Osman YAZICI Durum ciddi ve vahim..
Yazı Detayı
02 Mart 2022 - Çarşamba 11:20
 
Durum ciddi ve vahim..
Osman YAZICI
[email protected]
 
 

Sevgili okurlarım; dünyanın en bereketli topraklarına sahibiz. Dünyanın “Yedinci “ tarım ülkesiydik. Konya ovasını bir hayal edin!..

En fazla buğday ithal eden ülke olduk. Kuru ekmeğe muhtaç olduk..

Buğday ’in yüzde 78’i Rusya’dan, yüzde 10’nu ise Ukrayna’dan alıyoruz.

Toprak Mahsulleri Ofisi, ithal ettiği buğdayı un sanayıcısına yarı fiyatına satıyor. Yılda 25 milyar zarar Hazine’ye yazılıyor..

Rusya, Tarım Üniversitesi’nde tahıl laboratuvarı kurdu. Devasa bütçe ayırdı. Bu bilimsel çalışmasının başına Profesör Hamit Köksel’i getirdi. Hamit hoca Hacettepe Üniversitesi’nden yetişti.

Rusya bunu yaparken, Türkiye, dededen kalma milli ve yerli tohumlarımızı yasakladı. Ektirmedi. Ekmek isteyenlere cezai muayedelerini i getirdi.

Tarım bakanlığındaki “ milli ve yerli” projeleri yok etti. Bu yönde çalışmaları olan bürokrat ve mühendisleri görevden aldı.

Gelinen noktada ekmeğe muhtaç olduk..

 

                                                   ***

50 yıl öncesini hatırlarım.  Benim ilçem olan (Rize-Ardeşen) dahil, bütün ilçeler ve köylerdeki durum aynı idi. Doğu’da ,Batı’da, durumlar aynı..Vahim..Güneydoğu’daki verimli topraklarımıza ne oldu?

Köyde yaşayanların yüzde doksanı tarım ve hayvancılıkla uğraşırlardı.

Her aile hayvancılık yapardı.. Mezra ve köylerde keza öyleydi. Büyük ve küçükbaş hayvancılık yapılırdı.. İthal değil, yerli malı, Türk’ün malı hayvanlardı bunlar.

 Devlet desteği falan da yoktu. Her aile kendi imkânları ile yapardı. Kendi etini, sütünü yapar, tarımını eker biçerdi. Tohumlarımız yüzyıllara dayanan organikti. 

Şehirden sadece şeker-tuz-un-sabun gibi temel gıda maddeler alınırdı. 

Şimdi köylerde, şehirleşti.  Tarım ve hayvancılık yapan tek aile bile kalmadı. Köylere ekmek ve dondurma bile sahilden gidiyor. 

***

 

Mısır tarlalarımız olurdu. Bahçemizde lahana, fasulye, patates ve meyve sebze yetişirdi. 

Her ailenin geçim kaynağı kendi bahçesiydi. Ve kendi kendine yetiyordu. 

Kış geldiğinde; buzdolabı görevini gören “Serender”’lerimizde (Nalya)’  da veya depolarda teneke teneke kavurmalar, turşu çeşitleri, yaylada hazırlanan organik yağ, peynir, kışlık fasulye ve diğer gıda maddeleri ile dolup taşardı.

Beş ay bozulmayan; kestane gibi patatesler,  aylarca çürümeyen meyveler, çuvallar dolusu kuru soğanlar ve diğerleri.

 Kokularını hala hatırlıyorum. Organik, katkısız kara kovan balını unutmamız mümkün değildir... Şifalı bitkiler…

Kışın ortasında, kuzinenin üzerinde bakır tava ile yapılan soğanlı kavurmanın tadını hala damağımda. İki çuval ekmeklik buğday unu ile diğer tüketim maddeleri alınır, kış çıkarılırdı. Her şeyimiz organik ve sağlıklıydı. Devlete hiç yük olmazdık.

