Hoşgeldiniz   brazzers porno

Nereden Çıktı Bu McKinsey !

30 Eylül 2018

Nereden Çıktı Bu McKinsey !




Nereden Çıktı Bu McKinsey !

Ak parti iktidarında ekonomi uzun süre İMF programları doğrultusunda yol aldı. Ancak sağlam bir ekonomik model için İMF ile ilişkilerin sonlandırılması gerektiğine inanan iktidar, borç ödemelerini bitirdikten sonra İMF ile ilişkilerini bitirdi.

Türkiye ekonomisinin o dönemde güçlü bir görüntü vermesinin rahatlığı ve güvencesiyle yeni model arayışları hep gündemde oldu. Yeni ekonomik model çağrıları git gide yükseldi.

Bu arada borcun bitmesinin ardından İMF ile ilişkilerin sonlandırılması ekonomi piyasalarında tedirginlik yarattı ve uluslararası kuruluşlar “mali disiplinden uzaklaşıldığı” eleştirilerini yükselttiler.. Ancak bu eleştiriler, düşürülen notlar fazlaca önemsenmiyor havası verilse de  ekonomimizin  nabzı dışarının eleştirilerini dikkate alır şekilde tutulmaya çalışıldı.


Türkiye’nin çevresinde çember oluşturulmak istenmesi ve Batı’nın siyaset üzerinden ekonomi dahil her şeyi hedef alan yaklaşımları nedeniyle, Türkiye yeni arayışları hızlandırarak ,bu baskıları kendi metoduyla savma yoluna girdi..

Bu çerçevede ekonominin dümeninde olan Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’in Batı eleştirilerini dikkate alan ve uluslararası finans çevreleriyle iyi ilişkiler geliştiren isimlerle yollar ayrıldı. Artık yeni ekonomik model arayışının önü açılmıştı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide faizin etkisini azaltmak için  hamleler geliştirirken zaman zaman merkez bankasıyla restleşti. Bu arada da ABD ile ilişkiler iyice gerginleşti. Dış borç nedeniyle kırılgan bir zemin üzerinde duran ekonomiye daha önce yapıldığından çok daha sert salvolar vuruldu. Bu sert rüzgarlar ekonomimiz üzerinde beklenenden çok daha fazla dalgalanmalar yarattı.

Dolar fırladı, piyasalar panikledi, dışarıya para transferleri hızlandı. Sonunda merkez bakasının 6.25 gibi yüksek oranda faiz artırımına gitmesi zorunlu görüldü. Ardından bazı siyasi yumuşamalarla birlikte piyasalarda hafif yollu sakinleşmeler belirince bu zeminde ilerlemenin yararlı olacağı kanaati hasıl oldu.

Bu ara,İktidarın AB ile görüşmeleri yeniden başlatma isteği ve BM genel kurulu vesilesi ile kurulan çeşitli temaslar ve Almanya ile ilişkilerin iyileştirilmesi fırsat bilinerek ekonomiyi yeniden  küresel sermayenin güvenle yaklaşacağı bir hale getirilmesi için para piyasalarında olumlu etkisi olan uluslararası bir danışmanlık şirketiyle çalışma kararına varıldı. Bu kararla birlikte de para piyasaları iyice gevşedi.

 

McKinsey danışmanlık bürosu uzun yıllardır Türkiye’de olup, bir çok kuruluşa danışmanlık hizmeti veren, çalışanları arasında çok sayıda Türk olan bir büro. Sanırım bu kuruluşun tercih edilmesinde bu faktörler de dikkate alınmış olmalı..

Bu kuruluş sadece Türkiye’ye değil, Dünyanın bir çok ülkesinde danışmanlık hizmeti veriyor.

Peki bu atraksiyonlarla birlikte gerçekte ne oldu?

Olan şey yeniden (İMF sonrasındaki) önceki ekonomik uygulamalara dönmektir..

Şimdi, Türk ekonomisi adına bu danışmanlık bürosunun para piyasalarına güven aşılayacağı ve böylece para sıkışıklığımızın giderileceği düşünülmektedir..

Bunun bir başka adı ise; Siyasi baskı altında tutulan iktidarın dışarıya ekonomik güvence verebilecek pozisyonda olmadığı gerçeğidir.

