Haber Detayı
07 Nisan 2011 - Perşembe 23:06 Bu haber 136 kez okundu
 
LALEDEN SÜLALE DEVRİNE
- Haberi
LALEDEN SÜLALE DEVRİNE

Osmanlı’da LALE, şimdi SÜLALE devri Bu günlerde genel seçim propaganda çalışmalarına başlanacak. Bu çalışmalara başlamadan kafama takılan bazı konuları ve kendimce ürettiğim çözümleri okurlarımla paylaşmak istedim. Umarım okurlarımda düşünce ve yorumları ile katkı yaparlar. Milletvekili adayları tespit etmek için bir ölçüt var mıdır? —yörede köklü bir akraba ve aileye mensup olmak, —daha önceden çok yakınının milletvekili, belediye başkanı olması, —Çok zengin ve paranın olması —Parti genel başkanına çok yakın olabilmek gibi Nedendir anlamıyorum yöremizden aday olarak belirlenen kişilerin Cumhuriyet’in kuruluşundan beri gelen saltanat varı bir silsileyi takıp ettikleri, anası, babası, dayısı ve çok yakın bir akrabasının mebus, belediye başkanı ve Bakan olarak görev yapmış olduğu, eskiden beri gelen köklü ve tanınmış akrabaya mensup olmaları gibi ölçütler aranır oldu. Neden bu feodal bağlardan kurtulup kendimizden birilerini aday gösteremiyor ve seçemiyoruz? Atatürk saltanatı kaldırmamış mıydı? Osmanlıda Lale devri, günümüzde Sülale devri mi var? İlimizin vekillerini belirlerken başka ölçütlerde devreye giriyor. Birden çok aday olacaksa biri il merkezinden diğeri ilçelerden veya tünel berisi ve ötesi gibi yakışmayan tabirlerle ayrışmaya, kategoriye tutmak istiyoruz. Ona göre destekliyoruz. Sanki Rize’nin tümü bizim değil gibi. Hâlbuki ilk öne çıkarılacak değerlendirme ölçütleri yörenin çıkarları, sorunlarına karşı projeler ve hizmet anlayışı olmalıdır. Onun bir filancı ağanın oğlu veya kızı, falanca akrabanın mensubu olması ve tünel ötesi ile berisinde bulunmasının hiç önemi olmasa gerek. Siyaset üstü, bölgesinin tüm seçmenlerine hitap edebilecek ve temsil kabiliyetine sahip biri olması gerekir. Hem yöremizdeki köklü ve tanınmış ailelerine bir bakalım. Bu aile ve akrabalar yöremize katkıları ne olmuştur? Hizmetleri nedir? Yararı mı zararı mı olmuştur? Nüfuzlarını yöremizin gelişmesine katmış mı yoksa sömürmüş müdür? Bu da ayrı bir değerlendirme konusudur. Tüm bu sorunlar elbette ki siyasi partiler ve seçim kanununun yapısından kaynaklanıyor. Genel başkan il başkanlarını ve delegeleri belirliyor, il ve ilçe başkan ve delegelerde üyeleri belirliyor. Tersi olması gerekirken tüme varım değil, tümden gelim, tabandan tavana gitme değil, tepeden tabana inme metodu uygulanıyor. O zamanda doğal olarak lider sultası oluşuyor. Yıllarca aynı liderle seçime gidiliyor ve nal toplanıyor. Gönül ister ki; Adaylar ön seçimle belirlensin, Her ilçe teşkilatı kendi seçim çevresinde anket ve başka ölçütlerle adayını önceden belirleyebilsin. Aday olanlar seçim bölgelerindeki tüm STÖ leri ile iletişim içinde olup onlardan alacağı yöre sorunları ile ilgili çözüm projeleri bulunsun. Seçim bölgelerinde STÖ ve akıl adamlardan bir danışma kurulu oluşturup sorunların çözümünde ve kararlarda onları ortak edebilsin. Meclise gittiğinde merkezde alacağı görev dışında her zaman seçmeninin yanında bulunsun. Bize bizi anlayan, bizden biri temsil etmeli. Bizi; artık Sosyal Demokrat bir parti yönetmeli. Meclise bizden biri olan Hikmet Hatır naz gitmeli.
Kaynak: Editör:
Etiketler: LALEDEN, SÜLALE, DEVRİNE ,
Yorumlar
Haber Yazılımı