Mustafa Barış ÖZTÜRK BAZEN TAŞINMAK İYİDİR
Yazı Detayı
18 Şubat 2021 - Perşembe 10:33
 
BAZEN TAŞINMAK İYİDİR
Mustafa Barış ÖZTÜRK
[email protected]
 
 

Bazen taşınmak iyidir. Hani tebdili mekanda ferahlik vardır ya. Him bundan mıdır bilinmez ama içi tıka basa eşya dolu evi taşıyınca insan farkediyor.

Neyi mi?

Mutfak dolaplarınızın

Gardıroplarınızın

Odalarınızın dolu olduğunu,

Mobilyalar dip dibe,

Kıyafetler sıkışık,

Eşyalar üst üste iç içe...

Bu durumdan sikayetcisinizdir, evin sürekli dagılmasından kendi isteklerinize bir türlü sıra gelmemesinden onca yığının arasında kaybolmaktan...

Bu sizi yanıltmasın bu görüntü evlerimizin küçük olmasından kaynaklı değil.

Emin olun evler 1+0

1+1

2+1....5+1... büyüdükçe bu sıkışıklık, eşya, mobilya çokluğu ve büyüklüğüde buna bağlı olarak doğru orantılı bir şekilde artıyor.

Değişen bir şey olmuyor.

Sorun evlerimizin küçüklüğünden kaynaklı değil aç gözümüzün büyüklüğünden mütevelli sanırım.

İnsanın varoluşundan beri ticaret karşılıklı ihtiyaçların değiş-dokuşu üzerine idi. Sonra agora’lar yer almaya başladı ve kazanç üzerine kurulduğu ticaret. Ve böylelikle ihtiyacım yok ama günün birinde olur mantığı ile isnifleme dönemine giriş yapıldı.  “Sen al, lazım olur, bulunsun” gibi değişler çoğaldı

Rivayet olur ki bir gün Sokrates o zamanın AlışVeriş Merkez’leri olan Agorayı gezmiş. Sonunda şöyle demiş. “İhtiyacım olmayan ne çok şey var!” 

Taşınma eylemi esnasında hatırlıyorum bu sözü.. Biz onca eşyayı, arabayı, televizyonu, beyaz eşyayı müzik setlerini, son sistem bilgisayar sistemini, envai cep telefonlarını tabletleri görünce ışıldayan gözlerimizle baktığımız zaman Sokrat’ın tam tersine bir bakış açısına sahibiz. “Off, ihtiyacım olan ne çok şey var!”

Bakınca hep yokluğu gören gözlerimiz bu yönde koşullanmış zihnimiz, algımız,  var. Doymak bilmiyor iştahımız. Üç kişilik bir ailede 153 çay bardağı 135 su bardağı, 150 yemek tabağı, 61 tencere.25 tava.15 tuzluk, 116 çatal kaşık, 45 çanta, 86 ayakkabı...3000 kitap yer alıyor !
Bir çocuğun ise 1300 parça oyuncağı var. Sonra neden doyumsuz oluyor bu çocuklar diye soruyoruz kendimize.

Aldıkça daha diye bakıyor çocuklar.

Kullanım ömrü bir gün ile bir hafta arasında değişiyor oyuncakların. Evde bir oyuncak dağı oluşuyor. Atsan verdiğin paraya kıyamıyorsun değil mi?

Öte yanda kola kutusundan oyuncaklarla top oynuyor çocuklar...

Misafir kabul etmeyi seviyoruz.(pandemi öncesi)

Misafirliğe gitmeyi de seviyoruz. Ama evde kurulu ve her daim hazır nazır kocaman bir salon ve bilimum aksesuarları. Bayramdan seyrana ve kadınların günlerinde ancak kullanılabilen yerleri kullanıma açmayarak bütün yaşam alanımızı daraltıyoruz iki odaya. Her ne var ise oturma odasındadır mutlaka. Kitap okunacak, ders çalışılacak, yemek yenilecek , yazı yazılacak, telefon görüşmesi yapılacak, uyunacak, düzenlenecek, temizlenecek yer hep bir oda. Diğerlerinin düzeni bozulmasın! Algımızdaki darlık yaşam alanının daralmasına da yol açıyor. Üç odalı evler yetmiyor. dört beş odalı hatta dubleks peşinde, hayalindeyiz

Bu daralmanın bir başka sebebi ise yedikçe doymayan tiplerin her bir köşeden bizim en daraltılmış alanda ve anlamdaki yaşam ve düşünce alanımızı ele geçirme, zapt etme   yönündeki dev iştihaları, saldırıları. Tüketmek üzere saldırma stratejisini bize de kabul ettirdikleri anda kendimiz de bir o kadar eleştirdiğimiz,  kendisine benzemekten kaçındığımız, Agora’nın alış-veriş kölelerine dönüşmüş oluyoruz.

Tüketme isteği içimizde oldukça kaybetmek istemediğimiz şeyler edineceğiz ya da edinme umudu ve edinme çabası peşinde öleceğiz. Bir kez edinmiş isek kaybetmemek için boyun eğeceğiz. Çünkü cebinde elli doları olanın dahi devalüasyon beklentisi, 5 gr altın veya 1 bileziğin getirisi umudu ile yaşayanların olduğu bir diyardayız.

Kaybedecek bir şeyi olmayanlara da sus ve bizim gibi ol, köleleş diye telkinde bulunacağız. Başka özgür adam rahatsız eder çünkü bizi ! 

Onu boğmak, onu görmemek, onu susturmak isteriz.

