Reklamı Geç
YAZARLAR
FARKLILIKLAR, DEMOKRASİ VE İNSAN
Hatice TOPÇU
27 Haziran 2019 - Perşembe 19:02

Eğer aynı olmak marifet olsaydı, dünyaya insan olarak gelmemize gerek olmazdı. Fark; ‘Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılıktır.’ Nesneleri dahi birbirinden ayırma ihtiyacı duyan insan aklı farklılıklarıyla kendisini yeniden üretebilme özelliğine sahiptir. 


İnanın bu özelliği onu toplumsal yaşayışın kurallarını düzenleme noktasına taşımıştır.  Toplumsal anlamda farklılıkları koruyan, huzur ve barış içinde yaşamanın kurallarını belirleyen yönetim biçimi; ‘demos’ (halk) ve ‘kratos’ (egemenlik) sözcüklerinin birleşiminden oluşan ‘demokrasi’ (halkın egemenliği)’ dir.  


Albert Camus’un; “Demokrasi çoğunluğun kanunu değil, azınlıklara saygıdır.” sözü bunun en özlü anlatımıdır. Bu bağlamda demokrasi kazananların da kaybedenlerin de haklarını koruyan bir yönetim biçimidir.  


Bilindiği üzere, 23 Haziran 2019 tarihinde tekrarlanan İstanbul seçimlerini geride bıraktık.  31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimler sonrasında YSK tarafından iptal edilerek mazbatası elinden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, tekrarlanan seçimde oy farkını  61 kat arttırarak yeniden başkan seçildi. Bunu nasıl okumak gerekiyor? Halk iradesine müdahale edilmesinin yanıtını verdi ve dedi ki  “ben seçtim, benim irademe ipotek koyarsanız daha güçlü olarak seçerim…”. 


Kısaca demokrasinin ilkelerinden biri olan ‘Milli Egemenlik’ tekrarlanan ‘Seçme ve Seçilme’  ilkesinin kullanılması sonucunda tecelli etti. 


Demokrasinin sağlıklı işlemesi bütün ilkelerinin eksiksiz uygulanmasına bağlıdır. Bu bağlamda demokrasinin diğer ilkelerine kısaca değinmek istiyorum. 


Bireyin başkalarına zarar vermeden istediğini yapabilmesi ‘Özgürlük’ ilkesidir. Bu ilke ile birey  başkalarının haklarını da koruyarak kendilerini gerçekleştirir.  


Hakların kullanılmasında bireyler arasında ayırım yapılmaması, yasalar önünde herkesin aynı haklara sahip olması ‘Eşitlik’ ilkesidir. 


Farklılıkları kabullenmek, içselleştirmek demokrasinin ‘Hoşgörü’ ilkesini oluşturur. 


‘Çoğulculuk’,  her görüşe ve anlayışa saygılı olunmasını ve azınlığın haklarının da korunmasını sağlar.  


Yurttaşlarına hukuk güvenliği sağlayan, yöneticilerin de hukuka bağlı olmasını düzenleyen ilke ‘Hukuk Devleti’ ilkesidir. Hukuk devletinde yönetim denetime tabidir. Hukuk devletinde hiçbir kimse ya da zümreye imtiyaz tanıyamaz. 


Hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmazı; yasama, yürütme ve yargının ayrı organlarda temsil edilmesi olan ‘Kuvvetler Ayrılığı’ ilkesidir. Bu ilke ile iktidarların tekelinin kırılması amaçlanır. Diğer bir ifade ile bu ilkeyle, demokrasinin yurttaşların hakları ile birlikte kendisini koruması da güvence altına alınmıştır. 


Bu ilkeler, insanın insanca yaşamasının garantisidir ve bütüncül olarak uygulanmaları gerekmektedir.


Gelelim düşünen tek canlı insana. Her şeyi düşünebilir. Kendi dışındaki nesnelerin, hatta kendinin bile gerçekte var olmadığını düşünebilir ama düşünemeyeceği tek bir şey vardır, düşünmek! Bu özelliği  onu diğer canlılardan ayırır. İnsan üreten, gelişen, geliştiren bir varlıktır. 


