Haber Detayı
08 Ekim 2013 - Salı 18:27
 
Eroğlu Hangi Ülkenin Orman ve Su İşleri Bakanı?
Diğer Haberi
Eroğlu Hangi Ülkenin Orman ve Su İşleri Bakanı?

Sayın Bakan yine laf ebeliği yaparak, HES projelerini şirin göstermeye, yaşanan gerçekleri saklayıp, yargı kararlarını yok saymaya ve kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor.

HES’lerin kuruttuğu, katlettiği dereleri, doğal yaşam alanlarımızı görmezden gelerek; tıpkı ÇED süreçlerinde olduğu gibi ‘kopyala-yapıştır’ yöntemi ile formatsal formaliteden öteye gitmeyen, uyduruk ve kâğıt üzerinde kalan söylemlerle günü idare etmeye çalışıyor.

2002-2013 yılları arasında işletmeye alındığını ifade ettiği 286 HES projesinden bu güne kadar beklenilen enerji üretiminin gerçekleşmediğini, aksine bu projelerin bulundukları vadiler, dereler ve doğal yaşam alanlarına verdiği geri dönüşümsüz zararları da, bakanlığının kuruluş ilkeleri ve sorumluluklarını da geri plana iterek görmezden geliyor!

Sözünü ettiği ve topu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına attığı 66 HES projesi için açılan davalar, bir önceki dönemde kendi sorumluluğundaki, zamanın Çevre ve Orman Bakanlığına karşı açılmış olan davalardır ki; bu davaların tümünde bağımsız yargı organları ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ kararları vermiştir. Anlaşılan odur ki, Sayın Bakan bu kararlar ile birlikte hazırlanan Bilirkişi Raporlarının hiç birini okumamış ve gereğini yerine getirmemiştir…

HES projelerinin kuruttuğu dere olmadığını ileri süren Sayın Bakan, daha önce de bizlerin, yaşam savunucuları ile köylülerimizin feryat ettiği kuruyan dere görüntüleri bir kez daha yok sayarak görmezden gelmiştir. Zaten daha önceki açıklamalarında da, ‘o derelerde zaten su yoktu’ diyerek bu duyarsızlığını kanıtlamış ancak, zaten su olmayan o dereler üzerinde onlarca HES projesine neden izin verildiğini açıklayamamıştı!

Bakan Eroğlu, HES projelerinde, suyun ve tabii hayatın korunması ile suyun yöredeki insan, bitki ve hayvanların ihtiyaçlarında kullanılmasının öncelikli olduğunu belirterek, ekolojik dengenin korunması ve sürdürülebilmesi için gerekli olan; tarım alanları için sulama suyu, tabii hayat suyu, içme ve kullanma suyu ile diğer kadim su haklarından artakalan su ile enerji üretilmesinin hedeflendiğini söylüyor!

Gerçekte bunun böyle olmadığını kendisi de biliyor! Kaldı ki, DSİ tarafından ‘İçme Suyu Havzası’ olarak ilan edilen Rize’nin Salarha Vadisi üzerinde geliştirilen Ambarlık HES projesinin, Rize dahil 9 ilçe ve belde belediyesi ile birlikte 26 köyün içme suyu ihtiyacının sağlandığı Andon İçme Suyu Tesislerini ne derece etkilediğini kendisi de biliyordur… Özellikle, dik ve kayaç engebeli bir yapıya sahip Doğu Karadeniz Bölgesinde yapılması planlanan tünel tipi HES projelerinin, su iletim tünellerinde kullanılan dinamitleme ve yapılan çalışmaların, bu bölgelerdeki içme suyu kaynaklarını da nasıl kuruttuğundan bihaber olmaması gerekir!

HES’lerin su kaynaklarını yok ettiği köylerde, suyunu kuruttuğu derelerde köylüler, yurttaşlar ve yaşam savunucuları feryat ederken, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hala gözlerini, kulaklarını kapayıp hangi projeleri savunmaya çalışıyor?

2002-2013 yılları arasında işletmeye alındığını ifade ettiği 286 HES projesi arasında yer alan Cevizlik HES başta olmak üzere İkizdere Vadisindeki HES projeleri, Güneysu Kale ve Ada HES projeleri, Senoz Vadisindeki HES’ler, Solaklı Vadisindeki HES projeleri bulundukları vadileri katlederek, dereleri kurutmadı mı? Bunları da görmedi mi Sayın Bakan?

Daha 2 ay öncesinde köylülerin feryat ettiği Salarha Deresi, HES projesinin üretime başlamasıyla 2 saat içerisinde kurumadı mı? İkizdere Vadisindeki HES projelerinin üretime geçmesiyle İkizdere Deresi kurumadı mı? Güneysu’daki 2 HES projesinin kuruttuğu Gürgen Deresi ile Senoz’daki Çatalderenin kuruması, Rize’nin diğer derelerinde yaşanan balık ölümleri HES’lerin eseri değil mi?

