Haber Detayı
16 Haziran 2011 - Perşembe 19:27 Bu haber 173 kez okundu
 
İSLAMPAŞA İSTANBUL LİGİNDE
- Haberi
İSLAMPAŞA İSTANBUL LİGİNDE

    Recep Ali Aksoylu   aksoylu@acoor.net      İSLAMPAŞASPOR İSTANBUL HENTBOL LİGİNDE !  Geçtiğimiz aylarda Rize’de Hentbol sporunun nasıl filizlendiği, Yakup Durmuş ve Riza Çakmak’ın bunu nasıl tetiklediğini kaleme almıştım. Yazıya yerel medya ve sosyal paylaşım sitelerinde hatırı sayılır düzeyde yorum yapıldı. Anılar tazelendi, katkıda bulunanlar oldu. Neticede “Rize’de Spor Tarihi”nin ikinci baskısını yapacak Fatih Sultan Kar içinde hazır bir dokuman oluştu.   Elbette Rıza ve Yakup’la temelleri atılan Rize’de hentbol sporunu pekiştiren başka isimlerde vardı. Bayrağı önce Çaykur, sonra da İslampaşa ile Çaykur dönüşümlü taşıdı. Ama ikinci jenerasyondan Recep Durmuş ve Kadir Dilber’in, hatta Atahan Birben’in, Şükrü Şişmanoğlu’nun (rahmetli), İdris Demirci’nin Rize’de hentbolun hep içinde olduğunu gördük. O yazıda belirtmemiştim ama Ahmet Kavas yönetimindeki End. Meslek Lisesi ile Mustafa Balak yönetimindeki Rize Lisesi rekabetinde, Recep Durmuş’un Rize Lisesinin sorumluluğunu üstlenmesinden sonra ibrenin değiştiğini, Recep’in oluşturduğu çekirdek kadronun sonraki yıllarda Kadir Dilber’in emekleriyle Türkiye’de önemli işlere imza attığı belleğimde.   Tümünü görüntüle Kendinizinkini alın   Milli liglerde oynayan çok sayıda kızımızdan Filiz ve Hilal milli formayı giydi. Yunus Durmuş yerel idareden destek almadan 1997'de Dünya Gençler Şampiyonasını Trabzon’la beraber Rize'ye alıp kişisel ilişkilerini kullanarak organizasyonun başarıyla gerçekleşmesini sağladı. Hüseyin Demirci’nin çalıştırdığı takım Türkiye finallerine kalıyor, Milli takımların alt yapılarında Rizeli sporcuların olduğunu medyadan okuyoruz. Sınıf arkadaşım Ali Tiryaki’nin başında olduğu İslampaşa Hüseyin Yardımcı İÖO nerdeyse her yıl Türkiye elemelerinde başarılar elde ediyor.   Ama o yazıda da vurguladığım üzere Rize için bu kıvılcımı çakan Yakup ve Riza ağabeylerinin sayesinde Rize’de hentbol popüler spor oldu. Bir dönem düşüş yaşandıysa da şimdilerde tekrar çıkış hissediliyor. Ben bu yazımda hem ilk yazıda yer veremediklerimi kısaca paylaşmak, hem de geçmiş yıllarda Türkiye Hentbol Süper liginde Rize’yi başarıyla temsil eden, Rizeli gençlerin kıvılcımını parlatan bugün yaşları 40 ile 55 arasında değişen geçmişin süper lig ve milli takım oyuncularının bir çoğunun bu sezon tekrar resmi ligde ter dökmeye başladığını paylaşmak istiyorum.   Kimisi emekliliğin keyfini çıkaran, kimisi iş adamı, profesyonel yönetici olarak iş hayatını sürdüren, kimisi de hala sporun içinde öğretmen olarak görev yapan dünün şöhretli hentbolcuları 2010 – 2011 sezonundaİstanbul Hentbol Ligi Kulüplü Büyük Erkekler liginde İçerenköy ve Caanspor’un formalarını giyerek yeniden aktif spora döndüler.   Ortalama 20 yıl önce süper ligde, 10 yıl kadar önce de İstanbul 1. kümede hentbol oynadıktan sonra bu yıl, yanı 10 yıl ara verdikten sonra yeniden hentbola dönen Rizeli hentbolculardan Burhan Aktepe, Furkan Karaalioğlu, Kemal Yazıcı, Ahmet Erkan, Adnan Aksoylu, Hızır Aksoylu, Rıza Çakmak, Hakan Büyükoğlu, Beşiktaşlı Ramazan’ı bu sezon Bağlarbaşı Salonunda birkaç maçta seyretme olanağım oldu. Zaman zaman genç rakipleriyle yorgun fiziklerine rağmen teknik kapasiteleriyle dişe diş mücadelelerine şahit oldum. Tribünlere keyif veren, parmak ısırtacak fantezi hareketler gösterdiler ama zaman zaman da beyinleri dizlerine söz geçiremedi. İşte o zamanda çeneleri çalışmaya başladı. Zaten kimse onlardan 20 yıl önceki performanslarını beklemiyordu, 20-25 yaşında gençlere karşı aktif mücadeleleri, parkeye çıkmaları bile alkışı hak ediyordu.   İzlediğim son maç, Rizeli ikinci jenerasyonun ağırlıklı yer aldığı İÇERENKÖY takımıyla hemen hepsinin ağabeyi, ustası, idolü olan Rıza’nın oynadığı CAANSPOR arasındaydı. Rıza Çakmak’ın dönem arkadaşlarından milli takım antrenörlüğü de yapmış olan Cengiz ile halen liglerde bir çok kulübün antrenörlüğünü yapan filibozlu Hakan’ın yer aldığı Caanspor’un İçerenköy’le oynadığı maçın en ilginç notlarından biri Rıza’nın ilerlemiş yaşına rağmen 30 yıl önce olduğu gibi hızlı hücumlarda veya soldan sıfıra inip attığı gollerle yine sahanın en skorer oyuncusu olması idi.   Diyorum ki, bizim eski topraklarda bu enerji var olduğuna göre, aralarına Habib’i, Kibar’ı, Erol Satır’ı da alarak gelecek sezon mahalli bir kulüple işbirliği yaparak neden kendilerini İstanbul liginde, Bağlarbaşı’nda “İslampaşaspor” adı ile seyretmeyelim.      
Kaynak: Editör:
Etiketler: İSLAMPAŞA, İSTANBUL, LİGİNDE ,
Yorumlar
Haber Yazılımı