Peki, neden düşünebilen tek canlı insan dünyayı kendi soyuna dar eder? İşte bütün mesele… Bu yüzden dünyanın en büyük savaşı birlikte yaşayabilme savaşıdır. 


Felsefenin ilkelerinden biri ‘Karşıtların Birliği’dir. Bu birbirine karşıt olan kavramların aslında iç içe olduğunun ifadesidir. Konumuzla ilişkilendirecek olursak kazanma ve kaybetmenin iç içe  olduğunu belirtmek istoruyum. Kazananın olabilmesi için bir kaybedenin olması gerekmektedir.

Bu nedenle kazanmak kadar kaybetmekte bir gerçekliktir. Kaybetmeyi hazmetmek bir erdemdir.  Kaybetmenin nedenlerini irdelemek ise bir öğrenme biçimi…  


İstanbul seçimleri bu yüzden ülkemizin demokrasisi için önemli bir adımdır. Demokrasinin değerini anlama, onu yaşama ve yaşatma adına çok önemlidir. İnsanlık tarihi bilgi ile sürekli değişim ve dönüşümler geçirmektedir. Bu süreç ülkemiz demokrasi tarihi için bir değişim ve dönüşüm süreci olacaktır.  


Demokrasi bir yaşam biçimidir. Demokrasi bilinci oluşturmak ise yukarıda belirtilen ilkelerin  içselleştirilmesiyle mümkündür. Aksi bütün varlığını kazanmak üzerine  kurgulayanlar  demokrasinin  önünü tıkarlar ve asla demokrat olamazlar. 


İnsan olarak bilinçli bir var oluş sürdürebilmek; başkalarının varlığına saygı duymak, farklılıklarını hoş görmek ve birlik oluşturmaktan geçmektedir. Unutmamamız gereken şey hepimizin aynı dünyada  yaşıyor olduğumuzdur. O dünyanın güzel bir dünya olması için çalışmak hepimizin görevidir.  


Ne demiştik Dünyanın en büyük savaşı birlikte yaşayabilme savaşıdır! İnsanlığın kazanması gereken savaşta budur…  


Kurucu ve kurtarıcı liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir…”    sözü her şeyi anlatıyor ve biz çok şanslı bir milletiz. 


Daha demokratik bir dünyada birlik ve beraberlik içinde yaşayabilme dileklerimle hepinize sağlık ve mutluluklar diliyorum. 

Adınız
Yorumunuz
Mustafa Aker - 27 Haziran 2019  
Harika bir yazı kaleminize sağlık üstadım. Bir iki cümle eklemek isterim; 23 Haziran seçimlerini iyi okumak gerekir. Birincisi şu sizinde dediğiniz gibi demo kretes yani halkın iradesi bu sefer tam anlamıyla sandığa yansıdı 2! seçim çalışmalarında iktidarın tehdit bölücü sözlerine halk adeta depremin yıkıcı şiddeti gibi cevap verdi 3! ve en önemlisi artık karşılarında affınıza sığınarak koyun bir milletin yerini bilinçli bir seçmen kitlesi aldığının açık ve net göstergesidir. Kısca bu seçimlerde demokrasi kazanmıştır bununla beraber artık hiç birşeyin sorgulanamaz hali ortadan kalkmıştır... Diğer yazdıklarınıza gelince hatasız bir anlatım var kaleminize sağlık yüreğinize sağlık değerli hocam

Hasan AKGÜL - 27 Haziran 2019  
Sayın Hatice hocam yine öncelikle öğretmen olarak güzel bir giriş yapmış yaşama dair olması gerekenleri günümüzden örneklerle çok açıklamış siniz teşekkür ve saygılarımı sunuyorum

Ayşe Çakır - 27 Haziran 2019  
Çok doğru tespitler gönülden katılıyor ve tebrik ediyorum.

