Reklamı Geç
YAZARLAR
CUMHUR-BAŞKANLIK SİSTEMİ VE KABİNE REVİZE EDİLMELİ
Adnan ONAY
01 Temmuz 2019 - Pazartesi 20:58
Önceki yazımda Cumhur-Başkanlık sisteminde iyileştirmeler yapılmazsa önümüzdeki dönemde bu sistemin öncüsü olan Cumhur ittifakının , bu sistemden zarar görür hale geleceğine değinmiş, halkın Başkanlık sisteminden beklentilerinin bugünkü uygulamalardan faklı olduğunu belirtmiştim.
 
Türkiye'nin geçmişte koalisyonlardan çok çeken bir ülke olması nedeniyle halk çoğunluğu Başkanlık sistemi lehinde oy kullandı ancak, bu doğrultuda oy kullananların birçoğu uygulamaların beklentileri karşılamadığından şikayetçiler.
 
İtirazların neler olduğuna gelince;
 
Öncelikle, halk, Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti genel başkanı olmasından hoşnut değil. Halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanının, sadece bir partinin seçim kazanması için sahaya inmesini uygun görmüyor. Bunu uygun bulmayanlar, Cumhurbaşkanı adaylarının her ne kadar partili olsalar da bir ittifak sonucu seçimi kazandıklarını, seçilen kişiye birden çok partinin/partilinin destek verdiğini, oysa genel başkanlığını yürüttüğü partinin oyunun kazanan adaydan daha az olduğuna dikkat çekiyorlar.
 
Cumhurbaşkanının göreve geldikten sonra halkın tümünü temsil ettiği ve kendine oy vermeyenlerin dahi sempatisini, desteğini kazanabileceğini, ancak bir parti adına sahaya çıkılmasıyla bu sempati ve desteğin artması bir yana partisinin oyunun düşmesi halinde ona olan desteğin de düşeceğini, en azından böyle algılanmasının da Cumhurbaşkanının halk desteğini kaybettiği iddialarına yol açacağına dikkat çekiyorlar..
 
Bence de; geçen sürede gördük ki; Cumhurbaşkanının partisi adına sahaya inmesi onun daha çok tartışılmasına yol açmakta, muhalif kesimce ona Cumhurbaşkanı gibi değil de, bir partinin genel başkanı gibi bakılmakta. Bu ise Cumhurbaşkanının önemli bir kitle tarafından siyasal gözle değerlendirilmesine, sert ayrımların ortaya çıkmasına yol açmakta.
 
Muhalefet doğrudan Cumhurbaşkanını hedef almak yerine, kendileri gibi olan bir rakiple, bir genel başkanla karşı karşıya kalmalı, Cumhurbaşkanı bir partili olsa dahi tüm siyaseti etrafında toplayacak bir üst konuma yerleşmeli.
 
Bunun olması gerektiğine inanıyorum ancak,nasıl olabileceği konusunda bir fikrim yok.
 
Sadece Genel başkanlık sıfatı bulunan, Başbakansız, Cumhurbaşkanını partisine hakim konumdan uzaklaştırmayan bir modelin oluşturulmasının ülke açısından daha doğru olacağını düşünüyorum.
 
Çok iyi biliyoruz ki, Erdoğan her halükarda partisinden daha yüksek bir oy kitlesine sahip ve partiler üstü bir pozisyona gelmesi halinde bugünkü oylarından daha çok oy alabilecek bir isim..
 
Başkanlık sistemi konusunda bir başka eleştiri ise oluşturulan kabineyle ilgili..
 
Türkiye'yi koalisyonlardan kurtaran yeni sistemle birlikte oluşturulacak kabinenin çok daha yetkin bir kabine olması bekleniyordu.
 
Bu sisteme oy verenlerin bir çoğu, oluşturulacak kabinede hem parlamentoyla hemhal olmuş, hem de kamuoyunun destek vereceği tanınmış isimlerin yer almasını bekliyordu.
 
En önemli beklenti ise Cumhurbaşkanı Yardımcılığıyla ilgiliydi. Bu görev için çok daha tanınmış bir veya daha çok ismin ortaya çıkacağı tahmin ediliyor, hatta o isimlerden birinin Bahçeli olabileceği iddia ediliyordu.
 
