Haber Detayı
04 Şubat 2013 - Pazartesi 19:37 Bu haber 203 kez okundu
 
AYDER’DE ŞENLİK VARDI !!!
- Haberi
AYDER’DE ŞENLİK VARDI !!!

Selahattin GEMİCİ         AYDER’DE ŞENLİK VARDI!!! Kar deyince büyük-küçük hepimizin içi kıpırdar, değişik duygular sarar bizi. Bu yıl Rize’ye fazla kar yağmayınca ki, bu alışkın olmadığımız bir durumdur;  çoluk-çocuk, karın yağmasını bekledik. Olmadı. Yağmadı kar. Televizyonlardan, diğer basın araçlarından Ayder’de “Kardan adam şenliği” yapılacağına ilişkin haberleri duyduk, okuduk. Durabilir misin? Mümkün değil tabii. Sen dursan çocuklar durmaz. Ee ne yaparsın. Hani “elin mahkum” dediğimiz şey işte tam da bu. Gidelim diyerek yola koyulduk. Aşağıda her şey normal. Hava güzel, yollar güzel. Çevre de bir dirhem kar yok. Çocuklar “kar yok mu, hani kardan adam yapacaktık, ne ile yapacağız, bizi mi kandırıyorlar” türünden ardı ardına bir sürü soru sorarak yola devam ediyoruz. Milli Park alanının giriş kapısındayız. Görevli memurlar ve güvenlik elemanları kapıdalar. Giriş ücretini ödeyenler içeri giriyor. Önümüzde İstanbul plakalı bir araç, içinde de çocukları var. Para ödemeden görevli memura bir şey söyleyerek yoluna devam etti. Ben de ödeme yapmak için durdum ve memura:   -Bu defa para ödemeden girsek olur mu? Dedim.   -Abi, bu mümkün değil dedi. Biz de görevliyiz diyerek kısa kesti.   -Peki dedim, önümüzdeki araç para ödemeden girdi. Bu nasıl oldu?   -Abi, o Polis dedi. Polislerden para almıyoruz! diye ilave etti.   -Ben de, böyle bir kural mı var? Ben de devlet memuruyum dedim.   -Abi kusura bakma. Bize böyle dediler!!! Efendim yola devam ediyoruz. Ayder’e yaklaşık bir kilometre kala yol kesilmiş. Kar biraz fazla. Yolda Güvenlik güçleri araçların geçişine müsaade etmiyormuş. Neden? Zincirsiz oraya çıkılmazmış. İkiyüz-üçyüz metre uzunluğunda kuyruk oluşmuş. Bir çok insan benim gibi çaresiz bekliyor. Daha fazla beklemeden aracımla birlikte yanlarına giderek:   -Memur Bey, yukarı ne zaman çıkacağız dedim.   - Yukarıda kar fazla, o yüzden zinciriniz yoksa çıkamazsınız dedi.   -Aşağıda girişte bunu niye söylemediniz de şimdi söylüyorsunuz dedim.   Haliyle cevap yok!.   Müsaade edin ben yola devam edeceğim dedim.   Yol temiz ve düzgün. Yaklaşık bir kilometre daha gitmem gerekiyor ki, araçla ancak gidilir. Gittik. Yol kenarları buz tutmuş, düşen düşene!…Yaklaşık 2-3 bin kişinin belli bir alanda yoğunlaşması ilginç diyalogların oluşmasına neden olmakta, gülüşmeler, birbirine çarparak zincirleme yere düşmeler…   Yukarıdan aşağıya kayanlar, tam “evlere şenlik” görüntüler sergiliyor. Lastik botlar, naylonlar, tahtadan, plastikten kayaklar üzerinde kaymaya çalışanlar…Bunların çarptığı insanların sağa sola savrulması. Aşağıda kayanları engellemek için yapılan kardan duvarın üzerinden uçarak arka tarafa düşenlerin yaralanması,  arada bir ambulansın siren sesleri, şarkıcı kızımızın soğuktan sesinin kesilmesi.  İnsanların müziğe ve horona kendini o derece kaptırmış olması ki, ezan bittikten sonra kızımız” ezan okunuyor” diyerek müziği durdurması.   Hayat felsefemde hep şu olmuştur.   “Bahçen de ayrık otları değil, gelincikleri gör.”   Biz de öyle yapmaya çalıştık. Şikayet etmeye çalışmadan keyfini sürmeye çalıştık bu ortamın. Yağan Karı, bu güzelim, nadide ortamı fırsata dönüştürmeye çalıştık. Ellerimiz, ayaklarımız donuncaya kadar!… Dönerken hep düşündüm, her zaman düşündüğüm gibi. Acaba bize mi özgüdür bütün bu olanlar? Zevki, eğlenceyi, işkenceye dönüştürmek sadece bizde mi vardır? “Şark kurnazlığı” tabirini bizim için mi icat etmişlerdir? Acemilik, beceriksizlik, tedbirsizlik yaratılışımızın bir gereğimidir?... Dönerken bunları düşündük,  gönlümüzü Ayder’de bırakarak. Bir daha kar yağar mı, şenlik olur mu, ya da biz görür müyüz, bilmem ama biz bekleyeceğiz. Güzellikleri görmek ve yaşamak için bekleyeceğiz. Sabırla ve İnatla!!!... Sevgi ve Saygılarımla… Gemisi Olmayan Gemici
Kaynak: Editör:
Etiketler: AYDER’DE, ŞENLİK, VARDI, !!! ,
Yorumlar
Haber Yazılımı