Milli Eğitimde Yeni Bakış, Yeniden Yapılanma  | Rizenin Sesi
Hoşgeldiniz   brazzers porno
Son Dakika

Milli Eğitimde Yeni Bakış, Yeniden Yapılanma 

09 Ağustos 2018

Milli Eğitimde Yeni Bakış, Yeniden Yapılanma 




Milli Eğitimde Yeni Bakış, Yeniden Yapılanma 

24 Haziran seçimlerinde ülkemiz yeni yönetim sistemiyle medeni dünyada yol alçağına dair seçimini yapmış, sistemin ilk Cumhurbaşkanı ve aslında mimarı olan Recep Tayyip ERDOĞAN’a bu yeni sistemle ülkeyi yönetme yetkisini verdi. Sayın Cumhurbaşkanı mimarı olduğu bu yönetim sistemini ülke gerçekleri, kendi siyasal felsefesi ve dünyayı yorumlama kabiliyeti doğrultusunda şekillendirecek yeni bir atılım dönemine sokacak kabineyi oluşturdu. Kabineyi genel anlamda değerlendirdiğimizde görüyoruz ki, artık işin içinden gelen icracı Bakanlarla ve Bakanlık teşkilatlanmalarıyla hızlı karar alabilen aldığı kararları uygulayabilen proaktif bir yapı esas alınmıştır. 


 

 Kabinenin bütün üyeleri hakkında değerlendirmelerde bulunulabilir, lakin çalışma ve ilgi alanım olması nedeniyle Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya SELÇUK Beyefendiyi ve yeni bakanlık yapılanması üzerinde durmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız yeni kabineyi açıklamadan önce bakanlıklar için adı geçen isimler kulislerde dolaşıyordu. Milli Eğitim Bakanlığı içinde birçok isim zikrediliyordu. Son iki üç gün öncesine kadar farklı isimler dillendiriliyordu fakat son birkaç gün kala Sayın Ziya SELÇUK’un ismi de zikredilmeye başlanmıştı. Ziya SELÇUK ismi milli eğitime yabancı değildi aslında. AK Parti İktidarının ilk atılım döneminde 2003-2006 yılları arasında MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanlığını yürütmüş, AB müzakerelerinde de eğitim ve bilim balığı görüşülürken Türkiye’yi temsil etmişti. Aslında uzak olmadığı emek harcadığı bir kurumun 12 yıl sonra en tepe noktasına çıkan bir isim Ziya SELÇUK. Milli Eğitim Bakanlığından uzak kaldığı dönemde eğitimden uzak kalmadı Ziya SELÇUK kuruculuğunu yaptığı Maya Okulları ile eğitime yönelik bakış açısını özel öğretime yansıttı.  Eğitim politikaları ve felsefesine yönelik çalışan herkesin tanıdığı bir isimdi zaten, verdiği konferanslar, seminerler eğitime kafa yoran kişiler tarafından dikkatlice takip ediliyordu.  Toplumsal hastalığımız Ziya SELÇUK’a bakış açımızda da nüksetti. Toplum olarak çalışkan, üretken ve değerli insanların kıymetlerini göz önünde olmadıklarında bilemiyoruz. Ne zamanki bir makama getiriliyorlar o zaman değer göstermeye başlıyoruz. Ki asıl olan makamların kişilere değer katması değil kişilerin makamlara değer katması ve katkı sağlaması olmalıdır. İşte yeni Cumhurbaşkanlığı yönetim şekli bize bunu tekrar öğrenme şansı verdi. Sayın Cumhurbaşkanı çalışma alanlarında değer üreten kafa yoran ve ürün ortaya koyabilen bireylerle yeni bir kabine oluşturdu. Üst düzeydeki bu yapılanma bakanlıkların teşkilatlanmalarına da yansıdı ve art arda hızlı bir şekilde adımlar atılmaya başlandı. 


 

Geçmiş dönemlerin kronikleşmiş sorunlarını kucağında buldu Milli Eğitim Bakanı. Liseye geçiş sürecindeki aksaklıklar, sözleşmeli öğretmenlik, mülakatla yapılan görevlendirmeler, ücretli öğretmenlik vb. birçok problemle karşı karşıya kaldı. Aslında Bakan olmadan önce yaptığı konuşmalar ve açıklamalarda bu sorunlara nasıl baktığının ipuçlarını görebiliyorsunuz. Fakat kendi müsebbibi olmadığı bu sorunlara hemen neşter vuramayacağı ortada. Zira Bakanlığa getirildikten sonraki ilk açıklamalarından biri oyunun ortasında kural değiştirmeyeceğini sadece belirgin düzeltmeler ve dokunuşlar yapacağını ifade etti. Yani bir bakanlıktaki yeni değişimi 2018-2019 eğitim öğretim yılının başında çok da hissedemeyeceğiz. Fakat yeni düzenlemelerin yeni yapılanmanın çok da gecikmeyeceği ortada. Bakanlık üst düzey yönetiminde yeni görevlendirmeler ve görevden almalar devam ediyor. Görevlendirmelere bakıldığında eğitim camiasının içinden gelen, başarı öyküsüne sahip akademik deneyimi olan kişilerin tercih edildiği görülmekte.  Bu bizi Milli Eğitim Bakanlığı adına umutlandırıyor. Eğitimcilerle aynı dili konuşabilecek bir yönetim anlayışının hâkim olması Milli Eğitimin temel sorunlarının ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacaktır. 

