Haber Detayı
16 Mart 2011 - Çarşamba 15:32 Bu haber 153 kez okundu
 
TETİKÇİ CUMHURİYETİ
- Haberi
TETİKÇİ CUMHURİYETİ

Muhammet MARAP TETİKÇİ CUMHURİYETİ Ciddi bir hastalığınız var, ameliyat olmak istiyorsunuz. Bu ameliyatın en tecrübelisi olar doktora ulaşamıyorsunuz. Hemen araya bir tetikçi koyuyorsunuz ve ilgili doktora ulaşıyor, ameliyatınız oluyorsunuz. Diyelim, resmi bir dairede biraz uzun sürebilecek bir işiniz var. O daire de yoğun, işinizi kısa zamanda yapamayacak. Hemen bir tetikçi buluyorsunuz, bir telefon ettiriyorsunuz. Anında işiniz halloluyor. Millete vekil olmak istiyorsunuz diyelim, millete sormanıza gerek yok. Vekil olmana karar verecek olanı tetikçi olarak kullanıp durumunu onaylatıyorsun. Bunu beceremezsen o karar verene kararını etkileyecek başka bir tetikçi buluyorsun, işin halloluyor. Millete sormadan milletin vekili oluyorsun. Millet, sonra sana zaten ulaşamayacak. Vekilliğin esnasında sen zaten gereğini yaparsın, işini bilirsin, sonraki seferlere seçilmesen de olur. Zira ihtiyacın da muhtemelen kalmaz. Sen aradan çıkıyorsun çocukların veya yakınların seni tetikçi olarak kullanıyor, bu sefer de onlar işini beceriyor. Tetikçi bulamayanlar tetiği taşımaya devam ediyor. Terfi etmek aklından geçirdin diyelim. Hemen bir tetikçi buluyorsun. Tabi diğerlerinin bulduğu tetikçiden daha güçlü olacak tetikçin. Sonra işini beceriyorsun. Tetikçi bulamadın diyelim. O zaman tetiği taşıyacaksın, başkaları başkaları için o tetiği çekecek sen hamaliyesini yapacaksın. Tetikçi bulamadıysan yapacağın tek beceri var; namlunun menzilinden çıkmaya çalışacaksın. Bir konuda mahirsin ve ihalelere girip kazanmak istiyorsun. Hemen bir tetikçi bulacaksın, beyim. Bulduğun tetikçinin harçlığını vereceksin, ihaleyi alacaksın. Bu harçlık bazen paranın dışında bir şey de olabilecek, hazır olacaksın. Hülasa, tetikçin yoksa sen de yoksun. Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Mekteplerde muallimler istediği kadar, demokrasiyi; “Halkın kendi kendini yönetmesidir” diye tarif etsinler. Tarih ve hazirûn şahittir ki; değişen sadece tetikçiler olmuştur. İdeolojiler, fırkalar, formal veya informal teşkilatlar hep aracı durumundadır. Hepsi bahane. Tetikçinin rengi bir gün kırmızı olur, bir gün pembe, başka bir gün de yeşil. Alkışlayanlar ile alkışlananlar hep farklı dünyaların insanlarıdır. Hiçbir zaman düşünce birliğine varmamışlardır. Bu iddiayı, alkışlayanlar kabul etmez, biliyorum. Zira onlar aslında samimidir. Ne bileyim işte. Böyle bir Cumhuriyet. Gücü kapanın rengine bürünen bir rejim. Adı güzel. Orijinali özlem kokar. Aynı demokrasi gibi. O’nun da adı çok hoştur. O’nun da orijinali hasret türküleri söyletir yüreklere. Kısacası emilenler hep aynı, sadece emenler değişir arada bir. Efendiler, memelerdeki süt tükenmeden uyunmazsanız öleceksiniz. Adalet ve eşitliğe bina edilmemiş rejimlerin adının ne önemi var? Bilmelisiniz ki; böyle bir idare hiçbir zaman yangını tükürerek söndürememişlerdir. Yıktığımız 16 devletin yıkılış sırrı budur. Ama çok acıdır ki; yıkılış sırrını değil de hep kuruluş efsanelerini konuşmuşuzdur. Ümidimizi körüklemek için Atatürk’ün şu vecizesiyle sizleri dinlenmeye terk edeyim: “Milletleri kurtaracak; yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” (Not: Son zamanlarda filmlerin başlangıcında yazılan not gibi not düşelim biz de: ‘Bu yazıdaki her şey hayalidir! Hiçbir kişi, zümre veya örgüt kastedilmemiştir!’)
Kaynak: Editör:
Etiketler: TETİKÇİ, CUMHURİYETİ ,
Yorumlar
Haber Yazılımı