Reklamı Geç
YAZARLAR
KÜÇÜK ŞEYLERDEN DE MUTLU OLABİLİYORUZ
Recep Ali AKSOYLU
26 Mayıs 2020 - Salı 09:49

Dost bellediklerimin ürün ve markalarını, çok eskilerde bile olsa hizmet verdiğim – çalıştığım müesseselerin ürün ve markalarını önemser, elimden geldiğince korumaya, destek olmaya gayret ederim.


Örneğin 88-91 arası, 3 yıl görev yaptığım Evyap’a karşı duygum, hala görevdeymişim gibidir, rakibi bir ürünü para verip satın alamam bile. İsterim ki her kes endüstriyel mutfak ihtiyacını Yelkenciler’ den tedarik etsin, böreğini Akpınar’dan alsın, ÇAYKUR’un haricinde çay tüketecekse Güzel Çay olsun, Avrupa yakasında ise üşenmesin gidip ekmeğini Ortaköy Fırınından alsın. Kahvaltısını Caddebostan Dilek’te yapsın, eşarp – şal ihtiyacı varsa Muhsin Aşaroğlu’nun Vizyon’unu tercih etsin, kemençeyi Musa Agun’dan öğrensin. Listeyi uzatmayayım, her birinin ortak yönü; gönül rahatlığı ile kendimin de kullanabileceği, tercih edebileceğim kalitede olmalarıdır.


Dostlarım Çayeli’li hemşerilerim Çiftçi Kardeşlerle yakınlığımı bilir, zaman zaman Acıbadem veya Sahrai Cedit Çiftçi Fırınlarından (aslında unlu mamüller demek daha doğru) paylaşımlarımı görürler. Malum bayram sürecinde sokağa çıkma yasağı var ama 65 yaş üzerine Pazar günü serbest olduğu için babama refakat ederek ben de 3 saat kadar semtte sokakta, Doğa Park’taydım.


Yanımızdan artı 65’lik iki beyefendi geçiyordu, Çiftçi’den geliyorlardı besbelli. Taşıdıkları poşetlerden birinin tatlı ve ekmek, diğerinde ekmek aldığı anlaşılıyordu. Markaya olan tutkumdan beyefendilerin yüzü gözükmeyecek şekilde fotoğraflarını aldım ve akşamda Sahrai Cedit Çiftçi Fırın’ın sayfasında paylaştım.


Minnacık bir durum olarak algılanabilir ama biz insanoğlu bazen o kadar küçük şeylerden mutlu olabiliyoruz ki, aslında buna dikkat çekmek istedim. Zira, perakendecisiniz, yaptığınız işe göre günde dükkanınızdan 50 kişide, 1500 kişide alışveriş yapabilir, sattığınız – ürettiğiniz ürünü poşetinize koyar uğurlarsınız.


Ama dükkanınızdan birkaç sokak ötede yürürken, ya da bir başka mağazada alışveriş yaparken elinde sizin dükkanınızdan yaptığı alışverişin logonuzu taşıyan poşetini gördüğünüzde tarif edilemez bir haz duyarsınız.


Dün bu tabloyu gördüğümde çok kez yaşadığım bu duygu canlandı hafızamda, belki de onun için paylaşmak istedim.


Sabah Grubunun haftalık ekonomi dergisi PARA’da ağırlıklı franchising, İş Geliştirme konularında yazıyorum. Genelde de makalem 52 veya54.sayfada yayınlanır. O dönem iş yerim Beşiktaş’ta, sabahları Boğaziçi köprüsü fena yoğun. Takribi bir saat kazanabilmek için şoför arkadaşım beni Üsküdar’a bırakıyor, o arabayla köprüyü aşarken ben de motorla 10 dakikada geçiyorum Beşiktaş’a. Alt salondayım, koltuklar karşılıklı, ortada masa var. Tam karşıma 30’lu yaşların ortasında çok hoş bir hanım oturdu. Duraksamadan çantasından PARA Dergisini çıkardı, koruyucu naylonunu sıyırdı, direk 50’li sayfayı buldu. Adrese teslim gibi sağ iç tarafta ki benim makalemi okumaya başladı.


Temas kursun, eleştirsin, bir şey sorsun bana istiyorsun. Ama senin farkında değil, yazı almış onu içine.


