Yazı Detayı
18 Ağustos 2019 - Pazar 17:06 Bu yazı 1429 kez okundu
 
Eğitimde Yeni Dönem; Hala Beklemedeyiz!
Feyyaz ŞENTÜRK
feyyaz@rizeninsesi.net
 
 

2019-2020 eğitim öğretim yılının başlamasına az bir süre kaldı. Yeni Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemimizin ilk Milli Eğitim Bakanı ve teşkilatıyla başlayacak olan ilk dönem. Ziya Hoca bakan olduğu andan itibaren yaptığı açıklamalar ve geçmişiyle birlikte eğitim camiasından büyük beklenti yarattı. Milli eğitim kökenli bir bakanın teşkilatı iyi tanıdığı ve nerelere neşter vurması gerektiğini bildiği konusunda eğitim camiası hemfikirdi. 2023 Eğitim vizyonu bu beklentiyi karşılasa da fikirlerin ve planların icraata dökülmesinde eksiklikler görüldü. Ziya Hocanın merkez teşkilatta oluşturmaya çalıştığı vizyon öğretmenlerce kabul görse de, eski düzenin taşra ve okul yöneticilerinde bir tedirginlik yarattı. Zira bilimsel temelli uygulamalar,  tasarım, beceri, stem gibi kavramlara uzun zamandır uzak duran yöneticiler, eğitim yönetiminin sadece binaları ve bütçeyi yönetmekten ibaret olmadığı, öğretmene rehberlik ederek öğretmenle birlikte yürütülmesi gereken proaktif bir iş olduğu olgusuyla karşı karşıya kaldılar. Bu durum vizyonun merkezden yerele ulaşmasında set oluşturdu. Yapılan birçok yapısal ve eğitsel reformun işe yarayıp yaramayacağını bu yeni başlayacak olan eğitim öğretim yılında deneyimlemiş olacağız. Şunu söylemeliyim ki bunca icrasal yanlışa rağmen benim Ziya Hoca ve ekibine inancım tam. 


Merkez de bunlar yaşanırken yerel anlamda da bir nevi aynı hikâye yürümekte. Eski Milli Eğitim Müdürümüz Rahmetli Ahmet Hamdi YILMAZ hocamızın vefatı sonrasında göreve getirilen yeni Milli Eğitim Müdürümüz Yaşar KOÇAK hocayla yeni döneme başlayacağız. Yaşar Hoca kısa zamanda Ziya Hoca gibi öğretmen motivasyonu ve beklentileri üzerinde çalışmalarını yürüterek ilişkilerini kurarak istatistiksel başarılara imza attı. Önce LGS net ortalamalarında Türkiye 4. lüğü ve daha sonrasında LGS yerleştirme oranlarında ise Türkiye ortalaması geçildi. Bunlar uzun zaman sonra elde edilen hasret kaldığımız başarılar olsa da, eğitime dair kafa yoran herkesin stratejik birkaç dokunuş sonrası elde edilen motivasyonu arttırıcı başarılar olarak tarif ettiği eğitimin nicel göstergeleridir zira eğitimin niteliğine dair ölçümlemelerimiz ABİDE raporuyla ortaya konuldu. Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirmesi (ABİDE) adlı çalışma, Türkiye genelinde dördüncü ve sekizinci sınıf öğrencilerine yönelik yapıldı. 81 ilde, bin 230 okulda toplam 116 bin sınıf öğrencisine yönelik gerçekleştirildi. 


"Öğrenciler en temel becerilerde yetersiz" 


-ABİDE’nin sonuçlarına göre öğrenciler en temel becerilerde yetersiz, dört işlem yapamaz ve okuduklarını anlayamaz durumda. Öğrencilerin başarısızlığı ilkokulda başlıyor ve ilerleyen sınıflarda da giderek artıyor.  


-Raporda ayrıca Türkçe testinde öğrencilerin yüzde 1.6'sı, matematikte yüzde 16.4'ü, fen bilimlerinde 9.4'ü, sosyal bilgilerdeyse 4.4'ünün temel altı düzeyde olduğu görülüyor. 


