Haber Detayı
21 Aralık 2011 - Çarşamba 04:09 Bu haber 149 kez okundu
 
Lüks Tüketime 5 Yılda 70 Milyar Dolar
- Haberi
Lüks Tüketime 5 Yılda 70 Milyar Dolar

  Köksal KASAPOĞLU Ekonomist Tüketici Hakları Derneği Rize Şube Bşk NEDEN YERLİ MALI     Cumhuriyetin ilan edildiği 1923 ve hemen sonrası dönemde ;  önce Birinci Dünya Savaşı  sonra Kurtuluş Savaşı nedeniyle  savaştan yeni çıkmış bir ülke olarak yurdumuzun her köşesi zarar görmüştü. Sanayi Kuruluşumuz hemen hemen yok gibiydi.Tarıma elverişli alanlar çok az ekiliyordu. Ellerinde bir şeyi kalmayan halk yoksulluk içerisindeydi.. Atatürk bu duruma çok üzülüyordu.1923 yılında İzmir İktisat Kongresini topladı. Bu kongrede;  yurdun bağımsızlığının korunması , yerli malı üretilmesi ve kullanılması kararlaştırıldı.1929 yılında TBMM’inde yapılan konuşmalarda ulusal ekonomi , yerli malı ve tutumlu olma  konuları anlatıldı. Bu konuşma sonrası 12-18 Aralık tarihlerini kapsayan hafta yerli malı haftasının başlangıcı oldu. Yine o yıllarda Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu . Bu derneğe önce Atatürk üye oldu. Dernek yöneticileri yurttaşlara yerli malı kullanmanın önemini anlattı. 1946 yılından beri  de 12 Aralık ile başlayan hafta tüm okullarda , “ Yerli Malı ” haftası olarak kutlanmaya başlandı. 1983 yılında da bu haftanın adı ; “Tutum , Yatırım ve Türk Malları “ haftası  olarak kullanılması ve kutlanılması benimsendi.   Tutum ve yatırım ;hem insanlar için hem de ülkeler için önemli bir konudur. İnsanların parasını , malını, eşyalarını  , zamanını ve sağlığını gerektiği gibi korumak  ve kullanmasına tutumlu olmak denir. Tutumlu olmak asla cimrilik demek değildir. Yalnızca kendimize ait olanı değil  , topluma ve devlete ait olan kaynakları da  kendimizinmiş gibi özenle korumalı ve zara vermemeliyız.Devletler de gelir ve giderlerini dengelemek zorundadır. Bir devlet ; gelir ve giderlerini iyi ayarlarsa, gelir kaynaklarını iyi yatırımlarda kullanırsa ancak hızla kalkınabilir..   Ülkemiz sınırları içinde yetiştirilen ve üretilen  ve ülkemiz fabrikalarında üretilen mallara “Türk Malı “ denilir. Bu gün kullandığımız ve tükettiğimiz mal ve hizmetlerin hemen hemen  pek çoğu ülkemizde üretilebilmektedir. Son 7 yılda ülkemiz dünyanın en hızlı kalkınan ve gelişen ülkelerinden biri  olmuştur. Artık yerli gemimizi , yerli uçağımızı, yerli helikopterimizi, yerli savunma sanayi yazılımlarımızı  (devlet sırlarını satan bir kısım vatan hainlerine ve süper projelerde çalışan süper beyinlerimize suikast düzenleyen bir kısım yabancı ülke ajanlarına rağmen ) , yerli uydumuzu, hatta ve hatta Sayın Başbakanımızın da olağanüstü öncelik ve direktifleriyle yerli otomobilimizi  yapar duruma geldik. Beyaz  eşyada , otomobilde dünyaya mal satar duruma geldik. Tarımda ekilebilir , sulanabilir alanlar artırıldı . Tarımsal makina ve modern teknoloji kullanımı  yaygınlaşmaya başlandı.   Bizler , bilinçli birer tüketiciler olarak şayet ülkemizde her alanda  üretilen yerli malları  ama  yerli üretimin de kalitelisini alırsak, yabancı malları almazsak  ülkemizin döviz kaynakları yurt dışına gitmemiş olur.   