Reklamı Geç
YAZARLAR
“HAK MÜCADELESİNDE BEN DE VARIM” DİYORSANIZ…
Ceyhun KALENDER
14 Kasım 2019 - Perşembe 07:23

Türk Eğitim-Sen kurulduğu günden beri sahip olduğu ilkeler, sendikacılığa kattığı değer ve erdemle Türk memur sendikacılığının lokomotifi oldu.

 

Türk Eğitim-Sen tıkanan, yozlaşan, yeni gelişmeleri takip etmekte zorlanan ve çözüm üretmekten çok sorun haline gelmeye başlayan sendikacılığa yeni bir nefes, farklı bir bakış getirdi.  

 

Atatürk ilkelerine bağlı, Milletin değerleriyle ters düşmeden ama sarı sendikacılık yapmadan da hak mücadelesi verilebileceği gerçeğiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve bütünlüğü hem de milletin birliği ve kardeşliği için her türlü iç ve dış mihrakların karşısında olurken diğer yandan da kamu görevlilerinin haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda kesintisiz, kararlı ve çetin bir mücadelenin temsilcisi oldu. 

 

Her türlü olumsuz şarta rağmen yıllar içinde istikrarlı bir biçimde büyüyen sendikamız, yalnızca mesleki değil üyelerinin eğitim, sağlık, tatil, yurt, konaklama gibi her türlü ihtiyacına destek oldu.  

 

Ülkemizin 81 ilinde, yedi bölgesinde,

doğudan batıya, kuzeyden güneye her noktasında   varlığıyla öğretmenlerimizin ve milletimizin güvendiği, dayandığı, saygı duyduğu kurumsal bir yapıya kavuştu. 

İşçi sendikacılığının hakim olduğu, memurların örgütlenme özgürlüğünün bile söz konusu olmadığı, son derece zor şartlar ve imkansızlıklar altında başlayan mücadelemiz, bugün memur sendikacılığının sendikal hareketin merkezi haline gelmesiyle taçlanmış bulunuyor.

 

Bu mücadele elbette emeği, alın terini, çileyi, rahatından vazgeçerek zoru seçenleri ifade ediyor. Türk Eğitim-Sen’i bugünlere taşıyan, sürgünleri, baskıları, zulme uğramayı göze alan ve kurulduğundan bugüne inancından ve duruşundan taviz vermeyen üyelerinin kararlı duruşuyla bu günlere geldi.

 

Bu vesile ile yolu Türk Eğitim-Sen’den geçmiş, üye olarak, işyerlerinde, şubelerde yönetim kademelerinde yer alarak elini taşın altına koyan, “Türk Eğitim-Sen” diyen bütün dava neferleri çok önemli bir görevi yerine getirmiş ve bu kutlu mücadelede isimlerini baş köşeye yazdırmışlardır.

 

Türkiye Kamu-Sen kurulduğu günden beri birçok hükümet değişti, siyasal iktidarlar geldi, gitti. Değişmeyen Türk Eğitim-Sen’in hizmet ve mücadele aşkı oldu. Akıp giden zaman içinde değişmeyecek tek unsurun Türk Eğitim-Sen’in duruşu, mücadele azmi ve kararlılığı olacağından kimsenin şüphesi olmasın. 

 

Bu sebeple, “HAK MÜCADELESİNDE BEN DE VARIM” diyen bütün kamu çalışanlarını bu çatı altında birleşmeye davet ediyoruz.

 

Türk Eğitim-Sen kurulduğu günden beri sahip olduğu ilkeler, sendikacılığa kattığı değer ve erdemle Türk memur sendikacılığının lokomotifi oldu.

 

Türk Eğitim-Sen tıkanan, yozlaşan, yeni gelişmeleri takip etmekte zorlanan ve çözüm üretmekten çok sorun haline gelmeye başlayan sendikacılığa yeni bir nefes, farklı bir bakış getirdi.  

 

Atatürk ilkelerine bağlı, Milletin değerleriyle ters düşmeden ama sarı sendikacılık yapmadan da hak mücadelesi verilebileceği gerçeğiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve bütünlüğü hem de milletin birliği ve kardeşliği için her türlü iç ve dış mihrakların karşısında olurken diğer yandan da kamu görevlilerinin haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda kesintisiz, kararlı ve çetin bir mücadelenin temsilcisi oldu. 

