Haber Detayı
15 Eylül 2012 - Cumartesi 19:49 Bu haber 333 kez okundu
 
Atatürk'ün Rize Ziyaretleri
- Haberi
Atatürk'ün Rize Ziyaretleri

    ATATÜRK’ÜN RİZE ZİYARETLERİ (17 Eylül 1924)   Mustafa Kemal Paşa, Cumhurbaşkanı olarak bir sonbahar günü Mudanya’dan 12 Eylül l924’te Hamidiye Kruvazörü ile Karadeniz illerini ziyarete çıkmıştı. Ankara’da, l924 yılında birçok yenilik hareketleri (inkılâplar) gerçekleştirilmişti. Gezinin amacı, bu yenilik hareketlerini halka anlatmak ve halkın tepkilerini belirlemekti. Yapılan yeniliklerle; Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti, Erkânı Harbiye Bakanlığı kaldırılmış, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile öğretim birleştirilmişti. Medreseler kapatılmış, Hilafet kaldırılmış, Osmanlı Hanedanı yurt dışına çıkartılmış ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın çok yakın dostu ve O’nun Ankara’ya gelmesinde büyük payı olan Diyanet İşleri Reisliğine, Börekçizade Mehmet Rıfat Efendi getirilmişti. 30 Fransız ve İtalyan mektebi kapatılmış, l924 Anayasasının kabul edilmesiyle Sultan ve Hilafete ait hükümler kaldırılmış, Musul meselesi görüşmeleri başladığından, Türk-İngiliz gerginliği de baş göstermişti. Bu inkılâplar toplumun bütün kesimlerince benimsenmiyordu. Zaman zaman İstanbul basını, Ankara’ya karşı sert tavırlar alıyor, eleştirilerini gün geçtikçe artırıyor ve Ankara Hükümetini zor durumlara bırakıyordu. İç siyasette ise önemli bir gelişme olarak Cumhuriyet Halk Partisinden (32)milletvekili istifa edip, 17 Kasım 1924 tarihinde Terakki Perver Cumhuriyet Partisini kurmuştu. Böylece, Başbakanlığını İsmet İnönü’nün yaptığı İlk Cumhuriyet hükümeti bu durum karşısında istifa etmiş, I. İnönü Hükümeti 22 Kasım 1924’de sona ererken, aynı tarihte yerine Fethi Okyar’ın Başbakanlığında Cumhuriyet döneminin II. Hükümeti kuruldu.    Gazi Mustafa Kemal Paşa, çıktığı bu gezi ile halkın düşüncelerini öğrenmek istiyordu. Geziye Afyonkarahisardan’dan başlamış, oradan Bursa ve İstanbul’a uğramadan Karadeniz’e geçmişti. Oysa İstanbullular onu büyük bir özlemle bekliyorlardı fakat, O İstanbul’a uğramadı. Milli Mücadeleyi başlatmak için 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan ayrılan Gazi Mustafa Kemal Paşa, ancak 1927 yılında tekrar İstanbul’a ayak basacaktı. Gazi Mustafa Kemal Paşa, l5 Eylül l924’te Trabzon’a geldi. Trabzon’a ilk gelişleriydi. Daha sonra l930 ve l937 yıllarında Trabzon’u iki kez daha ziyaret etti. Hamidiye Kruvazörü ile l7 Eylül l924 tarihinde Trabzon’dan hareket eden Gazi Mustafa Kemal Paşa, aynı gün saat l7:00 de Rize’ye ayakbastı. Gazi Mustafa Kemal Paşa Trablusgarp (Bugünkü Libya), Balkan, I. Dünya harbi ile Türk milletinin unutulmaz destanı olan “Milli Mücadele”de Karadeniz insanını yakından tanıma fırsatını bulmuş, bu insanların kahramanlıklarına tanık olmuş, dürüstlüklerine ve mertliklerine inanmıştı. Bu kanaatini, Trabzon Belediyesinin, şerefine verdiği 15 Eylül 1924 tarihindeki akşam yemeğinde, Belediye Başkanının konuşmalarına karşılık yaptığı aşağıdaki konuşmada, çok açık bir şekilde dile getirmişti. “.. Arkadaşlar, beş sene evvel ilk defa Samsun’a ayak bastığım zaman, bana kuvvet-i kalp (Kalp kuvveti) veren vatandaşlarımın ilk safında (sırada) Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım. Sakarya Melhamey-i Kübrasında (Kanlı  Savaşında) üçüncü fırka (Tümen) ile yetişen Trabzon evlatlarının, meydan-ı muharebede (Meydan muharebesinde) gösterdikleri fedakârlıkların kıymetli hatırası daima dimağımda menkuş (Canlı) kalacaktır..” 