Mustafa Barış ÖZTÜRK ALTI DERECELİK AYRILIK TEORİSİNDE İNSAN
Yazı Detayı
02 Ekim 2020 - Cuma 14:51
 
ALTI DERECELİK AYRILIK TEORİSİNDE İNSAN
Mustafa Barış ÖZTÜRK
[email protected]
 
 

Profesör, bir öğrenciyi kürsüye çağırıp,

Anlat dersi, demiş.

Öğrenci, başlamış anlatmaya.

Şimdi, kürsünün üstüne çık ve devam et, demiş Profesör !

Öğrenci, kürsüye çıkıp devam etmiş.

-Kürsünün üstüne bir sandalye koy, üstüne çık ve devam et, demiş Profesör !

Öğrenci, denileni yapmış.

-Simdi, sandalye üstüne tabureyi koy ve devam et, diye eklemiş Profesör !

Öğrenci, artık düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça, dediklerinde tutarsızlıklar başlamış.

Hoca, dersi bitirmiş ama o ana kadar yaşananlarla ilgili olarak da tek bir şey söylemiş.

-İnsan yükseldikçe, dediklerinde tutarsızlıklar olur ! Çünkü beyin artık söyleneni değil, bulunduğu yerden düşmemeyi önceler!

***

Bu hikâyeyi okurken, insanın aklına ister istemez siyasiler geliyor.

Çok konuşan, çok söz veren, çok slogan atan, çok vaat sıralayan; iş, aş, ve çözüm bekleyen gözleri kelimeleri ile doyuran, bu konuda da sınır tanımayan SİYASET geliyor.


Ha birde bu siyasiler günlük faliyetlerini rutin çalışmalarını sosyal medyada paylaşarak gerçekleştiriyor oldu.

Paylaşılıyor beğeniliyor RT yapılıyor.

Bir tanesinden böyle bir paylaşım gördünüz mü?

Hadi buna da bir LIKE yapın !

Hatta RT yapıp, paylaşın !


Gerçekte olamadığımız her şeyiz !

Mutluyuz !

Popüleriz !

Sürekli geziyor ve eğleniyoruz, ki böyle bir hayatın hazanı da, hüznü de yok.

Gelsin Eylüller, gitsin Ekimler 2020'ler…


Evet buyrun...


Güney yarım kürenin 51 ülkesinin, sağlığa harcadıklarından çok daha fazlasını dış borç faizi ödemelerine ayırmak zorunda olduğu, 986 milyon insanın, sağlığa uygun içecek suyunun dahi olmadığı bir dünya gerçeğinde, obez olmak, aşırı yemekten şeker olmak, yemekten çatlamak !


Tarihte ilk kez 2019 yılında çok yemekten ölenlerin sayısı, gıdasızlıktan ölenlerin sayısını geçti. Enfeksiyona bağlı ölümler azalırken, yaşlılığa bağlı ölümler giderek artıyor;  Teröristler ve suçlular tarafından katledilenlerin toplamından fazla insan kendi canına kıyıyor.

21. yy'ın başında ortalama bir insanın zincir fast food menüleriyle tıkınmaktan ölme ihtimali, kuraklık, Ebola virüsü ya da terörist saldırılardan hayatını kaybetme ihtimalinden daha yüksektir.


2010'da kıtlık ve yetersiz beslenme 1 milyon insanın ölümüne sebep olurken, obeziteden ise bu sayının 3 katı yani 3 milyon insan ölmüş ve 1.5 milyon insan da şeker hastalığından yaşamını yitirmiştir.
Görünen o ki şeker artık baruttan daha tehlikelidir.


Binbeşyüzlü yıllarda Dünya nüfusu yaklaşık 500 milyon iken bugün 7.2 milyar...

Nüfusun 14 kat artmasına karşılık üretim 240 kat, enerji tüketimi ise 115 kat artmıştır.


Tarım devrimi toplam gıda miktarını arttırdı ancak daha iyi beslenme veya daha keyifli zaman geçirmeyi sağlayamadı. Daha çok nüfus patlamasına yol açtı. Ortalama bir çiftçi, ortalama bir avcı toplayıcıdan daha çok çalışırken karşılığında daha kötü besinlerle beslenmek durumunda kaldı.


Eşitsizlik uçurumu dünyada her geçen gün derinleşiyor. Günümüzde en zengin ülke olan Katar'da kişi başına düşen gelir en fakir ülke olan Zimbabve'dekinin 428 katıdır. Ayrıca dünyanın en zengin 46 insanının sahip olduğu mal varlığı dünya nüfusunun yarısının sahip olduğu kaynaklara eşittir.