 

Her türlü olumsuz şarta rağmen yıllar içinde istikrarlı bir biçimde büyüyen sendikamız, yalnızca mesleki değil üyelerinin eğitim, sağlık, tatil, yurt, konaklama gibi her türlü ihtiyacına destek oldu.  

 

Ülkemizin 81 ilinde, yedi bölgesinde, doğudan batıya, kuzeyden güneye her noktasında   varlığıyla öğretmenlerimizin ve milletimizin güvendiği, dayandığı, saygı duyduğu kurumsal bir yapıya kavuştu. 


İşçi sendikacılığının hakim olduğu, memurların örgütlenme özgürlüğünün bile söz konusu olmadığı, son derece zor şartlar ve imkansızlıklar altında başlayan mücadelemiz, bugün memur sendikacılığının sendikal hareketin merkezi haline gelmesiyle taçlanmış bulunuyor.

 

Bu mücadele elbette emeği, alın terini, çileyi, rahatından vazgeçerek zoru seçenleri ifade ediyor. Türk Eğitim-Sen’i bugünlere taşıyan, sürgünleri, baskıları, zulme uğramayı göze alan ve kurulduğundan bugüne inancından ve duruşundan taviz vermeyen üyelerinin kararlı duruşuyla bu günlere geldi.

 

Bu vesile ile yolu Türk Eğitim-Sen’den geçmiş, üye olarak, işyerlerinde, şubelerde yönetim kademelerinde yer alarak elini taşın altına koyan, “Türk Eğitim-Sen” diyen bütün dava neferleri çok önemli bir görevi yerine getirmiş ve bu kutlu mücadelede isimlerini baş köşeye yazdırmışlardır.

 

Türkiye Kamu-Sen kurulduğu günden beri birçok hükümet değişti, siyasal iktidarlar geldi, gitti. Değişmeyen Türk Eğitim-Sen’in hizmet ve mücadele aşkı oldu. Akıp giden zaman içinde değişmeyecek tek unsurun Türk Eğitim-Sen’in duruşu, mücadele azmi ve kararlılığı olacağından kimsenin şüphesi olmasın. 

 

Bu sebeple, “HAK MÜCADELESİNDE BEN DE VARIM” diyen bütün kamu çalışanlarını bu çatı altında birleşmeye davet ediyoruz.

Adınız
Yorumunuz
Öğretmen Bey - 14 Kasım 2019  
Sendikanız eskiden gerçekten de hak arardı eylem yapardı masaya yumruğunu vururdu ama şimdi sanki mevcut konjonktüre uyup- iyi polis kötü polisi oynuyor gibi geliyor bana. İsmail Koncuk zamanlarını mumla arıyoruz. Ayrıca Rize ilinde oluşan not değiştirme meselesinden sonra uyenizin yaptığını savunmanız da ilginç.

Memur - 14 Kasım 2019  
Toplu sözleşme primi kaldırılsın- kim gerçek dava adamı sendikacı kimler ise suya sabuna dokunmayan sendikacı belli olsun. Sendika üyeliği paralı olsun

ADELİ - 14 Kasım 2019  
CEYHUN BEY İYİKİ VARSINIZ.İYİKİ TÜRK EĞİTİM SEN VAR.ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN..

Metin CAN - 14 Kasım 2019  
Sendikalar... Bütün sendikaların ortak paydası ilimdir fendir... Bugün insansız Hava Araçlarını yapıyoruz. Bunları ilim-fen ve teknolojiden öğreniyoruz... Gelirimizin artması için her il de bir üniversite yaptık. Şimdi her üniversitenin kentine bir fabrika yapmamızın zaman ve mekanı içindeyiz. Nasıl Fabrika yapacağız ? Fabrika yapan fabrikaları yapacağız. 81 vilayette- her üniversitenin yanında yılda en az bir!iki fabrika kurmalıyız. Özel sermaye artık fabrika kurmalıdır. Parayı Bankaların deposundan üretime taşımak... Bakınız- SABANCI Grubu Artvin Yusufeline Kız öğrenci yurdu yapmış. Öğrenvilerin bir kalem alması için-hali dokuma atölyesi kurmuş..Allah razı olsun. Daha çok kazansın...Ama nerede Artvin in zenginleri-Rize nin-TrabzoN un- Giresun-Ordu- say say... Nerede bu insanlar... Kayseride de 2000 adet Özel sektör fabrika kur muş... Karadeniz Bölgesine bakınız... Büyük sermaye üretim yapmalıdır... Bakınız bugünlerde Amerikalı iş adamları- Almayda da elektrikli ekipmanları üretecek yeni fabrika kurmak için çalışıyor..Türkiye deki sermaye ne yapıyor ? Mal ve hizmet üretimine zam yapıyor...Batı dünyası mal ve hizmet üretiyor... Muhalefet-zengin sermayeye yatırım yaptırmak için gayret etmelidir. İzmir in zenginleri neden üretim yapacak işletmeler kurmuyor?