19 Mayıs 1919’daki Osmanlı idari yapısı gereği; Ordu, Giresun, Gümüşhane, Artvin ve Rize, Trabzon Vilayetine bağlı birer Sancak merkezi idiler. Bu nedenle bu sözlerin yalnız Trabzon insanına değil, bütün bölge insanına söylenmiş sözler olarak, kabul edilmesi gerekir düşüncesindeyim. Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bu gezilerinde eşleri Latife Hanım, İstanbul Milletvekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Gaziantep Milletvekili Kılıç Ali, Bozüyük Milletvekili Salih, Rize Milletvekili Rauf, Reisicumhur Başkâtibi Tevfik (Bıyıklıoğlu), Başyaver Rusuhi, Yaver Muzaffer Kılıç ve Ankara Polis Müdürü Dilaver Beyler de eşlik etmişlerdi. Gazi Mustafa Kemal Paşa yukarıda da belirtildiği gibi, l7 Eylül l924’te Çarşamba günü saat l7:00’de Hamidiye Kruvazörü ile Rize’ye geldi. Rize halkı sabahtan beri Gazi’yi bekliyordu. Şehirde büyük bir kalabalık vardı. Her tarafta kemençeler çalınıyor, oyunlar oynanıyordu. Halk o büyük insanı görmek için adeta birbiriyle yarışıyordu. O, bu toprakları düşmandan kurtarmıştı. Karadeniz sahillerinde kurulması düşünülenRum ve Ermeni devletleri hayallerini O, tarihe gömmüştü. Onun sayesinde, asırlardır Türk Milletine ait bu topraklar, yine Türk’e kalmıştı. Gazi Mustafa Kemal Paşa, kayık ve motorlarda bulunan Rize halkının büyük sevgi gösterileri arasında, l7 Eylül l924’te Çarşamba günü Rize iskelesine çıktı. İskelede çok coşkulu bir karşılama töreni yapıldı. Vakit geçmişti, akşam olmaktaydı. İlde bazı ziyaretleri yaptıktan sonra geceyi Hamidiye savaş gemisinde geçirmek istiyordu. Eski devlet hastanesinin yerinde bulunan Tuzcu Oğullarının konağında kendilerine ikindi çayı ikram edildi. Akşam Tuzcuoğlu ailesine misafir olmaları için teklifte bulunuldu. Atatürk bu teklifi, biz Hamidiye savaş gemisinde kalacağız diyerek nezaketle ret etti. Mustafa Kemal Paşa, özel olarak protokole ayrılan üç çifte kürekli kayıkla Hamidiye savaş gemisine giderken, yolun yarısında deniz üzerinde aniden karar değiştirerek, Mataracı Mehmet Beyin konağını sordu. Gazi Mustafa Kemal Paşa ile Mataracı Mehmet Beyin dostlukları, 1919 yıllarında İstanbul Şişli’deki evde bulundukları zaman başlamıştı. O tarihlerde Mataracı Mehmet Bey Şişli’de fırıncılık yapmaktaydı. Müftü Mahallesindeki konak denizden kendisine gösterildi. Gazi emir vererek oraya kürekleri çekin dedi. Kayık, yönünü değiştirerek Müftü Mahallesine doğru hareket etti. Kıyıdan Gazi’yi izleyen Rizeliler bu durumu görünce, kalabalık halinde şehir merkezindeki iskeleden beş yüz metre doğuda bulunan Müftü Mahallesine doğru koşup deniz kıyısında O’nu beklemeye başladılar. Gazi Mustafa Kemal Paşa ve heyetine tahsis edilen protokol kayığı, (Gazi’yi Hamidiye Kruvazöründen alıp Rize iskelesine