Reklamı Geç
YAZARLAR
Saymak
Hatice TOPÇU
10 Nisan 2019 - Çarşamba 23:48

SAYMAK 

 

Saymayı severiz biz. Para saymayı, üye saymayı, bizden olanı, olmayanı saymayı severiz.

 

Uyuyamadığımızda koyun saymayı, yıldızlı gecelerdi yıldız saymayı severiz. Türk sinemasında bile sayma konusuna esprili bir biçimde yer verilmiştir. Hepinizin izlemiş olduğunu düşündüğüm 1974 yapımı “Köyden İndim Şehire” filmi sinemamızın unutulmazlarındandır. Filmin bir sahnesinde yer alan altın sayımı konusu ve devamındaki akışla mülkiyet duygusunun insana neler yaptırabileceği, kazanmanın söz konusu olması halinde kardeşin kardeşe güvenmediği anlatılmıştır. 

 

Başka türlü sayanlar var elbette; Okuduğu kitapları sayanlar, başarılarını sayanlar ve benzeri. Bulunulan yere göre değişir bu sayma işi.  Bitmesini istediğiniz bir sürecin içindeyseniz günleri aylar gibi sayarsınız, bir türlü geçmez zaman. Sevdiğiniz biriyle vakit geçirirken de saatlerin geçişini sayamazsınız. Su gibi akar zaman. Karışık iştir vesselam saymak. Sözün kısası saymanın bin türlü hali vardır. Ha bir de oy saymak vardır. Belki para saymaktan çok çok daha önemlidir oy saymak.  

 

Sandığa giren herkesin kazanmak istemesi çok doğal bir durumdur. Bu yüzden Demokrasinin kuralları vardır.  Bu kurallar; seçmen listelerinin oluşturulmasından, askıya çıkarılmasına, sandık kurullarının oluşturulmasına, oyların sayılmasına, tutanakların tutulmasına, oy çuvallarının seçim kurullarına intikaline, sayım sonuçlarına itiraz edilmesine ve benzeri bütün süreçleri belirler. Özetle Demokrasinin kuralları kazananı ve kaybedeni adil bir şekilde tespit etmeyi düzenler ve bu kurallar önceden belirlenir. 

 

Bu yazımda bu süreçlerde yaşanan doğruları yanlışları anlatmak gibi bir niyetim yok. Benim anlatmak istediğim şey insanoğlunun baktığı yer. Maalesef herkesin kendini görmek istediği yerde olmak istemesi ve olmak istediği yerde değilse durumu kendi lehine değiştirme çabası! İşte demokrasinin kuralları tam da bu durumu önlemek için vardır. 

 

Yukarıda da belirttim, sandığa giren herkesin sandıktan kazanarak çıkmak istemesinden doğal bir durum olamaz. Çünkü seçime girmekteki amaç seçilmektir. Ama seçilmek ve seçilmemek durumunda demokratik bir hak olan seçmenin iradesini de saymak gerektiğini düşünüyorum. Rakiplerin kazanma arzusunu da saymak gerektiğini düşünüyorum. Belki de en büyük eksiğimiz empati kültüründen yoksun olmamızdır.  

 

Son yıllarda seçim sonuçlarının açıklanması konusunda gayet iyiydik. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesine fark atarak seçimleri çok kısa sürelerde sayıyor ve sonuçları açıklıyorduk.  Sonra da hepimizin bildiği gibi atı alıp Üsküdar’ı geçiyorduk. Bu sefer öyle olmadı. Sanıyorum bu sefer Üsküdar’ı yürüyerek geçeceğiz. İşin şakası bir yana keşke; 

 

Büyüklerimizi sayıp, küçüklerimizi sevebilseydik, 

 

Farklılıkların zenginlik olduğunu sayabilseydik, 

 

Demokrasinin kurallarını sayabilseydik, 

 

Hukukun üstünlüğü ilkesini sayabilseydik, 

 

Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini sayabilseydik. 