Ceyhun Kalender - 14 Kasım 2019  
Selamlar tüm yorum yazan arkadaslara. Öncelikle ögretmen beye şunu soylemek ıstiyorum. Biz farkında olmadan yanlıs yapmış olabiliriz. Ancak bizde içten pazsrlık- riyakarlık- yalakalık- egilmek!bükülmek olmaz.


Diğer Yazıları

OKULLARDA TEST SONUÇLARININ POZİTİF ÇIKMASI DURUMUNDA NE YAPILMALI?
ARTIK KİMSENİN DAYANMA GÜCÜ YOK!
FELAKET GÜNÜ ÇEVRECİLİĞİ!
MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ HEDEFLENEN ENFLASYON KADAR MAAŞ ZAMMI GİRDABINA MAHKÛM OLMAMALI
DOĞU KARADENİZ’DE TURİZME EL FATİHA…
ANDIMIZ İÇİN DAHA NE BEKLİYORUZ?
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
SİVİL TOPLUMDAN SİYASİ TOPLUMA…
25 NİSAN KIZILDERİLİ SOYKIRIMINI ANMA GÜNÜ”
KURTULUŞA GİDEN YOLDA TBMM’NİN AÇILIŞININ ÖNEMİ VE AYAKLANMALAR
DEĞERLER EĞİTİMİ!
YALAN SANDIĞA SIĞMAZ!
KİM, NASIL ANT İÇİYOR?
OKULLARDA KULLANILMAYAN BİLGİSAYAR VE TABLETLER ÖĞRENCİLERE VERİLSİN
PROMOSYON ÇAY ÜRETİCİSİNİN DE HAKKI…
MEB SINAV YAPMADI, ÖĞRETMEN BÜYÜK KAYIPTA… EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET!
100 PUAN, 100 PUAN, 100 PUAN…
SİVİL TOPLUM...
EKMEK KAVGAMIZ
WEBO'YA YAPILAN IRKÇI SALDIRI, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ VE İNSAN HAKLARI GÜNÜ
DEMİRCİNİN KÖPEĞİ
UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİNDE EN BÜYÜK SORUN,
OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ BAKICI DEĞİLDİR!
ÖĞRETMEN YALVARMAZ, ÖĞRETMEN EL AÇMAZ
KAYIP BÜYÜK, HESAP YANLIŞ
BEN KİMİM?
ACABA NEDEN?
EĞİTİM-ÖĞRETİM NEDİR NE DEĞİLDİR?
TÜRKİYE KAMU-SEN BU YIL DA EN FAZLA BÜYÜYEN KONFEDERASYON OLDU
ASLINDA NE OLMUŞTU?
KAÇAK ÇAY
İNSAN, ŞEHİR VE ŞEHİRCİLİK
SÜREÇ ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR YOLA GİRMİŞTİR
İFTAR SOFRALARININ MALİYETİ CEP YAKIYOR
ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI ANLAMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN!
KÜRESEL ISINMA NEDİR?
100. YILINDA O’NA BİR KERE DAHA MİNNET DUYGULARIMIZI BİLDİRİYORUZ
İnsanlığın Korkulu Rüyası Salgın Hastalıklar
Ücretli Öğretmenler Çaresiz
18 Mart Çanakkale Zaferi
ÜNİVERSİTELERDE GÖREV YAPAN İDARİ PERSONELE TAYİN HAKKI TANINMALIDIR.
HARCADIĞIMIZ HER KURUŞUN EN AZ DÖRTTE BİRİ VERGİYE GİDİYOR
BU KİBİR, BU İNAT, BU HASET NEDEN?
SATMAKLA DA BİTMEZ Kİ!
Turan Nedir? 3 EKİM TÜRK DÜNYASI
“BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ” DEMEYİN
Lüküs Hayat
Türkçe Resmiyetini 742 Yıl Önce Karamanoğlu Mehmet Bey İle Kazandı
Ah Molla Molla
3 Mayıs 1944 – Türkçülük Davası
Hele Bir Yürüyün de Yürüyüşünüzü Görelim