-Rakamlar, ABİDE’nin sonuçlarının da PISA ile örtüştüğünü gözler önüne seriyor. PISA’nın 2017 verilerine göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında matematikte 49, fen bilimlerinde 52 ve okumada 50’inci sırada yer alıyordu. 


Bakanlık tarafından ulusal bazda hazırlanan bu raporun verileri ışığında söylenebilir ki yerelde elde edilen nicel başarılar istatiksel rakamlardan öteye geçmek zorunda ve eğitimin niteliği artık irdelenmeli. 


Bir özel eğitim öğretmeni ve özel eğitim alanında çalışmalar yapan bir STK yöneticisi olarak asıl değerlendirmek istediğim ve dikkat çekmek istediğim nokta ilimizdeki özel eğitim hizmetleri. Genel eğitime dair nicel kıyaslamalarımızı yaparken son zamanlarda komşu ilimiz Trabzon’u geçtiğimizi büyük bir gururla paylaşıyoruz. Belki itici veya güdüleyici güç olur diye özel eğitimle ilgili bir kurumsal kıyaslama yapmak istiyorum.  
 

  • Trabzon’da özel gereksinimli bireylere(engelli) okul öncesi dönemde eğitim veren iki anaokulu bulunmakta Rize’mizde hala yok,  
     

  • Trabzon’da zihinsel engelli ve otizmli bireylere mesleki eğitim sunan 3 özel eğitim meslek okulu bulunmakta bizde 1 tane,  
     

  • Trabzon’da zihinsel engelli ve otizmli bireylere III. kademede eğitim veren 3 kurum bulunmakta Rize’mizde 1,  
     

  • Trabzon’da zihin engelli ve otizmli bireylere I ve II. kademede eğitim veren 5 kurum bulunmakta bizde ise 2 
     


Söylenebilir ki Trabzon büyükşehirdir öğrenci potansiyeli fazla bu yanlış kıyaslama olur. Doğrudur Trabzon büyük şehirdir ve yanlış kıyaslama olur. Fakat Trabzon büyük şehir olmasına rağmen hala 1 bilim ve sanat merkezi mevcutken Rize’mizde 2 adet bilim ve sanat merkezi bulunmaktadır. Eğitimi sadece istatistikler ve sayılar üzerinden değerlendirmek tabiki yanlıştır. Ama en yanlışı ise bizden yana veriler sunduğunda istatistikleri çok abartmak, bizden yana veriler sunmadığında ise yok saymaktır. 


12 yıldır ekmeğini yediğim, hizmet ettiğim, eniştesi olduğum bu ilin özel gereksinimli çocuklarının üstün yararının göz edildiği bir özel eğitim politikasının oluşabilmesi için yazıyorum, çiziyorum, söylüyorum. Bütün okları kendi üzerime çekme pahasına herkesi karşıma alabilme olasılığına rağmen. Bir şeyler olsun istiyorum. Varlığıyla övündüğümüz Sayın Cumhurbaşkanımızın memleketinde olmazın da olabildiğini çok görmüşken. Milli Eğitim Bakanlığının ikinci adamı eğitimin içinden gelen Sayın İbrahim ER bu şehir için önemli güçken olanakların doğru kullanılması yönlenmesi gerektiğine inanıyorum. 


Sen ne biliyorsun da yazıyorsun söylüyorsun. İnsanlar niye seni dinlesin diyor birçoğu. İnsanlar beni veya benim gibileri dinlemek zorundalar. Zira ben ve benim gibiler her engelliler günü veya haftasında gösterilerini alkışladığınız özel gereksinimli (engelli) çocukların sahne arkasında neler yaşadıklarını biliyoruz. Ve perde kapandığında ki hayat hiç renkli değil farkında mısınız? 

 

Feyyaz ŞENTÜRK 

Özel Eğitim Çalışanları ve Eğitim Derneği Başkanı 

  

 

 
Etiketler: Eğitimde, Yeni, Dönem;, Hala, Beklemedeyiz!, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı