Hoşgeldiniz   brazzers porno
Son Dakika

Çayku Satıldı mı ? “Rizeli için Acı Bir Planının Parçası mı?”

15 Mart 2019

Çayku Satıldı mı ?  “Rizeli için Acı Bir Planının Parçası mı?”




ÇAYKUR SATILDI MI, VARLIK FONU İLE İLGİLİ SON KARAR, RİZELİ İÇİN ACI BİR PLANIN PARÇASI MI ?

Evet, Varlık Fonu dahilinde bu hafta alınan kararla ÇAYKUR’un satışının önündeki tüm engeller kaldırılmış oldu. ÇAYKUR’UN HİSSELERİNİN SATIŞI KANUNİ OLARAK ARTIK MÜMKÜN.

Sorunun cevabını verdim ama biraz da detaylandırayım. Zira konu Rizeli, hatta Doğu Karadenizli çayla direk ilgili olanı da, olmayanı da birinci dereceden ilgilendiriyor.

Türkiye Varlık Fonu, yapılan değişiklikle Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği kapsamına alındı ve satışa açıldı. Resmi gazetede yayınlandığı şekliyle Yatırım Fonlarına ilişkin esaslar aşağıdaki şekilde değiştirildi.

“..Kurucu ve / veya yönetici tarafından katılma paylarının fon adına alım satımı esastır. Kurucu, fonun katılma paylarını kendi portföyüne dahil edebilir ve katılma paylarının satışına başlamadan önce kurucu ve /veya yönetici tarafından fona avans tahsis edebilir..”




RG den anladığımız çok nettir. Açıkça ÇAYKUR’un hisse veya bütün olarak satışının önü açılmıştır. Varlık Fonu son düzenleme ile hükümetin açıklarını finanse etmek için kullanılabilecek. Gerektiğinde bütçe açığını ve cari açığı Varlık Fonu borçlanarak, rehin vererek finanse edecek. Ben demiyorum, RG’den anlaşılanı yazıyorum.

Bugün Ankara ve Rize’deki yetkili makamlar “..hayır, satış yok, satış olmadı..” diye istedikleri kadar kendilerine ait medyadan bağırsınlar, gerçeği değerli hemşerilerimizden saklasınlar, hatta bülten yayınlasınlar bu gerçeği değiştiremezler. Evet, henüz resmen satış gerçekleşmemiştir ama bunun yolu açılmıştır. İnsana sormazlar mı, böyle bir niyet olmazsa bu yönde neden bir karar alınmış olsun ki!

Bu kapsamda basında uzunca süredir çıkan Çaykur Hisselerinin borç karşılığı rehin verildiği spekülasyonları da artık doğrulanır noktaya gelmiştir. Dahası örneğin Katarlılara borçlanılan ve söz verilen Çaykur un satışının resmileşmesi için bu kanun çıkartılmış olabilir.  Bu soruların cevaplarını Sayıştay’ın ve halkın denetleme yetkisi olmadığından maalesef 8 kişiden oluşan Varlık Fonu yöneticileri bilebiliyor.

Denetleme yetkimiz olmasa da, Çaydan başka neredeyse başka bir alternatifi olmayan Rizeliler olarak geleceğimizi Katarlılara veya herhangi bir yabancıya teslim edemeyiz. Güçlü bir ses ile buna karşı çıkmalıyız.

ÇAYKUR Yönetiminin son RG kararının ÇAYKUR’a özel olmadığını, bütün fon kuruluşlarını ilgilendiren bir durum olduğu beyanı da bu gerçeği değiştirmemektedir. Hatta bülten satıldı – satılacak spekülasyonlarını da yalanlamamaktadır. Sadece kamuoyuna bilgi verilmiş olmak için verilmiş, gerçek konuya değinmeyen, hedef şaşırtmaya yönelik bir açıklamadır.




Çaykur un satışının Rize ye, Doğu Karadeniz ve Türkiye ye etkisine gelmeden Türkiye Varlık Fonu hakkında biraz bilgi vereyim.

Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi, 26 Ağustos 2016 tarihinde başbakanlık’ a bağlı bazı şirketleri yönetmek için kanunla kuruldu.

Kuruluştaki amacı; Sermaye piyasalarındaki araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmekti.

Hangi Kurumları içine almıştı…

  1. Ziraat Bankası
  2. BOTAŞ
  3. TPAO
  4. Borsa İstanbul A.Ş.
  5. TURKSAT
  6. Türk Telekom A.Ş. %6,68 oranındaki hazineye ait hissesi
  7. Eti maden İşletmeleri
  8. Halkbank’ın %51,11 hissesi
  9. THY‘nin %49,12 hissesi
  10. Milli Piyango. 49 yıllığına
  11. At Yarışları. 49 yıllığına

Sonraki yıllarda ilaveler oldu,

  1. Türkiye Denizcilik İşletmelerinin %49 hissesi
  2. Kayseri Şeker Fabrikası ‘nın %10 hissesi

Maalesef Varlık Fonunun kuruluştaki amacı ile kurumların satışı önündeki engel, en son düzenleme ile RG de yayımlanarak kaldırılırdı ve Çaykur dahil fondaki tüm değerlerimiz satışa açılmış oldu.