 

***

 

Ve uygulanan yanlış politikalar yüzünden tarımı, hayvancılığı bitirdik. Şimdi geriye dönüş için uğraşıp duruyoruz. Dönüşü olsa bile,ne köyler eski köyler,ne insanlar eski insanlarımız  gibidir. Anlayacağınız her şey yozlaştı. Çöktü..

Bizde tarımı bitiren; kuraklık, affet falan değil, IMF ve Dünya Bankası güdümlü yanlış politikalarıdır. Ve bütün hükümetler tarafından uygulanan, yanlış tarım ve hayvancılık politikaları yüzündendir. 

Çiftçi ürün bazında desteklenmeyecek, ucuz kredi verilmeyecek, gübrede ve diğer girdilerde destekler azaltılacak, tarım politikalarına son verilecek, destekleme alım fiyatları enflasyonun altında olacak gibi, Avrupa’nın dayatmaları sonucu bu noktaya geldik. 

Dünya’da yedinci tarım ülkesiydik, kendi kendimize yetiyorduk. 

Şimdi doğalgazdan tarıma, elektriğe kadar her konuda bağımlı bir ülke olduk. Her şeyi ithal eder olduk.

Toplam 600 milyon dolarlık kredi karşılığında, imzalanan ‘ARIP Tarımsal destekleme ve Tarım Reformu Uygulaması Projesi’ kapsamında emperyalistlere muhtaç olduk. Yerli ve milli tohumları toplatıp Israil’e sattık, yerli tohumla üretimi yasakladık..

Özümüze, eskiye, üretime dönmeliyiz… Bunun başka çaresi yok. Her alanda Kurtuluş Savaşı’nı başlatmalıyız. Hangi görüşten, hangi düşünceden olursak olalım, bizi sömürmek isteyen emperyalistlere karşı birlikte hareket etmeliyiz.

 

 

