Haber Detayı
14 Şubat 2013 - Perşembe 15:28 Bu haber 242 kez okundu
 
KEŞKE YANMASAYDIK
Diğer Haberi
KEŞKE YANMASAYDIK

KEŞKE YANMASAYDIK

Yıkılmış insanların yıkılması sevindirmemeliydi seni. Yere düşen herkesin yıkıldığı zannına kapılmak, “yıkılmayı” anlamamaktır. Bazen yıkılmış insanların içinden öyle abideler çıkar ki; en haşin çevreler böylelerinin önünde el pençe divan durmak zorunda kalabilirler. Ezildiği halde isyan etmeyenler, isyan etmeyi bilmedikleri için susmazlar çoğu zaman. Öyle anlar olur ki, böyle ezilmişleri susturmak kabil olmayabilir. Ezilmişleri en kısa yoldan yok etmek isteyenler, ezdiklerine gidecek yer bırakmayı unutmamalı. Zira, ezilmişlerin tepkisi iki taraftan birinin yok olması ile son bulur. Ezilenlerin ölüm korkusu olmadığına göre, ezenler için ölüm artık mukadder olur. Ezenler elde ettikleri nimetleri kaybetmemek için ezerler aslında. Ezerken kural tanımamaları bundandır. Ezenlerin standart kuralları olmaz. Herkese farklı hukuk kaideleri vardır ezenler için. Tahtına yaklaşanları uzaklaştırırken onun için suçlamayı ihmal etmezler. Bütün büyük ideolojilerin temellerini ezilenler atmıştır. Bütün dinlerin kurucuları mazlum gurubun içinden çıkmıştır. Mazlum gurubu ayrılmaz bir eylem gurubu haline getirmiş, sonra da yenilmezleri yenmişlerdir. İlahi bağlar da asil görev kabul edilerek tabii ki. Mezarlıklara bakarsanız, “olmazsa olmaz” sanılan insanlarla doludur. Bütün büyük insanlar da hesaba katılmayan insanların arasından çıkmıştır. Aslında dünyayı anlamlı hale getirenler, anlamı olmadığı zannedilen insanlardır. Materyalist felsefe, kaybedecek bir şeyi olmayanlara bir şeyler bağışlamasının sebebi budur aslında. “İnsanlara üzerinde savaşmayı değecek bir şeyler sunacaksın, onlar bunu korurken sen de istediğin emellerini hayata geçireceksin” demelerinin sebebi budur. “Sahip Olmak Duygusu”dur insanları savaştıran. Sahip olanlar korumak için, sahip olmayanlar da ulaşmak için savaşırlar. Genelde sahip olmayanların kazanması, kaybedecek bir şeyleri olmadığındandır. Rahat yüzü görmedikleri için rahat yaşayanları cezalandırmak ve ellerindekini almak için mücadele verirler. Kazanırlarsa tahtı ele geçireceklerini, kaybederse zarar etmeyeceklerini iyi bilirler. Fırsat bulamadıkları için huzura hasrettirler. Böylesi insanların gözlerine bakarak huzuru gösterip ulaştırmayanlar doğal mağluplardır. Ezmeyeceksin… Ezdirmeyeceksin… Ezilmeyeceksin… Adaleti herkese eşitleyeceksin… Acıkmışın yanında “şapırdatarak” tek başına yemeyeceksin… Aksi takdirde izleyenlere de suç işletirsin, kendini de zayii edersin. Sonra da dokunulması ve eleştirilmesi teklif dahi edilemez zannettiklerini yanına alır gidersin. Eğitimden yoksun olanların eğitimini ihmal etmeyeceksin. Hadi ihmal ettin, onların eğitimsizliklerini durmadan yüzlerine vurmayacaksın. İnsana savunacak bir şey bırakmamak en büyük hamakattır. Zenginliğini de fakir bıraktıklarının karşısında bir üstünlük olarak kullanmayacaksın. Hiç olmazsa korunmaya değecek kadar fukaraya da bir şeyler bırakacaksın. Yoksa hepsini kaptırman kaçınılmaz olacaktır. “Mehmet Efendi’nin oğlu” diyerek hafife aldığın adam, gün gelir bey olmanın ne demek olduğunu sana da öğretir. “Aklı ermez” diye cahilliğini cahilce yüzüne vurduğun adam barut fıçısı gibi seni beklemektedir. Ne zaman nerede patlayacağını kimse kestiremez. “Sen işçiliğini/köylülüğünü bil gerisini biz ayarlarız” diye alay ettiğin adamdan, gün gelir adam olmayı öğrenmek zorunda kalabilirsin. “Giyinmesini dahi bilmez” diyerek hafife aldığın köylü kızına üçüncü sınıf muamelesi yapmasaydın iyi ederdin. “Dağdaki çobanla ben eşit miyim?” diyerek alay ettiğin çobanın karşısında ezilebileceğini sana kimse öğretmedi mi? Tarih şahittir ki; ezilenler her zaman intikamını almıştır. Ayrıca bu intikamın çoğu zaman intikam alanları da zayi ettiği de acı bir gerçektir. Keşke hep beraber yanmasaydık. Ezdiklerin, ezildiklerinin farkında. Hesabı ödemek üzere kasaya yanaşır mısın?!

Muhammet MARAP
Kaynak: Editör:
Etiketler: KEŞKE, YANMASAYDIK ,
Yorumlar
Haber Yazılımı