Bu tabloda eşitlik kardeşlik hakkaniyet, insanlık ve nihayetinde aynı gemide olma !

Zaman zaman aynı gemide olduğumuz doğrudur. Ama ne zaman ve hangi gemi !


Bu gemi denilen, titanik gibi bir şey.

Kurtarma filikaları, sadece 1. sınıf yolculara dair hazırlanan bir gemi hani...


Sistem ne zaman ‘sıkışsa’  burjuva politikacılarının ve egemen sınıfın sözcülerinin aklına, “hepimiz aynı gemideyiz” tekerlemesi geliyor. Bu pandemi sürecinde olduğu gibi.

Aslında, ‘hepimiz aynı okyanustayız, aynı denizdeyiz, ama aynı gemide asla değiliz.

Kimileri lüks yatlarda, milyar dolarlık süper lüks gemilerde sefa sürerken, sıradan insanlar; sallarda, kayıklarda, alt-alta, üst-üste cefa çekiyor.

Yeryüzünün lanetlileri !

Lastik botlarda ölümle boğuşuyor…

Dünyanın tüm ülkelerinde kimsesizler mezarlıklarına kayıtsız kuyutsuz yüzlerce insan defnediliyor. Örneğin
Edirne üzerinden Avrupa’ya göç etmek için Suriyeden, Afganistandan vb. ülkelerden gelerek yasa dışı yollarla Meriç Nehir’inden Yunanistan’a geçerken boğularak ölen mülteciler, kimsesizler mezarlığına defnediliyor. Hani o demokratik ülkeler denilen, insan haklarının güya bizden ilerde olduğu veya çok daha fazla önemsendiğı Avrupa kapılarında.

Daha fazla refah ve demokratik haklar için bu yolda çıkanların bir kısmının ebedi ikametgahı.

Eşitsizlik uçurumunun derinleşmesinin başlıca kurbanının demokrasi olacağı konusunda dikkatli olmamız gerekmektedir.


Her yıl ABD nüfusu diyetlere dünyanın geri kalanının tamamındaki aç insanları beslemesine yetecek miktardan daha fazla para harcıyor.


Günümüzde parasal zenginler kendi yatırımlarına ve varlıklarına dikkat ederek yaşarken, daha az varlıklılar (fakirler) borca girerek bilmem kaç ay-yıl geri ödemesiz 1-240 ay taksit araliginda hiç ihtiyaçları olmayan telefonlar, elevizyonlar, arabalar evler satın almaktadırlar. Tabiiki devleti yönetenlerin bu yöndeki eğilimleri ve yanlış politikaları buna mahal vermektedir.

İnsanların sanayi ne üretirse üretsin almalarını sağlamak için yeni bir etik ortaya çıktı: tüketimcilik. Tüketim ürünleri aile üyeleri, eşler ve arkadaşlar arasındaki ilişkileri belirleyen temel şeye dönüştü.


Maalesef karşılaştığımız tüm sorunların çözümünü mağazalarda arıyoruz. Mağazalar ve alışveriş gerçek anlamıyla uhrevi bir boyut kazanıyor.' Süpermarketler bizim tapınağımızdır.' Diyen Goerge Ritzer, taşı tam gediğine koyuyor.

Zygmunt Bauman bu konuda ' Dua kitaplarımız olan alışveriş listelerimizle mağazalarda gezinerek de haç görevimizi yerine getiriyoruz 'demektedir.


Etrafımızı şekillendirdik, gıda üretimini artırdık, şehirler yaptık, imparatorluklar kurduk, çok uzak ve geniş ticaret ağları kurduk ama dünyada acıyı azaltabildik mi?

Her zamankinden daha güçlüyüz, ama bu güçle ne yapacağımızı bilmiyoruz. Daha kötüsü insanoğlu her zamankinden daha sorumsuz davranıyor.


Dünyada 1 milyardan fazla insan açlıkla mücadele etmekte ve asıl gözlerden kaçırılan ise yaklaşık 4 milyar insanın da yoksul olduğudur. Dünyada bu kadar insanın aç ve yoksul olma nedenleri ise ticaret politikaları, adalet, merhamet ve sevgi noksanlığıdır. Aslında ticaret politikaları denen şey dünyada kurulu olan gözünü kâr bürümüş uluslar arası sömürü düzenidir.

Adalet yoksunluğu ise aslında dünya düzeninin her zaman güçlüden yana işlemesidir.


Ya bütün kültürel çeşitliliklerimizle zenginleşecek bir uygarlık yaratırız ya da ortaklaşa bir barbarlığın içinde yok olur gideriz.


Hepimizin hayatından sevgi, hoş görü, adalet, empati, merhametin ve AŞKIN eksik olmaması dileğiyle.

