Haber Detayı
31 Ağustos 2011 - Çarşamba 19:01 Bu haber 86 kez okundu
 
Milli Görüş’ten Gömleksizliğe Giden Yolda Düşünülmesi Gerekenler!
- Haberi
Milli Görüş’ten Gömleksizliğe Giden Yolda Düşünülmesi Gerekenler!

Milli Görüş’ten gömleksizliğe giden yolda düşünülmesi gerekenler!   Bugünün sağlıklı bir değerlendirmesini yapabilmek  için düne bakmak gerekir. Bugün elde edinilen “kazanımlar” ve/veya “kayıplar” nasıl ve ne şekilde, hangi mesafeler ve mücadeleler sonrasında oluşmuştur. Günümüzde birilerinin bu kazanımları bu kadar kolay harcama ve bitirme lüksü var mıdır ? Tarih 1960’lı yılların sonunu gösterirken Ülkemizdeki  “islamcı” diye nitelendirebileceğimiz kişilerin toplum ve ülke nezdindeki değeri ne idi? Önce buna bakmak gerekir. İslam’ı kendisine bir dert edinen ve hayatının her nebzesinde yaşamaya çalışan ve birilerinin illa da“muhafazakar” kelimesine sıkıştırmaya çalıştığı, bana göre ise ancak“mümin” kelimesiyle karşılığını bulabilecek olan bu kişiler, toplum ve ülke (bürokrasi, devlet-insan diyaloğu) nezdinde nasıl değerlendirilmekte idiler? Değerlendirilmekte miydiler ? Değersiz miydiler? Her hangi bir kimlikleri var mıydı ? Tabi ki bu mevzu, ciltler dolusu kitap yazılması gereken bir konudur. Fakat, bununla ilgili olarak kısaca şu tespitleri yaparsak yanılmış olmayız. Türkiye’de Milli Görüş hareketi, bağımsızlar hareketi ile başlamadan önce Müslümanlar pısırık, öz güvenleri olmayan, belediyeleri, vilayetleri, devleti yönetmeyi şöyle dursun bunun hayalini kurmaktan çok öte“kimliksiz” bir haldeydiler. (Bu tespitin  bir genelleme olduğunu belirtmek isterim.) Toplumun geniş kitlelerini etkileyemeyen, güçlü yayın kuruluşları, vakıfları, dernekleri, lobileri olmayan, evden camiye camiden eve anlayışı içerisinde ülke ve dünya olaylarına çok uzak muhasebe ve muhakeme yetilerini kaybetmiş, ölü toprağı atılmış bir vaziyette durmaktaydı. İnanan kesim aşağılanıyor, hor görülüyor, hakaretlere uğruyor, adam yerine konulmuyordu. Ben buna İnananların “Kimliksiz” dönemi diyorum. İşte, ne olduysa tam bu noktadan sonra, başını Prof.Dr. Necmettin Erbaka’nın çektiği, Milli Görüş Hareketiyle birlikte, insanımız kimlik kazanmaya, toplumda ve bürokraside yer edinmeye başlamıştır. Tabi, bu öyle kolay olmadı. İlk önce bu hareket yok görülmeye çalışılmış, fakat, bu şekilde başarılı olamayacaklarını anlayanlar iftira ve hilelerle dolu bir dizi tuzaklarla milletin özü olan bu oluşumu milletten saklamaya ve nefret ettirmeye uğraşmışlardır. Bu mevzu o kadar derindir ki ciltlerce kitap yazmak gerekir. Onun için kısaca ana fikir vermesi temennisiyle şunu söyleyebiliriz ki  “Adam yerine konulmayan”, belediyelere, kamu kurum ve kuruluşlarını iki büklüm giren bu milletin evlatları, Milli Görüşle birlikte artık başı dik girmekle kalmıyor şimdi bu mevkilerde kendileri oturuyor hale geliyordu. İşte nerden nereye. Tabi, bu zaman diliminde neler olmuyor ki, parti kapatmalar, siyasi yasaklar, baskılar, anti-demokratik yapılanmalar v.s. Tüm bunlara rağmen gücünü ve özünü bu milletin asıl özüne dayandırabilmeyi başaran Milli Görüş, halen ayakta, bu toplumu“kimliksiz” bir yapıdan “kimlikli” bir yapıya büründürmüş ve bu kimliğin adını da dünyaya Milli Görüş olarak lanse etmiştir. Ey bugün milli görüşü eleştirenler, değiştik diyenler, gömleği (Milli görüş kimliği) çıkarttık gömleksiziz (kimliksiz) diyenler, bu güne kadar ne yaptınız diye seslenenler, buradan yüzlerce şeyi sıralamak mümkün ama, anlayan için bir örnek yeter de artar bile. Bu güne kadar ne olduğunu bilmeyen, tarihini tarih kitaplarındaki yapraklar olarak gören, vizyonu olmayan, Yaşanabilir Türkiye, Yeniden büyük Türkiye, Yeni Bir Dünyayı hayal edemeyenlere bunu bir bir gösteren , sen kimsin sorusuna Fatihin torunuyum diyecek kimliği kazandıran Milli Görüş ve onun lideri Erbakan’a bugün herkes çok şey borçludur. Bugün bu hareketi ve bir zamanlar veya bugün onun liderini insafsızca eleştirenler bir kez daha düşünmelidir. Geçmişin onca birikimi ve kazanımı bugün gömleksiz kalanlara emanet edilebilir ve hoş karşılanabilir mi ? Aslını Reddedenlerin bugün nasıl bir kimlik bunalımına düştüğünü ne yazık ki üzülerek seyretmekteyiz. Onlar için söylenebilecek tek şey var, biran evvel gittiğiniz yanlış yoldan dönün ve o çıkardığınız milli görüş gömleğini öperek yeniden giyin. Allah doğruların yardımcısı olsun….
Kaynak: Editör:
Etiketler: Milli, Görüş’ten, Gömleksizliğe, Giden, Yolda, Düşünülmesi, Gerekenler! ,
Yorumlar
Haber Yazılımı