 

“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ilkesini sayabilseydik. 

 

Bu keşkeleri çoğaltabiliriz. Bizim sevgiye, huzura, barışa, birliğe beraberliğe ihtiyacımız var. Bu yüzden bu sayma işlemi bir an önce bitmeli. Nitekim ekonominin ilkeleri de sayılmadıklarını düşünebilirler ve bu durum ülkemiz için çok tehlikeli olabilir. 

 

Umarım bir gün yukarıda belirtmeye çalıştığım keşkeleri sayabilmeyi başarabiliriz. O zaman inanın seçim sonuçlarını saymamız çok daha kolay olacaktır. 

Adınız
Yorumunuz
Osman - 11 Nisan 2019  
Bu yazıdan ne anlamalıyız yapılan onca üsülsüzlükleri görmezden gelip saymayı bırakıp al imamoğlu çaldınız çırptınız ama helal olsun yeterki siz sokaklara çıkmayın al sana mazbatan yönet istanbulu istersen istanbuluda çal yunanlılara teslim et önemli değil yoksa ekonomi çökecek ülkede kaos olacak evet sen bize diz çöktürdün senden özür diliyoruz hıç itiraz etmeyecektik her zaman hırsız haklıdır ev sahibi kapıyı kilitleseydi .

Hasan AKGÜL - 11 Nisan 2019  
Yazinizi dikkatle okudum Teşekkür ediyorum-sonuç olarak anladığım dizinde sayabilseidik olarak ozetlediginiz Eğitim eksikliğimiz ve Yörelerimizde uzaklaşarak bireysellik öne çıkması olarak degerlendirdim umarım gençlerimiz bu günlerden ders alır gelecek te daha iyi olurlar saygilarimla

Ali dönmez - 11 Nisan 2019  
Tek kelime ile Muhteşem kalemine yüreğine sağlık müdire hanım tebrikler

İnci Topçu Ada - 11 Nisan 2019  
Bam teline dokunarak demokrasinin gereğini çok güzel anlatın. Yüreğine eline sağlık.

Memet GÜRBÜZ - 11 Nisan 2019  
Yazınızı zevkle okudum. Güncel bir konuyu ele alamanız- tolumun hassaiyelerini dikkate alarak birleştirici bir yazı yazmanız dahi takdire değer takdire değer bir durumdur. Yüreğine sağlık.

Leyla Eraslan - 11 Nisan 2019  
Ne güzel dile getirmişsiniz gerçekleri.Asıl saymamız gerekenlerde ne kadar gerilerdeyiz. Seçimle gelen seçimle gitmeyi bilmeli. Halkina deger verenler halkın kararına saygı göstermeli ki baharın gelişini saymamalıyız. Bizde demokrasiyi özümsemiş ülkeler gibi hep bahar yaşamalıyız. Yazinizi çok beğendim. Kaleminize sağlık.

Besim. Acar - 16 Nisan 2019  
Kalemine sağlık son zamanların en güzel yazısı.

R.kurucu - 21 Nisan 2019  
10 parmaginda 11 marifet yazarimiz dogruya ne denir


Diğer Yazıları

İNSAN DÜNYAYA SIĞMIYOR
BODRUM
NEFESSİZ KALAN DÜNYA
BU ÖYLE BİR BELA Kİ!
COVİD-19’DA TARAMA VE KARANTİNA
ÇÜRÜMEK
Türkiye Cumhuriyeti Demokratik, Laik Ve Sosyal Bir Hukuk Devletidir
ÇÖZÜM KURULUŞTADIR VE NUTUK STRATEJİK BİR BELGEDİR
NASIL BİR DÜNYADA YAŞIYORUZ? ALGILAR VE LOZAN BAĞIMSIZLIK BELGESİ!
FARKLILIKLAR, DEMOKRASİ VE İNSAN
100.YIL
Değişim ve Biz.
Tarih Affetmez
Seçimin Kaybedenleri ve Kazananları