRAZ DAHA GÜÇLENDİ

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi 3. sezonunda. 72. Bölümde ben girdim ve diziye davet edildim. Yeni bir karakter yazdıklarını ve Hurşit karakterini benim oynamamı istediler. Bizde görüştük. Herkesi memnun eden bir noktada dizide oynamaya başladım. Sevilen bir karakter oldu. Hurşit karakteri çok iyi yazılmış ve düşünülmüş bir karakter. Dizinin Karadenizlilik tarafını biraz daha güçlendiren bir karakter bende oyuncu olarak elimden geldiğince karaktere katkı da bulunmak, istenilen boyutta algılayıp sunmak gibi bir görev üstlendik. Şuana kadar eleştirilen iyi gittiği yönünde. Umarım bundan sonrada iyi bir şekilde devam eder.

HİÇBİR SENARİSTİN VE YÖNETMENİN KARADENİZLİLERİ KÜÇÜMSEMEK GİBİ BİR NİYETİ OLAMAZ

İki dizi içerik olarak birbirinden farklı. Birisi biz mafya ailesinin hikayesini anlatıyor. Dolayısıyla kendi içerisinde bir tutarlılığı var. Diğer dizide farklı bir içerin ve konsept var. Buradaki karakterlerin tahlilini yapmak seyirciye düşer. Benim bir oyuncu olarak yorum yapmam çok doğru olmaz. İzleyici olarak baktığımızda dizi izleniyor, beğeniliyor. Bu tür eleştirilen olur her zaman bu eleştiriler bunu yapanları da düşündürür. Kendi yollarında devam edebilirler yada bazı değişiklikler yapabilirler. Bu onların takdiridir. Kendi dizimizin değerlendirmesini bile yapmak bize düşmez. Bu izleyicinin kararıdır.  Herkesi memnun etmek mümkün değil. En çok eleştiri aldığı nokta olan İstanbul’dan gelen birileri Karadeniz’de ev basıyor kısmı. Bu bir oyun, bir dizi, gerçek değil. Bu bir hikaye bunun devamını görmek lazım. Hiçbir senaristin ve yönetmenin Karadenizlileri küçümsemek gibi bir niyeti olamaz. Zaten filmin ana karakterleri Trabzonlu yada Karadeniz’in insanı. Dolayısıyla burada bir küçümsemek yok. Karadeniz’den biri gidip İstanbul’da birinin evini bastığında normal görünüyor da İstanbul’dan da biri bunu yapabilir. Kaldı ki bir belgesel çekmiyorlar. Bir hikayeleri var. Bu hikayenin kendi içinde tutarlı olması yeterli. Bu filmler daha önce de çekildi. Bu filmler izlenme rekorları da kırdı. Herkes çok eleştiriyor ama çok da izleniyor.

(Haber61)

Paylaş
1.251 Kez Görüntülendi
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Karadenizlileri Küçümsemek Gibi Bir Niyeti Olamaz için 4 Yorum

  1. hayri dedi ki:

    sorun Karadenizlilerin küçümsenmesi değil. Sorun nikahsız yaşadığı ve çocuğu olduğu adamdan kaçan bir kadını Karadenizli bir delikanlının himaye etmesi ve ona aşık olmasıdır. karadeniz insanı namusludur ve böyle bir durumda kadını devlete teslim eder. hiç kimse karadeniz insanını kötü bir senaryoyla kötüleyemez. kadına şiddet konusu daha iyi bir senaryoyla anlatılabilirdi.

  2. adam dedi ki:

    Aynen bu kasaba sözü daha aşağilayici ve düşünce dünya görüşünü belirtiyor israilliler gibi kendileri var başkaları onlar için var, “neğuzubillah”yerin dibine batsin bu kafa yapiniz.

  3. MEHMET KAYA dedi ki:

    SİZ ZATEN TÜRKİYENİN ŞIMARIKLARISINIZ, AMA ÖNEMLİ OLAN SON…

  4. Ahmet Yıldız dedi ki:

    Dediğinize göre “DİĞER İLLERİN HEPSİ TRABZONUN YANINDA KASABA GİBİDİR” Bu zihniyetinizden dolayı, sizden neğuzubillah! Böyle bir zihniyet olabilir mi?







EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan www.rizeninsesi.net sorumlu tutulamaz. ) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.
Reklamı Gizle