Aslında haftada 25-30 bin satan derginin, dolayısıyla benim de okurlarından sadece biri o. Ama esnaf arkadaşımın poşetini sokakta bir müşterisinin elinde gördüğünde hissettiklerini aynen bir yazan olarak hissedebiliyorsun. Hatta çok kez “o okuduğunuz makaleyi ben yazdım” diyesim geldi ama hiç diyemedim. (Not eklemeliyim, yıllar önce Rize Nüfus Müdürlüğüne işim düştüğünde Zümrüt Rize’de ki futbol yorumumu hararetle okuyan Şef’e diyebilmiştim). O sabah, Üsküdar – Beşiktaş motorunda o hanımefendi de bir an kafasını kaldırsa sayfadaki vesikalığımdan hareketle okuduğu makalenin yazanının olduğumu anlaması işten bile değildi.


Ama kaldırmadı kafasını. Olsun, o kadarı bile yenisini yazmada beni motive edebiliyor.


Farkındayız di mi, bazen ne kadar küçük şeylerden mutlu olabiliyoruz; yaşımız, konumumuz ne olursa olsunJ

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

İLKİ AÇILMADAN RİZE’YE İKİNCİSİNİN AÇILMASINI ÖNERİYORUM .
SPORDA CİNSİYET AYRIMCILIĞINDA MEDYANIN, FEDERASYONLARIN ROLÜ
SANAYİCİ DIŞ PAZARA YÖNELİNCE İÇERDE ÜRETİM, SATIŞ DURMA NOKTASINDA!
TFF 1.LİGDE MÜTHİŞ ZİRVE YARIŞI
BU RAMAZAN KOMŞUMUZUN KALBİNE DOKUNALIM
AVRUPA’NIN EN YAŞLI LİGİNDE GENÇ FUTBOLCU OLABİLMEK!
DÜNYA YILDIZI MESUT ÖZİL LİGİMİZE RENK KATACAK
YENİ ASGARİ ÜCRETİN EMEKLİ VE ORTANCA MAAŞLARINA BASKISI
TOMAS HOCANIN ÇAYKUR RİZESPOR’U 7 SEZONUN EN İYİSİ
PAZAR'DA YAPIMI DEVAM EDEN HAVALİMANINA "AHMET MESUT YILMAZ" ADININ VERİLMESİ YAKIŞANDIR, VEFA BORCUMUZDUR.
PANDEMİDE KİŞİSEL HİJYEN İÇİN ORTAMLARIN TEMİZLİK VE BAKIMININ ÖNEMİ
DÜŞECEK SON İKİ TAKIM ARASINDA Ç RİZESPOR OLABİLİR Mİ?
FATİH’İN MİRASI AYASOFYA’NIN KİLİSE OLMAMASINI SAĞLAYAN ATATÜRK’E MÜTEŞEKKİRİZ
PERAKENDE DE STOK YÖNETİMİ
GURBETTEKİ ÇAYCI RİZELİ İÇİN ÜMİDİMİ KORUYORUM
KREDİLER 3 AY ÖTELENDİ, PEKİ ÇEK’LER NE OLACAK?
İÇİMİZ DIŞIMIZ CORONA. HEPİMİZİ ALDI HORONA!
ÜNAL KARAMAN’A CAMİANIN DESTEĞİ TAM
ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ YOK, TEMİZLEYİP DÖNECEĞİZ İNŞALLAH
ÇAYKUR RİZESPOR LİGDE KALACAKTIR
EUROLİG’DE EFES – FENERBAHÇE FİNALİ NEDEN OLMASIN
EKREM ORHON’U “ANLA”YABİLMEK
TÜRK MALI MI, YERLİ Mİ?
SAMSUN'DAN SARP'A... YHT... EMİN MİSİNİZ ?
DOĞA OKULLARINDAKİ KRİZ VE KAMUNUN SORUMLULUĞU
KONU İSTİHDAM. RAKAMI DEĞİL NİTELİĞİ ÖNEMLİ
İSTANBUL’DA RİZE GÜNLERİ BUGÜN BAŞLIYOR
DÖNDÜK MÜ YİNE BAŞA!
RİZE ÇAYI VE ANZER BALI İÇİN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ
FERETİKONUN COĞRAFİ TESCİLİ VAR, KENDİSİ ?
KARADENİZ FOLKLORUNDA ARMONİK VE BAĞLAMA
VAMPİR KELEBEK RİCANIA SIMULANS’IN DETAYLI HİKÂYESİ
BABA REİSİN VEFATININ 36. YILINDA ÇAYHAN ABLA
MURİÇİ SATIP MURİÇ ALAMAYACAKSAN SATMAYACAKSIN
ABD ve Kanada takımlarından oluşan MLS liginin en iyi ‘11’nde bir Rizeli.
YENİ EĞİTİM MATEMATİKSİZ Mİ? EĞİTİM SİL BAŞTANA ELEŞTİRİLERE DAİR
Anayasası Olmayan İşletmeler / Aile İşletmelerinde Kurumsallık
Rize'de 12 çiftçi Kenevir ekim izni istedi Ama...