Kabine içinde yer alanların çoğunluğunun, kamuoyunun çok tanımadığı, siyasetle pek yakın ilişki içinde bulunmayanlardan seçilmesi yeni sistemden beklenenlerin uzağında kaldı.
 
Ayrıca, aile yakınlarından birinin kabinede önemli bir göreve getirilmesi ise eleştiri nedeni oldu.
 
Kimse Berat Albayrak'ın bulunduğu göreve getirilmesinin ülkemize sağladığı avantajlarla ilgilenmedi, onun aile içinden biri olmasına takıntı yaptı..
 
Sonuç olarak; yeni sistemin halkın beklentilerine uygun bir şekle dönüşmesi sağlanmazsa tartışmalar bitmez..
 
Tartışmaların büyümesi ise tekrar parlamenter sistemi gündeme getirir. Oysa, ülkenin eski sisteme, koalisyonlar dönemine dönmesi demek, yeniden kaos dönemine dönmek demek....
 
O nedenle hem sistem revize edilmeli, hem de bakanlar kurulu toplumdan heyecan yaratacak isimlerle güçlendirilmeli...
Adınız
Yorumunuz
Mustafa ÇELİK - 13 Temmuz 2019  
Rusya ile Demirçelik sanayi-Sümerbank dokumasanayi-Cam sanayi-Aluminyum sanayini kurduk. Bugünlerdede Rusya ile S!400 hava savunma sistemlerini kuruyoruz.. Dünya yenileniyor. Yeni işleri-yapan bakanlarımıza selam olsun... Hava savunma sistemlerinin kurulması için hükümetimize içerden ve dışardan yapılmadık kötülük bırakılmamıştır. Mesele hükümet meselesi değil-vatan ve millet meselesibir.. Bakanlarımızı ve emeği olan Türk Milletine selam olsun..

Seda DAMLA - 20 Temmuz 2019  
Güneş yenilenmez göz yenilenir. Hükümet kabinesinde canla!başla çalışan İçişleri Bakanı ve Maliye bakanı.. Ekonomide akan sular neden bulanık ? Çünkü tabii afetler var.Sel var.Heyelan var.Su taşmaları var. İşte ekonomide böyle bir afetler döneminden geçiyor. Bütün mesele Türkiye nin savunmasının güçlenmesinden çıkarları engellenenlerin olması.. S!400 savunma füzelerini - savunma sanayimiz kısa sürede geliştirecektir.Acil ihtiyaçtır.Savunma sanayimiz 3 vardiye gece!gündüz çalışmalarına devam etmelidir. Aç kalabiliriz. Vatansız kalamayız. Bütün kurumlar 2019 bütçelerinin yüzde 25 ini savunma sanayine vermelidir. Elektrik-doğalgaz ve suya yüzde elli zam yaparak savunma sanayine aktarmalıyız. Ekmeğe yüzde yüz zam yapmalıdır.Çünkü çöplere giden çok ekmek var... Hükümetimiz kurumları kaliteli mal üretmek ve ucuz üretebilmek için gayret edenlerle takviye etmelidir.

Güneş AKTAŞ - 01 Ağustos 2019  
EKONOMİK DENGELER: Kur değerleri... Faiz değerleri... Ücret değerler... Bu değerlerin menfi veya müspet değişiminden enflasyon oluşur.. Dengeleri normal ekonomik şartlarda olur... Türkiye terör ve savunma sanayinde büyük çalışmaları var.. Bilinip de düşünülmeyen ekonomik sıkıntılar var... Ekonomi araştırmacıları- yazılarına-yorumlarına ve sözlerine- doğruluk-güvenirlik ve kültür katmalıdır..

Osman HANCIOĞLU - 02 Ağustos 2019  
KANUNİ DÖNEMİ: Üç kıtayı imar eden Mimar SİNAN... Devletin Sevk ve İdaresi Sokulu Mehmet Paşa... Denizlerin hesap ve kitapını yapan Barbaras Hayrettin Paşa... Şairleri var.. Şeyhülislamı var... Üç kıtanın sevk ve idaresini yapan azametli-asaletli büyük insanlar... Bugün Bankacılık sektörünü öğrenmemiz gerekiyor... Sanayi ve teknolojide avrupa ile müşterek çalışarak öğreneceğimiz işler var... Bu konularda Kayseri de olduğu gibi gayretli-azimli engelleri aşan beyinler çok önemli...


