RİZE'DE FUTBOLUMUZDA DOĞAN GÜNEŞ
Haber
27 Ekim 2021 - Çarşamba 10:41
 
RİZE'DE FUTBOLUMUZDA DOĞAN GÜNEŞ
Spor Haberi
RİZE'DE FUTBOLUMUZDA DOĞAN GÜNEŞ

RİZE GÜNEŞSPOR

FUTBOLUMUZDA DOĞAN “GÜNEŞ”

VE FUTBOLUN ÇORÇİL’İ ŞEMSİ ÇEPNİ

1948 Tarihinde Rize futbolunda bir ‘Güneş’ doğuyordu…

Adı gibi ışıltılar saçan Güneşspor, Rize futbolunda pek çok gence spor ocaklığı yaptığı gibi, parlak başarıları ile gurur kaynağı oldu. Türk Futbolunun ilk dönemlerinde ‘Güneş’, pek çok ilimizde çok sevilen bir kulüp ismi olarak benimsenmiş, bu adla pek çok spor yuvası sporumuza hizmet vermiştir. Rize Güneşspor 1 Nisan 1948 Tarihinde kuruldu. Kurucusu ve Başkanı Şemsettin Çepni, Rize’nin ilk futbolcularındandı. ‘Futbolun Cörçil’i’ olarak da nitelenen Çepni, bir dönem Beden Terbiyesi İl Müdürlüğü görevini de yürütmüştü. Sözünün eri, mert ve saygın kişiliğinden dolayı Şemsettin Hoca diye anılırdı. Güneş Matbaası ve Güneş Gazetesinin sahibiydi.

 

YILDIZLAR TOPLULUĞU
 

Yavuz Şimşek ve Şenol Birol’un ilk durağı Güneşspor’du

1949 yılından başlamak üzere Mehmet Salih Şamlı, uzun yıllar Güneşspor’un kalesini koruyarak, kulübün simge isimlerinden biri oldu. Ablası Rize’ye tayin olan Yavuz Şimşek (1963), Güneşspor’daki yöneticilerin dikkatini çekiyordu. Güneşspor’la ilk sezonunda Rize Lig şampiyonluğunu elde ediyordu. Şenol Birol’un yanısıra, Manchester Fatihi olarak da ünlenen, Fenerbahçe’nin eski kalecilerinden Yavuz Şimşek’in takımdan yetişmeleri, Güneşspor için sürekli bir gurur kaynağı olmuştu. Ayrıca Beykoz’da da top koşturmuş olan Ayvazağa Recep Ali Ayvaz Güneşspor patentli idi. Ayrıca siyaset dünyasının renkli ismi Gümrük ve Tekel Eski Bakanı Tuncay Mataracı ile Rizespor iki kurucusu Muharrem Kürkçü ve Atıf Taviloğlu Güneşspor formasını başarı ile taşımışlardı.

 

TÜRK FUTBOLUNUN YILDIZI YAVUZ ŞİMŞEK
 

BİR ŞEMSİYE KARŞILIĞI RİZE GÜNEŞSPOR’A TRANSFER OLMUŞTU


Türk futbolunun unutulmaz yıldızlarında Yavuz Şimsek’in futbol hayatının ilk duraklarından birinin Rize Güneşspor olduğunu biliyor muydunuz? Yavuz Şimşek, 1967-77 yılları arasında on yıl Fenerbahçe kalesini korudu. 251 karşılaşmada yer aldı. 1967-68 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ilk turunda Manchester City ile 18 Eylül 1968'de oynanan ilk karşılaşmada başarılı bir oyun sergiledi. Manchester Fatih’i olarak anılmaya başlandı. Manchester ile yapılan ikinci karşılaşmanın 2-1 kazanılmasıyla Fenerbahçe'nin 2. tura geçmesinde önemli bir pay sahibi oldu. Fenerbahçe'de 4 Lig şampiyonluğu yaşadı. Yavuz Şimşek, futbolculuğun yanı sıra, renkli karakteri ile de dikkat çekmişti. Şimşek, Kemal Sunal’ın ‘Gol Kralı’ filminde ‘Duvar Ahmet’ karakterini canlandırmıştı. Ayrıca futbolcuyken şarkıcılık da yaptı. İzmir’de Fuar’a, Zeki Müren’in alt kadrosunda yer aldı. Başarılı bir kaleci olduğu için milyonlarca hayranı vardı. Hayranları onu dinlemeye geliyordu. Müren, kendisini kıskanıp bir sonraki turneye çağırmadı.