getiren kayık) Rize’nin Kaplıca mahallesinden Hasan Fehmi Tarlacı’ya ait idi. Mataracı ailesinin yakın dostu olan Hasan Fehmi Tarlacı, bu görevi seve seve yerine getirdi. Görevlendirilen diğer motorlardan bir tanesi, Camiönü mahallesinden Osman Turna’ya, diğer bir tanesi de Müftü mahallesinden Süleyman Reis’in (Mandev) motoru idi. Uzun zaman korunan bu motorlar maalesef zamana yenik düştüler ve yok olup gittiler. Elde edilen bilgilere göre Gazi Mustafa Kemal Paşa ve heyeti, Rize’de iki gün kalmayı planladıkları halde, Rize’de bir gece kalmışlardır. Gazinin geziyi kısa tutmasının sebebi ise l6 Eylül l924’te Erzurum’da meydana gelen depremdir. Bu depremde birçok köy yıkılmış ve birkaç yüz vatandaşımız ölmüştü. Gazi, Trabzon’da iken Erzurum’a gideceğine karar vermişti. Erzurum’dan Rize’ye gelen heyet Gazi ile görüşmüş ve Onu Erzurum’a davet etmişlerdi. Bu sebeple Rize gezilerini kısa tuttu. Rize’den Hamidiye savaş gemisi ile hareket edip Giresun ve Ordu’ya uğradıktan sonra, oradan Samsun’a geçtiler. 24 Eylül l924 tarihinde ise Samsun’dan tirenle Erzurum’a hareket ettiler. Atatürk’ün Hamideye Savaş Gemisinden Rize İskelesine Gelişleri Hamideye savaş gemisi Rize Limanına, l7 Eylül l924 çarşamba günü saat l7:00 de gelmişti.  Büyük önderin Rize’yi ziyaret edeceği önceden haber alınmıştı. Rize Sancağı, 20 Nisan l924’te çıkan bir Kanun’la İl olmuştu. Yaklaşık l0 bin nüfuslu Rize, o gün çevre kasaba ve köylerden gelen insanlarla 30 bine ulaşmıştı. Şehir bayraklarla süslenmiş, iskeleye çiçekli taklar kurulmuştu. Kemençe eşliğinde şehrin her yerinde horonlar oynanıyordu. O gün Rize’lilerin bayramı idi. Milleti düşman esaretinden kurtaran, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran büyük önder kendilerini ziyarete geliyordu. Sabahtan beri şehri dolduran insanlar artık onu görmek istiyorlardı. Beklenen an gelmiş, Hamidiye limana gelip demir atmıştı. Hamidiye Savaş Gemisi, Rize ve Rize halkını top atışlarıyla selamladı. İçleri insanlarla dolu yüzlerce kayık ve birkaç motor, Karadeniz’in hırçın dalgalarını hiçe sayarak alkışlarla Hamidiye gemisine yaklaştılar. Rize Valisi Kara Hurşit BeyBelediye Başkanı Mataracı Hakkı Bey,(Mataracı Mehmet Bey’in kardeşi) Askeri Birlik Komutanını taşıyan motorda Gazi’nin yakın dostu ve Rize Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyetinin Başkanı Mataracı Mehmet Bey ile Tuzcuoğlu Mehmet Bey de vardı. Dalgalı olan denizde, motor gemiye güçlükle yanaştı. O anın tarihi fotoğrafında görüleceği gibi, Gazi ve eşleri Latife Hanım bu motora bindiler. Diğer konuklar ise kendilerine ayrılan motora binerek, iskeleye doğru hareket ettiler. Gazi ve protokol heyetinin bindiği motor yukarıda belirtildiği gibi, Rize’nin Kaplıca Mahallesi eşrefinden Hasan Fehmi Tarlacı’ya aitti. Hasan Fehmi Tarlacı’nın oğlu Sedat Tarlacı ve Mataracı Mehmet Beyin yeğeniOsman Mataracı ile yaptığım röportaj sonucunda elde edilen bilgiler ışığında, motorda kürek çeken Rize’li gençleri şöyle tespit ettim. İlgili fotoğrafta görüleceği gibi; motorun baş çifte küreğinde Ali Bey (soyadı belirlenemedi), orta çiftenin sağında Hasan Fehmi Tarlacı (beyaz gömlekli), solunda Ömer Kürdoğlu, arka siya çifte kürekte ise Ali Osman Kürdoğlu bulunmaktaydı. Ali Osman Kürdoğlu, Mataracı Mehmet Bey tarafından Gazi’nin ziyaretlerinde, motor ve kayıkların organize edilmesiyle görevlendirilmişti. İşte bu dört kürek çeken Rize’li gençler, tarihi bir güne tanık oldular. Büyük insanı yakından görme bahtiyarlığına eriştiler. Ona kürek çekerek hizmet ettiler, hizmetleri karşılığı Gazi’den aldıkları “TEŞEKKÜRÜ” hayatları boyunca hiç unutmadılar. Atatürk sevgisini daima kalplerinde yaşattılar. Bu gün, bu ailelerin gençlerinde gördüğüm; büyük Atatürk sevgisi ve saygısının halen kalplerinde yaşandığıdır. Atatürk’e hizmet etmenin yüceliği kalplerinde sonsuza kadar da yaşayacaktır. Atatürk’ü Sırtına Taşıyan Bir Rize’li: Müftü Mahalleli Hakkı Şentürk Atatürk: Bırakın Benim Ayaklarım Rize’de Islansın” Gazi Mustafa Kemal Paşa, l7 Eylül l924 gecesi Hamidiye savaş gemisinde değil, Mataracı Mehmet Beyin evinde kalmaya karar vermişti. Mehmet Bey, her ihtimale karşı önceden gerekli hazırlıkları yaptırmıştı. Rize’nin en iyi aşçıları üç gün üç gece mahalli yemekler pişirmekte, Mataracı ailesinin hanımları da bu hazırlıklara yardımcı olmaktaydılar. Bu karar deniz üzerinde verilmişti. Mataracı Mehmet Beyin Konağı (Bugünkü Atatürk müzesi ) şehir merkezinden 500 metre doğudaydı. Bu emri yerine getirmek için Karadeniz uşakları hızla küreklere asıldılar ve denizin dalgalarını hiçe sayarak, kayığı Müftü Mahallesi sahiline getirdiler. Kıyıda bir iskele yoktu. Kıyıya yaklaşan motor, Müftü mahallesi ırmağının denize döküldüğü yere geldi. Rize halkı kıyı şeridinde Atatürk’ü görmek ve onu karşılamak için yerini çoktan almış, büyük sevgi gösterilerinde bulunuyordu. Çocuklar onu görmek için büyük bir gayet göstererek öne çıkmak için adeta birbirleriyle yarışıyorlardı. ”Yaşa büyük paşa”, “Safa geldin Büyük Gazi”, ”Yaşayın Çok Yaşayın” sözleri büyük bir coşku ile hep bir ağızdan söyleniyordu. Deniz kıyısı sığdı ve deniz dalgalı olduğundan kayık tam olarak kıyıya yanaşamıyordu. Kıyıya 4-5 metre mesafe vardı. Türk milletinin kurtarıcısı o an için sandalda kaldı. Bir çare bulunmalıydı. O anda sahildeki kalabalığın içerisinden Müftü Mahallesi gençlerinden 20 yaşlarında olanHakkı Şentürk, denize koştu ve kayığa ulaştı. Atatürk’ü sırtına alıp, kıyıya getirmek istedi. Osman Mataracı Beyin bana anlattığına göre; Atatürk bunu önce kabul etmedi ve çok manidar olan şu sözü söyledi.“Bırakın Benim Ayaklarım Rize’de Islansın” dedi. Ayakkabılarını ve çoraplarını çıkarmaya başladı. Rize’liler bu durumu kabul etmediler, “asla olmaz, Paşam ayaklarınız ıslanmasın” dediler ve Atatürk’e ısrar ettiler. Bu ısrarlara dayanamayan Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı, o sırada sandalın kıyısında bekleyen Hakkı Şentürk sırtına alarak kıyıya çıkardı. Latife Hanım nasıl kıyıya çıkacaktı. Kıvrak zekâlı Karadenizliler ona da çare buldular. Erkekler kayıktan suya indiler, böylece kayık suda yükseldi ve kayığı hep beraber kıyıya, kumsala kadar çektiler. Latife Hanım da kayığın baş tarafından kendi imkânlarıyla rahatlıkla kıyıya indi. Halk Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı o anda büyük coşku ile bağrına bastı. Mataracı Mehmet Bey, deniz kıyısından konağa kadar yolu kırmızı halılarla döşetti. Atatürk ve eşi Latife Hanım, büyük sevgi gösterileri arasında misafir olacakları konağa yürüdüler ve bir gece konakta kaldılar. Mataracı Mehmet Bey, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın,  Rize’ye geleceğini önceden haber aldığında; belki heyetiyle beraber kendisinde misafir kalabileceğini hesap ederek, gerekli düzenlemeleri konakta yaptırmıştı. Rusya’dan getirilen jeneratör sayesinde konakta elektrik dahi vardı. Atatürk’ün güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirler alınmıştı. Konağın etrafında güvenlik önlemi alan resmi askerler ve milis kuvvetleri, teneke kapları içerisindeki küllere, gazyağı döküp ateş yakarak, sabaha kadar konağın etrafını ve sokakları aydınlattılar. Konağın etrafına kimseyi yaklaştırmadılar. Hatta Mahallenin arka kısmında bulunan Mandil ve Lahana semtlerine giden Mahalle sakinlerini bile tedbir olarak konağın önündeki sokaktan geçirmediler, diğer yan yollardan geçirdiler. Sabaha kadar konağı bekleyen Rize’li milis kuvvetleri, günün ağarmasıyla evlerine huzur içinde döndüler. Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı, sırtında taşıyan Hakkı Şentürk boylu postlu, güçlü kuvvetli bir delikanlıydı. Atatürk; Hakkı Şentürk’e, kendisine sırtına alıp kıyıya çıkarttığı için teşekkür etmişti. Hakkı Şentürk bu büyük insanı sırtında taşıma şerefine ulaşmıştı. Ölüm tarihi olan l941 yılına kadar bu şerefi daima kalbinde sessizce taşıdı. Hiç bir zaman bu anısını bir gurur meselesi yapmadı. Eşi ve çocuklarına bile bu hususta pek az söz etti. Arkadaşları arasındaki sohbetlerde bile olayı konu etmedi. Onun mütevazılığı yaşamı boyunca sürdü. Bu güzel anının mutluluğunu kimseyle paylaşmadan, gönlünde sonsuza kadar yaşatmaya çalıştı. Hakkı Şentürk’ün, Rize Nüfus Müdürlüğünden aldığım nüfus kayıt örneğine göre; eşi Fatma’dan olan Nafia, Hakkiye, Dursun Ali, Salih ve Hamdiye isimli çocukları vardır. Rize l320 (Rumi), Miladi l904 doğumlu olan Hakki Şentürk, l94l yılında Rize’de vefat etmiştir. Kabri Müftü Mahallesindeki aile kabristanlığındadır. Rize, 30 Kasım 200l Yakup ÖZKAN TARİHÇİ  

KAYNAKLAR: l. Mataracı Mehmet Beyin Yeğeni Osman Mataracı ile yaptığım Röportaj. 2. Müftü Mahallesi Eski Muhtarlarından Osman Mandev’le Yaptığım Röportaj. 3. Emekli Polis Memuru Rize l907 doğumlu Amcam Mehmet Özkan’dan dinlediklerim. 4. Rize Belediyesi Meclis Üyesi Nevzat Bilen’le yaptığım Röportaj. 5. Müftü Mahallesi sakinlerinden l9l4 doğumlu Sabrı Yılmaz’la yaptığım röportaj. 6. Hasan Fehmi Tarlacının oğlu Sedat Tarlacı ile Yaptığım Röportaj. 7. Hakkı Şentürk’ün oğlu Salih Şentürk’le yaptığım röportaj. 8. Trabzon’dan Atatürk’e.  l98l Trabzon. 9. Atatürk ve Türk Devrimi Kronolojisi. S. 27l 10. Başöğretmen Atatürk. Milli Eğitim Bakanlığı Cilt I. 11. Büyük ‘Tarih Trabzon da . l938  s . 8-l0 12. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri 13. Mehmet Önder Atatürk’le Adım Adım Türkiye. S. 280-283
Kaynak: Editör:
Etiketler: Atatürk'ün, Rize, Ziyaretleri ,
Yorumlar
Haber Yazılımı