Hulusi Şinoforoğlu - 27 Haziran 2019  
Kaleminize sağlık. Güzel bir tanım.

Selviye paliç - 27 Haziran 2019  
Ne yani bu şimdi bende birşey var sandım

Zehra Elci - 27 Haziran 2019  

İnci ADA - 27 Haziran 2019  
Felsefi boyutu olan bir yazı. Son dönem çok iyi analiz edilmiş. Kalemine yüreğine sağlık.

Fatma SOLAKOĞLU - 27 Haziran 2019  
Haticeciğim yüreğine- eline- kalemine ve emeğine sağlık. Net ve anlaşılır vaziyette öyle güzel anlattınız ki gündemi ve tüm gerçekleri sizi tebrik ediyorum başarılarınızın devamını diliyorum.

Memet GÜRBÜZ - 29 Haziran 2019  
Ders niteliğinde bir yazı. Yüreğine sağlık- kalemine kuvvet Hatice Hanım. Yalız bu der Öncelkle anlatılmalı...

Keriman TUĞCU - 02 Temmuz 2019  
Sevgili arkadaşım-gönlüne kalemine sağlık.Çok güzel bir yazı olmuş.Mevkilerdeki insanlar değişebilir.değişmeyen hak hukuk adalet ve insani değerlerdir.İnsan olarak bu Düya da farlılığımızın bilincine vararak mutlu yaşamaktır .Sevgimle.. (not:Eşim ilyas Ülkü Tuğcu nun yazılarını takip edebilirsiniz)

MEHMET OZDOGAN - 02 Temmuz 2019  
MUKEMMEL TEBRIKLER 23 HAZIRAN SECIMLERINDEN SONRA SEKERIM VE TANSIYORUM NORMALE DONDU

bahar bayazıt arman - 02 Temmuz 2019  
kaleminize saglık hakikatleri yansıtan bir yazı olmuş

Metin ERDOĞAN - 03 Temmuz 2019  
Hatice hanımı tebrik ediyorum. 23 haziran seçimlerinin demokrasi sonucu gibi gözükse de tam anlamıyla demokrasinin tecelli ettiğini düşünmüyorum. Aklı ve bilimi dışlayan "toplumsal önderler"in etkili olduğu bir ülkede demokrasinin tam olarak tecelli etmesi mümkün değildir. Ülke olarak demokratik olgunluğa ulaşmak için aydınlanmamız gerekiyor. Demokrasi ancak bu şartla tüm kurum ve kuralları ile ile gerçekleşir. Bu gayeye hizmet açısından mükemmel bir makale olmuş. Beyninize elinize sağlık Hatice hanım.

Güneş YILDIZ - 20 Temmuz 2019  
MUTLULUK ÜRETİMDEDİR... Cep telefonları değişiyor... Televizyonlar değişiyor... Bilgisayarlar değişiyor... İnternet gelişiyor... Türkiye sadece tüketim peşinden koşuyor. Tasarruf peşinden koşacağız... Yerli ve milli üretimde kalite ve maliyette kafa yoracağız... Gençlik enerjisini üretime katacağız..

Yakup Şap - 10 Ağustos 2019  
Kalemine sağlık Ne demiş Yunus kendin nasıl bilir isen-ayrık i da öyle bil.


Diğer Yazıları

İNSAN DÜNYAYA SIĞMIYOR
BODRUM
NEFESSİZ KALAN DÜNYA
BU ÖYLE BİR BELA Kİ!
COVİD-19’DA TARAMA VE KARANTİNA
ÇÜRÜMEK
Türkiye Cumhuriyeti Demokratik, Laik Ve Sosyal Bir Hukuk Devletidir
ÇÖZÜM KURULUŞTADIR VE NUTUK STRATEJİK BİR BELGEDİR
NASIL BİR DÜNYADA YAŞIYORUZ? ALGILAR VE LOZAN BAĞIMSIZLIK BELGESİ!
100.YIL
Değişim ve Biz.
Tarih Affetmez
Saymak
Seçimin Kaybedenleri ve Kazananları