Tahir ORHAN
Köşe Yazarı
Tahir ORHAN
 

BEL ALTI YAZILARI

Son haftalarda bir bel altı edebiyatı tutturuldu ki, dinliyoruz, tüylerimiz diken diken oluyor. Öncelikle Uşşakî tarikatının sahte şeyhinden başlayalım. Sonra size gazetecilikle ilgili bir sır vereceğim. İsmini kullanıp reklamını yapmak istemediğim o zat, bırakın tasavvufu, İslam’la bağlantılı birisi olamaz. Zira yaptığı eylem, Kur’an’ın, yaklaşmayı bile kesinlikle yasakladığı bir eylemdir. Üstelik eylem, 12 yaşında bir kıza yapılıyor. Sonra ailesiyle bir pazarlığa giriliyor. Buraları, medyadan takip etmiş olmalısınız. Benim asıl değinmek istediğim şey, bunun bir Ali Kalkancı, bir Müslim Gündüz olayını çağrıştırdığıdır. Aczmendi tarikatından olan Müslim Gündüz’ün, (affınıza sığınarak söylüyorum) altından kadını çekip aldılar da sesini çıkarmadı.  Fadime Şahin’di o kadın ve hiç de tekin biri değildi. Yani bu olayda kullanılan bir dolgu malzemesiydi. Yine Ali Kalkancı ve Emire’yi hatırlayın ve ardından da 28 Şubat’ı… İyi de aga aklıma bir şey takılıyor. Şimdi 28 Şubat da, 28 Şubatçılar da yok, bu ne iş? Onu da yakında öğreniriz. Ve şunu da şiddetle tavsiye ederiz: Bu şarlatanın eylemi yüzünden İslâm’ı suçlamayınız. Çünkü dinin böyle bir emri yok, üstelik yasağı var. Konya Selçuk Üniversitesindeki olayı da duymuş olmalısınız. Bir fakültenin öğretim üyesi kadınla, bölüm başkanı arasında geçenler, akıllara durgunluk verecek cinsten. Eğer basında yazılanlar doğru ise, kadın ayrıntılarını da vererek tam 6 kez bilerek ve isteyerek Profesörle birlikte olmuş. Bundan başka yine birkaç kez, adam dayanamamış ve kadının isteği dışında onunla birlikte olmuş. Buna tecavüz deniyor. Hülasa, önceleri nasıl bir hesap saikiyle ise, isteyerek birlikte olup bu haltı yemesine rağmen kadın sonunda dayanamayarak pes ediyor ve olayı açığa vuruyor. Zaten her zaman söyleriz, “Gerçeğin, er veya geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır” Şimdi ikisi de işten uzaklaştırıldı. Acaba değdi mi? Gelelim size vaat ettiğim sırra. Her iki olayda da, bir suçlu ve bir mağdur var gibi görünüyor. Fakat biz gazeteciler, bu tür olaylarda her zaman kuşku ile yaklaşırız. Farklı bir bakış açısı ile bakınca, gerçek çok daha farklı olabiliyor. Nice cinayetler gördük, intihar süsü verilmiş, nice olaylar gördük, suçlu bambaşka biriydi. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Ve, gördüğünüzün yarısına, duyduğunuzun biç birine inanmayın. Yalnız son zamanlarda bu tür taciz, tecavüz, istismar veya bilerek yapılan bu tarz eylemler çok arttı. Biraz fazla azdık galiba… Musa Dinç ve Gül ve Düşün adlı kitabı Bu kitapta geçen bazı cümlelerin, çocuklara okutulmasını bırakın, büyüklerin bile akıllarını oynatacakları cümleler olduğunu vurgulayalım. Her zaman söylüyoruz. Çocukları çeşitli algılarla yanlış yönlendirecek bu tür zararlı, zehirli şeylerden bilinçli bir şekilde uzak tutmak gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Talim ve Terbiye Kurulu, ince eleyip sık dokumak zorundadır. Yoksa tilkinin bekâretinden sorumlu tutarlar sizi. Bilmem anlatabildim im? Muhabbetle efendim!  
Ekleme Tarihi: 09 Eylül 2020 - Çarşamba

BEL ALTI YAZILARI

Son haftalarda bir bel altı edebiyatı tutturuldu ki, dinliyoruz, tüylerimiz diken diken oluyor.


