Reklamı Geç
YAZARLAR
BİR TEZKERE HİKAYESİ
Ceyhun KALENDER
28 Şubat 2022 - Pazartesi 09:46

Oğul Bush dönemi… ABD’nin Irak’ı işgal etme planını hayata geçirmek istediği yıllar. Gerekçesi ise, 11 Eylül 2001 tarihinde kaçırdıkları uçaklarla  Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a intihar saldırısını gerçekleştiren el-Kaideli 19 hava korsanının Saddam hükümetiyle sözde ilişkili olmalarıydı. Ayrıca Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yalanı da bir başka bahaneydi.
 

Amerikan istihbaratı bu işgalde, Irak içinde kullanılacak yerel güçlere önem veriyordu. Bu yüzden Irak'ın kuzeyindeki Peşmerge'yi işgalin kuzey cephesini hazırlamak için organize ettiler. Bölgedeki yerel güçleri kullanarak, gücü günden güne eriyen Irak ordusunu kuzeyden aşağıya doğru ittiler.


Ayrıca ABD Peşmerge güçlerini de yanına alarak Irak işgalini kuzeyden gerçekleştirmek istiyordu. Bu sebeple Türkiye’ye ihtiyacı vardı.


Bunun için TBMM’nin onay vermesi gerekiyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a gönderilmesine; muhtemel bir askeri harekat çerçevesinde yabancı silahlı kuvvetlere mensup askerlerin konuşlanması, hava unsurlarının Türk hava sahasını, deniz unsurlarının Türk limanlarını, Türk makamları tarafından belirlenecek esaslara ve kurallara göre kullanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyordu.


Tezkere henüz meclise sunulmamıştı ama ABD’ ordusu Mardin Nusaybin’e yerleşmeye başlamıştı bile. Sanıyorum ABD’ye tezkerenin geçeceği yönünde bir söz verilmişti.


Sene 2002-2003 yıllarını kapsayan dönemde ben de Mardin Kızıltepe’deydim. Her gün hem demiryolundan hem de karayolundan Nusaybin’e inanılmaz bir silah sevkiyatına tanık oluyorduk. Yanı ABD’nin Irak işgalinde kullanacağı bütün tankı, topu, füzesi, zırhlı aracı vagonlarla, tırlarla Nusaybin’e yığılmıştı. Yığınakların yapıldığı yerlerin etrafı toprakla, taşla dağ gibi çevrilmişti ve sessiz bir bekleyiş dönemine girilmişti. Ta ki TBMM’de 1 Mart Tezkeresi oylanana kadar…


TBMM’de yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı, 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Ancak, Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen 267 salt çoğunluğa ulaşılamadı. Bu durumda tezkere meclisten geçmedi ve kibarca “Pardon!” kuzeyden giremezsiniz, dedik. Aslına bu insanlık için, Ortadoğu için, Türkiye için, Türkiye’nin prestiji için olumlu bir şeydi. Ama keşke başta pardon, biz komşu bir ülkenin topraklarını bizim ülkemizi kullanarak işgal etmenize izin veremeyiz, deseydik.


Sonra ne mi oldu? Tezkerenin reddedilmesi Amerikalılarda hayal kırıklığı yarattı. Geldikleri gibi sessizce gittiler; bunun hesabını sorarız dercesine… Aylarca yaptığı yığınakları tekrar Akdeniz’deki gemilerine götürüp Basra Körfezine taşıdılar. Irak işgali gecikmişti. Bu süreçte yaşadıkları askeri güçlükleri tamamen 1 Mart tezkeresine bağladılar.


Yöneticiler sezmiş olacak ki, bunun bedelini hep beraber öderiz, dediler.


Ödedik mi?


Bundan sonra ABD ile ilişkilerimiz hep sorunlu oldu. Askerlerimizin başına çuval geçirildi. 4 Temmuz 2003 cuma günü ABD Kara Kuvvetleri’ne bağlı 173. Hava İndirme Tugayı askerleri, Kuzey Irak Süleymaniye’deki Türk Özel Kuvvetleri Bürosu’na yaptıkları baskın sonucu 3’ü subay 8’i astsubay 11 Türk askerini esir aldı. Amerikalılar daha sonra başlarına çuval geçirip Türk yetkilileri 8 araçlık bir konvoyla yanlarında peşmergeler, Irak’ın işgalinden sonra ABD güçlerinin bölgede karargâh olarak kullandığı Kerkük Havalimanı’na götürdüler.


Savaş sonrası Peşperge ABD’nin en önemli müttefikiydi, ama Türkiye Irak konusunda masada yoktu.


Ayrıca PKK’ya silah ve para desteği artırıldı.


Irak’a girdik, PKK kamplarını yerle bir edecektik, ABD savunma bakanlığının baskıları sonucunda geri dönmek zorunda kaldık.


ABD uzun zamandır planladığı Fetö yapılanmasına hız verdi. Belki de 15 Temmuz darbe girişiminin aşamaları bu süreçte birer birer planlandı.


Bop belasını başımıza sardılar, arkamızda dururmuş gibi yaptılar, ancak her ortamda Türkiye’nin menfaatlerini baltaladılar, başımızı sıkıntıya soktular.


