Reklamı Geç
YAZARLAR
YARGIÇ…
Osman YAZICI
03 Temmuz 2021 - Cumartesi 01:03

Sevgili okurlarım, yedi bakan ve üç başbakanın yakın ekibinde çalıştım. Siyaset yapmanın ne kadar zor olduğunu yıllar öncesinde görmüştüm...2011 Milletvekili seçimlerinde İstanbul’dan aday iken bunları bizzat yaşamıştım.


Seçim kampanyasında herkesle tokalaştık, yanımıza gelenle resim çektirdik, telefon isteyene numaramızı verdik. Siyaset yapanlar ve üst düzey kişiler için bunlar, bir anlamda zorunlu şeylerdir.. Kimin ne olduğunu bilemesin, araştıramazsınız.


Diyeceğim şudur: siyasiler veya önemli şahsiyetler, her görüştüğü, resim çektirdiği kişileri bilemez, .İçinden sakıncalı kişiler çıkıyor ve sonradan siyasi malzeme yapılıyor, insanlar yıpratılıyorlar.


Hangi makamda olursanız olun. İnsanın yakın çevresi ve dostları vardır. Dostunuz sizi arıyor veya yemeğe davet ediyor. Siz dostunuza güvendiğiniz için gidiyorsunuz veya o sizin yanınıza geliyor. Veya kaldığınız Otelin sahibini tanımak zorunda değilsiniz. Parasını ödediğiniz sürece


Gelirken de, sizin tanımadığınız birilerini yanınıza getiriyor. Şudur” “Budur” gibilerinden tanıştırılıyorsunuz. Dostunuza güvendiğiniz için birlikte oluyor veya yemek yiyorsunuz. Eğer devamında menfaat ilişkisi yoksa onunla, bunun la sadece resim çektirmelerinde, bir iletişim uzmanı olarak bir sakınca görmüyorum.


Bir örnek... Bir yargıç dostum,  hemşerim. Şimdi emekli. Yargıtay’da başkanken uğramıştım. ”Haydi yemeğe gidelim” dedi Arabasına atladık. Ben bir lokantaya gitmeyi beklerken, son dönemde gündemde olan bir iş adamının ofisinde bulduk kendimizi.


Benim açımdan hiçbir sakınca yoktu. Ne siyasetçi, nede üst düzey bürokrat idim. Hem ofis sahibi işadamını tanıyordum hem de o iş insanı ile bir dönem aynı partiden siyaset yapmıştık.


Bugünlerde yıpratılan bir isim var. Avukatı değilim, savunmaya da ihtiyacı   de yoktur.25 yıldan  beri yakından tanıyorum. Tanıdığım kadarı ile size tanıtacağım..


Esat Toklu kimdir? Ankara Bölge İdare İstinaf Başkanıdır. Esat Bey’i 1995 yılında Ankara Bölge İdaresi Başkanı veya üyesi iken tanımıştım. Üstün niteliklere sahip  genç bir ekip idiler..O  dönemin genç yargıçları  bugün önemli makamlardadırlar. İsimleri saymamıza gerek yoktur..


Esat Toklu’yu son dönemde, haksız yerde, hedef tahtasına oturttular. Yok şu otelde kaldı, bunun doğum gününe katıldı. Öncelikle her vatandaş gibi Esat Bey’de istediği otele gitme, kalma hakkı sahiptir. Gitti, kaldı ve parasını ödedi. Faturayı de ibraz etti. Bunda ne var..?


Doğum gününe gitmiş. Gidemez mi?  Güvendiği yakın bir dostu  “Haydi seni bir yere götüreyim” demiştir, gitmiştir. Kaldı ki kendisinin ailesi de ticaret ile para kazanır.  Makamı bu kadar yüksek bir insanın illaki akraba çevresinden, arkadaşlarından o kişiyi yakından tanıyanlar  aile dostu olanlar vardır.


Esat Toklu, iyi bir yargıçtır. Delikanlıdır. Eğilip bükülmez. Mevsime göre esmez. Kararlarında kılı kırk yarar.   Özel dostlukları ile hukukun gereklerini karıştırmaz. Para-pulla işi olmaz. Gösterişi sevmez. Mütevazı bir aile yaşantısı vardır. Dostlarının ısmarladığı kahvenin parasını bile kendisi öder.


İnandığı ve güvendiği dostları için hukuk çerçevesinde hukuku zorlar. Şaibesi yoktur. Herkesin örnek alacağı tam bir yargıçtır.Engin bilgi birikimi ve devlet   deneyimi takdire şayandır.


Esat Toklu, Yargı camiasında bilinen, tanınan, itibar gören, olduğu gibi olan, göründüğü gibi görünen adam gibi adamdır. Mütevazı aile yaşantısı, ailece şaibesiz geçmişi, onurlu dik duruşu onun en büyük servetidir.


