Reklamı Geç
YAZARLAR
Bu savurganlığa son verilmeli..
Osman YAZICI
08 Haziran 2021 - Salı 10:41

Bu saltanata son verilmeli.


Devlet kiraladığı aracın bedelini, piyasa değeri üzerinden 3 yıl içinde firmaya ödüyor. Ve üç yıl sonra, parası ödenen araçlar sahiplerine   teslim ediliyor.. Bu mantığı anlamış değilim..


Devlet, 2019 yılında.. “ Hizmet Alımı Yöntemi “ ile, yaklaşık 14 bin araç kiralamış. Bu araçların yakıtı, şoförü, bakımı devletten. Ayrıca bu araçlar sivil plakalı olduğu içinde, kimlerin hizmetinde olduğu bilinmiyor. Türkiye’de 200 bin makam aracı bulunuyormuş...


Kendi binalarını terk eden devlet, lüks gökdelenlere kiraya çıkmış. Ödenen kiralarla bina satın alınır. Cumhurbaşkanlığı makamı hariç devletin  13 bin polisi, yakın korumada görev yapıyormuş.. Bu kadar zengin miyiz?

                                                                       *
Bilinçsiz harcamaya bir örnek daha. Sular altına gömülen Hasankeyf’e  eski para ile 100 trilyon harcandığı söyleniyor, doğru mu? Kamu kurumlarına kiralanan binalar keza öyle.. 5 yıllık kirası ile aynı bina satın alınabiliyor.


Gazi Üniversitesi Emek’teki binası..(Dış hekimlik Fakültesi’nin yanı..)Benimde  bir dönem  hocalık yaptığım, Gazi Üniversitesi  İletişim Fakültesi olarak kullanıldı. Dönemin Dekanı Prof.Dr.Zakir Avşar,(,Halen HBV Üniversitesi İletişim Fakültesi dekanıdır,şahittir).


Üniversitenin öz kaynakları ve çevre belediyelerin destekleri ile en gözde fakültelerden birini yaptı. Çevre düzenlemesinden, binanın iç onarımlarına, dahası her hocaya yakışır bir bina ve odaların teşrifatına kadar her şey yaptırmıştı..


ABD ’gidince arkasında gelen ki, iletişim tarihinin en beceriksiz dekanı yapılanları çöpe attı, ”Ödenek vardır” diye yeniden eski para ile trilyonları harcadı.


Yetmedi, bina sonradan Dış hekimliği Fakültesi’ne geçince, bir kez daha yapılanlar döküldü, kırıldı, yeniden milyonlar harcandı.


Daha bitmedi. Bina sağlık Bilimleri Fakültesi’ne geçince,  tekrar yeniden dizayın edildi. Gazi’nin başarılı rektörü, benimde hemşerim olur Prof.Dr.Musa Yıldız hocamız, bu binanın tadilatı için son beş yılda ne kadar harcandığı hususunda bir hesap sorsun, liste istesin...


Anlayacağınız, Zakir hocanın çevresini kullanarak, devlete yük olmadan yaptırdığı bina, üç kez el değiştirdi, ve üç defa yeniden  ödenek harcandı..(Tarihten bir yaprak)


                                                                  *


Konumuza dönersek. Bakanlık kaynaklarına göre, sadece bir yıl içinde, kiralanan lojmanlar, hava ve deniz taşıtları, personel servisi için 5 milyar ücret ödenmiş. Kiralanan hizmet binaların yıllık bakım onarım gideri 2 milyarmış...    


Araç saltanatına son verilmeli. Lojmanların tümü  satılmalı., Kamu kurumlardaki yemekler, Personel servisleri, Makam araçlarını tarihe gömmeli. Genel müdür ve üst düzeydeki bütün bürokratlara verilen” Temsili giderleri” kaldırılmalı.


Avrupa’da başbakanlar ve bakanlar  bisikletle  işe gidip -geliyorlar..Odacı,çaycı,en düşük memur kendi imkanları ile işe gidiyorsa , Genel müdür ve üst düzeydekiler de, garajlarındaki lüks araçlarını görücüye çıkarsınlar ve işe öyle gitsinler. Yatırımlar mutlaka denetlenmeli ve gerçek değer üzerinden yapılmalı


İçişleri gibi önemli bakanlıklarda bulunmuş, terör odaklarına hedef olmuş kişiler hariç , bütün eski  ve yeni siyasetçilerde bulunan araç ve korumalar geri çekilmeli..