Emperyalizmle görülecek hesabımız var. Ancak bu sadece silahla olacak iş değil elbette. Bu bir duruş, kararlılık, strateji, planlama ve ön gürü işidir aynı zamanda.


Montrö, Lozan gibi birçok konuda yıllar sonrasına ışık tutan Mustafa Kemal Atatürk’ün izlediği yol ve tutum bize önemli dersler vermelidir. Saygı duyulan, sözünün arkasında duran; toplumdaki bölünmüşlüğün bittiği, ekonomik, askeri, siyasi yönden güçlü bir Türkiye yaratmak hepimizin görevidir.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

İYİ ÖĞRETMEN!
ÇAYKUR RİZESPOR SÜPER LİG’E NASIL ÇIKAR?
NAİL AMCA’NIN KÖPÜKLÜ AYRAN KUPASI
BENCE DE KISKANIYOR…
BU İŞLER BAKAN ZİYA SELÇUK’TAN ÖNCE BÖYLE DEĞİLDİ!
RUSLAR UKRAYNA'DA NEDEN KAZANAMADI?
KARMA EĞİTİM
ÖĞRETMENİN EL KİTABI
DÜNYA DİLİ TÜRKÇE" KONULU KOMPOZİSYON YARIŞMASI
RİZE'DE MAÇ VAR AMA KİMSENİN HABERİ YOK!
HER SARSILDIĞIMIZDA, “İYİ Kİ ‘O’ VAR” DİYECEĞİZ
NEDEN VE NASIL DEMOKRASİ?
OKULLARDA TEST SONUÇLARININ POZİTİF ÇIKMASI DURUMUNDA NE YAPILMALI?
ARTIK KİMSENİN DAYANMA GÜCÜ YOK!
FELAKET GÜNÜ ÇEVRECİLİĞİ!
MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ HEDEFLENEN ENFLASYON KADAR MAAŞ ZAMMI GİRDABINA MAHKÛM OLMAMALI
DOĞU KARADENİZ’DE TURİZME EL FATİHA…
ANDIMIZ İÇİN DAHA NE BEKLİYORUZ?
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
SİVİL TOPLUMDAN SİYASİ TOPLUMA…
25 NİSAN KIZILDERİLİ SOYKIRIMINI ANMA GÜNÜ”
KURTULUŞA GİDEN YOLDA TBMM’NİN AÇILIŞININ ÖNEMİ VE AYAKLANMALAR
DEĞERLER EĞİTİMİ!
YALAN SANDIĞA SIĞMAZ!
KİM, NASIL ANT İÇİYOR?
OKULLARDA KULLANILMAYAN BİLGİSAYAR VE TABLETLER ÖĞRENCİLERE VERİLSİN
PROMOSYON ÇAY ÜRETİCİSİNİN DE HAKKI…
MEB SINAV YAPMADI, ÖĞRETMEN BÜYÜK KAYIPTA… EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET!
100 PUAN, 100 PUAN, 100 PUAN…
SİVİL TOPLUM...
EKMEK KAVGAMIZ
WEBO'YA YAPILAN IRKÇI SALDIRI, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ VE İNSAN HAKLARI GÜNÜ
DEMİRCİNİN KÖPEĞİ
UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİNDE EN BÜYÜK SORUN,
OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ BAKICI DEĞİLDİR!
ÖĞRETMEN YALVARMAZ, ÖĞRETMEN EL AÇMAZ
KAYIP BÜYÜK, HESAP YANLIŞ
BEN KİMİM?
ACABA NEDEN?
EĞİTİM-ÖĞRETİM NEDİR NE DEĞİLDİR?
TÜRKİYE KAMU-SEN BU YIL DA EN FAZLA BÜYÜYEN KONFEDERASYON OLDU
ASLINDA NE OLMUŞTU?
KAÇAK ÇAY
İNSAN, ŞEHİR VE ŞEHİRCİLİK
SÜREÇ ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR YOLA GİRMİŞTİR
İFTAR SOFRALARININ MALİYETİ CEP YAKIYOR
ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI ANLAMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN!
KÜRESEL ISINMA NEDİR?
100. YILINDA O’NA BİR KERE DAHA MİNNET DUYGULARIMIZI BİLDİRİYORUZ
İnsanlığın Korkulu Rüyası Salgın Hastalıklar
Ücretli Öğretmenler Çaresiz
18 Mart Çanakkale Zaferi
ÜNİVERSİTELERDE GÖREV YAPAN İDARİ PERSONELE TAYİN HAKKI TANINMALIDIR.
“HAK MÜCADELESİNDE BEN DE VARIM” DİYORSANIZ…
HARCADIĞIMIZ HER KURUŞUN EN AZ DÖRTTE BİRİ VERGİYE GİDİYOR
BU KİBİR, BU İNAT, BU HASET NEDEN?
SATMAKLA DA BİTMEZ Kİ!
Turan Nedir? 3 EKİM TÜRK DÜNYASI
“BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ” DEMEYİN
Lüküs Hayat
Türkçe Resmiyetini 742 Yıl Önce Karamanoğlu Mehmet Bey İle Kazandı
Ah Molla Molla
3 Mayıs 1944 – Türkçülük Davası
Hele Bir Yürüyün de Yürüyüşünüzü Görelim