Reklamı Geç
YAZARLAR
BEL ALTI YAZILARI
Tahir ORHAN
09 Eylül 2020 - Çarşamba 17:09

Son haftalarda bir bel altı edebiyatı tutturuldu ki, dinliyoruz, tüylerimiz diken diken oluyor.


Öncelikle Uşşakî tarikatının sahte şeyhinden başlayalım. Sonra size gazetecilikle ilgili bir sır vereceğim.


İsmini kullanıp reklamını yapmak istemediğim o zat, bırakın tasavvufu, İslam’la bağlantılı birisi olamaz. Zira yaptığı eylem, Kur’an’ın, yaklaşmayı bile kesinlikle yasakladığı bir eylemdir. Üstelik eylem, 12 yaşında bir kıza yapılıyor. Sonra ailesiyle bir pazarlığa giriliyor. Buraları, medyadan takip etmiş olmalısınız. Benim asıl değinmek istediğim şey, bunun bir Ali Kalkancı, bir Müslim Gündüz olayını çağrıştırdığıdır. Aczmendi tarikatından olan Müslim Gündüz’ün, (affınıza sığınarak söylüyorum) altından kadını çekip aldılar da sesini çıkarmadı.  Fadime Şahin’di o kadın ve hiç de tekin biri değildi. Yani bu olayda kullanılan bir dolgu malzemesiydi. Yine Ali Kalkancı ve Emire’yi hatırlayın ve ardından da 28 Şubat’ı…


İyi de aga aklıma bir şey takılıyor. Şimdi 28 Şubat da, 28 Şubatçılar da yok, bu ne iş? Onu da yakında öğreniriz. Ve şunu da şiddetle tavsiye ederiz: Bu şarlatanın eylemi yüzünden İslâm’ı suçlamayınız. Çünkü dinin böyle bir emri yok, üstelik yasağı var.


Konya Selçuk Üniversitesindeki olayı da duymuş olmalısınız. Bir fakültenin öğretim üyesi kadınla, bölüm başkanı arasında geçenler, akıllara durgunluk verecek cinsten.


Eğer basında yazılanlar doğru ise, kadın ayrıntılarını da vererek tam 6 kez bilerek ve isteyerek Profesörle birlikte olmuş. Bundan başka yine birkaç kez, adam dayanamamış ve kadının isteği dışında onunla birlikte olmuş. Buna tecavüz deniyor. Hülasa, önceleri nasıl bir hesap saikiyle ise, isteyerek birlikte olup bu haltı yemesine rağmen kadın sonunda dayanamayarak pes ediyor ve olayı açığa vuruyor. Zaten her zaman söyleriz, “Gerçeğin, er veya geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır”


Şimdi ikisi de işten uzaklaştırıldı. Acaba değdi mi?


Gelelim size vaat ettiğim sırra.


Her iki olayda da, bir suçlu ve bir mağdur var gibi görünüyor. Fakat biz gazeteciler, bu tür olaylarda her zaman kuşku ile yaklaşırız. Farklı bir bakış açısı ile bakınca, gerçek çok daha farklı olabiliyor. Nice cinayetler gördük, intihar süsü verilmiş, nice olaylar gördük, suçlu bambaşka biriydi.


Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Ve, gördüğünüzün yarısına, duyduğunuzun biç birine inanmayın.


Yalnız son zamanlarda bu tür taciz, tecavüz, istismar veya bilerek yapılan bu tarz eylemler çok arttı. Biraz fazla azdık galiba…


Musa Dinç ve Gül ve Düşün adlı kitabı


Bu kitapta geçen bazı cümlelerin, çocuklara okutulmasını bırakın, büyüklerin bile akıllarını oynatacakları cümleler olduğunu vurgulayalım. Her zaman söylüyoruz. Çocukları çeşitli algılarla yanlış yönlendirecek bu tür zararlı, zehirli şeylerden bilinçli bir şekilde uzak tutmak gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Talim ve Terbiye Kurulu, ince eleyip sık dokumak zorundadır. Yoksa tilkinin bekâretinden sorumlu tutarlar sizi.


Bilmem anlatabildim im?


Muhabbetle efendim!

 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

BOĞAZİÇİ DİRENİYOR!
SİYASETİN DİLİ VE HADDEDEN SÜZÜLMÜŞ NEZAKET!
ŞİMDİ DE KADİR GECESİ İYİ Mİ?
RAMAZAN ARTIK ZENGİN AYI MI OLDU?
HAFIZÂ-İ BEŞER NİSYÂN İLE MALÛLDÜR
ZENGİNLİKTE YARIŞMAK MI HAYIRDA YARIŞMAK MI?
BİZİM İNSANIMIZIN CEHENNEMİ
ON GÜNLÜK YASAK YETERLİ Mİ?
CAVİT ÇAĞLAR BU HATAYA DÜŞMEMELİYDİ
NE ÇOK BİLENİMİZ VAR
ARINÇ KENDİ İRADESİYLE KONUŞMUŞ OLAMAZ MI?
ŞUŞA… KARABAĞ’IN KALBİ ŞUŞA AZAD OLUPDUR
KIBRIS VE ON YILLARA DAYANAN KIBRIS DAVAMIZ
BİR OKURUMUZ, İÇİMİZDEKİ ERMENİLERE DİKKAT ÇEKMEMİZİ İSTİYOR
KARABAĞ’A KADAR…
O ÖVGÜYÜ ÇOK HAK EDİYOR
HER YERE ATATÜRK İSMİ VERİLİNCE…
40’INCI YILINDA 12 EYLÜL DARBESİ
TERS ÇABA KURALI
SUBLİMİNAL MESAJ VE BİLİNÇALTIMIZ
BİR MÜZMİN MUHALİFİ YAZMAK DÜŞTÜ HİSSEMİZE
ÇOCUKLAR BELKİ BU İŞİ BAŞARABİLİR
İŞİ EHLİNE VERMEK BU KADAR MI ZOR
AYASOFYA-LOZAN-ATATÜRK
ŞOV İŞİNDE AMMA DA PARA VARMIŞ!
MEĞER NE ZENGİNMİŞİZ
EŞEĞİN AKLINA KAPRPUZ KABUĞU DÜŞÜRMEK
BEN BENDEN ÖNCEKİ PADİŞAHLARA BENZEMEM
BUNU HAYVANLAR YAPMIYOR
GAZETECİLİĞİN RUHUNA EL-FATİHA
SAHTE AŞKLAR VE SAHTE ÇAYLAR
GAZETECİLİK NASIL YAPILIR?
MÜSLÜMANLIK BU MUDUR?
60’INCI YILINDA 27 MAYIS İHTİLÂLİ
BAYRAM GÜZELLEMESİ
ÖMER DÖNGELOĞLU VE SEVGİ DİLİ
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
LGBT - DİYANET İŞLERİ – ANKARA BAROSU
UEFA SAYI SAYMAYI BİLMİYOR GALİBA
EVDE KAL TÜRKİYE, OKU TÜRKİYE, YAZ TÜRKİYE…
CORONA GÜNLERİNDE TERÖR KALLEŞLİĞİ
YASAK BÜYÜK COŞKUYLA KARŞILANDI
BU DA GEÇECEK MUTLAKA