Resmi olmasa da herkes biliyor ki, illerde vali hanımlarına bile makam aracı ve koruma tahsis ediliyor...

                                                                         *                
Cumhurbaşkanlığı makamını ayrı tutuyorum. Çünkü Devleti temsil ediyor. TBMM’deki saltanat, akıllara durgunluk veriyor.


Grup Başkanvekilleri, TBMM Başkanvekilleri, İdare Amirleri, Kâtipler, Komisyon başkanlarında koruma ve araç saltanatı var. İktidar partisinin bir Grup başkanvekilinde üç yakın koruması var(miş). Kimden korunuyor?


Hâkimler Savcılar Kurul üyeleri… Emekli olduklarında, devletin resmi araç, şoför, koruma… Ölünceye dek. Allah aşkına,  böyle saltanat olur mu? Bu devlet bu kadar zengin mi?


Büyük Birlik Partisi Genel başkanı Mustafa Testici, Meclis’te bile dört koruma ile gezdiğini görmüştüm.


13bin polis, yakın korumada görev yaptığını söylüyorlar. . Bir de bunlardan, hassas noktada görev yapanlar var. Gerisini siz düşünün. Yazıktır, günahtır. Bu korunan insanları kim ne yapsın? Bürokratlar, siyasiler neden korunuyorlar ki? Emekli olmuş, bahçesine çekilmişler neden koruma veriliyor ki?

Adınız
Yorumunuz
çayçiçeği - 08 Haziran 2021  
Savuganlık nedir? Rize Meydanında Ecevit konuşurken-gençler bağırıyor- ne anlatıyorsun ? Çayımızı denize dökmedin mi? Ecevit- döktüm. Paranızı almadınız mı ? Gençler aldık ama-kimin parasını aldık ? Bunu yapılan seçimlerde sandıkta söylediler.Zamanın Başbakanı- Mesut YILMAZ Rize meydanında konuşuyor- gençler bankalardan paramızı alamıyoruz . Mesut YILMAZ- bankaların görev zararı var...Başbakan Ecevit döneminde-kurlarda büyük değişimler oldu...Allah rahmet eylesin Ecevit ve Mesut YILMAZ a... Geldik bu günlere...2002 yılına kadar Sayın ERDOĞAN yoktu. Halimiz o zamanlar ne durumda olduğunu bugün 50!60 yaşında olanlar yaşayarak görmüşlerdir. Bugünleri yaşayanların durumlarıda belli..Bugün Rize de doğalgaz var. Özel sektör ve devlet sektörü 20 yıldır çay paralarını aksatmadan ödüyor.Bugün dünyada ne varsa en iyisi KARADENİZDE var... Bugünki muhalefet ne istiyor? Seçim istiyor.Çünkü 2002 yılından önceki ekonomik yükü millete yüklemişti.Yetmez. Yükün üzerinde de kendisi oturmuştu. Esen kalınız.

Yazardan - 16 Haziran 2021  
Savurganlık-savurganlıktır. Hangi dönem olursu olsun. Savurganlığın dönemi-onun bunun dönemi yoktur. Artık ucuz-popülist politikaları bırakın ve gerçeklere bakın. Bu ülke hepimizin. Selamlar


Diğer Yazıları

Gül; aşkın, karanfil; sevginin…
Kemal Bey iktidara yürüyor..
HACI BAYRAM VELİ ÜNİVERSİTESİ
Eylül ve Yaprak Dökümü..
SİYASETTE HÖŞGÖRÜ
“Bana bir şey olmaz” diyene Uyuz oluyorum.
Oynatmaya az kaldı Devletim nerede? Ülke olarak dibin dibindeyiz.
KOÇ TOPLULUĞU VE TÜPRAŞ…
Turkcell milleti hem soyuyor, Hem de aptal yerine koyuyor.
Bilsem dönüp gelecekseniz… Gözyaşımı yol eylerim…
KIÇIMIZ KAÇKAR’DAN GÖRÜNÜYOR.
Yavuz Sultan Selim’in kaftanı.. FETÖ neden istedi?
YARGIÇ…
ADALET BUNUN NERESİNDE?
İşte iki kelime. Artvin ve Artvinliler..
PİYASA YANIYOR. İTFAİYE NEREDE?
BÜYÜK DÜŞÜNMEK VE AÇKAR’IN SÜT DÜNYASI
RİZELİ HEMŞERİHLERİME YAKIŞMADI..
KARADENİZ ÇOCUĞUYUM
NECMETTİN ERBAKAN HOCAYA BUGÜN HEPİMİZİN BİRER ÖZÜR BORCU VARDIR
Spor Federasyonu başkanlığına…
PARLEMENTODA DENGEDİR.
KEMAL BEY KADAR TAŞ DÜŞSÜN KAFANIZA
RİZE'DE MUHALEFET OLMAK
İŞÇİ OLARAK GİRDİĞİ KURUMA GENEL MÜDÜR OLDU
“Tarlalar betonlaşmasın Türkiye aç kalmasın..!”
NASIL BİR BELADIR?
ANKARA'DAN RİZE'YE NOTLAR ...
DEVA, DA SON DURUM..
RİZE'DE NELER OLUYOR?
KIZILAY BUNU YAPARSA..!
“Acı Reçete”yi Uygulamaya Nereden Başlanmalı?
İSTANBUL NOTLARI
Geçmiş olsun Karadeniz..
Kemal Beyin Son Kurultayı mi?
KURULTAYA MI , İKTİDARA MI?
BU İKİLİYE DİKKAT!
DEVA, deva olacak mı?/ Karal, ihanet mi etti? Tarihi sorumluluk mu?
Tarladan sofraya tarihe mi karışıyor? ÇAY VE SORUNLAR..
HASTANE DEDİĞİN BÖYLE OLUR
KUTSAL TOPRAK (RİZE) VALİLERİ
Bölgedeki Üniversitelerimiz.
TARİHİMİZDE İLK KEZ
3 İL, 3 İSİM
MESUT YILMAZ’IN ACILARLA İMTİHANI
GİZLİ “ KAHRAMANLAR..
TARIM, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR
Tarımda üretim olmasa kıtlık olur Köylünün sağlam iradesi yeter
“ZÜMRÜT RİZE” VE FAİK BAKOĞLU ..
BEN OSMAN YAZICI
Ankara Üniversitesi Ve İbiş Kardeşler
Paranın Para Etmediği Dönem.. ​Dünya o’na doğru gidiyor..
VİRÜS BİZE NEYİ ÖĞRETTİ?
Rizeli MEHMET Şamlıoğlu’nda “Yok” yok..
Doktor ve Hastane
Mansur Yavaş ve ASKİ
Rizespor ve Rize’de CHP
LÜKÜS HAYAT
Kaçkar’dan Zirveye.
Mesut Yılmaz’da. Mesut Kağan mutluluğu.
RİZE’YE YAKIŞMIYOR
Büyükelçiden anlamlı mesaj
Müdür Bey Toplantıda
O adam Berat Albayrak..Hazine ve Maliye Emin Ellerde..
Babasının oğlu..
Ankara’daki “RİZE EVİ “ Başkan İdris ve “BİZ RİZELİYUK”
ERDOĞAN VE RİZELİ KUZENLERİ
Başkentte “RİZELİ” olmak.
Trafik Müfettişliği ve EPDK
Rizeli isim. Türkiye’nin onuru, Dünyanın gururu..
Başkentteki Karadenizli bürokratları buluşturduk..
Koruma Saltanatı
BU SALTANATA SON VERİLMELİ
Ankara’daki Rizeli bürokratlar
Yaz biterken ülkemizde iki konu kapıya dayanır;
DIŞARIDA YEMEĞE ÇIKARKEN BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN.! .
Akçaabat Köftesi ve Tereyağı.. Vakfıkebir Ekmeği. Hamsi köy Sütlacı…
Köyden yükselen İhracat rekoru.
Başarıya doymayan Üniversite Ve Mehmet Haberal
RİZE’DE GÖREV YAPMAK.
“Sen Yağmur Ol Ben Bulut Maçka’da buluşalım..” Bende öyle yaptım.
Rize ve esrar
Karadeniz’den lider Fışkırıyor..
Hamsi Kavağa Çıkar mı?
Asansörlerde yangın var..!
TRT VE ANADOLU AJANSI
Kaybeden ve Kazanan. 15 bin yetmedi 800 bin verelim
DÜNYANIN GÖZÜ İSTANBUL’DA.
Rahmanı ve Şeytanı
Devletin “Kara Kutusu “: Hasan Doğan.
Gecikmiş Ankara Notları
İtalya Yolcusu Kalmasın
Başarıya doymayan Üniversite
Savunmada Millileşme ve Metaş
Kabine değişiyor.. Sahte Reis ’çiler gidici