Haber Detayı
30 Mayıs 2011 - Pazartesi 19:29 Bu haber 220 kez okundu
 
HİZMET SEKTÖRÜ AVRUPALI İÇİN CAZİP PAZAR
- Haberi
HİZMET SEKTÖRÜ AVRUPALI İÇİN CAZİP PAZAR

  Recep Ali Aksoylu TESHIAD Başkan Yardımcısı ACOOR ORG. VE İŞ GELİŞTİRME aksoylu@acoor.net     HİZMET SEKTÖRÜ AVRUPALI İÇİN CAZİP PAZAR     Global finans krizinin geride kalmaya başlamasıyla Türkiye temizlik ve hizmet sektöründe kurumsal anlamda hareketlenmelerin başladığı gözlemleniyor. Sadece Avrupa veya Amerika’dan değil, Körfez sermayesinden de pazarımıza mercek tutuluyor. Direk tarafımıza ulaşan yabancı yatırımcılar kadar Uluslar arası aracı kurumların temsilcileri de mevcut. Pazarın derinliğine dair bilgi talep ediyorlar ama kamuya hizmet veren bir temizlik şirketi ile özelde odaklanmış, sürekliliği olan projelere sahip temizlik firmasının farklılığını ancak due dillience aşamasında fark edebiliyorlar.   Pazarın bu yöndeki hareketliliğini dikkate alarak, daha önce de zaman zaman ele aldığım “Türkiye’de dış kaynak kullanımı ve çok ulusluların Türkiye pazarına ilgisi” başlıklı seminerimden aylık yazımı oluşturacağım.   Tüm gelişmiş ekonomilerde olduğu gibi Türkiye’de de rekabetin artması, kar marjlarının düşmesi sonucu şirketler gerçek anlamda verimlilik artırıcı ve maliyetlerini düşürücü tedbirler geliştirmeye başladılar. Özellikle kendilerine rekabet avantajı sağlayan temel işlevleri ile ilgili işlerin dışındaki tüm fonksiyonları, başka işletmelere yaptırmak suretiyle, yani outsuorcing yaparak (dış kaynak kullanarak) hem kaynak tasarrufuna yöneldiler, hem de yapı olarak küçülerek (downsizing) kendilerinin çok iyi bildiği işler üzerinde yoğunlaşma kabiliyetini yakalamaya başladılar.   Ancak, Türkiye’nin endüstrileşme sürecinde yasal yetersizlikler nedeniyle hiçbir mesleki yeterliliği olmadan sadece yakın çevrelerine “taşeron” olmak için yüzlerce firma oluşmuş, işi layıkıyla yapanlara karşı haksız rekabet yaratılmıştır. Sadece iş gücü maliyetlerini düşürmek için bu sağlıksız gelişmeyi endüstriyel firmalarda bilerek desteklemiştir. Ancak şimdi hem karlarını optimize edebilmek,  hem daha gerçekçi hizmet satın alabilmek için onlarda nitelikli hizmet kurumlarını tercih etmek, çok uluslu iseler diğer ülkelerde hizmet aldıkları şirketlere iş yaptırma eğilimine girmişlerdir. Buna hizmetlerin tamamını tek bir elden tedarik etme (facility management )  eğilimini de ekleyince, yerli hizmet şirketlerinin yabancı gruplar ile güç birliği yapması sürecine girilmiştir.   Her alanda yabancı sermayenin Türkiye pazarına yoğunlaşan ilgisi, ekonomide ki büyüme trendi ve hizmet sektörünün Türkiye’de giderek olgunlaşmaya başlamasının etkisiyle çok uluslu gruplarda, Outsuorcing yapılan işler konusunda da pazarımızı hedef almaya başlamıştır. Bunu iki faktör ayrıca tetiklemektedir. Birincisi, gelişmiş ekonomilerde pazarlar doyma noktasındadır. Diğeri de finansman ve organizasyonel yapıları eksik yerli hizmet firmaları, birkaç yıl içerisinde disiplinleri olgunlaşıp gelişecek bu büyük pazarda devre dışı kalmamak istemektedir. Avrupalı birçok büyük firma da, bu nedenle iştahı kabardığından Türkiye’de olmak için hisse veya şirket almaya yönelmektedir.   Türkiye, Ortadoğu ve Türkî Cumhuriyetleri için merkez durumundadır. Geniş bir coğrafya için köprü konumundadır. Temizlik sektörünün yakın geçmişte Avrupa’dan duyduğu beklentileri, şimdi bu coğrafyanın ülkeleri Türkiye’den beklemektedir. Bu konuda adımlarda atılmaya başlanmıştır. Türkiye’de yerleşik global tedarikçiler, Türkiye Temsilcilikleri vasıtasıyla bu pazarlara ürün satmaya başlamışlardır. Hizmet şirketleri de bu ülkelerde projeler üstlenmeye başlamıştır. Türkiye’deki fuarların en önemli ziyaretçileri de bu ülkelerden gelenlerdir.     Hizmet sektörünün yapısal değişimi.   Yeni dönemde işini butik tarzı yapan, evrimini tamamlayabilen nitelikli yerli firmalar faaliyetlerine devam edecektir. Kamu sektörü, pazarın buzdağıdır. Yasal düzenlemeler tam sağlıklı oluşturulana kadar mevcut şirketler bu alanda hizmet vermeye (aslında büyük oranda vermemeye) devam edecektir. Ama özellikle özel sektöre hizmet veren firmalar, karlılık ve büyümeleri için, hatta pazarda kalabilenler arasında yer alabilmek için yeni pozisyonlar alacaklardır.   