 

BİR ŞEMSİYE KARŞILIĞI RİZE GÜNEŞSPORLU OLDU


Kaleci Yavuz Şimşek’in de kırık parmakla kalesini koruduğu Güneşspor’un Türkiye Amatör Lig Şampiyonası’nda grup birinciliğinin ardından çeyrek final oynaması, Rize Futbolu için unutulmaz bir sevinç kaynağı olmuştu. Yavuz Şimşek’in Güneşspor macerası yıllar sonra Radikal Gazetesi’nin 25 Eylül 2001 tarihli futbol ekinde,” İlk transfer Rize Güneşspor’a. Karşılığı ne yatacak yer ve bir şemsiye. Hep yağmur yağardı Rize’ye. Hep yağardı” şeklinde yer almış.

 

BİZ KITLIK GÜNLERİ İNSANLARIYIZ


Türk futbolunun efsane ismi Şenol Birol kendisiyle yaptığım bir söyleşi de Güneşspor günlerini şöyle anlatmıştı: Biz Rize’nin zor dönemlerini yaşamış insanlarız. İkinci dünya harbi sırasında 8-10 yaşlarındaydım. Rize’de korkunç bir fakirlik vardı. Para pul yoktu. Bir ekmek alabilen adama maşallah denirdi. Bu koşullar altında bile futbol oynamak için uğraş veriyordu. 1953 yılında Rize’ye döndüğümüzde futbol oynayacak saha, malzeme, futbol topu, forma sorunu çok büyüktü. Temel ağabeyimin yalın ayık gelip sahada antrenman yaptığını bugün gibi hatırlarım. Bizimle beraber takır tukur oynardı. Hiç korkmazdı. Bugün ayakkabılı futbolcuyla yalın ayak bir oyuncu kapışabilir mi?  Ağabeyimin çok güzel bir anatomik yapısı vardı. Topa çok güzel vururdu.

 

GÜNEŞSPOR BİR OKULDU


Daha sonra Güneşspor günlerimiz başladı. Güneşspor bir okul Şemsettin Çepni de başöğretmenimizdi. Güneşspor’da kalecimiz Mehmet Salih Şamlıoğlu idi, savunmada Lütfi Deveci, ortada Musa Dal santrfor oynardı. Beni çok severdi. Takımın yaş ortalaması 30’du, bense 14 yaşındaydım. Orada ortaya koyduğum futbolla yerimi aldım. Güneşspor’da dört yıl futbol oynadım. Son sene beni üzen bir olay yaşandı. Fener Gençlik ile yaptığımız karşılaşma 0 – 0 devam ederken çıkan olayla hiç ilgimiz olmamasına karşın beni ve Tuncay Mataracı’yı olaya dahil ettiler. Tuncay  Mataracı Trabzon’a, Murat Kumbasar Kars’a ben de Artvin’e sürüldüm. Halbuki olayla uzaktan yakından ilgim yoktu.

 

SEN GÖRÜRSÜN GÜNÜNÜ


Daha sonraki dönem Güneşspor futbol takımı ile Ordu’ya gittik. Grup maçlarındaki başarılardan sonra dönüşte Trabzon’a uğradık. Bir telefon geldi, Sarıyerspor’dan. ‘Atla bir taksiye hemen gel’ diyorlardı. Sarıyer o zaman birinci ligde. Popüler bir takım. Sarıyer’le yaptığımız maçı 3-2 kaybettik. O maçla ilgili bir anımı hiç unutmam. Serbest vuruş atacağım. Topu ceza sahasının köşesine koydum. Baraj yapılırken kaleci oyunculara bağırdı. ‘Kaldırın barajı, oradan gol atamaz’ diye. Bu söz beni daha da hırslandırdı. ‘Sen şimdi görürsün gününü’ dedim ve topa gerildim. Top tam doksandan direkle beraber içeri girdi ve gol oldu. Kaleci öyle bakakaldı. Pazar günü bir kez daha karşılaştık Sarıyer’le. Yendik. Sarıyerspor çok iyi bir takımdı. Kulübün kafile başkanı Fransa’da tahsil görmüş kültürlü bir insandı. Bana  ‘Evladım seni çok beğendik, Sarıyer’e alacağız, ne zaman gelirsin?’ diye sordu. Üniversiteye başlayacağımı söyledim. Artvin Lisesi’ni bitirdikten sonra, İktisat Fakültesi için İstanbul’a gittim. Baktım ki beş yönetici limanda beni bekliyor. Alıp Sarıyerspor’a götürdüler..

 

UNUTULMAZ KALECİ


Mehmet Salih Şamlı, Güneşspor kalesini altı yıl korumuş, bu sürede başarılara imza atmıştı. Rize İdman Yurdu’ndan bugüne değin Rize futbolunun 11 adamının kimler olduğunu sorduğu Şenol Birol’un 1 numaraya Topal Mehmet Salih’i koyması onun başarılarının bir kanıtı olsa gerek. Mehmet Salih, Şenol Birol birlerinden hiç ayrılmaz her zaman birlikte dolaşırlardı. Değişiklik ve macera Mehmet Salih’in yaşam biçimi idi. 1955 yılında yeni bir maceraya atılıyor, Rize Fener Gençlik takımına transfer oluyordu. Bu transferde Recep Ali Kulak locanın rolü büyüktü. Şamlı, burada 3 yıl kalecilik yaptıktan sonra Zonguldak Kömürspor’a geçiyordu. Mehmet Salih Şamlı bu süre içerisinde Federasyon Karması ve Amatör Milli Takım kadrolarına seçiliyor ve ilimizi başarıyla temsil ediyordu.

 

ÖRNEK DOSTLUK


Tekrar Rize’ye dönen Mehmet Salih Şamlı ilk takımı Güneşspor ile yeniden anlaşıyordu. 1964 yılında futbolu bırakan Şamlı, İstanbul Nişantaşı Topağacı’nda bilordo ve okey salonu işletiyordu. Bir gün salonun kapısına resmi plakalı lüks bir araba yanaşıyor, içerdekilerin meraklı bakışları arasında araçtan dönemin Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı iniyordu. Artık aramızda olmayan Topal Mehmet Salih, Rize futbolunda unutulmazlar arasındaki yerini alıyordu.

 

MATARACI GÜRESUNSPOR’U DİZE GETİRDİ


Gerçekten adı gibi ışıltılar saçan Güneşspor, Rize futbolunda pek çok gence spor ocaklığı yaptığı gibi, parlak başarıları ile gurur kaynağı oldu. Güneş’in eski kalecilerinden Mehmet Salih Şamlı, üzerinden yarım asırdan daha fazla bir süre geçen bir unutulmaz deplasman maçını naklederken, aynı günleri yeniden yaşıyor gibiydi: “Yıl 1953. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günü Ordu ilinde, Orduspor’la, Güneşspor olarak maç yapacağız. Yenileceğimize hükmediliyordu ki, büyüklerimiz başımızda bulunmaktan imtina idiyordu. Velhasıl, kafile başkanlığını rahmetli Ömer Oğuz üslendi. Ordu’ya hareket ettik. İdareciler demir armudu, çay vesaire Ordu Valisi’ne ve Ordu’lu hemşerilerimize yolladılar. Onlar da bir sepette, eski tip bir otobüsün içinde. Ordu takımında zamanın meşhur oyuncuları var. Kaleci Necip santrfor, sonradan Ordu Bölge Müdürü oldu.Sarıyer’de oynayan Cevdet, Genç Milli Metin, zehir gibi takımları var.  Bizim takımda yalnız Fener’den Sedat’ı takviye olarak almışız. Ben Kaleci Mehmet Salih Şamlı (Topal), libero Tuncay Mataracı, solbek Sedat Hüseyinoğlu, sağbek Lütfü Tabağ (Deveci), sağhaf Musa Dal, Solhaf Ali (Göreleli), santrfor Mehmet Ali Mataracı, Soliç Erol Akgüre, sağiç Murat Kumbasar (Elmiş), solaçık Aynur Çolak, sağaçık Murat hoca ile maça çıktık.

 

İYİDERE KÖPRÜ’DE KARŞILAMA


Kalapotomoz (İyidere) köprüsü üzerinde Güneşsporlu’lar bizi krallar gibi karşıladı.


Maç 3-2 galibiyetimizle bitti. Aleyhimize dört penaltı veren hakemin haksızlığına Allah da razı olmadı. Penaltının ikisini ben kurtardım. Akif Tuzcu da bizden yan hakemdi. Bizim gollerin ikisini, santrfor oynayan Mehmet Ali Mataracı attı. Üçüncü golü ise Erol aslen Giresunlu attı. Maç sonrası Ordu’da bulunan bütün hemşehriler bize sarılıp öpüyorlardı. Hemen hareket ederek Giresun’daki Güveli Otel’e geldik, geceyi orada geçirdik. Ertesi günü akşam üstü Rize’ye geldik. Kalapotomoz (İyidere) köprüsü üzerinde Güneşsporlular bizi karşıladılar. Rahmetli Şemsi hoca, Ali Tufan, Osman Kumbasar, Azmi Bilgin ve pek çok taraftar sarılıp öptüler bizi.

 

SAKIN TOPU BIRAKMA


Maçta enteresan bir olay da, sahadaki suları süpürge ile süpürmüşlerdi. Süpürge, kalenin arkasında bir vatandaşın elinde duruyordu. Penaltıyı yakalayınca, süpürgeli adam, süpürgeyi belime yapıştırdı. Sedat Hüseyinoğlu da bana bağırıyordu: Topal sakın topu bırakma!..”

 

FEDAKÂRLIĞIN EN GÜZELİ
 

1940’ların sonunda kuruluşuyla Rize futboluna hareket getiren Güneşspor, aynı dönemde 6 takımın katılımı ile yerel lig maçlarının renkli bir havaya bürünmesine de olanak sundu. Güneşspor, kulüp ileri gelenlerinin büyük fedakârlıkları sonucu deniz kenarında mükemmel bir lokale kavuşmasıyla, gerçek anlamda bir çekici güç oldu. Rize ileri gelenleri ve çok kalabalık bir taraftar kitlesinin hazır bulunduğu bir törenle 21 Nisan 1958’de işletmeye açılan lokal, kulübe bir gelir kaynağı da oluşturdu. 1968 yılında Rizespor profesyonelliği seçince Şemsettin Çepni gözü gibi baktığı kulübünü bir kalemde kapatıyor ve kulübünü Rizespor’ devrediyordu. Çünkü Rize onun için her şeyin önündeydi. Kendisi de Rizespor’un kurucuları arasında yerini alıyordu.

Kaynak: () - Fatih Sultan KAR Editör:
Etiketler: RİZE'DE, FUTBOLUMUZDA, DOĞAN, GÜNEŞ,
Yorumlar
Haber Yazılımı