Haber Detayı
03 Aralık 2011 - Cumartesi 02:52 Bu haber 287 kez okundu
 
DERSİM 37-38-39 TARİHLERİ VE SİYASİLER
- Haberi
DERSİM 37-38-39 TARİHLERİ VE SİYASİLER

DERSİM 37-38-39 TARİHLERİ VE SİYASİLER   70 yıllarda Dersim 38 adlı bir kitap okumuştum. Dersimde o yıllarda yapılanları anlatıyordu. İnsanların öldürüldüğünü, göçe zorlandığını açıklıyordu. Tabii devleti eleştiriyordu. Şimdiki gibi şahısları eleştiren yoktu. Tarihi olayları anlatanlar hep bazı menfaatleri koruyarak yazmışlardır. Osmanlı zamanında tarih yazanlar hep saray ve çevresini olumlu olarak anlatmak zorundaydılar. Cumhuriyette de tek partili sistemde aykırı bir şey yazmak zordu. Günümüzde bile yazmak kolay değil. Doğru veya yanlış ama Orhan Pamuk “1 Milyon Ermeni katledildi “dediğinde ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Ölüm tehditleri aldı. Şu anda bile kitap yazanlar hatta basılmayan kitaptan bile insanlar içerde yatmakta. Eskişehir Emniyet Müdürdü iken yazdığı kitap bazı çevreleri rahatsız ettiği için yazar içerde alakası olmayan şeylerle suçlanmaya devam etmektedir. TUNCELİ adı nedense siyasiler olayın nereye gideceğini düşünmeden inatla Dersim dedikleri yerde 1938 yıllarında olay olmuş. Tabii bu olay neden olmuş diye bakmak gerekiyor. Bu sorun aslında yalnızca Tunceli sorunu değil o zamanlar. Tüm doğu Anadolu da toprak ağası aşiretler her şeye sahip. Orada demokrasi, Cumhuriyet gelmesi hiçbir şeyi değiştirmemiş. Biz hala o sorunları PKK ile yaşıyoruz. O dönemde toprak ağaları oraların sahipleri. Halk da onların marabaları. Tunceli ilinde aşiretler o kadar güçlü ki yıllarca Osmanlı girmekten kaçınmış. Girememiş. O bölgenin aşiret reisleri Cumhuriyetten sonrada düzenlerinin aynı kalacağını umut etmekteymişler. Tunceli de askerin girmesi bile zordu. Oradakiler düzenlerinin bozulmaması için savaşmayı da göze almışlardı. Turgut Özakman o olayları kitabında şöyle anlatmaktadır.”Yüzyıllardır Tunceli’ye girememiş olan devlet silah atmadan usul usul Tunceli’ye girmişti.Bu gidişe göre ağalık,beylik,seyitlik yakında sona erecekti.Silahlar toplanacak,halkı sömürme bitecekti.Uzun görüşmeler sonucunda 31 aşiret toplanıp ant içtiler.Savaşacaklardı.18 aşiret ise isyanın dışında kaldı. Tunceli çatışmaya gerek olmadan uygarlığa açılsaydı kötümü olurdu. Hala anlamayanların ağalık, beylik düzenini ortaçağı savunanların var olması insanı şaşırtıyor! Tunceli olayı böyle başladı. Ne yapmalıydı devlet? Köprüler yakılırken, karakollar basılırken, askerler şehit edilirken isyan başlamışken seyretmelimiydi. Tunceli hareketi bir halk hareketi, milli bir harekât, demokratik bir hareket değildi. Ağaların. Şeyhlerin çıkarlarını korumayı amaçlayan onların yönettiği ortaçağcı bir harekâttı. “ Tabii o zamanda isyanı bastıran askerlerin ne şartlarda görev yaptıklarını, eğitimlerini bilmemekteyiz. Orada savaş anında birçok yanlış şeylerin olduğunu tahmin etmek zor değil. İsyanın tekrarlanmaması için güç gayrı insani görünse bile gerekliydi diye düşünüyorum. Gönül isterdi ki halka zarar vermeden olaylar bastırılabilseydi. Ama savaş koşullarında kontrol her zaman sağlanamıyor. Benim görüşüm isyanı bastırmak gerekirdi. Ama kontrollü olarak yapmak şartıyla. Tabii ne kadar olabilirse.. Cumhuriyet kurulduktan sonra amaçlardan biride “Torak Reformuydu” Fakat bunu başaramadılar. Anadolu’nun hem doğusunda hem batısında toprak ağaları vardı. Doğudaki toprak ağaları doğuya sahiptiler. Oradaki insanlarda marabaydı. Yani karın tokluğuna ağanın elemanları olarak çalışırdılar. Batıdaki toprak ağalarının durumu da iyiydi. Toprak reformuna karşı çıkanlardan biride batıdaki toprak ağası olan Menderes ailesiydi. Cumhuriyet rejimi toprak reformunu başaramadı. Başarsaydı. Tüm Anadolu da kul köle insanlar yerine birey olan insanlar olacaktı. Bu gün PKK da olmayacaktı aşiret sorunları da olmayacaktı. Günümüz siyaseti bu olayı neden kaşıyor anlamış değilim. Ben gerçekten demokrasiye inandıkları için bu işi kaşıdıklarına inanmıyorum. Sırf o zamanın liderlerini küçük düşürmek halkın gözünde onları yok etmek için uğraşıyorlar. Biz toplum olarak hep kendimizi içten yok etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bizim başka düşmana ihtiyacımız yok. Zaten çevrede de dost kimseyi bırakmadık.
Kaynak: Editör:
Etiketler: DERSİM, 37-38-39, TARİHLERİ, VE, SİYASİLER ,
Yorumlar
Haber Yazılımı