Tabikide maske, mesafe, hijyeninde unutmadan.

 
Etiketler: ALTI, DERECELİK, AYRILIK, TEORİSİNDE, İNSAN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Aralık 2021
Hayat, salgın yokmuş gibi akarken...
24 Kasım 2021
Dostun Attığı Taş Kafa Yarmaz !
02 Kasım 2021
Yolcu, Hancı olduğunu sanınca !
02 Ekim 2021
RİZE'DEN BAKIŞ. YURT MESELESİ.
10 Eylül 2021
"UYUŞTURUCUYA DİKKAT"
26 Ağustos 2021
İŞLER SARPA SARMADAN !!!
04 Ağustos 2021
YANAN ORMANLAR,YÜREKLER, KEŞKE'ler
06 Temmuz 2021
TÜNEMEYE DEVAM !
21 Haziran 2021
"Senin Başka Işin Yok Mu ?""
05 Haziran 2021
RÜZGAR GÜLÜ ve DİKENİ
19 Mayıs 2021
19 MAYIS 2021 BİZ NELER İLE MEŞGULÜZ
09 Nisan 2021
Mr. & Mrs. Brown’lu Yıllar...
31 Mart 2021
1 NİSAN ŞAKA DEĞİL İNSANLIK AYIBI
08 Mart 2021
8 MART 1857
18 Şubat 2021
BAZEN TAŞINMAK İYİDİR
06 Şubat 2021
SARI SAYFALAR VE TELEFON
09 Ocak 2021
Dertli gönüllere kramp, "İşte benim Donald Trump"
31 Aralık 2020
Kaptanın Seyir Defteri, 31 Aralık 2020
25 Aralık 2020
TÜPLÜ TELEVİZYON Nesline göre, Z KUŞAĞI !
10 Aralık 2020
​3M kuralına devam. MASKE, MESAFE, MUSLUK !
01 Aralık 2020
Bir Pazartesi sabahı, saat 10:53 İstanbul...
19 Kasım 2020
Mutlu Öğretmen, Mutlu Eğitim
03 Kasım 2020
İzmir’deki depreme veya Mesut Bey’ın ölümüne sevinmek nasıl bir ruh hali?
10 Ekim 2020
Atalarımız, “Toprağa iyi bakarsan, seni her mevsim doyurur.
15 Eylül 2020
SEBEBİ DIŞ GÜÇLER Mİ? HAYIR BENCE İÇ GÜÇLER
07 Eylül 2020
TAVUK VE PALAMUTTAN EGE DENİZİNE...
01 Eylül 2020
Maske YOK, SOSYAL MESAFE YOK - Korona BURDA ! SEN SAĞ BEN SELAMET
21 Ağustos 2020
BURASI ÇOK ÖNEMLİ. PUSULAYI İCAT ETTİN
19 Ağustos 2020
BU İŞİN ŞAKASI YOK RİZEM
06 Ağustos 2020
BIRAKIN KADINLAR YAŞASIN
23 Temmuz 2020
Pınarlar Kurumasın...
13 Temmuz 2020
SİHRİ BOZULAN KUTU
25 Haziran 2020
Z DEN, SLM, MRB., NBR, BRO..
16 Haziran 2020
Cahil der ki maske mesafa banane, Virus der ki cahillik şahane !
11 Haziran 2020
O Kadınlarki İtilmiş Gündüzlerde
04 Haziran 2020
Eyy Trump, Beyaz dersem çık, SİYAH dersem çıkma !
31 Mayıs 2020
Kapı Arkasından Dinlemeyi Seven Modern Kalfalar
27 Mayıs 2020
Askıya koydum derdimi, Bir içerı bir dışarı...
23 Mayıs 2020
”Nerde O Eski Bayramlar” ifadesi gerçekten mana kazandı bu bayramda !
09 Mayıs 2020
Tüm Anne Yüreğine Sahip Olanlara...
07 Mayıs 2020
2020'de Dünya'da kesinlikle bir şeyler oldu
01 Mayıs 2020
EV HALLERİ
22 Nisan 2020
0.000000001 gr lık Virüs kadar ağırlığınız yok bilesiniz.
13 Nisan 2020
Mahpusluk Günleri
09 Nisan 2020
KarantinaGünleri 2020
24 Mart 2020
Dünyanın iflahını kesmeye bir virüs yetti.
16 Mart 2020
"Her Şey Çok Güzel Olacak" tı ?
13 Mart 2020
ŞİMDİ AYNI GEMİDEYİZ İŞTE
18 Kasım 2019
Mutlu öğretmen, Mutlu eğitim, Mutlu toplum...
Haber Yazılımı