Fakat üzülerek görmekteyiz ki istatistikler; Türk halkının son yıllarda ithal ürün tüketiminde olağanüstü artışlar olduğunu göstermektedir. Bir tarım ülkesi olan Türkiye ; mercimek, nohut, arpa , çay , fasulye , kayısı, şeker , bal , balık, tereyağı , peynir, incir , muz, elma, ayçicek , mısır, mısır ve çiçek yağı  gibi pek çok tarım ürününü  dış ülkelerden  önemli ölçüde ithal etmektedir. Bunun yanında sabun , şampuan , mobilya , tekstil , otomobil , beyaz eşya  gibi pek çok dayanıklı tüketim  ve yarı dayanıklı tüketim maddelerini de  ithal etmekteyiz. 2000- 2005 yıllarında ithal ettiğimiz ürünlere ödenen döviz 72 milyar dolar civarında . Bunu yerine yerli ürün kullansaydık 1 milyon işsiz insanımıza  iş vermiş olurduk TÜIK verilerine göre ;  Türkiye’nin  tüketim malı ithalatı son 6 yıl içinde % 89 artmış..2006 yılında Türk halkı ;  her 100  dolarlık tüketim malı ihracına karşılık 45 dolarlık ithal tüketim malı kullanıyordu bu gün ise ihraç edilen her 100 dolarlık  tüketim malı ihracına karşılık   61 dolar tutarında ithal mal kullanıyoruz.Yine ANASİAD’ ın yaptığı araştırmaya göre ;  Türkiye lüks tüketime saatte 1, 6 milyon dolar harcamaktadır. Hazine ve Dış Ticaret  verilerine göre son 5 yılda  lüks  tüketime 76 milyar dolar ödenmiştir. Son 5 yılda tekstile ödenen döviz 20 milyar dolar, mobilyaya 7 milyar dolar, ithal peynir, içki , kabuklu yemişlere  ise 10 milyar dolar ödemişsiz . Her yıl  enerjiye ödediğimiz döviz 50 milyar dolar… Biz  bu kadar zengin bir ülke miyiz?   Türkiye’nin ihracatı 2011 yılının 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.2 artışla 111 milyar 398 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 36.3 artışla 201 milyar 581 milyon dolara ulaştı.Dış ticaret açığı ise yüzde 63.5 artarak 90 milyar 183 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı 7.4 puan azalarak yüzde 55.3’e geriledi.   Bu olumsuz gidişe bir an önce dur denilmelidir. Batılı sanayileşmiş ülkeler  kendi pazarını korumak için kendi işsizine iş bulabilmek için ; kendi üretimini desteklemekte , üretimde  ve tüketimde verimliliği artırmakta, tüketicinin alım gücü ve bilincini artırarak yerli malı üretim ve tüketimini teşvik etmektedir. AB ülkeleri tarımsal üretimlerine her yıl 50 milyar EURO destek vermektedir. AB topluluğu ülkeler  konseyi , başkanlık ve parlamentosu ; , ülkemiz Avrupa Birliğinin asıl üyeliğini hak ettiği ve müzakerelerde istenilen her türlü gerekleri yerine getirmesine ve getireceğini taahhüt etmesine rağmen bizi kendi pazarlarına sokmamak için her türlü teknik ve siyasi engeli ülkemize çıkarmaktadırlar. Bati ülkeleri yerli ürün ve üretimlerini teşvik ederken bizim gibi cari açığı olan gelişmekte olan ülke insanlarına da  büyük sorumluluklar düşmektedir. Dövizimizin dış ülkelere gitmemesi için, ülkemizde kalan para ile daha çok tasarruf , daha çok yatırım yapabilmek için, işsizlere iş bulabilmek için, devletimizin  gelirinin artması için,  çalışanların daha iyi ücret alabilmesi için, devlet bütçesinden sağlık , eğitim ve sosyal projelere daha çok imkan yaratabilmek için, ulusal devletin  güçlenmesi daha bağımsız bir Türkiye için, daha kaliteli ve güvenli mallar tüketebilmemiz için ve yoksulluğun giderilmesine toplumsal refah ve huzurun sağlanabilmesi için “ her alanda daha çok yerli malı üretmeli , satın almalı ve tüketmeliyiz.” .   Dünyanın en büyük ekonomilerinin başında gelen  Amerika’da bile caddelerde reklam panolarında  ülkenin yerli üretimini savunmak ve korumak için şu sloganlar yazılıdır. “ Bu gün yabancı bir mal  alıyorsan yarın git işini o ülkede ara “.  