Diğer Yazıları

FETÖCU CEVHERİ GÜVEN’İN ÇAYKUR YALANLARI!
BİR KARA TABLO; 6-7 EYLÜL OLAYLARI
CHP'NN ÇAY KANUNU
AFGANİSTAN'IN YAKIN TARİHİ VE TALİBAN-1
Türkiye’nin en çok yağış alan ili olan Rize ...
AKSİ HALDE KAMU KURULUŞLARI ARPALIK OLARAK KULLANILIYOR
RİZE’DEKİ ERZURUMLULAR
PEKER KONUSU
ÇAY KANUNU
1960 darbesi, başında Albay Türkeş’in bulunduğu , onun yönettiği bir NATO darbesiydi.
İSRAİL’E HAK VERENLER!
RİZE'NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK BİR PROJE
BU KEZ SÖZÜM ÜRETİCİYE
AZERBAYCAN’DAN İTHAL ÇAY KONUSU
İKİ AYRI TARİH, İKİ AYRI AÇIKLAMA!
RİZE'DE CUMHURBAŞKANINDAN BEKLENEN MÜJDE
KATAR YATIRIMLARI
RİZE'DE BU YALNIŞLARA DUR DİYECEK BİRİLERİ VAR SANIYORDUM
ÖLÜM MÜ, AŞI MI HANGİSİNİ TERCİH EDERSİNİZ?
TÜRKİYE-İRAN GERGİNLİĞİ
BATUM-TRABZON DEMİRYOLU HATTI GÜNDEME ALINMALI
ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ KUTSAMAK
FAİZ VE PİYASALAR. ALLAH ÜLKEMİZİN YARDIMCISI OLSUN
FUTBOL KULÜPLERİ
TRABZON'DA HÜZÜN RİZE'DE SEVİNÇ VAR
ÇAYKUR KOTA VE KONTENJAN
ARTAN EMLAK FİYATLARI VE KRİZ
R.T.E.Ü ARAŞTIRMA HASTANESİ
ADANA ÇAY İŞİNDE MAHİR İL
R.T.ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ DOKTOR BEKLİYOR
ÇAYIN GELECEĞİ VE ÇAYKUR
ÇAYIN SORUNLARI BİTSİN İSTENİYORSA
KOTA ARTIRMAKLA ÇAYIN SORUNU ORTADAN KALKMAZ
RİZE ŞEHİR HASTANESİ ARSİN YATIRIM ADASINDA YAPILMALIDIR
RİZE'DE SORUN DENİZ DOLGUSU DEĞİL, SORUN DOLGUNUN KULLANIMI, ŞEHİR PLANLAMASI
TÜRKİYE KORONAVİRÜSTEN YÜZ AKIYLA ÇIKACAK
Yaş çay hasat mevsimi geldi, ancak
CORONAVİRÜS VE KOMPLO TEORİLERİ
HASAN KARAL NEDEN PARTİ DEĞİŞTİ, ÜZERİ NEDEN ÇİZİLMİŞTİ
YERLİ OTOMOBİL KONUSU
RİZE’DE ŞEHİR HASTANESİ GEREKSİZ Mİ
İYİDERE LİMAN VE LOJİSTİĞİN KADERİ DEMİRYOLU GÜZERGÂHINA BAĞLI
Yoksa gidişat, dönüşü olmayan yol.. İSRAİL TOHUMLARI
Rize’de bu iç ekişmeler giderek derinleşiyor
Belediyelerde yapılan işten çıkarmalar toplumsal ayrışmayı giderek büyütüyor.
İmamoğlu bir restorasyon projesinin ürünüdür.
Türk futbolunu yabancı oyunculara mahkûm ettiler.
Öcalan’ın MİT elemanı olduğu ...
Kadir Mısıroğlu, bir Osmanlı hayranıydı.
Ak Parti Rize’de kazanırken kaybetti.