Bakan Eroğlu’na HES’lerin kuruttuğu dereleri gösterdiğimizde çıkıp, ‘O derelerde zaten su yoktu’ demedi mi?

HES projelerinin kuruttuğu dere olmadığını ileri sürerek, o derelerde zaten su olmadığını iddia eden Eroğlu, acaba hangi ülkenin Orman ve Su İşleri Bakanı? Madem bu kuruyan derelerde zaten su yoktu ve bizler yalan söylüyorduk, neden zaten su olmayan derelerimize onlarca HES projesini dayattılar, neden zaten su olmayan derelerde bunca HES projesine izin verdiler?

Halen devam eden 179 adet HES projesinin hangi vadileri, doğal yaşam alanlarını katlederek geri dönüşümsüz zararlar verdiğini biliyor mu Sayın Bakan? Köylülerin, yaşam savunucularının HES’lere karşı açtığı davalarda, bağımsız yargı organlarının vermiş olduğu gerekçeli ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ kararlarını, hazırlanan Bilirkişi Raporlarını, bilimsel raporları hiç okudu mu Sayın Bakan?

Bugüne kadar açılan 120’nin üzerindeki davadan iptal edilen ve yürütmesi durdurulan 106 proje ile ilgili hangi kararın gerekçelerini yerine getirdi Sayın Bakan?

Bakan Eroğlu, HES projelerinde, suyun ve tabii hayatın korunması ile suyun yöredeki insan, bitki ve hayvanların ihtiyaçlarında kullanılmasının öncelikli olduğunu belirterek, ekolojik dengenin korunması ve sürdürülebilmesi için gerekli olan; tarım alanları için sulama suyu, tabii hayat suyu, içme ve kullanma suyu ile diğer kadim su haklarından artakalan su ile enerji üretilmesinin hedeflendiğini söylüyor!

Hangi projelerde bu koşullara uyulduğunu kanıtlayabilir mi? Hazırlanan uyduruk, sadece kâğıt üzerinde kalan, formalitelerden öteye gitmeyen ÇED Raporlarındaki gibi siyasi söylemlerle kamuoyunu yanıltıp, kandırmaya çalışmasın!

Sayın Bakan, kendi bakanlığına bağlı DSİ Genel Müdürlüğünün sorumluluk sahasındaki faaliyetler için açılan bir dava ve mahkemeler tarafından verilen herhangi bir karar bulunmadığına işaret ederek, HES projeleri ile alakalı davaların genellikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sorumluluğundaki ÇED sürecine yönelik olarak açıldığını, ülke genelinde ÇED raporları sebebiyle mahkemelere intikal eden 66 adet HES bulunduğunu ifade ediyor!

Sayın Bakan bu söylemleri ile de yine kamuoyunu yanıltıyor. İfade ettiği dava rakamları, bir önceki dönemde kendisinin başında bulunduğu Çevre ve Orman Bakanlığına karşı açılan davalardır ve bu davaların tamamında mahkemeler ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ kararları vermiştir.

HES projelerinin gündeme geldiği 1996 yılından bugüne kadar 110’un üzerinde HES projesine 120’nin üzerinde dava açılmış ve bunların 106’sında yürütmeyi durdurma ve iptal kararları alınmıştır.

Ülke gelenindeki bütün vadilerimizdeki derelerimiz ve su kaynaklarımızın başlarında, elde ettiğimiz verilere göre 2 bin 300’ün üzerinde HES projesi geliştirilmiştir. Bunların yanında geliştirilen ve sayıları 4 bin 500’leri bulan ‘mikro HES’ projeleri vardır.

Sayın Bakan, HES projelerine karşı açılan davalarla ilgili, Çevre ve Şehircilik Bakanlığını adres gösterirken; başında bulunduğu bakanlığın kuruluş ilkeleri ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmek yerine, HES projelerinin hamiliğine soyunmaktan bir an önce vazgeçmelidir.

Sayın Bakan’ı, bu halkı ve kamuoyunu yanıltıcı açıklamalarının ardından bir kez daha akla ve bilime, yasalara ve yönetmeliklere, bağımsız yargı organlarının verdiği hukuk kararlarına ve doğanın değişmez kurallarına saygılı olmaya ve gereklerini yerine getirmeye çağırıyoruz.

Derelerin Kardeşliği Platformu olarak, başta HES’ler olmak üzere doğal yaşam alanlarımızı katleden maden arama ve çıkarma çalışmaları, taşocakları, nükleer ve termik santrallere karşı demokratik, yasal ve hukuksal mücadelemizi, bütün bu projeler, üretim lisansları ve Su Kullanım Anlaşmaları iptal edilinceye kadar ödünsüzce sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

 

Ömer ŞAN

Derelerin Kardeşliği Platformu Sözcüsü

Kaynak: Editör:
Etiketler: Eroğlu, Hangi, Ülkenin, Orman, ve, Su, İşleri, Bakanı?,
Yorumlar
Haber Yazılımı