Kapitalist ekonominin en gelişmiş, dünyanın kaynaklarını  direkt veya dolaylı savaşlarla emmeye çalışan Amerikan ekonomisini yönetenler  dahi kendi  ulusal , yerli üretimlerini böyle savunuyorlarsa ,  tüketicilerini  yabancı mal almamaları konusunda uyarıyorlarsa , bizim çok daha dikkatli sorumlu ve seçici olmamız gerekmektedir. Çünkü bizim daha çok yapacağımız fabrika , yol , uçak, gemi , üreteceğimiz yeni enerji , sulayacağımız yeni  topraklar , iş bulacağımız yüz binlerce insanımız ve yoksulluktan kurtarmamız gereken halen  daha  binlerce insanımız var...     Türkiye ekonomisi bu gün güçlü ekonomiler karşısında bağımsızlık savaşı veriyor..Bu savaşı kazanmak ve başımız dik gezmek istiyorsak hep beraber ülkemizin ürünlerine sahip çıkalım..İthal ürünlere verdiğimiz her bir dolar  ülkemizi zora sokuyor.. Yerlisi varken yabancı mal almak kıt kaynaklarımızın dış ülkelere  gitmesi, o ülke insanlarının refahını artırmamız ,  kendi insanımızın da refahını azaltmamız demektir..   Neden Fransız malı kullanacağız ?  daha çok Ermeni diasporasını destekleyip tarihi tarihçilere bırakmayıp , Cezayir’de kendi yaptıkları katliamları görmeyip ,  parlamentosunda  bir takım  siyası hesaplarla , Avrupa’da ve Dünyada yükselen güç Türkiye’nin önünü kessinler diye mi ? Neden Alman malı tüketeceğiz ?. Derin devletiyle  bağlantılı  güçleriyle daha  çok ırkçı saldırılara yön verip , daha çok Türkü öldürsünler diye mi ? Neden Amerikan malı kullanacakmışız ? ikide bir 1915 olaylarını demoklesin kılıcı gibi başımıza  sallasınlar , daha çok yahudı ve ermeni diasporasını desteklesinler , PKK ile etkin mücadele yapabilmemiz için parasını verdiğimiz, vereceğimiz  heronları/ prodatürleri  ( ABD / İsrail ) bize vermesinler diye mi ?  ya da  PKK ile yaptığımız mücadelede  bize yeterli destek sağlamasınlar , daha çok şehit verelim  ve PKK’ya direkt veya dolaylı  daha çok yardım yapsınlar diye mi ?..Neden İsrail malı kullanacakmışız ? ; Türk ve Müslüman dünyasındaki  , Filistin’deki  açık gizli savaş , işgal ve saldırıları  sürdürmeleri için mi ?  ya da  Türkiye’de bazı terör odak ve eylemlerine gizliden  daha çok destek versinler ve daha çok kaynak bulsunlar diye mi ?.. Neden bu güzel ülkemin dört bir yanında  12 ay boyunca her an  dört mevsimi yaşayarak  tatil yapma imkanı varken Avrupa’ya tatile gidip ülkemin kaynağı dövizleri oralarda harcayıp saçacakmışız ?  ..İki yüzlü AB ülkelerinin bizi yalandan yere  on yıl daha oyalayıp , engelleyip AB üyeliğine , dolayısıyla  pazarına sokmamalarına fırsat  ve imkan vermek için mi ? O halde ; yukarıdaki olumsuzları yaşamak  istemiyorsak ve bertaraf etmek istiyorsak ; hep beraber yabancı mallarına karşı tavır alalım..”Yerli Malı Türkün Malı Her Türk Onu Kullanmalı “ sloganına daha çok sahip çıkalım ve    Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün şu sözlerini unutmayalım . “ Tam bağımsızlık demek kuşkusuz siyasal, maliye, ekonomi, adalet, askeri, kültürel  …gibi her alanda bağımsızlık ve özgürlük demektir. “   Bunu sağlamanın birinci yolu da ;  “ hem birey ,  hem de toplum ve devlet olarak ;  her türlü kaynaklarımızda ( mal, insan , zaman ) tasarruf yaparak , kaynaklarımızı  verimli kullanarak , yerli malı üretimimizi  ve yerli malı  tüketimimizi  daha çok artırarak teşvik ve tercih etmekten, ithal ve yabancı ürünleri  satın almaktan vazgeçmekten  geçmektedir.
Kaynak: Editör:
Etiketler: Lüks, Tüketime, 5, Yılda, 70, Milyar, Dolar ,
Yorumlar
Haber Yazılımı