Haber Detayı
26 Ocak 2012 - Perşembe 02:19 Bu haber 95 kez okundu
 
AVRUPA BİRLİĞİ GİBİ OLMAK
- Haberi
AVRUPA BİRLİĞİ GİBİ OLMAK

AVRUPA BİRLİĞİ GİBİ OLMAK

İman edenler, yaşamlarının her anında Kuran ahlakını titizlikle korurlar. Dolayısıyla devlet yönetiminde görev yapan Müslümanların da, yaptıkları uluslar arası siyasette Kuran ahlakından taviz vermemeleri gerekmektedir. Kuran ahlakı, iman eden insanların, hangi devletten olursa olsunlar, birlikte olmalarını gerektirmektedir. Kuran ahlakının eksiksizce yaşanması, bu birliğin oluşturulmasına vesile olacaktır. Gerçekten iman eden, Allah’tan korkan, vicdan ve akıl ölçüsünde hareket eden bir müminin, diğer iman eden insanlarla birlik oluşturmak istememesi, anlaşmazsızlıklardan rahatsız olmaması olacak şey değildir. Bu durum, bireysel olduğu gibi, toplumsal olarak da böyledir. Çünkü Yüce Allah, Kuran’da mümin toplulukların birbirlerine karşı kötü davranmamalarını ve aralarında adaleti korumalarını emretmiştir. Bir ayette iman edenlerden arabozucuların veya bozgunculuk yapanların durdurulması ve bütün Müslümanların birlik oluşturmaları gerektiği şöyle bildirilmiştir: “Mü'minlerden iki topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin. Şayet biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, artık tecavüzde bulunanla, Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın; eğer sonunda (Allah'ın emrini kabul edip) dönerse, bu durumda adaletle bulun ve (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Allah, adil olanları sever.” (Hucurat Suresi, 9) Bütün toplumlarda oluşabileceği gibi, Müslüman devletler arasında da bazı geleneksel ve kültürel farklılıklar görülebilir. Fakat bu farklılıklar nedeniyle insanların birbirlerinden uzaklaşması, birbirleri ile haberleşmeyi kesmesi, ortak yapılabilecek olan faaliyetlerden uzaklaşmaları, Kuran ahlakına uygun bir davranış şekli değildir. Bugün iman eden topluluklar, yabancı devletler ile yakın ilişkiler kurabilirken, kendi dinini yaşayan devletler ile aralarında anlaşmazlıklar  da oluşabilmektedir. Yüce Allah, bu konuda iman edenleri uyarmış ve bir örnek olarak Kitap Ehli’nin yaptıkları bir hatayı göstermiştir: “Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler...” (Şura Suresi, 14) Kuran’da haber verilen Kitap Ehlinden büyük bir çoğunluğu, kıskançlıklarından ve büyüklenmelerinden dolayı, İslam dinini kabul etmemektedirler. Bundan dolayı sürekli Müslümanlar ile bir tartışma, çatışma halindedirler. Bu durum, Müslümanlar arasında da vardır. Müslüman olup, farklı mezheplere ve cemaatlere mensup insanlar, yine kıskançlıklarından ve büyüklenmelerinden dolayı, birbirlerinin yaşayış tarzlarını kabul etmemektedirler. Hatta bazen ileriye gidip, birbirlerini dinden çıkmakla suçlayabilmektedirler. Bu, tamamen Kuran ahlakın yanlış yaşanması, Allah sevgisinin zayıf olmasından kaynaklanmaktadır. Tüm bunların aksine, Avrupa devletlerinin bugünkü kültürel, ekonomik, siyasal güçlerine ulaşmalarının bir nedeni de, insanlar arasındaki dini çatışmaları ortadan kaldırmalarıdır. Kitap Ehli’nin yaşamış olduğu mezhep uyuşmazlıklarının son bulması ile Avrupa medeniyetleri hızla yükselmeye başlamıştır. Tıpkı bunun gibi Müslüman devletler de aralarındaki anlaşılmazlık oluşturan bütün konuları kendi aralarında bir çözüme ulaştırmalı ve bu çatışmaları bitirerek bir birlik oluşturmalıdırlar. Bu hayati konunun öneminin farkına varmış olan, samimi olarak Allah’a iman eden Müslümanlar, ellerinden gelen her şeyi yapmalıdır. İslam dünyasında ön plana çıkmış olan hatırı sayılır kişiler, Müslümanlar arasında oluşturulması şart olan bu birlik için mücadele etmelidirler. Ancak Müslümanların birlik olması ile yeryüzünde yaşanan adaletsizliğin, sevgisizliğin, ahlaki yozlaşmanın önüne geçilebilinecektir.
Kaynak: Editör:
Etiketler: AVRUPA, BİRLİĞİ, GİBİ, OLMAK ,
Yorumlar
Haber Yazılımı