Öncelikle Uşşakî tarikatının sahte şeyhinden başlayalım. Sonra size gazetecilikle ilgili bir sır vereceğim.


İsmini kullanıp reklamını yapmak istemediğim o zat, bırakın tasavvufu, İslam’la bağlantılı birisi olamaz. Zira yaptığı eylem, Kur’an’ın, yaklaşmayı bile kesinlikle yasakladığı bir eylemdir. Üstelik eylem, 12 yaşında bir kıza yapılıyor. Sonra ailesiyle bir pazarlığa giriliyor. Buraları, medyadan takip etmiş olmalısınız. Benim asıl değinmek istediğim şey, bunun bir Ali Kalkancı, bir Müslim Gündüz olayını çağrıştırdığıdır. Aczmendi tarikatından olan Müslim Gündüz’ün, (affınıza sığınarak söylüyorum) altından kadını çekip aldılar da sesini çıkarmadı.  Fadime Şahin’di o kadın ve hiç de tekin biri değildi. Yani bu olayda kullanılan bir dolgu malzemesiydi. Yine Ali Kalkancı ve Emire’yi hatırlayın ve ardından da 28 Şubat’ı…


İyi de aga aklıma bir şey takılıyor. Şimdi 28 Şubat da, 28 Şubatçılar da yok, bu ne iş? Onu da yakında öğreniriz. Ve şunu da şiddetle tavsiye ederiz: Bu şarlatanın eylemi yüzünden İslâm’ı suçlamayınız. Çünkü dinin böyle bir emri yok, üstelik yasağı var.


Konya Selçuk Üniversitesindeki olayı da duymuş olmalısınız. Bir fakültenin öğretim üyesi kadınla, bölüm başkanı arasında geçenler, akıllara durgunluk verecek cinsten.


Eğer basında yazılanlar doğru ise, kadın ayrıntılarını da vererek tam 6 kez bilerek ve isteyerek Profesörle birlikte olmuş. Bundan başka yine birkaç kez, adam dayanamamış ve kadının isteği dışında onunla birlikte olmuş. Buna tecavüz deniyor. Hülasa, önceleri nasıl bir hesap saikiyle ise, isteyerek birlikte olup bu haltı yemesine rağmen kadın sonunda dayanamayarak pes ediyor ve olayı açığa vuruyor. Zaten her zaman söyleriz, “Gerçeğin, er veya geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır”


Şimdi ikisi de işten uzaklaştırıldı. Acaba değdi mi?


Gelelim size vaat ettiğim sırra.


Her iki olayda da, bir suçlu ve bir mağdur var gibi görünüyor. Fakat biz gazeteciler, bu tür olaylarda her zaman kuşku ile yaklaşırız. Farklı bir bakış açısı ile bakınca, gerçek çok daha farklı olabiliyor. Nice cinayetler gördük, intihar süsü verilmiş, nice olaylar gördük, suçlu bambaşka biriydi.


Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Ve, gördüğünüzün yarısına, duyduğunuzun biç birine inanmayın.


Yalnız son zamanlarda bu tür taciz, tecavüz, istismar veya bilerek yapılan bu tarz eylemler çok arttı. Biraz fazla azdık galiba…


Musa Dinç ve Gül ve Düşün adlı kitabı


Bu kitapta geçen bazı cümlelerin, çocuklara okutulmasını bırakın, büyüklerin bile akıllarını oynatacakları cümleler olduğunu vurgulayalım. Her zaman söylüyoruz. Çocukları çeşitli algılarla yanlış yönlendirecek bu tür zararlı, zehirli şeylerden bilinçli bir şekilde uzak tutmak gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Talim ve Terbiye Kurulu, ince eleyip sık dokumak zorundadır. Yoksa tilkinin bekâretinden sorumlu tutarlar sizi.


Bilmem anlatabildim im?


Muhabbetle efendim!

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi