Reklamı Geç
YAZARLAR
1960 darbesi, başında Albay Türkeş’in bulunduğu , onun yönettiği bir NATO darbesiydi.
Adnan ONAY
27 Mayıs 2021 - Perşembe 11:52

27 Mayıs 1960 darbesi, başında Albay Türkeş’in bulunduğu , onun yönettiği bir NATO darbesiydi.

Darbeciler, darbe sonrası yönetim konusunda ihtilafa düştüler.

13 Kasım 1960 tarihinde Alparslan Türkeş ve “ondörtler” olarak adlandırılan Milli Birlik Komitesi üyeleri emekliye sevkedildiler. Bu tasviye hareketinden sonra “ondörtler”, yurtdışına gönderildi, bir diğer ifadeyle yurtdışı görev bahanesiyle sürgün edildiler. Alparslan Türkeş, 19 Kasım 1960’ta Türkiye’nin Hindistan Büyükelçiliği’ne Müşavir olarak gönderildi. 1961- 1963 yılları arasında 2,5 yıl
Hindistan’da kaldı ve Türkiye’ye dönmesine müsaade edilmedi. 

Türkeş, bir beyanatında darbe hazırlıklarına beş yıl önce başladıklarını açıklamıştı. Darbeye değil, İdamlara karşıydı ve engel olmak için uğraştı ancak sonuç vermedi.

İşin özeti; İnönü, Türkiye’yi ABD’ye teslim ettikten sonra, iktidarı kaybetmenin hırsıyla kendi kadrosunu ve uzantılarını Menderes’e karşı devreye sokarken, ondan bayrağı devralan Menderes, ABD ile ilşkilerini geliştirip, oradan elde ettiği imkânlarla halk desteğini arkasına aldı. Bu destekle birlikte önceki dönemlerle çelişen uygulamaları ve ikinci dönemde NATO dışında arayışlara girişi

ABD/NATO darbesini getirdi. 

ABD ve iç uzantıları bu arayışların öncülerini idamla, onlara destek verenleri de ağır cezalara çarptırdı.

Böylece, ABD’nin izni olmadan adım atacak olan siyasilerin neyle karşılaşabileceği sonraki siyasetçilere de ezberletilmiş oldu!
Darbelerin gizli gerekçesi ABD çıkarlarıyla izah edilse de, içeride de toplumsal destek oluşturma çabaları hep zirveye taşınmak istendi.

1960 darbesinde solcu ABD’ciler ile sağcı-NATO’cu askerlerin ittifakını sağlayan nedenler üretilmişti. Menderes hükümeti bu durumu önemsemedi ve halk desteğini bir güvence gördü. Siyasal işbirliklerinden uzak durdu, içerideki güç dinamiklerini önemsemedi.
Oysa, asıl güç halkta değil, onlardaydı. Cumhuriyetten beri oluşan ve neredeyse bütün etki alanlarına yerleşen bu imtiyazlı kadronun yanısıra, askerler de NATO eğitimli, onlarla içli dışlı askerlerdi.

Türkiye, 75-80 yıldır ABD kıskacı altındadır. Toplumsal dinamikler bu duyarlılık üzerine dizayn edilmiştir. Bunların korunması esas olduğu için demokrasiye uygunluk önemsenmez, darbe kabullenilmiş bir gerçeklik olarak görülür.

Bu anlayış 15 Temmuz’la akamete uğramış olsa da yok olması söz konusu değil. Zira darbecilerin dayandığı toplumsal destek oluşturma gücü hala canlılığını koruyor.

Bugüne gelirsek; Eğer, her tür suça bulaşmış bir suç örgütü lideri(vaktiyle)  iktidarlardan itibar görüyorsa ve güçlü bir iktidarla ihtilafa düştüğünde videoları halkın yarısınca ilgiyle izleniyor, söylediklerinde doğruluk aranıyorsa darbeci tabanın küllerinin soğuduğu öne sürülemez!

O nedenle; iktidarlar sadece kendi kadrolarını genişletmek, onların imkânları artırmakla demokrasinin korunabileceğini hesap etseler de bu doğru bir tercih, gerçekçi bir yaklaşım değil.

Kadroların, kurum ve kuruluşların demokrasiye uygunluğunun esas kabul edilmesi gerek.

Bunun için neler yapılması gerekiyorsa, öncelik onlara verilmeli.

Eğer aksi olsaydı, dünyanın en gelişmiş silah sanayisine sahip olan Hitler, galip gelirdi.

Demokrasi, bizlerin en güçlü silahımız olmalı. Bağımsızlığımızı tehdit edenlere karşı modern silahlarımızı geliştirirken, demokrasimizi geliştirmeyi de ihmal etmemeliyiz.

Allah, her yönüyle güçlü bir ülke olmamız için çaba sarfedenlere güç, kuvvet versin.. 

Bu uğurda canını verenlere rahmet eylesin..

Adınız
Yorumunuz
damla - 27 Mayıs 2021  
Kötülükler peşinden koşanları - vur emri veren komutanlarımız her dönem olmalıdır. Esen kalınız.

çayçiçeği - 27 Mayıs 2021  
Abdulhamit e dostları kötülekler peşin koşanları temizle denilince Dedem ikici Murat gibi olabilsem vatan ve millet rahat edecek..Bütün mesele kötülükler peşinden koşanların muhasebesidir... Esen kalınız.


Diğer Yazıları

FETÖCU CEVHERİ GÜVEN’İN ÇAYKUR YALANLARI!
BİR KARA TABLO; 6-7 EYLÜL OLAYLARI
CHP'NN ÇAY KANUNU
AFGANİSTAN'IN YAKIN TARİHİ VE TALİBAN-1
Türkiye’nin en çok yağış alan ili olan Rize ...
AKSİ HALDE KAMU KURULUŞLARI ARPALIK OLARAK KULLANILIYOR
RİZE’DEKİ ERZURUMLULAR
PEKER KONUSU
ÇAY KANUNU
İSRAİL’E HAK VERENLER!
RİZE'NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK BİR PROJE
BU KEZ SÖZÜM ÜRETİCİYE
AZERBAYCAN’DAN İTHAL ÇAY KONUSU
İKİ AYRI TARİH, İKİ AYRI AÇIKLAMA!
RİZE'DE CUMHURBAŞKANINDAN BEKLENEN MÜJDE
KATAR YATIRIMLARI
RİZE'DE BU YALNIŞLARA DUR DİYECEK BİRİLERİ VAR SANIYORDUM
ÖLÜM MÜ, AŞI MI HANGİSİNİ TERCİH EDERSİNİZ?
TÜRKİYE-İRAN GERGİNLİĞİ
BATUM-TRABZON DEMİRYOLU HATTI GÜNDEME ALINMALI
ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ KUTSAMAK
FAİZ VE PİYASALAR. ALLAH ÜLKEMİZİN YARDIMCISI OLSUN
FUTBOL KULÜPLERİ
TRABZON'DA HÜZÜN RİZE'DE SEVİNÇ VAR
ÇAYKUR KOTA VE KONTENJAN
ARTAN EMLAK FİYATLARI VE KRİZ
R.T.E.Ü ARAŞTIRMA HASTANESİ
ADANA ÇAY İŞİNDE MAHİR İL
R.T.ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ DOKTOR BEKLİYOR
ÇAYIN GELECEĞİ VE ÇAYKUR
ÇAYIN SORUNLARI BİTSİN İSTENİYORSA
KOTA ARTIRMAKLA ÇAYIN SORUNU ORTADAN KALKMAZ
RİZE ŞEHİR HASTANESİ ARSİN YATIRIM ADASINDA YAPILMALIDIR
RİZE'DE SORUN DENİZ DOLGUSU DEĞİL, SORUN DOLGUNUN KULLANIMI, ŞEHİR PLANLAMASI
TÜRKİYE KORONAVİRÜSTEN YÜZ AKIYLA ÇIKACAK
Yaş çay hasat mevsimi geldi, ancak
CORONAVİRÜS VE KOMPLO TEORİLERİ
HASAN KARAL NEDEN PARTİ DEĞİŞTİ, ÜZERİ NEDEN ÇİZİLMİŞTİ
YERLİ OTOMOBİL KONUSU
RİZE’DE ŞEHİR HASTANESİ GEREKSİZ Mİ
İYİDERE LİMAN VE LOJİSTİĞİN KADERİ DEMİRYOLU GÜZERGÂHINA BAĞLI
Yoksa gidişat, dönüşü olmayan yol.. İSRAİL TOHUMLARI
Rize’de bu iç ekişmeler giderek derinleşiyor
Belediyelerde yapılan işten çıkarmalar toplumsal ayrışmayı giderek büyütüyor.
CUMHUR-BAŞKANLIK SİSTEMİ VE KABİNE REVİZE EDİLMELİ
İmamoğlu bir restorasyon projesinin ürünüdür.
Türk futbolunu yabancı oyunculara mahkûm ettiler.
Öcalan’ın MİT elemanı olduğu ...
Kadir Mısıroğlu, bir Osmanlı hayranıydı.
Ak Parti Rize’de kazanırken kaybetti.