Milli Eğitim Bakanlığının merkezi teşkilatı yeniden yapılanırken bunun taşra teşkilatlanmalarına da yansıyacağı aşikâr. Tavanda hâkim olan bakış açısı ve felsefeyi tabana yayamazsanız başarıya ulaşabilme imkânınız olmayacaktır.  Öğretmenleriniz başarılı olamazsa okullarınız başarısızdır okullarınız başarısızsa tüm bakanlık camianız başarısız demektir. Bu nedenle öğretmeni güçlendiren, başarıya yönelten, mesleki gelişimini destekleyen bir anlayışın artık zamanı gelmiştir. Bulunduğu kuruma/ makama değer katan, yenilikler üreten eğitim neferlerinin yanında olmamız ve desteklememiz gerekmekte. Bunu; bu anlayışı benimsemiş, bu bakış açısına ve eğitim felsefesine sahip eğitim yöneticileriyle gerçekleştirebileceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan MEB 100 Günlük Eylem Planında eğitim yöneticiliğinde profesyonel sisteme geçilecek vurgusu bu durumun bundan sonra esas alınacağının bir göstergesi.  

Artık birilerini tanıdığı, birilerine ulaşabildiği, birilerinden referansı olduğu için tercih edilen yöneticiler ve anlayışları yerine; üreten, kafa yoran ve çalışma alanlarına katkı sağlamış yöneticilerle yola devam etmeliyiz. Zira yönetemediğiniz bir şeyi kaybedersiniz. Okulları yönetemezseniz çocukları kaybedersiniz. Çocukları kaybederseniz geleceğinizi ayaklar altına almış olursunuz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Ziya SELÇUK tercihi bunun bir göstergesi artık eğitime kafa yorulmasının zamanıdır. 

Feyyaz ŞENTÜRK 

Özel Eğitim Çalışanları ve Eğitim Derneği Başkanı 

  

  

Paylaş
195 Kez Görüntülendi
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Milli Eğitimde Yeni Bakış, Yeniden Yapılanma  için 2 Yorum

  1. İktisat.Müh. dedi ki:

    EĞİTİM VE DÜNYA…
    Bir eğitim düşününüz. İlkokuldan üniversiteye kadar bölgede okursunuz. Bölgenin ürünü olan deniz ürünleri, tarımın ürünü olan çay ve fındık hakında katkı sağlayacak hiçbir üniversite bölümü yok…Bölge üniversiteleri bölgenin sorunlarına katkı sağlayacak,yüksek katma değer yaratan üniversiteleri bölgeye taşımanın usul ve metotlarını geliştirecek…
    Bugün Türk Ekonomisinde urlaşmış sermayeye karşı alınacak tedbirlerin başında bugün kur ve faiz felaketine karşı, yıldırım gibi inmek..
    Sistemde liberal olsada usulde totaliter davranmak zamanı…
    Şişmiş urlaşmış sermayeler kamere altına alınmalı…
    Bugün pusuda bekleyen fırsat kollayıcıları vardır….
    Şüphesiz ki, Batı bizi yaşatma niyetinde değildir !
    Fakat öldürmek kudretinde de değil…
    Bugüğn paranın değerini düşüren kurumlar fırsat kollayıcılarıdır.
    Türkiye’deki bütün üniversite profesörlerinin tezi ” Paranın değeri düşürülmesin. Faizler artmasın ” Bu tezlerde fikir ve çözüm üreten Profesörler , Üniversite Rektörü olmalıdır.
    Profesörlere soralım. Paranın değerinin düşmemesi için hangi metot ve hangi çare ile olur?
    Zamlar yapılmasın…Güzel. Ya hazine,açığını nasıl kapatsın?
    Faizler serbest bırakılmasın. Güzel. Halk,millet tefecinin elinden nasıl kurtarılsın…
    Bu konulara kafa yoracak Sayın BAHÇELİ’nin Profesörleri nerededir?

  2. azeri müh. dedi ki:

    MİLLİ EĞİTİM VE BANKACILIK SEKTÖRÜ….
    Türkiye bunları bilmiyor.
    Bankacılık sektörü deyince kur ve nema veren mekanlar..
    Milli Eğitim, arı kovanı hummasiyle dünyayı tarayarak akıl ve zekanin ürünlerini anadoluya taşımak…Japonya dünya çiçeklerini arı kovanı hummasiyle çalışrak Japonya’ya taşıdı.Geliştirdi. Hamurunu yoğurdu.Çalışkan Japon gençliğini doğurdu.
    Türkiye,kur bilmez. İlim bilmez. Şaşkın şaşkin dünyaya bakar. Birşey anlamaz…
    İlim, Türk Milletini ve Devletini Japonya yapacak gücün,kuvvetin adıdır.
    Bankacılık,üreten kurumların gücüne güç katan müessiseslerdir.
    Türk Milleti,beşikten mezara kadar akıl ve zekasının tanıyacağı ana değerlerin başında Türk Tarımı ve Hayvancılığı olmalıdır.
    Anadolu toprakları 200 milyon nüfusu besleyecek buğday ambarlarının adıdır. Hayvancılıkta böyle…
    Türk Milleti yediden yetmişe ruhunu doyuracak olan İslamdir. Ruhu doyan Türk Milleti teknolojiyi de Batıdan öğrenecektir.
    Bayı dünyasıda insan sevgisini anadoludan öğrenecektir.
    Dünya bir okul,insanlarda mesleklerinin öğretmeni







Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan www.rizeninsesi.net sorumlu tutulamaz. ) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.
Reklamı Gizle