RİZE'DE MUHTARIN DERDİ BİR BAŞKA
Haber
09 Ağustos 2020 - Pazar 14:52
 
RİZE'DE MUHTARIN DERDİ BİR BAŞKA
Rize Haberi
RİZE'DE MUHTARIN DERDİ BİR BAŞKA

Dünyadaki en kaliteli ve şifalı bal olduğu bilinen İkizdere’nin 2100 metre rakımlı köyü Ballıköy-Anzer Muhtarı Remzi Güzel Anzer Balının kalitesi kontrolü ve daha fazla verim alınabilmesi için köyde ARI MERASI çalışması başlattı. 

     
Anzer Balının 2020 yılı ilk Bal Sağımı için Rize’deki Gazetecileri köye davet eden Muhtar öğle yemeğini köy meydanında Gazeteciler ile birlikte yedi. Yemek sonrasında Anzer Balı sağımı gerçekleştirildi. Muhtar Remzi Güzel burada yaptığı konuşmada’ Anzer Balımız Osmanlı döneminden beri bilinen, o dönemde saraylara gönderilen, daha sonra Cumhuriyet döneminde üretimi devam eden, dünyanın en zengin çiçek çeşitliliğine sahip olan köyümüzde üretimi yapılan bir baldır. 1948 ile 1952 yılları arasında, İngiliz bilim adamları İkizdere’den at kiralayarak, Anzer'e gelip çiçek florası, ve Anzer  balı ile poleni üzerinde çalışmışlar yapmışlardır. Bilim adamlarının dikkatini çeken köyümüz sonrasında 1959 ile 1966 yıllarında Alman bilim adamları, Anzer balının özelliğini ve çiçek florasını araştırma yapmışlardır. 7 yıl suren bu çalışma dönemin muhtarından arıcılıkla uğraşan büyüklerimizden bilgileri aldık. Bölgede, bitki yapısının incelenmesi ve tespitlerinden sonra balımız, dünyaca üne kavuşmuştur. 

                         
300 DEN FAZLA ÇİÇEK VAR 

   
Bugün Anzer bölgesinde 300 den fazla çiçek yetişmektedir. Bal haklı unvanını bu çiçek zenginliğinden almaktadır. Bu zengin bitki florasından dolayı Balımız şifa kaynağıdır. Anzer vadisinde Aşağı Anzer ev yukarı Anzer isimli bugünkü adları Çiçekli ve Ballı köy adında iki köy mevcuttur. Her iki köyümüzde ‘de Anzer balı üretimi yapılmaktadır. Bölgemizin en önemli geçin kaynağını Anzer balı oluşturmaktadır. Marka değeri ve bilinirliği ülke sınırları aşmış olup, Rize’miz ve ülkemiz için bir gurur kaynağı haline dönmüştür. 

     
Marka değeri bu kadar bilinmesine rağmen önemli sıkıntılarla’ da mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bundan 30 yıl önce kovan başına 5 kg civarında olan üretim, bugün 2 kg ın altına düşmüş ve daha da azalmaktadır. Anzer balının marka değeri artmasına rağmen, gerekli ilgili ne üniversitelerden, ne de diğer kurumlardan görmektedir. Çevremizde çiçek türü her yıl azalmakta, hatta endemik denilen ve sadece dünyada bu bölgede yetişen bazı türler yok olmaktadır. 

                           
ARI HAYVAN SAYILMIYOR 

     
Dünyada bütün bitkilerin döllenmesini sağlayan arı, gerekli önemi görmemekte hatta hayvandan bile sayılmamaktadır. 

     
Maalesef Anzer bölgesinde arılar son yıllarda gittikçe artan bir tehditle karşılaşmakta, Anzer balı özelliğini yitirmeme savaşı vermektedir. Bu tehdit ise maalesef yine insan eliyle olmaktadır. Bölgede erken ve aşırı otlayan küçükbaş hayvanlar, arılardan önce alana girerek bal yapılacak çiçekleri yemekte, çiğnemekte, atıkları ile kirletmekte, kendine mera ortasında yürüyüş yolları açarak kökünden yok etmekte ve erozyon oluşturmaktadır. Hayvancılığın her çeşidi mutlaka yapılmalıdır. Fakat marka değeri olan bir yerde hayvancılık| ve arıcılığın planlama dâhilinde ve kontrollü yapılması gerekmektedir. 

             
KİMYASAL GÜBRE KULLANILMIYOR, ARI MERASI YAPILMALI 

     
Anzer köyümde hiç bir kimyasal gübre kullanılmamaktadır. 

     
Devletimiz tarafından desteklenen, arı ve arıcılık, özellikle Anzer bölgesinde en azından diğer hayvanların mera hakkına kavuşmalı, arıların gıdasını meralardan sağladığı göz önüne alınarak, ARI MERASI tanımı oluşturulmalı ve nasıl korunacağı belirlenmelidir. Anzer bölgesinde il mera komisyonu tarafından otlatma planları yapılmakta, ancak il mera komisyonunun almış olduğu kararlar uygulanmamaktadır. 

   
Alman ve İngiliz bilim adamları 60-70 yıl önce çalışmalar yaptığı bölgemizde, maalesef Türk bilim insanlarının yaptığı çalışma sayısı, bir elin parmak sayısını geçmemektedir. 

   
Netice olarak, Anzer balı ve bitki örtüsü tehdit altındadır. Buradan sesimizi sizler aracılığı ile duyurarak herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bilim insanlarını, araştırmaya incelemeye davet ediyoruz. Gelsinler hem misafirperverliğimizi görsünler, bilgileri güncelleyip tehditleri tespit etsinler. Dünyada başka Anzer yok.  Gelecek nesillere bu doğayı ve balı bugünkü hali ile ulaştıralım’dedi. 

Kaynak: () - İsmet KÖSOĞLU Editör:
Etiketler: RİZE'DE, MUHTARIN, DERDİ, BİR, BAŞKA,
Yorumlar
Haber Yazılımı