Çok önemli bir sakınca; varlık fonuna bağlı şirketler Sayıştay denetimine de bağlı değil. Böyle bir durumda nasıl, niye, kime satıldı, doğru mu satıldı vs hiçbir soruyu soramıyor, resmi cevap alamayacak olmamız.

Neden ihtiyaç duydular?

Kaynakları geriye dönüşü olmayan, günü kurtaran alanlarda üstelik şişkince kullanarak tüketip, hazinenin borç yükü de döndürülemez boyutta artınca hükümet çareyi Varlık Fonun da buldu.

Son hamleyle de Varlık Fonunun da borçlanma senedi çıkarmasının önü açıldı. Sonuçta halkın kaynakları, ülkemizin ileri gelen, istihdam sağlayan, işleyen işletmeleri Varlık Fonu borçlanmasına teminat oluyor.

Özel bir şirket statüsünde olan Varlık Fonunun borçlanması sonucu Cumhuriyet döneminde kurulan değerli şirketler, kurumlar risk altına girmiş oluyor. Varlık Fonu‘nun başında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Sayın Tayyip Erdoğan var, başkan vekilliğini de Erdoğan‘ın damadı ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yürütüyor. Yönetim Kurulunda toplam 8 kişi var, kararlarda iki ismin etkili olduğunu tüm kamuoyu biliyor.

Netice de ÇAYKUR dahil bu aziz milletin göz bebeği, milli ve stratejik markaların başka ülkeler veya başka ülke yatırımcılarınca satın alınmaları, yönetilmeleri kabul edilemez bir durumdur.

ÇAYKUR SATILAMAZ, GİZLİ BİR ANLAŞMA YAPILDIYSA, İPOTEK VERİLDİYSEDE BU BOZULMALIDIR.

ÇAYKUR’da çalışan, çay satan, esnaf, halk bundan olumsuz etkileneceği aşikardır. Rizeli endişeli olmakta yerden göğe haklıdır.

2 yıldır Çaykur Katarlılara satıldı veya hisselerin bir kısmı ipotek verildi diye basında, farklı mecralarda, uzman ve muhalefet milletvekillerince dile getiriliyor. Ki son günlerde bu konu daha da çok konuşulur oldu. ÇAYKUR’un satılması Rizeli vatandaşlarımız dahil, Doğu Karadeniz de 1 milyondan fazla insanımızı doğrudan veya dolaylı şekilde olumsuz etkileyecektir.




Ülkemizdeki özelleştirilen şirket örneklerine bakıldığında hemen hepsinde yöre insanları; çalışanı, köylüsü, üreticisi, tedarikçisi ile hep zarar görmüştür. Dahası milli ekonomi de zarar görmüştür. Bir çoğunun kısa zaman içinde başkalarına satıldığı veya kapandığı, arsa ve arazilerinin başka türlü değerlendirildiği görülmüştür. Tekel ve bir çok örnekte olduğu gibi yanlış, zararına satışlar olmuştur. Sayıştay’ın denetiminde olmayan bir kaç kişinin kararıyla yapılabilecek Çaykur un satış kararını kabul etmek mümkün değildir.

ÇAYKUR’u satın alacak, örneğin Katarlılar Rizeli ve Doğu Karadenizli halkı ve ekonomiyi düşünmeyeceklerdir. Amaç minimum kadro ile en yüksek karı sağlamak olacaktır. Bölgenin en büyük geçim kaynağı da çay olduğundan alternatif makro bir yapımız olmadığından çok büyük zararlar göreceğiz. Bölge ekonomik ve sosyal açıdan geri gidecektir. Sadece çay üreticisi değil esnaf ve diğer iş sahipleri, çalışanlarda bundan olumsuz etkilenecektir. Zaten işsizliğin arttığı ilimizde istihdam da ciddi boyutta düşecek, sosyal sorunların oluşmasına da neden olabilecektir.

Üstelik çaycılığımızın bir çok açıdan sıkıntılı dönem yaşaması insanın ister istemez aklına farklı şüphelerde getirmektedir.

Yıllık Çaykur ve özel sektör olarak 250 bin ton civarında kuru çay üretimimiz, bir o kadar da tüketimimiz vardır. Yerli üretimi korumak için sözüm ona yüksek sayılabilecek gümrük vergileri vardır ama resmi olmayan yollardan 80 bin ton civarında Türkiye’ye kaçak çay girişi olduğunu medyadan okuyoruz. Maalesef dürüstlerini tenzih ederek söylüyorum bu miktarın çok büyük kısmını özel çay firmaları, Doğu Karadeniz çayı ile harmanlayarak Rize çayı gibi piyasaya sürmektedir. Mevcut çaylıklarımızın ömürleri tamamlanmış, makas ve kullanılan gübrenin de olumsuz etkileriyle kalite düşmeye aşlamıştır. Medyada bu konuya dikkat çekilmesine rağmen ÇAYKUR ne hikmetse bu çok çok önemli konuda üstüne düşeni yapmamakta, sanki kuru çay ithalatının zorunlu hale gelmesi, gümrük vergilerinin düşürülmesine zemin hazırlar intibaını vermektedir.

