Recep Ali AKSOYLU “CELEP” IN VİDEOSUNDAN KURUMSALLIK VE İNSAN KAYNAKLARI DERSİ
Yazı Detayı
06 Şubat 2022 - Pazar 15:26
 
“CELEP” IN VİDEOSUNDAN KURUMSALLIK VE İNSAN KAYNAKLARI DERSİ
Recep Ali AKSOYLU
[email protected]
 
 

“…. olsaydı şimdi o da kendi işinin sahibi olurdu.”


Bu cümlesinden hareketle besiciliğe hiç değinmeden videonun 4 dakikalık kısmını kurumsallık ve istihdam ekseninde ele alacağım.


Murat Şimşir Bey Acıpayamlı celep. Yanı canlı hayvan besicisi, tüccarı. O, aynı zamanda bir sosyal medya fenomeni. Türkiye’nin farklı yerlerinden kendi iş koluna dair bilgilendirici videolar paylaşıyor. Geçtiğimiz yıl yaptığı bir video özellikle dikkatimi çekmiş, kopyalamıştım ama yorumlamaya, paylaşmaya fırsatım olmamıştı.


Şimşir, tamamı 20 dakikaya yakın olan videosunun başında işini gereğince yapmadığına inandığı “müdür” diye hitap ettiği personeline giydiriyor ve ardından ekliyor:


“Bu adamlar zaten işlerini düzgün yapıyor olsaydı hiç biri benim yanımda olmaz, gider kendi işlerini yaparlardı. Bunların hayatları birilerinin onları kontrol etmesiyle geçecek.”


Bay Şimşir tipik bir tüccar, iş adamı profiline sahip. Çevremizde çok gördüklerimizden. Ucuz, ehil olmayana, üstelik işi de belletmeden emanet ediyor, sonra en az kendisi kadar işi takip etmesini, işlerin kusursuz yürümesini bekliyor.


Yürümez.


Yürüdüğü de zaten görülmemiştir.


Elbette bu tarz işletme ve işletme anlayışlarında…


Böyle diyorum ama haksızlık da etmeyelim istihdam ettiği kişiler için o sarf ettiği cümlelerde doğru. Çünkü o profillerin gerçeği o. Aralarında biraz eğitim, biraz motivasyonla kazanılabilecekler, kıvama getirilebilecekler de vardır ama oransal açıdan çok azıdır. Yanı o profildekilerin yontulabilme oranı düşüktür. Kıvama geldi gibi gözükenlerinde ise en büyük handikap, geldikleri noktayı akıllarına getirmeyip kendilerinden başkalarına işletmede destek bir yana köstek olmalardır. Cansiperane çalışır gözükürler ama o işletme ile sınırlı yetkinlikleri ancak oluşabildiğinden öz güvenleri düşüktür, işlerini kaybetmekten korkarlar, çevrelerinde parlayabilecek yeni iş görenlerin olmasına tahammül edemezler. Bu karakterleriyle genelde takım bilincinden uzaktırlar.


Ortada gözüken tek bir personel var ve patronda ona “müdür” diye hitap ediyor. Kişiye müdür demekle o kişinin müdür olduğu ve işlerin sular seller gibi idare edileceği anlayışını es geçiyorum.


İki konu üzerinde duracağım.


Bay Şimşir’in cümlesini tekrar anımsatayım önce.


“Bu adamlar zaten işlerini düzgün yapıyor olsaydı hiç biri benim yanımda olmaz, gider kendi işlerini yaparlardı. Bunların hayatları birilerinin onları kontrol etmesiyle geçecek.”


Murat Şimşir’in sektöründe, hayvancılık mevzuunda bu faaliyetleri çok çok daha büyük ölçeklerde, üstelik başarıyla yapanlar var. O işletmelerin bazıların başında patron bile yok ve faaliyetleri profesyoneller yürütüyor. Ayrıca işletmenin başında patron olsa da işletmenin hacmini göz önüne aldığımızda her bir birime patronun yetişmesi de mümkün değil. Zaman ve birim maliyetini düşündüğümüzde patronun veya üst yöneticinin her kademe işe soyunması rasyonelde değil.


Ama sistemlerini kurmuş bu büyük ölçekli işletmelerin çoğu maaşlılarca başarılılar. Kazanıyor, vergi de veriyorlar. Sahipleri keyiflerince tatilde yapabiliyorlar, hobilerine zaman ayırabiliyorlar.


Öyleyse…

 

Özellikle oturduğun yerden dal budak salmadan hakim olamayacağın bir ölçeğe doğru işletmen evriliyorsa işveren olarak yeni koşullara göre yapılanacaksın. İş ve işlerin, görev ve sorumlulukların tanımlı olacak, istihdamın eş dost yada bulabildiğinle yetindiğin değil ehliyetli, eğitimli, sorumluluk duygusu yüksek kişilerden olacak. Elbette hakkını da vererek.


Başlangıçta ikinci evreye geçen işverenler için sistem dahilinde yetkileri göçererek çalışmak zordur, külfetli de gözükür. Ama sistemini her yönüyle sağlıklı kurduğunda süreçte daha az insan gücü ile daha zamanlı ve düşük maliyetle daha da verimli sonuçlar alabilmesi mümkündür.


Ekleyeyim… Ortam, fiziki mekan, çalışma süreleri, moral değerler, işin konusu olan ürün yada hizmetin vasfı yetersizse istihdam ettiğiniz nitelikli personelde bu bünyede erir, kaybolur gider.


Aslında bizim insanımız kurumsal yapılarda çok başarılı performans gösterebiliyor. Celep Murat Şimşir’de videoda Almanya’da ki disiplin altında bizim insanımızın ne denli başarılı olduğunu anlatmaya çalışıyor. O disiplin dediği “kurumsal” yapının bir ayağı. İşte bizim aile işletmelerimizde eksik olan da bu.


Kurumsallık için ille de büyük olmak gerekmiyor. Sokağınızda ki bir pastane kıyafet, hitabet, ürün devamlılığı ve standartlarıyla diğerlerinden pekala farklılaşabilir. Dahası mesaide personeline cep telefonu kullanımını kısıtlayabilen, diğer pozitif etkenler nedeniyle bu kısıtlamayı kabullenen iş görenlere sahip çokça işletme biliyorum.


Üzerinde duracağım ikinci konu, “… benim yanımda olmaz, gider kendi işlerini yaparlardı” idi ama yazı uzadı, çok kısa değinmekle yetineceğim. Şimdilik.


Bu ifade bütünüyle doğru değil. Müteşebbislikle yönetici – iş gören çok farklı karakterlerin giydikleri elbiselerdir. Her kes müteşebbis yanı patron olamaz. Girişimci ruha sahip olamaz. Bu biraz da Allah vergisidir. Zaten her kesin patronluğa soyunması halinde de istihdam edilecek yönetici ve diğer alt kadrolar sağlanamayacağından ortada işletme de olmaz. Onun için ortada kurumsal bir yapı, büyüyen işletmeler var ise müteşebbisleri kadar bu işletmelerin yöneticilere, kurmay hizmetleri görenlere de ihtiyacı vardır. Elbette işin, girişimin sahibi, riski üstlenen olarak İşveren, görev ve sorumlulukları net olan yönetenlerini kontrol ve yönetmeden daha ziyade her açıdan performans sonuçlarını periyodik olarak değerlendirerek, yorumlayarak işletmesinin sürdürülebilirliğini sağlayacaktır.