Ekonomimizin dış müdahaleler karşısında kırılgan olduğu kabul görmüş ve bizi dışarıya anlatacak aracı bir kuruluşun daha yararlı olacağı düşünülmüştür.

Bu düşüncenin yanlışlığını, doğruluğunu tartışmadan önce şunu sormak gerek; Madem sonunda buraya gelinecekti, neden bugün yapılanlar dövizin dalgalanma ihtimali belirmeden önce yapılmadı?

Madem ki bu yol ekonomimiz için gerekliydi o halde neden bu derece gecikildi?

Umarım bu konularda da yetkililer gerekli açıklamaları yapar  ve ekonomik geleceğimizin nasıl dizayn edildiği konusunda kamuoyuna daha geniş bilgiler verirler…..

Adnan ONAY

Paylaş
261 Kez Görüntülendi
Etiketler: , , ,
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Nereden Çıktı Bu McKinsey ! için 3 Yorum

  1. Kur ve Faiz.. dedi ki:

    Türkiye Amerika ile NATO çerçevesinde müşterek çalışıyor…
    Amerikalılarla müşterek çalışmak gerekir….Libya’yı silen Amerika…Suudi Kralını silmek için zaman kollayan Amerika…
    Türkiye ile Amerika müşterek alışma imkanları sağlansa bölgeye faydası olur…
    Amerika dünya petrollerinde birinci kalitedeki Libya petrollerini elde edince, ikinci kalitedeki Irak petrol bölgesinde ve Suriye bölgesinde büyük askeri çalışmaları var…
    Japonya gibi Amerika ile müşterek çalışmak…
    Faizler ve kur farları artsın…
    Ekonomide borçlanmayı faiz ve kur artışlarını düşünerek tasarruflu harcamayı öğrenmek gerekir…
    Faiz ve kur tasarruflu insanların getirileridir….
    Faiz normal plunca,kredi ile ev,araba alıyoruz…Kur normal olunca dışarından bol miktarda kredi alıyoruz…
    Vatandaşı bolluğa kavuşturan faiz ve krediler..Azalınca değeri artınca üzülmeyeceğiz…
    Faiz ve kur acil ihtiyaçlarda kullanılır…Tasarruf aracı olarak kullanılmaz…

  2. dünya aklı dedi ki:

    EKONOMİYİ NASIL GÖRÜYORUZ..?
    Ekonomi konusunda yorumlar yapılıyor. Amerika ve Avrupa eksenli Türk Ekonomisini derinliğine doğru Türkiye çapında genişliğine doğru da Amerika çapında muhasebe edilmektedir.
    Bugün ekonomiyi yazan ve okuyanlar 1970,1980,1990 ve 2000 yıllarından çok daha ilerdedir.
    Japonya 1945 de 2 atom bombası gördü. Japonya 60 yıldır Amerika ile Karada,havada,denizde ve uzayda dünyanın en büyük projelerini müşterek yapıyorlar. Japonya yılda Amerikan pazarlarına 200 milyarlık otomobil satıyor.
    Amerika ile NATO eksenli çalışmalarımız devam ediyor. Ancak Amerika ile ortak çalışmalarda yol alamadık.
    Bugün Amerika ile geldiğimiz nokta da Suriye ekseni var. 19 bin tır silah Suriye’de tünellere,depolara,mevzilere taşınmış durumdadır. Ayrıca Suriye’de 70 bin insan eğitilerek bir oluşum sağlanmıştır. Körfezde Amerikan savaş gemisinde füzeler hazır beklemekte, denizaltılar beklemekte..
    Amerika körfez eksenli deniz gücünü kuvvetlendirirken, Suriye eksenli kara gücünü çok yüksek güce çıkardı.
    Bölgede Rusya’nında deniz ve kara gücü var…
    Üçüncü dünya savaşlarının merkezi,yanı ortadoğu dairesinin merkezi Körfez bölgesi ve Suriye bölgesinde odaklanmış durumdadır..
    Amerika Suudi Arabistan’a dünyanın duyacağı şekilde senin halin ne olacak? Halk tabiri ile kızım sana diyorum gelinim sen işit…
    Suudi Arabistan’a petrol paralarını bölgedeki savaş çalışmaları nedeniyle hibe et. Suudi Arabistan’dan alınan paralarla bölgede silahli görünür,görünmez güçler kuvvetlendirilecek.
    Suudi Arabistan’dan alınan petrol paraları ile İran’a yapılacak planlarda hesap edilmektedir.
    Kısaca Suriye’deki kara gücü ile Körfezdeki deniz gücü ile üçüncü dünya savaşına yol almaktayız.
    Rusya gelişmeleri takip etmektedir. Amerikanın bölgedeki Suudi Arabistan ve Suriye eksenli kazınan tünelleri izlemektedir…
    Bölgedeki askeri gücünü karada güçlendiren Amerika…
    Kore’de 1952 yılında 1500 şehit verdiğimiz Amerika…Bugünün muhasebesini yapacak dünya çapında ve bölgesel çapta iki aklın muhasebesi alınacak tedbirleri hazırlamak…
    Mekke’de vatandaşı dilencilik yapan Suudi Krallığı 800 trilyon doları hibe ederek ayakta kalacağını zannediyor.
    Para ve petrol Kaddafi’de vardı. Nere de Kaddafi..?
    Yunus EMRE diyor ki ” Sırat körüsü kıldan ince kılıçtak kestindir. Üzerinde evler yapasım gelir ”
    Bölgede yetime,yaralıya,aç ve susuz insanlara elini uzatan Türkiye…Allah ve Resulunun rahmeti,bereketi,yardımı ve sevgisi üzerine olsun.