Agoranın sahipleri elbet rahatsız olacak baktığında “ihtiyacım olmayan ne çok şey var” diyen adamlardan…

Taşınırken bir takvim geçiyor elime. Silinen, unutulan, unutturulan, gözden kaçırılan, hatırlatılmayan bir söz çarpıyor gözüme “Kanaat tükenmez bir hazinedir!” Şimşek çakıyor gözümde. İşte kaybettiğimiz bu hazinenin yoksuluyuz hepimiz!  Tükenmeyen bu hazineyi bırakınca, kaybedince tüketmeye ve tükenmeye başladık hep. 

Çünkü öyle bir millet olduk ki “Kanaat edinme yetisini “ sağlayan kitapları kaldırdık, okumayı, kavramayı, düşünmeyi, pozitif eleştiriyi bıraktık; sığ sularda “Asaf şöyle dedi, Ecrin böyle yaptı, Sevim şunu aldı, şurada yeni AVM açıldı” şeklinde sadece konuşarak yüzmeye çalışıyoruz. Ve tabii ki boğuluyoruz ama henüz farkında değiliz.  

Sokrates gibi Konyonundan Kulesine, Rize Şimall den , 212 sine Forum'una Yorum'una Cevahirinden Capitol ve Akmerkezine, Paris’ine, New Yorkuna Hong Kong’una, Dubai’sinden Pekin’ine bütün pazarları gezdikten sonra şöyle diyebildiğimizde kurtulacağız:

İhtiyacım olmayan ne çok şey var!

 
Etiketler: BAZEN, TAŞINMAK, İYİDİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Kasım 2021
Dostun Attığı Taş Kafa Yarmaz !
02 Kasım 2021
Yolcu, Hancı olduğunu sanınca !
02 Ekim 2021
RİZE'DEN BAKIŞ. YURT MESELESİ.
10 Eylül 2021
"UYUŞTURUCUYA DİKKAT"
26 Ağustos 2021
İŞLER SARPA SARMADAN !!!
04 Ağustos 2021
YANAN ORMANLAR,YÜREKLER, KEŞKE'ler
06 Temmuz 2021
TÜNEMEYE DEVAM !
21 Haziran 2021
"Senin Başka Işin Yok Mu ?""
05 Haziran 2021
RÜZGAR GÜLÜ ve DİKENİ
19 Mayıs 2021
19 MAYIS 2021 BİZ NELER İLE MEŞGULÜZ
09 Nisan 2021
Mr. & Mrs. Brown’lu Yıllar...
31 Mart 2021
1 NİSAN ŞAKA DEĞİL İNSANLIK AYIBI
08 Mart 2021
8 MART 1857
06 Şubat 2021
SARI SAYFALAR VE TELEFON
09 Ocak 2021
Dertli gönüllere kramp, "İşte benim Donald Trump"
31 Aralık 2020
Kaptanın Seyir Defteri, 31 Aralık 2020
25 Aralık 2020
TÜPLÜ TELEVİZYON Nesline göre, Z KUŞAĞI !
10 Aralık 2020
​3M kuralına devam. MASKE, MESAFE, MUSLUK !
01 Aralık 2020
Bir Pazartesi sabahı, saat 10:53 İstanbul...
19 Kasım 2020
Mutlu Öğretmen, Mutlu Eğitim
03 Kasım 2020
İzmir’deki depreme veya Mesut Bey’ın ölümüne sevinmek nasıl bir ruh hali?
10 Ekim 2020
Atalarımız, “Toprağa iyi bakarsan, seni her mevsim doyurur.
02 Ekim 2020
ALTI DERECELİK AYRILIK TEORİSİNDE İNSAN
15 Eylül 2020
SEBEBİ DIŞ GÜÇLER Mİ? HAYIR BENCE İÇ GÜÇLER
07 Eylül 2020
TAVUK VE PALAMUTTAN EGE DENİZİNE...
01 Eylül 2020
Maske YOK, SOSYAL MESAFE YOK - Korona BURDA ! SEN SAĞ BEN SELAMET
21 Ağustos 2020
BURASI ÇOK ÖNEMLİ. PUSULAYI İCAT ETTİN
19 Ağustos 2020
BU İŞİN ŞAKASI YOK RİZEM
06 Ağustos 2020
BIRAKIN KADINLAR YAŞASIN
23 Temmuz 2020
Pınarlar Kurumasın...
13 Temmuz 2020
SİHRİ BOZULAN KUTU
25 Haziran 2020
Z DEN, SLM, MRB., NBR, BRO..
16 Haziran 2020
Cahil der ki maske mesafa banane, Virus der ki cahillik şahane !
11 Haziran 2020
O Kadınlarki İtilmiş Gündüzlerde
04 Haziran 2020
Eyy Trump, Beyaz dersem çık, SİYAH dersem çıkma !
31 Mayıs 2020
Kapı Arkasından Dinlemeyi Seven Modern Kalfalar
27 Mayıs 2020
Askıya koydum derdimi, Bir içerı bir dışarı...
23 Mayıs 2020
”Nerde O Eski Bayramlar” ifadesi gerçekten mana kazandı bu bayramda !
09 Mayıs 2020
Tüm Anne Yüreğine Sahip Olanlara...
07 Mayıs 2020
2020'de Dünya'da kesinlikle bir şeyler oldu
01 Mayıs 2020
EV HALLERİ
22 Nisan 2020
0.000000001 gr lık Virüs kadar ağırlığınız yok bilesiniz.
13 Nisan 2020
Mahpusluk Günleri
09 Nisan 2020
KarantinaGünleri 2020
24 Mart 2020
Dünyanın iflahını kesmeye bir virüs yetti.
16 Mart 2020
"Her Şey Çok Güzel Olacak" tı ?
13 Mart 2020
ŞİMDİ AYNI GEMİDEYİZ İŞTE
18 Kasım 2019
Mutlu öğretmen, Mutlu eğitim, Mutlu toplum...
Haber Yazılımı