Haber Detayı
03 Eylül 2011 - Cumartesi 00:54 Bu haber 156 kez okundu
 
ERKEN KALKAN YOL ALIR
- Haberi
ERKEN KALKAN YOL ALIR

ERKEN KALKAN YOL ALIR Bu hayatta kazanan her zaman gençlerdir. Öyleyse gençlik neden kalıcı bir özelliğimiz olmasın? Birkaç beyaz tel saçımız var diye yaşlandığımızı kabul mü edeceğiz? İnsanlara asla kaç yaşında olduklarını sormamalıyız. Onun yerine şu soruyu tercih etmeliyiz;”Kendini kaç yaşında hissediyorsun?” Genç bir adamın yaş avantajı olabilir, ancak yaşça daha büyük adamın tecrübe ve bilgi üstünlüğü vardır. Eğer yaşça büyük olan adam gençlik ruhu taşıyorsa, yaşlandığında elinin ayağının tutmamasından endişelenmesine gerek yoktur. Geleceğimiz, gençliğimizi nasıl geçirdiğimize bağlıdır. Dünyanın dinç ve akıllı insanlara ihtiyacı vardır. Eğer akıllı gençler deneyim ve bilgi edinirlerse ülkelerini ve hatta dünyayı yöneten idareciler olabilirler. Her şey insanın sağlıklı, zihinsel, fiziksel ve ruhsal gelişimine bağlıdır. Yaş kimse için bir kısıt olmamalıdır. Her zamanki gibi ilk yapmamız gereken sağlığımızı korumaktır. Bu husus üzerinde ne kadar durursak azdır. İkinci yapmamız gereken ise kendimize güvenmektir ki o olmadan başladığımız hiçbir işi uzun süre yürütemeyiz. Öz güven olmadan, asla olmaz. Kişinin şöyle bir durup derin düşüncelerini incelemeye başlaması, kendini izlemeye almış olduğunu gösterir. Hiçbir zaman kendimizi kandırmayalım; hayta ki başarısızlıklarımızın çoğu özgüven eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Kusurlarımızın üstesinden gelemeyeceğimizi aklımıza getirdiğimiz veya kabul ettiğimiz anda, yokuş aşağı gitmeye başladık demektir. Bu yokuş hafif meyilli bir iniş olsa da neye uğradığımızı anlayamadan günler, haftalar, hatta yıllar akıp geçer. Hesap verme günü gelip çattığında derede sürüklenen kütükler gibi kendimizi denizin kıyısında yalnız bulabiliriz. Bütün bunlara sebep olanda özgüven eksikliğidir! Çok geç olana kadar hiçbir şeyin farkına varamayabiliriz, başarı için çırpınıyor olsak bile… İlerleyen yaşımızda sorunlar yaşıyorsak, bunun sebepleri gençken değerimizi bilememiş, belki de bir seçimi zamanında yapamamış olmamızdır. Halbuki kendimizi tanıyor olsaydık, fiziksel gelişimimizi henüz tamamlamadığımız o dönemlerde doğru kararı verebilirdik. Sorunu kökünden çözebileceğimiz zamanlar, iyimserli ve enerjinin, en önemlisi neşe ve heyecanın, adrenalin yüksek bol olduğu gençlik yıllarıdır. O zamanlar dünyayı tozpembe gördüğümüz, başarının yanı başımızda olduğu, başarısızlık diye bir şey tanımadığımız yıllardır. O zamanlar adımlarımızı sağlam atmamız gereken ve önümüze çıkan tüm engelleri kocaman bir kahkahayla açabileceğimiz yıllardır. Hayatımızda, iyi niyetimizi ve gayretimizi kaybetmezsek, yenilgi nedir bilmeyiz. Bu dünyada, mahzun, sessiz, kuşkucu ve haset sarmalına tutulmuş bir insanın mutlu yaşaması ve yaşamdan tat alması çok zordur. Böyle bir ruh haline sahip bir insan yaşaması için yetecek paradan fazlasını kazanamaz. Böyle kişilerden çok azı dişe dokunur başarılara imza atmıştır. Ancak ulaştıkları nokta hayatları boyunca neşeli kalmayı becerenlerinkiyle karşılaştırıldığında kova dolusu suda bir damla gibi kalır. Başarı öyküleri incelendiğinde ise sadece nasip ve şanslarının yaver gitmesi sayesinde ayakta kalabildikleri görülür. Böyle insanlar izlerinden gitmeye tenezzül edeceğimiz kişilerden değildirler. Bizler onlar gibi hayal gücümüzü köreltmeyi göze almamalıyız. İşte, erken kalkmak ececiliğini üzerimizden çabucak atmamızı ve başarı için gerekli zemini henüz gençken hazırlamamızı sağlar. Kendini incelemeye, yani kendi muhasebesini yapan insan belli bir eğitim, özgüven, ağırbaşlılık ve müşfiklik kazanır, her hareketini itinayla tasarlar. O nedenle, hayata düzgün bir başlangıç yapabilmişsek bir makine gibi olan bedenimizi sağlam tutabilmek için geriye kendi değerimizi bilmek kalır. Eğer doğru bir seçim yapmışsak işimizi seviyoruz ve ona sonuna kadar bağlı kalacağız demektir- hayattaki diğer vazifelerimizi unutmadan elbette. Ancak burada mesleki başarının bizi iş dışı yaşamımızdan koparması tehlikesiyle karşılaşırız. Evi de, özel hayatı da düşünmek dünya yüzeyinde her çalışanın hakkıdır. Ruhunu kaybedeceksen, dünyalık dünyaları kazansan ne faydası olur? Özetlemek gerekirse, kazanmayı kafamıza koyup bunu nasıl yapacağımızı belirlemişsek hemen harekete geçmeliyiz. Çünkü yarın yaparım diyenin, kaybetmeye adaydır. Başarılı insan doğru yolda olduğunu bilen ve bunu diğerlerine fark ettirendir. Yaşam hikayelerini okuduğumuz ve ya dinlediğimiz başarılı insanların hiç hüzünlü, somurtkan ya da alıngan olduğunu gördünüz mü? Öyle olsalardı başarılı olamazlardı zaten. Tam aksine cesur, kendilerine güvenen, önlerine çıkan her engel ve fırsattan faydalanması bilen ve boğazlarına kadar derde batsalar da, öz güvenlerini kaybetmeden gülümsemenin gücünü kullanabilen insanlardır. İşte bu nedenle erken kalkan yol alır, gençlikte sahip olunan özgüven sonraki yıllardakinin garantisidir. Ben, siz, dünyada herkes mutlu olsun, yüzünüz hep gülsün İNŞALLAH.
Kaynak: Editör:
Etiketler: ERKEN, KALKAN, YOL, ALIR ,
Yorumlar
Haber Yazılımı