Çok yakından bilirim ve duyarım ki Mahkemesinde çalışan asgari ücretli işçilerine bayram harçlıkları dağıtır, en küçük memurdan en büyüğüne hepsinin düğününe gider, nikâh şahitleri olur. Düğünü için yardım isteyene yardım eder. Bu durum sadece şahit olanlar ve yardım ettiği kişilerce bilinir. 


Malumdur ki, yaptığı görevler itibariyle bir faniye nasip olacak her makamı mevkii görmüştür. En genç yaştan itibaren itibarlı işlerle uğraşmış; yaptığı işlere de itibar kazandırmıştır.


Evrensel hukukun imbiğinden geçmiş, bilgisini, birikimini, deneyimini zirveye çıkarmış; damıtmış, hayatının her anını devlet ve millete amade geçirmiş bir insan… Zarif, beyefendi kişiliği, dostluğu her türlü takdirin üzerindedir.


Her yargı mensubu çok iyi bilir ve takdir eder ki, Esat Bey’in kafasını kesseniz yanlış ve taraflı karar verdiremezsiniz. Çok değerli yargıçlarımızın içinde Esat Toklu gibi bir yargıcın bulunması  büyük bir şanstır, dengedir, sigortadır.


Hüner ve Marifet..


Bir hedefe ulaşmanın, başarılı olmanın, halkın gönlünde sürekli olarak taht kurmanın, ilkeli ve tutarlı olmanın, hizmet etmenin, dimdik ayakta durmanın önemli öğeleri vardır.


Bu başarı için hepsinin bir arada bulunması gerekiyor ki, bu da öyle kolay herkese göre bir iş değildir.


Örneğin aklın en isabetli değerlendirmeler, duyguların en hassas örneğine, kadar bütün öğeleri sıralayabiliriz.


Ama yine de hedefe ulaşmak, farklı, özel olmak için; ona ulaşan kişinin” hünerine” bağlıdır.


Hüner” Farsçada ustalık-uzmanlık becerikli olma üstünlüğü demektir.


Mutluluğu bir değer gibi sunar. İnsana varlığın ispatini verir.


Mükemmelliği tanımlar ve onu simgeler.


Marifet, Hünerin Arapça karşılığıdır. Eylemlerin, nitelikli tarifine bakarsan ”Hüner” ile “ Marifet” benzer anlamlar taşır.


Hüner, hayatin fizik değerlerine, hâkim olan ustalıktır.


Marifet ise, hünere kazandırılmış tasavvuf idrakiyle tezahür eder.


Bir hikmet ve İrfan hadisesidir.


Tanrının isim ve sıfatlarının bir hayat tecellisi vardır.


Bu tecellinin günlük yaşama hüviyet kazandıran maharetine “Marifet” diyoruz.


Bu marifet manasıyla,    Ankara Bölge İdaresi Başkanı Esat Toklu’un  etkileyici başarıları, üstün nitelikler, bilgisi, donanımı, mütevazılığı, açık sözlülüğü, kıvrak zekâsı ülkesine ve millete hizmet etmesiyle az rastlanır örnek teşkil ediyor.


Toklu’nun  Memleket sevgisi, nezaketi, başarıları, güven veren sağlam ve dik duruşu vatandaşlarla uyumu, içindeki insan sevgisi, ülkeye olan hizmeti, örnek aile yapısı, örnek teşkil eden üstün özellikleri, değer katan örnek davranışları takdire şayandır.


Toklu, düşünce derinliklerinde bütün değerlerin kavrandığı zihnin olgunluğun timsali olarak, sözel Zekayi, soğukkanlı, kendinden emin, eleştirilere açık, demokrasiyi özümsemiş, yüz ifadesindeki gülümsemeyi eksik etmeden, dikkatli olarak içten ve samimi ustalığında sergiler.


Diyeceğim o ki;  mahkemede işiniz oldu, ulaşabileceğiniz kimse yok, tanıdığınız yok, ama derdinizi de anlatmak istiyorsunuz ve çaresiz hissediyorsunuz. İşte bu durumlarda kapısı herkese açık olan, tıklatıp girebileceğiniz derdinizi anlatacağınız bir Hakim için böylesine linç kampanyasını sürdürmek,Türk yargı sistemine zarar verir.. Keşke bütün üst düzey yöneticiler Esat Bey gibi olsa, kapısını çalıp gidebilsek, derdimizi anlatabilsek.