 
Etiketler: Durum, ciddi, ve, vahim..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Haziran 2022
Üniversitelerde tatlı telaş..
30 Mayıs 2022
Yalova’da neler oluyor? O Meşe Ağacı Devlettir.
24 Mayıs 2022
Dünya ona doğru gidiyor.
07 Mayıs 2022
“ZÜMRÜT RİZE” VE FAİK BAKOĞLU ..
26 Nisan 2022
Altılı” değil, ”yedili” masayı kurduk..
12 Nisan 2022
Ankara’dan çıktık yola.. Rize’de verdik mola..
12 Nisan 2022
Yaşasın Laz dili
28 Mart 2022
RİZE'DE BU NASIL BİR VAHŞET
28 Mart 2022
Bestekar Parlamenterler..
10 Mart 2022
“O sene bu sene.. Bundan sonra Her sene”
20 Şubat 2022
Bir başkadır benim memleketim..
15 Şubat 2022
Yuvarlak Masa.
05 Şubat 2022
Denizde Hamsi. Karada Çay..
29 Ocak 2022
Ilgaz’dan notlar
22 Ocak 2022
Milletvekili maaşı...
20 Ocak 2022
Olmaya Devlet Cihanda..
07 Ocak 2022
Dünyada Marka olmak..
02 Ocak 2022
2021’den…2022’ye…Hasan Karal…
28 Aralık 2021
Başkentten Rize analizi. Türkiye’de Rizelilerin dediği olur.
12 Aralık 2021
“Bu Tencere iktidarı götürür…” Lider yetiştiren..”Verimli” topraklar… Rize…
01 Aralık 2021
Karadeniz’deki kadınların zaferi…
29 Kasım 2021
Omurgalı olmak..
08 Kasım 2021
MESUT YILMAZ. Bugün, o’nun doğum günü
01 Kasım 2021
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin; benim gibi hem Rizelidir hem de
09 Ekim 2021
Gül; aşkın, karanfil; sevginin…
23 Eylül 2021
Kemal Bey iktidara yürüyor..
17 Eylül 2021
HACI BAYRAM VELİ ÜNİVERSİTESİ
06 Eylül 2021
Eylül ve Yaprak Dökümü..
24 Ağustos 2021
SİYASETTE HÖŞGÖRÜ
12 Ağustos 2021
“Bana bir şey olmaz” diyene Uyuz oluyorum.
05 Ağustos 2021
Oynatmaya az kaldı Devletim nerede? Ülke olarak dibin dibindeyiz.
05 Ağustos 2021
KOÇ TOPLULUĞU VE TÜPRAŞ…
26 Temmuz 2021
Turkcell milleti hem soyuyor, Hem de aptal yerine koyuyor.
19 Temmuz 2021
Bilsem dönüp gelecekseniz… Gözyaşımı yol eylerim…
13 Temmuz 2021
KIÇIMIZ KAÇKAR’DAN GÖRÜNÜYOR.
13 Temmuz 2021
Yavuz Sultan Selim’in kaftanı.. FETÖ neden istedi?
03 Temmuz 2021
YARGIÇ…
28 Haziran 2021
ADALET BUNUN NERESİNDE?
08 Haziran 2021
Bu savurganlığa son verilmeli..
08 Haziran 2021
İşte iki kelime. Artvin ve Artvinliler..
06 Haziran 2021
PİYASA YANIYOR. İTFAİYE NEREDE?
22 Mayıs 2021
BÜYÜK DÜŞÜNMEK VE AÇKAR’IN SÜT DÜNYASI
22 Mayıs 2021
RİZELİ HEMŞERİHLERİME YAKIŞMADI..
23 Nisan 2021
KARADENİZ ÇOCUĞUYUM
01 Mart 2021
NECMETTİN ERBAKAN HOCAYA BUGÜN HEPİMİZİN BİRER ÖZÜR BORCU VARDIR
22 Şubat 2021
Spor Federasyonu başkanlığına…
02 Şubat 2021
PARLEMENTODA DENGEDİR.
25 Ocak 2021
KEMAL BEY KADAR TAŞ DÜŞSÜN KAFANIZA
14 Ocak 2021
RİZE'DE MUHALEFET OLMAK
13 Ocak 2021
İŞÇİ OLARAK GİRDİĞİ KURUMA GENEL MÜDÜR OLDU
08 Ocak 2021
“Tarlalar betonlaşmasın Türkiye aç kalmasın..!”
17 Aralık 2020
NASIL BİR BELADIR?
10 Aralık 2020
ANKARA'DAN RİZE'YE NOTLAR ...
28 Kasım 2020
DEVA, DA SON DURUM..
26 Kasım 2020
RİZE'DE NELER OLUYOR?
20 Kasım 2020
KIZILAY BUNU YAPARSA..!
13 Kasım 2020
“Acı Reçete”yi Uygulamaya Nereden Başlanmalı?
22 Ekim 2020
İSTANBUL NOTLARI
23 Ağustos 2020
Geçmiş olsun Karadeniz..
27 Temmuz 2020
