Haber Detayı
12 Aralık 2012 - Çarşamba 02:15 Bu haber 154 kez okundu
 
Kur'an da Hatalara Karşı Alınan Tavır
- Haberi
Kur'an da Hatalara Karşı Alınan Tavır

Gölge ADAM   KUR'AN’DA HATALARA KARŞI ALINAN TAVIR   Allah’a samimi bağlı olan kullar, O’nu samimi olarak seven, bir tek O’nu ilah edinenlerdir. Sadece Allah’tan korktukları için, kimsenin rızasını gözetmeyen, ömürleri boyunca güzel ahlakı yaşayanlardır. Başlarına her ne gelirse gelsin, yine de O’na güvenip tevekkül edenlerdir. Bu yüzden Allah’ın koruması altında olan, sıcak takibini hissedenlerdir.   Allah’a gönülden teslim olan bu samimi kullar, O’nun yarattığı kadere de teslimdirler. Allah’ın yarattığı her şeyden razı olurlar. O’nun her şeyi bir hayır üzere yarattığını bildiklerinden, her an neşeli ve huzurlu olurlar. Allah’ın verdiği akıl vesilesiyle olumsuz bir olayla karşılaşsalar dahi hüzünlenmez, sinirlenmez, paniğe kapılıp, karmaşaya düşmezler. Olgun, kişilikli ve dengeli olurlar. Olaylar olumlu da gelişse, olumsuz da gelişse bu durum değişmez.   De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)   Kaderi bilen bu ahlaktaki bir Müslüman, hata yaptığında da, bunun kaderinde olduğunu bilir, tedirginliğe veya telaşa kapılmaz. Hatalarda da bir hayır olduğunun bilinciyle hareket eder. Yaptığı hataların hikmetlerini düşünür, ders almaya çalışır. Zira insanların yaptıkları hataları Rabbimiz ders almaları, eğitilmeleri, olgunlaşmaları ve imtihan olmaları için yaratır. Müslüman bu vesile ile ahlakını daha da güzelleştirme fırsatı elde etmiş olur. Hatalara neden düştüğünü tespit eder ve önlemler alır. Ayrıca hata yapan Müslüman tevbe ve dua eder. Böylece Allah’a biraz daha yakınlaşır. Çünkü tevbe ve dua anları insanın Rabbine en yakın olduğu zamanlardır. İnsan hata yaparak, kendi acizliğini ve Allah’a ne kadar muhtaç olduğunu da anlar.   “… sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.” (Saffat Suresi, 96)   Allah’ın zikrinden uzak yaşayan insanların ise hata yaptıklarında ahlakları başka olur. Allah’a yürekten bağlı olan insanların aksine, bu kişiler hata yaptıklarında hemen hüzünlenir, karmaşaya kapılır ve strese girerler. Bu ahlaktaki insanlar, kendilerini Allah’tan ve O’nun yarattığı kaderden bağımsız sandıkları için, hata yapmamak için kendilerince tedbirler alırlar. Hataya düşmeyi büyük bir felaket ve küçük düşürücü bir davranış olarak değerlendirirler. Bu ruh halinde yaşamak ise bu insanları sürekli tedirgin olmaya iter. Bu mantıktaki diğer insanlar ise hata yapan biriyle hemen dalga geçme, küçük görme, onu dışlama eğilimindedirler. Doğal olarak bunun sonucunda hata yapan kişinin neşesi kaçar, aklı kapanır. Hatasını telafi edeceğine, daha çok hata yapmaya başlar. Bu durum kişinin aklında uzun bir süre olumsuz yer eder.   Samimi iman edenler ise bu tür basit tavırlara asla yanaşmazlar. Onlar Allah’ın insanları acziyet içinde yarattığını bildiklerinden, hata yapan kişiye karşı hoşgörülü, anlayışlı ve merhametli olmaya çalışırlar. Kendileri nasıl hatalara düşüyorlarsa, başkalarının da düşeceğini bilen bir olgunlukta davranırlar ve büyüklenmezler. Tam tersine hata yapan kişiyi güzellikle uyarır, kaderi hatırlatır ve davranışını düzeltebilmesi için yardımcı olurlar. Her şeyin kader dairesinde gerçekleştiğini bildiklerinden, hata yapan kişiyi dışlamaz, kızgınlık göstermezler.   Allah’ı çokça zikreden insanlar bunu, O’na olan sevgilerinden ve rızasını kazanmak istemelerinden dolayı yaparlar. Allah’ın bağışlayan, esirgeyen ve tevbeleri kabul eden (Rahman ve Rahim) sıfatlarını bildiklerinden, O’nun bu tecellisini üzerlerinde en güzel şekilde taşımaya çalışırlar. Bunun için insanlardan da bir karşılık beklemezler. Bu yüzden samimi inananların affediciliklerinin de bir sınırı ve şartı yoktur. “…Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.’’ (Nur Suresi, 22) Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Maide Suresi, 39)  
Kaynak: Editör:
Etiketler: Kur'an, da, Hatalara, Karşı, Alınan, Tavır ,
Yorumlar
Haber Yazılımı