Haber Detayı
30 Mayıs 2011 - Pazartesi 17:39 Bu haber 166 kez okundu
 
KİRÂMEN KÂTİBİN VE KASETLER
- Haberi
KİRÂMEN KÂTİBİN VE KASETLER

Prf.Dr.Ahmet Berhan YILMAZ     KİRÂMEN KÂTİBİN VE KASETLER Son günlerde hepimizi rahatsız eden siyasi rant adına yapılan her türlü eylemi hayretle ve nefretle izliyoruz. Bütün bu olanlar karşısında “Kışın geleceğine iman ettiğimiz kadar, ahiretin geleceğine de iman etmiş olsak temmuz ayının kavurucu sıcağında odunumuzu ve kömürümüzü alarak kışa hazırlık yaptığımız gibi öteki dünya hazırlığımızı da aynı şekilde yapardık ve küçücük dünya menfaatleri için yaptığımız kötülüklerin hiç birini yapmazdık” diye düşünmeden edemiyoruz. Birilerinin özel hayatlarını takip altına alanlar ve onların yanlışlarını orta yere serenler en az kayıt altına aldıkları kişilerin işledikleri haramlar kadar büyük bir günah işlediklerini bilmiyorlar mı? Ama hepimiz biliyoruz ki; Kirâmen Kâtibin melekleri aracılığıyla bizlerin doğduğumuz andan itibaren kayıt altına alındığımız gerçeği bizim asıl gerçeğimizdir. Unutmayalım ki yaptıklarımız, söylediklerimiz, dedikodularımız, birkaç oy için söylediğimiz yalanlar, birilerine attığımız iftiralar, iyiliklerimiz, kötülüklerimiz, günahlarımız, sevaplarımız Kiramen Kâtibin melekleri vasıtasıyla bir bir kaydediliyor. Üstelik bu kayıtlar bütün organlarımızın, bu olayları yaşadığımız herkesin ve her şeyin şahadeti altında bizlere izlettirilecek.   ALKIŞLANMAK ARZUSU Siyasetçilere, sanatçılara ve toplumda bir şekilde öne çıkan insanlara bakınca hepsinde karşısındaki düşünen insanları rahatsız eden bir şekilde alkışlanma, pohpohlanma ve methedilme arzusu görüyoruz. Özellikle siyasetçiler beni en yükseklere çıkarın, beni methedin diye neredeyse yalvarıyorlar veya sitem ediyorlar. Ben de diyorum ki alkıştan başka bir ses duymak istemeyenler, eleştiriye, hatalarının gösterilmesine dayanamayanlar evlerine gidip çocuklarına çeşitli numaralar yaparak en içten ve en temiz duygularla kendilerini istedikleri kadar alkışlatabilirler.   TEKASÜR SURESİ Bir aile büyüğümüz sohbetler esnasında biri bilerek veya bilmeyerek herhangi bir şeyle övününce hemen “Elhâkumut tekâsur” diyerek karşısındakini uyarır. Son zamanlarda seçim konuşmaları ve tartışmaları yapan siyasileri dinleyince onların hepsine birden “Elhâkumut tekâsur” dememiz gerektiğini düşünüyorum. Tekâsür, dünyalık işlerde çokluk yarışı veya çoklukla övünmek demektir. Bu surede; Mal, mülk, evlât, akraba, taraftar veya her türlü çokluğu bir gurur ve şeref sebebi sayanlar, çokluğun tutkusuyla oyalanıp, böbürlenip, kendilerinden geçenler, hatta ölüleri bile üstünlük olarak orta yere getirenlerin bu tutumu eleştirilmekte ve gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir. İşte bu sebeple Allah’ın izni olmadan tükürüğünün bile yutamayacak olanların olur olmaz her şeyle öğünmeleri, Allah’ın nasip ettiklerini ben yaptım, ben ettim diye anlatarak böbürlenmeleri ne derece doğrudur merak ediyorum. Sonuçta Allah her türlü çoklukla öğünenleri şiddetli bir azap ile uyarıyor ve bunun çok büyük bir hata olduğunu söylüyor.
Kaynak: Editör:
Etiketler: KİRÂMEN, KÂTİBİN, VE, KASETLER ,
Yorumlar
Haber Yazılımı