Kemal Beyin Son Kurultayı mi?
11 Temmuz 2020
KURULTAYA MI , İKTİDARA MI?
28 Haziran 2020
BU İKİLİYE DİKKAT!
27 Haziran 2020
DEVA, deva olacak mı?/ Karal, ihanet mi etti? Tarihi sorumluluk mu?
18 Haziran 2020
Tarladan sofraya tarihe mi karışıyor? ÇAY VE SORUNLAR..
16 Haziran 2020
HASTANE DEDİĞİN BÖYLE OLUR
11 Haziran 2020
KUTSAL TOPRAK (RİZE) VALİLERİ
25 Mayıs 2020
Bölgedeki Üniversitelerimiz.
24 Mayıs 2020
TARİHİMİZDE İLK KEZ
17 Mayıs 2020
3 İL, 3 İSİM
09 Mayıs 2020
MESUT YILMAZ’IN ACILARLA İMTİHANI
25 Nisan 2020
GİZLİ “ KAHRAMANLAR..
19 Nisan 2020
TARIM, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR
06 Nisan 2020
Tarımda üretim olmasa kıtlık olur Köylünün sağlam iradesi yeter
03 Nisan 2020
“ZÜMRÜT RİZE” VE FAİK BAKOĞLU ..
02 Nisan 2020
BEN OSMAN YAZICI
30 Mart 2020
Ankara Üniversitesi Ve İbiş Kardeşler
26 Mart 2020
Paranın Para Etmediği Dönem.. ​Dünya o’na doğru gidiyor..
22 Mart 2020
VİRÜS BİZE NEYİ ÖĞRETTİ?
18 Mart 2020
Rizeli MEHMET Şamlıoğlu’nda “Yok” yok..
08 Mart 2020
Doktor ve Hastane
23 Şubat 2020
Mansur Yavaş ve ASKİ
05 Şubat 2020
Rizespor ve Rize’de CHP
25 Ocak 2020
LÜKÜS HAYAT
01 Ocak 2020
Kaçkar’dan Zirveye.
18 Aralık 2019
Mesut Yılmaz’da. Mesut Kağan mutluluğu.
18 Aralık 2019
RİZE’YE YAKIŞMIYOR
11 Aralık 2019
Büyükelçiden anlamlı mesaj
01 Aralık 2019
Müdür Bey Toplantıda
30 Kasım 2019
O adam Berat Albayrak..Hazine ve Maliye Emin Ellerde..
30 Kasım 2019
Babasının oğlu..
16 Kasım 2019
Ankara’daki “RİZE EVİ “ Başkan İdris ve “BİZ RİZELİYUK”
16 Kasım 2019
ERDOĞAN VE RİZELİ KUZENLERİ
09 Kasım 2019
Başkentte “RİZELİ” olmak.
02 Kasım 2019
Trafik Müfettişliği ve EPDK
23 Ekim 2019
Rizeli isim. Türkiye’nin onuru, Dünyanın gururu..
21 Ekim 2019
Başkentteki Karadenizli bürokratları buluşturduk..
30 Eylül 2019
Koruma Saltanatı
30 Eylül 2019
BU SALTANATA SON VERİLMELİ
13 Eylül 2019
Ankara’daki Rizeli bürokratlar
11 Eylül 2019
Yaz biterken ülkemizde iki konu kapıya dayanır;
08 Eylül 2019
DIŞARIDA YEMEĞE ÇIKARKEN BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN.! .
28 Ağustos 2019
Akçaabat Köftesi ve Tereyağı.. Vakfıkebir Ekmeği. Hamsi köy Sütlacı…
28 Ağustos 2019
Köyden yükselen İhracat rekoru.
27 Ağustos 2019
Başarıya doymayan Üniversite Ve Mehmet Haberal
26 Ağustos 2019
RİZE’DE GÖREV YAPMAK.
10 Ağustos 2019
“Sen Yağmur Ol Ben Bulut Maçka’da buluşalım..” Bende öyle yaptım.
09 Ağustos 2019
Rize ve esrar
28 Temmuz 2019
Karadeniz’den lider Fışkırıyor..
28 Temmuz 2019
Hamsi Kavağa Çıkar mı?
19 Temmuz 2019
Asansörlerde yangın var..!
04 Temmuz 2019
TRT VE ANADOLU AJANSI
26 Haziran 2019
Kaybeden ve Kazanan. 15 bin yetmedi 800 bin verelim
12 Haziran 2019
DÜNYANIN GÖZÜ İSTANBUL’DA.
24 Mayıs 2019
Rahmanı ve Şeytanı
05 Mayıs 2019
Devletin “Kara Kutusu “: Hasan Doğan.
29 Nisan 2019
Gecikmiş Ankara Notları
12 Nisan 2019
İtalya Yolcusu Kalmasın
08 Nisan 2019
Başarıya doymayan Üniversite
08 Nisan 2019
Savunmada Millileşme ve Metaş
03 Nisan 2019
Kabine değişiyor.. Sahte Reis ’çiler gidici
Haber Yazılımı