Pazarda zamanla temizlik ve diğer hizmet konularında işverenlerin talepleri farklılaşmaya, çeşitlenmeye başlayınca sektör firmaları da, mevcut hizmet seçeneklerinin dışında diğer hizmet konularını da sunmanın gerekliliği hissetmeye başladı. Yeniden yapılanma sürecine girdiler. Bir kısmı gelişmiş ülkelerdeki “ Facility Management” tarzında yapılanma için global firmalar ile ortaklıkları çözüm olarak görüyor. Global şirketlerle ortaklık veya hisse devri sürecine giremeyecek, girmek istemeyecek diğer temizlik firmaları da, becerebildikleri oranda kurumsallaşma süreçlerini kendileri sürdürerek, büyüyen pazarda müşteri portföylerini muhafaza etmeye, geliştirmeye çalışacaklardır.   Global şirket, daha iyi hizmet verebilir mi ?   Kültürel farklılığı olan, pazar dinamikleri de farklılık arz eden Türkiye hizmet sektöründe, yerli ortağı olmaksızın yabancı grupların başarılı olabilmesi zor. Öncelikle Türkiye pazarına uygun entegrasyonunu sağlaması lazım. Pazarı çok iyi bilen ortağı veya danışmanı olan, pazarımıza uygun olarak iç dinamiklerini revize edebilmiş global firma için Türkiye pazarı çok cazip. Global düşünüp yerel hareket edebildikleri ölçüde başarılı olmak kolay. Kısacası yerli olmadan yabancının birikimi tek başına çözüm sağlamıyor. Zira önceki yıllarda boyunun ölçüsünü bırakıp geri çekilen çok firma gördük. Hem de dünya devler liginden.   Çok uluslu firmaların Türkiye hizmet sektörüne adım atmasıyla sektörde dengeler değişmeye başladı. Ama yabancı sermaye açısından güç birliği yapılacak, kurumsal kimlik kazandırılabilecek, vizyonu geniş yerli şirket sayısı da aslında yok denecek kadar az !   Belki global firmalar açısından bu bir avantaj. Zira kurumsallaşmanın maliyet ve kültüründen yoksun bu firmalar nedeniyle pazar normalden daha kolayca yabancı ortaklı ve büyük organizasyonlu şirketlere kalabilecektir. Bu yüzden orta vadede pazarda rekabetin yabancı şirketlerin kendi aralarında olacağı, verimliliğinde artacağı ön görülüyor.   Sürekli yeni projelerin doğması dışında mevcut projelerde temizlik, güvenlik, yemek, ulaşım konularının dışında teknik, bakım onarım ve ekstra hizmetlerinde artık dış kaynaktan alınmaya başlanması sektörü cazip kılmaktadır. Bu trend ve büyük hacim yabancıların iştahını kabartmaktadır.  Bu açıdan yabancı sermayeli veya yabancı ortaklı şirketler; stratejik düşündükleri ve uzun vadeli programları gereği kısa vadede sıfır karla proje almaktan kaçınmasalar da yakın gelecekte bunu telafi edebileceklerdir. Çünkü, hizmet sektörünün profesyonelleşmesi, kurumsal şirketlerin çoğalması sektöre disiplin kazandıracak ve bu sayede bugün para kazanamayan firmalar yarın çok rahat kar’lar elde edebileceklerdir.     Makine, Ekipman ve Kimyasal Tedariki   Türkiye pazarının tedarik tarafına bakacak olursak… Dünyada ki tüm makine markalarının Türkiye’de temsilcileri var. Ortalama bir ay da istenen makineyi getirtebiliyorlar. Ancak aracı ülke sayılarının çokluğu ve gümrük mevzuatı nedeniyle satın alma fiyatları Avrupa’ya göre yüksek. Daha da önemlisi, hizmet verilen – yeni alınan bir projenin ömrüne paralel olarak “makine kiralama“ olanağı yakın zamana kadar yoktu. Operasyonel kiralamaya birkaç firma yeni başladı, diğerlerin de hazırlanması güzel bir gelişme. Ancak, Almanya’da müşterisine “demo“ olanağı sağlayan makine üreticisi firmanın Türkiye şubesi, burada bu desteği sağlayamıyor.   Kimyasal konusunda da durum benzer. DR.SCHNELL haricinde tüm markalar var. Ancak niş alanlar için geliştirilmiş bazı spesifik kimyasal ve ekipmanlar ile özellikle yeni geliştirilen ekipmanları projelerde kullanabilme konusunda gerideyiz. İşletme programları konusunda da henüz yeterli değiliz. Belki bu ürünlerinde Türkiye’de temsilcileri var. Ancak bazı Avrupalı, Amerikalı firmalar yeterliliği olmayan firmalara temsilcilik vermiş. Hemen sıcağı sıcağına örnekleyeceğim. Geçen hafta 20. Verona Pulire Temizlik Endüstrileri Fuarında, sergiledikleri ürünleri daha önce Türkiye’de görmediğim 4 üreticiye “Türkiye’de distribütörlük vermeyi düşünmüyor musunuz?” diye sordum. Temsilcileri varmış. Muhtemelen ağırlıklı yaptıkları işin yanında bu ürünleri bünyelerinde tutmakla yetinen, getireceği kazanca pek de ihtiyaçları olmayan şirketler veya temsilcisi olduğu ürüne dair lansman yapamayan, yeterince olgunlaşamamış ama bir şekilde temsilciliği almış kişi veya şirket konumundalar. Böyle olunca da ana firmanın ürünlerinden pazarın haberi olmayabiliyor. Firmalar, kendilerini daha iyi temsil edecek doğru temsilciler bulmalılar.   Recep Ali AKSOYLU
Kaynak: Editör:
Etiketler: HİZMET, SEKTÖRÜ, AVRUPALI, İÇİN, CAZİP, PAZAR ,
Yorumlar
Haber Yazılımı