 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

HACI BAYRAM VELİ ÜNİVERSİTESİ
Eylül ve Yaprak Dökümü..
SİYASETTE HÖŞGÖRÜ
“Bana bir şey olmaz” diyene Uyuz oluyorum.
Oynatmaya az kaldı Devletim nerede? Ülke olarak dibin dibindeyiz.
KOÇ TOPLULUĞU VE TÜPRAŞ…
Turkcell milleti hem soyuyor, Hem de aptal yerine koyuyor.
Bilsem dönüp gelecekseniz… Gözyaşımı yol eylerim…
KIÇIMIZ KAÇKAR’DAN GÖRÜNÜYOR.
Yavuz Sultan Selim’in kaftanı.. FETÖ neden istedi?
ADALET BUNUN NERESİNDE?
Bu savurganlığa son verilmeli..
İşte iki kelime. Artvin ve Artvinliler..
PİYASA YANIYOR. İTFAİYE NEREDE?
BÜYÜK DÜŞÜNMEK VE AÇKAR’IN SÜT DÜNYASI
RİZELİ HEMŞERİHLERİME YAKIŞMADI..
KARADENİZ ÇOCUĞUYUM
NECMETTİN ERBAKAN HOCAYA BUGÜN HEPİMİZİN BİRER ÖZÜR BORCU VARDIR
Spor Federasyonu başkanlığına…
PARLEMENTODA DENGEDİR.
KEMAL BEY KADAR TAŞ DÜŞSÜN KAFANIZA
RİZE'DE MUHALEFET OLMAK
İŞÇİ OLARAK GİRDİĞİ KURUMA GENEL MÜDÜR OLDU
“Tarlalar betonlaşmasın Türkiye aç kalmasın..!”
NASIL BİR BELADIR?
ANKARA'DAN RİZE'YE NOTLAR ...
DEVA, DA SON DURUM..
RİZE'DE NELER OLUYOR?
KIZILAY BUNU YAPARSA..!
“Acı Reçete”yi Uygulamaya Nereden Başlanmalı?
İSTANBUL NOTLARI
Geçmiş olsun Karadeniz..
Kemal Beyin Son Kurultayı mi?
KURULTAYA MI , İKTİDARA MI?
BU İKİLİYE DİKKAT!
DEVA, deva olacak mı?/ Karal, ihanet mi etti? Tarihi sorumluluk mu?
Tarladan sofraya tarihe mi karışıyor? ÇAY VE SORUNLAR..
HASTANE DEDİĞİN BÖYLE OLUR
KUTSAL TOPRAK (RİZE) VALİLERİ
Bölgedeki Üniversitelerimiz.
TARİHİMİZDE İLK KEZ
3 İL, 3 İSİM
MESUT YILMAZ’IN ACILARLA İMTİHANI
GİZLİ “ KAHRAMANLAR..
TARIM, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR
Tarımda üretim olmasa kıtlık olur Köylünün sağlam iradesi yeter
“ZÜMRÜT RİZE” VE FAİK BAKOĞLU ..
BEN OSMAN YAZICI
Ankara Üniversitesi Ve İbiş Kardeşler
Paranın Para Etmediği Dönem.. ​Dünya o’na doğru gidiyor..
VİRÜS BİZE NEYİ ÖĞRETTİ?
Rizeli MEHMET Şamlıoğlu’nda “Yok” yok..
Doktor ve Hastane
Mansur Yavaş ve ASKİ
Rizespor ve Rize’de CHP
LÜKÜS HAYAT
Kaçkar’dan Zirveye.
Mesut Yılmaz’da. Mesut Kağan mutluluğu.
RİZE’YE YAKIŞMIYOR
Büyükelçiden anlamlı mesaj
Müdür Bey Toplantıda
O adam Berat Albayrak..Hazine ve Maliye Emin Ellerde..
Babasının oğlu..
Ankara’daki “RİZE EVİ “ Başkan İdris ve “BİZ RİZELİYUK”
ERDOĞAN VE RİZELİ KUZENLERİ
Başkentte “RİZELİ” olmak.
Trafik Müfettişliği ve EPDK
Rizeli isim. Türkiye’nin onuru, Dünyanın gururu..
Başkentteki Karadenizli bürokratları buluşturduk..
Koruma Saltanatı
BU SALTANATA SON VERİLMELİ
Ankara’daki Rizeli bürokratlar
Yaz biterken ülkemizde iki konu kapıya dayanır;
DIŞARIDA YEMEĞE ÇIKARKEN BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN.! .
Akçaabat Köftesi ve Tereyağı.. Vakfıkebir Ekmeği. Hamsi köy Sütlacı…
Köyden yükselen İhracat rekoru.
Başarıya doymayan Üniversite Ve Mehmet Haberal
RİZE’DE GÖREV YAPMAK.
“Sen Yağmur Ol Ben Bulut Maçka’da buluşalım..” Bende öyle yaptım.
Rize ve esrar
Karadeniz’den lider Fışkırıyor..
Hamsi Kavağa Çıkar mı?
Asansörlerde yangın var..!
TRT VE ANADOLU AJANSI
Kaybeden ve Kazanan. 15 bin yetmedi 800 bin verelim
DÜNYANIN GÖZÜ İSTANBUL’DA.
Rahmanı ve Şeytanı
Devletin “Kara Kutusu “: Hasan Doğan.
Gecikmiş Ankara Notları
İtalya Yolcusu Kalmasın
Başarıya doymayan Üniversite
Savunmada Millileşme ve Metaş
Kabine değişiyor.. Sahte Reis ’çiler gidici