Özelleştirilmiş bir ÇAYKUR, kurumun mevcut sosyal konumunu zerre dikkate almayacağından yerli üretimin yetip yetmeyeceği, çaylık alanların ıslahı konularını, kısacası Rizelinin tek geçim kaynağı çayın geleceği umurunda olmayacaktır.

2018 yılında kamu olarak ÇAYKUR’un belirlediği 2.3 TL nin çok çok altında müstahsilden yaş çayın alındığını hiç birbirimiz unutmadık. Özelleşmiş bir Çaykur’un da hem istihdam, hem yaş çay fiyatı açısından diğer özel çay işletmelerinden farkı olmayacaktır.

Bu fotoğrafı görmemek, duyarlı bir Rizeli olarak karşı çıkmamak mümkün değildir.

Son dönemlerde özel sektöre devredilen, satılan veya kiralanan devlet kurumları ile ilgili örnekleri hatırlayalım. Varlık Fonu kapsamında bile olmayan, denetlenebilir durumdaki bazı kurumlarımızın satışlarında bile soru işaretleri olmadı mı?

Örneğin Şeker Fabrikaları. Basında takip ediyoruz. Yanlış satışlar, el değiştirmeler oluyor. Pancar üreticisi rahatsız, pancar üreticisi pancarı hayvan yemi olarak satıyor. Pancar üreticisinin alternatif ürün üretme durumu var, ancak bizim öyle bir alternatifimizde yok. Böyle bir durumda geçmiş olsun der, otururuz.

Örneğin Tank Palet fabrikası. Yakın bir zamana kadar yabancılara satışı yalanlanıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan Ocak ayı başında nihayet açıkladı.  “Özelleştirme değil, işletme hakkı devri yaptık.  %49,9 hisseyi Katar ait bir firmaya 25 yıllığına teslim ettik.”

25 yıllık işletme hakkının esasta satıştan farkı yoktur, sadece gelebilecek cılız tepkilerin gazını alabilecek sözleşme marifetidir. Dünyada örneği olmayan, tıkır tıkır işleyen, rantabl ve savunma sanayinin en önemli fabrikasını artık Katarlılar işletecek. Bu nasıl bir milliyetçilik ve yerli görüş anlayışı anlamak mümkün değildir. Yarınımızı 25 yıllığına Katar Ordusuna teslim eden zihniyet ÇAYKUR’u, çay müstahsilini mi, Rizeliyi mi düşünür!

ÇAYKUR UN SATIŞI İLE İLGİLİ OYUNU, PLANI BOZMALIYIZ. BOZACAĞIZ. HALKIMIZI, ŞEHRİMİZİN GELECEĞİNİ STRATEJİK ÖNEMDE İLGİLENDİREN KONUDA DUYARLI OLMAYA DAVET EDİYORUM.

Yakup Özkan/Rize İyi Parti Belediye Başkan Adayı

Paylaş
442 Kez Görüntülendi
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Çayku Satıldı mı ? “Rizeli için Acı Bir Planının Parçası mı?” için 3 Yorum

  1. ÖEY dedi ki:

    Çaykur kurumunun devletimize karışını mi tartışmalı halk nezdindeki rize halkına kattığı katmadegerimi tartışmalı
    Bu konuda ilgili stk lar gündeme alıp uzmanlar tarafindan halka açık bilgilendirme toplantıları ve paneller yapilmalidir

  2. Rocero dedi ki:

    Başkanlık sistemi ile ucacaktik.oyle demişlerdi.millet de oyunu vermişti.simdi ne var.hersey uçuyor işte…mustehaktir…çok iyi oluyor…üzülerek söylüyorum.rizeli kendi toprağında ırgat olmak için bu güne kadar her şeyi yaptı.caykur eğer satılırsa Rize’nin,Rizelinin sonu bu olacaktır…”kendi toprağında,yurdunda ırgat olmak…”

  3. Yusuf KOPUZ dedi ki:

    Çaykur’un özelleşip özelleşmemesinden ziyade, işleri gizli kapaklı ve halktan uzak bir şekilde yapmaları can sıkıcı… Rizeliden neyi kaçırmaya çalışıyorsun…




Sitede yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Yayınlanan yorumlardan www.rizeninsesi.net sorumlu tutulamaz. ) Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Sitemizde yayınlanan haber, köşe yazıları ve fotoğraflar izin alınmaksızın kaynak gösterilse dahi, herhangi bir ortamda kullanılamaz ve yayınlanamaz.
Reklamı Gizle