 
Etiketler: “CELEP”, IN, VİDEOSUNDAN, KURUMSALLIK, VE, İNSAN, KAYNAKLARI, DERSİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Nisan 2022
LİDERİ YENEN DEĞİL 6 PUANLIK MAÇLARI ALAN KÜMEDE KALIYOR
16 Mart 2022
TÜRK 210, ALMAN 800, AMERİKALI 2 BİN LİTRE ALABİLİYOR!
11 Mart 2022
13 HAKEMİN İHRACI DÜŞECEK TAKIMLARA UMUT OLUR
25 Şubat 2022
TÜİK’IN NÜFUS VERİLERİNDEN ANLADIĞIMIZ
23 Şubat 2022
ÇAYKUR RİZESPOR CAMİAYA AİT OLMAYINCA Mİ?
17 Şubat 2022
BİNDİR YÜZDE 400, İNDİR YÜZDE 30, GELSİN MÜJDE!
23 Ocak 2022
VADELİ ÇEK KARŞILIĞINDA SATIŞ TAAHÜDÜNDE BULUNUNCA
11 Ocak 2022
BİR GARİP SÜPER LİG YARIŞINDA TRABZONSPOR KALDI TEK BAŞINA
28 Aralık 2021
SERMAYEYİ KEDİYE YÜKLEMEDEN TİCARET
25 Aralık 2021
ANNEMİZ AYNUR AKSOYLU İÇİN TEŞEKKÜRÜMÜZ
11 Aralık 2021
UEFA ÜLKE PUANI SIRALAMSINDA YENİDEN 15.SIRAYA YÜKSELDİK AMA!
06 Aralık 2021
RİZESPOR 6 PUANLIK MAÇLARI ALIP PEKALA LİGDE KALABİLİRİZ!
09 Kasım 2021
DAHA BÜYÜK OLMAK Mİ ? VERİMLİ – KARLI OLMAK Mİ?
22 Ekim 2021
İLK OKUL COCUĞU SEMTİNDE OKUMALI, KÖY OKULLARI AÇILMALI
07 Ekim 2021
KİRALAR UÇUNCA AÇIK ARTIRMALI DÖNEM BAŞLADI
04 Ekim 2021
VİCDANI DEĞİL, BIYIKLARI PALA’YMIŞ SADECE
11 Eylül 2021
İLKİ AÇILMADAN RİZE’YE İKİNCİSİNİN AÇILMASINI ÖNERİYORUM .
23 Temmuz 2021
SPORDA CİNSİYET AYRIMCILIĞINDA MEDYANIN, FEDERASYONLARIN ROLÜ
05 Haziran 2021
SANAYİCİ DIŞ PAZARA YÖNELİNCE İÇERDE ÜRETİM, SATIŞ DURMA NOKTASINDA!
02 Mayıs 2021
TFF 1.LİGDE MÜTHİŞ ZİRVE YARIŞI
20 Nisan 2021
BU RAMAZAN KOMŞUMUZUN KALBİNE DOKUNALIM
20 Ocak 2021
AVRUPA’NIN EN YAŞLI LİGİNDE GENÇ FUTBOLCU OLABİLMEK!
18 Ocak 2021
DÜNYA YILDIZI MESUT ÖZİL LİGİMİZE RENK KATACAK
05 Ocak 2021
YENİ ASGARİ ÜCRETİN EMEKLİ VE ORTANCA MAAŞLARINA BASKISI
13 Aralık 2020
TOMAS HOCANIN ÇAYKUR RİZESPOR’U 7 SEZONUN EN İYİSİ
07 Kasım 2020
PAZAR'DA YAPIMI DEVAM EDEN HAVALİMANINA "AHMET MESUT YILMAZ" ADININ VERİLMESİ YAKIŞANDIR, VEFA BORCUMUZDUR.
06 Ekim 2020
PANDEMİDE KİŞİSEL HİJYEN İÇİN ORTAMLARIN TEMİZLİK VE BAKIMININ ÖNEMİ
20 Temmuz 2020
DÜŞECEK SON İKİ TAKIM ARASINDA Ç RİZESPOR OLABİLİR Mİ?
13 Temmuz 2020
FATİH’İN MİRASI AYASOFYA’NIN KİLİSE OLMAMASINI SAĞLAYAN ATATÜRK’E MÜTEŞEKKİRİZ
10 Haziran 2020
PERAKENDE DE STOK YÖNETİMİ
26 Mayıs 2020
KÜÇÜK ŞEYLERDEN DE MUTLU OLABİLİYORUZ
05 Mayıs 2020
GURBETTEKİ ÇAYCI RİZELİ İÇİN ÜMİDİMİ KORUYORUM
08 Nisan 2020
KREDİLER 3 AY ÖTELENDİ, PEKİ ÇEK’LER NE OLACAK?
24 Mart 2020
İÇİMİZ DIŞIMIZ CORONA. HEPİMİZİ ALDI HORONA!
03 Mart 2020
ÜNAL KARAMAN’A CAMİANIN DESTEĞİ TAM
01 Mart 2020
ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ YOK, TEMİZLEYİP DÖNECEĞİZ İNŞALLAH
26 Şubat 2020
ÇAYKUR RİZESPOR LİGDE KALACAKTIR
06 Şubat 2020
EUROLİG’DE EFES – FENERBAHÇE FİNALİ NEDEN OLMASIN
13 Ocak 2020
EKREM ORHON’U “ANLA”YABİLMEK
29 Aralık 2019
TÜRK MALI MI, YERLİ Mİ?
19 Aralık 2019
SAMSUN'DAN SARP'A... YHT... EMİN MİSİNİZ ?
07 Aralık 2019
DOĞA OKULLARINDAKİ KRİZ VE KAMUNUN SORUMLULUĞU
30 Kasım 2019
KONU İSTİHDAM. RAKAMI DEĞİL NİTELİĞİ ÖNEMLİ
16 Ekim 2019
İSTANBUL’DA RİZE GÜNLERİ BUGÜN BAŞLIYOR
28 Eylül 2019
DÖNDÜK MÜ YİNE BAŞA!
27 Eylül 2019
RİZE ÇAYI VE ANZER BALI İÇİN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ
25 Eylül 2019
FERETİKONUN COĞRAFİ TESCİLİ VAR, KENDİSİ ?
08 Eylül 2019
KARADENİZ FOLKLORUNDA ARMONİK VE BAĞLAMA
27 Ağustos 2019
VAMPİR KELEBEK RİCANIA SIMULANS’IN DETAYLI HİKÂYESİ
07 Ağustos 2019
BABA REİSİN VEFATININ 36. YILINDA ÇAYHAN ABLA
28 Haziran 2019
MURİÇİ SATIP MURİÇ ALAMAYACAKSAN SATMAYACAKSIN
27 Haziran 2019
ABD ve Kanada takımlarından oluşan MLS liginin en iyi ‘11’nde bir Rizeli.
21 Mayıs 2019
YENİ EĞİTİM MATEMATİKSİZ Mİ? EĞİTİM SİL BAŞTANA ELEŞTİRİLERE DAİR
03 Mayıs 2019
Anayasası Olmayan İşletmeler / Aile İşletmelerinde Kurumsallık
09 Nisan 2019
Rize'de 12 çiftçi Kenevir ekim izni istedi Ama...
Haber Yazılımı