  3. Rocero dedi ki:

    Bu günler iyi günlerimiz.dolar daha çok çıkacak.1 dolar en az 10 TL.olacak.abd nin faiz artışı süreci devam ediyor.2021 yılına kadarda devam edecek.abd nin faiz artışı doların dahada değerlenmesi demek.turkiye için ise doların maliyetinin artması ve daha zor bulunması demek.su anda TC.merkez bankasının zorunlu karşılıklar çıktıktan sonra elinde 26 ml.dolar var.bu Türkiye için hiçbisey değil.sadece özel sektörün döviz borcu 200 milyar doların üzerinde.bu borçların ödeme günleri geldikçe dolara talep artacak.sadece bu değil tabii kaçınılmaz şekilde dolara talep gerektiren çok konu var.bizim sorunumuz sadece dolar değil.turk lirası sorunumuz da var.yani türk parasida kit.zaten onun için faizler yükseliyor.merkez bankası faiz artırmasada faizler artacakti.su an mevduat faizleri yüzde 25-30 kredi faizleri ise yüzde 50 lere dayandı.yani TL yı bulmakta çok maliyetli ve zor.bu durum vadeyi kaldırdı.piyasa artık peşin cepler meşin.artik devletin borclanmasida zor ve maliyetli olacak.devlet borclarini devir daim sikintisi yasayabilir…bu bir kisir dongudur.kit olan dolar yükseldikçe faiz silahı ile frenlemek istenecek.faiz arttıkça enflasyon ve zamlar takip edecek.bunun sonu yok.bunun tek çaresi ülkeye döviz girmesidir.turizmin dışında şansımız yok.cunki üretim yeterli olmadığından ithalata dayalı bir ihracatımız olduğundan mal ticaretinden yada ihracattan fayda yok.zaten cari açık veriyoruz.cari açığın çaresi tasarruf ve ihracattir.maalesef bunlar bizde cok yetersiz..2001 de gecelik faizler yüzde 14 bin olmuştu.bunun neticesinde 22 banka batmış ve arkasından kişi,kamu,özel hepimiz iflas etmiştik.bir mucize olmaz ise oraya doğru gidiyoruz…piyasaya inanılmaz zamlar geliyor.fiyatlar ikiye katlansa öpüp başımıza koyalım.3 e dörde katlanacak…dolar 10 TL nin üzerine faizler yüzde seksenlere çıkacak…vahim olan en önemli konu hükümetin bu krize yaklaşımıdır.krizi ört pas etmeye çalışmasıdır.kriz miriz yok.psikolojiktir diyor hükümet.inanmasi zor.umarim durumun vehametini bilerek panik havasını yatıştırmak için böyle diyorlardır.eger gerçekten böyle düşünüyor ve işin vehametinin farkında değillerse o zaman yandık ki ne yandık…bu konu yaz yaz bitmez de neyse benden bu kadar…




EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan www.rizeninsesi.net sorumlu tutulamaz. ) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.
Reklamı Gizle