Tahir ORHAN HER YERE ATATÜRK İSMİ VERİLİNCE…
Yazı Detayı
16 Eylül 2020 - Çarşamba 14:49
 
HER YERE ATATÜRK İSMİ VERİLİNCE…
Tahir ORHAN
 
 

Sahte Atatürkçülüğümüzü gösterdiğimiz en önemli saha, ismini en olmadık yerlere bile verme hastalığımızdır. Bunu yapan ahmaklar, sözde onu unutulmaz kılmak için yapmıştı ama tam tersi, Atatürk ismi yıpratıldı, itibarsızlaştırıldı. Belki de amaçları buydu?


Şehirlerde çeşitli meydanlara, hastanelere, cadde ve sokaklara, her kademedeki okullara, bir üniversiteye Atatürk adı verildi. Geçen yıl ölen Türkiye Spor Yazarları Derneği kurucularından Necati Karakaya, 11 stadyuma bizzat kendisinin Atatürk adını verdiğini söylüyor. Diyelim Rize Şehir Stadı iken adı, o TRT’de maç anlatırken “Rize Atatürk Stadyumu” diyor ve ardından bu stadın adı Atatürk Stadı olarak değişiyor. Böyle tam 11 stada Atatürk adı verilmişmiş.


İstanbul’daki Yeşilköy Havaalanının adının “Atatürk Havaalanı” olarak değiştirilmesinin kahramanının Gazeteci-Yazar Rauf Tamer olduğunu kaç kişi biliyor?


Peki, bu kadar çok yere ismi verilerek bir anlamda itibarsızlaştırılmadı mı Atatürk? Bir ülkenin liderinin ismi, o ülkenin en prestijli kuruluşuna verilerek ölümsüzleşebilir. Bu, belki de bir akademi olabilirdi ama ne yazık ki bizde böyle bir akademi kurulamadı. Bugünkü Almanya’nın kurucusu Bismarck’ın adının bu kadar yıpratıldığını, Amerika’nın kurucusu Washington’ın adının olur olmadık yerlere verildiğini hiç duydunuz m? Napolyon’un adının Fransa’da yollara, caddelere verildiğini mi sanıyorsunuz? Rusya’da Lenin adı, bir şehre verilmişti; Leningrad... O da 1991’de değiştirildi. Tekrar eski adına dönüldü. St. Petersburg… Lenin Meydanı hâlâ duruyor mu bilmiyorum?


Şunu söyleyebilirsiniz ama ben sizden önce söyleyeyim; bütün bu liderler, Atatürk’ten daha üstün değildi. Fakat bu, onun adının her olur olmaz yere, caddeye, sokağa verilmesi anlamına yine gelmez.


Eğer her hangi bir yere isim vermek istiyorsanız, bizim tarihimiz o kadar çok kahramanla doludur ki, onların adlarını verseydiniz. Hem onları yâd etmiş, hem de Atatürk adını bu kadar yıpratmamış olurdunuz. Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele gibi kahramanların isimleri birkaç ilkokul veya ortaokula verilmiş sadece. Bu da bir şeydir ama İsmet İnönü’nün adı bir üniversitede yaşıyor. Ayrıca neredeyse her ilde bir caddeye veya okula, İstanbul’da bir stadyuma yine onun adı verilmişti.


Şimdi ne oluyor? O tesisler bir bir yıkılıyor, yenileri yapılınca da onlara yeni adlar veriliyor. O zaman öyle olmasaydı, şimdi böyle olmayacaktı. Bilmem anlatabiliyor muyum?


Bunları neden yazdığıma gelince…


Dün yani 15 Eylül, Atatürk’ün Trabzon’a ilk gelişinin 96’ncı yıldönümüydü. 1986 – 1991 yılları arasında Trabzon’a valilik yapan ve halen İstanbul’da yaşayan Enver Hızlan, bu geliş kutlamaları sırasında Belediye’nin penceresinden güvercin uçurulması eylemini,


-“Atatürk öksürse, biz de mi öksüreceğiz” diye kaldırmıştı. Bunu da bize,


-“ Atatürk düşmanı olmadığım bilinsin diye ilk yılımda değil de ikinci yılımda yaptım” diyerek açıklamıştı.


Bu güvercin uçurulma eylemini çok iyi hatırlarız. Önceden yakalanıp bir kutuya hapsedilen güvercinler, Atatürk’ün limandan şehre girişi temsili olarak canlandırılırken, pencereden uçurularak, sözde o anlar yâd ediliyordu.


Atatürk ismini yaşatacağız diye işin nerelere vardırıldığını düşünün.


Osmanlıcılık-Yeni Türkiye tartışmalarına hiç girmiyorum bile… Hele Fatih’le Atatürk’ü kıyaslamayı hiç düşünmem. Kıyaslayanları da beyinsizler diye addederim; bilsinler.


Tarihte Türkler kadar kahraman çıkaran ikinci bir millet bulamazsınız. O yüzden, tarihi değerlerimiz üzerinden ayrıştırılmaya değil, bilakis birleşmeye çok ihtiyacımız var. Çünkü bizim, batılı milletler gibi utanılacak değil, övünülecek bir tarihimiz var.


Muhabbetle efendim!

 
Etiketler: HER, YERE, ATATÜRK, İSMİ, VERİLİNCE…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ekim 2020
BİR OKURUMUZ, İÇİMİZDEKİ ERMENİLERE DİKKAT ÇEKMEMİZİ İSTİYOR
06 Ekim 2020
KARABAĞ’A KADAR…
27 Eylül 2020
O ÖVGÜYÜ ÇOK HAK EDİYOR
12 Eylül 2020
40’INCI YILINDA 12 EYLÜL DARBESİ
09 Eylül 2020
BEL ALTI YAZILARI
05 Eylül 2020
TERS ÇABA KURALI
31 Ağustos 2020
SUBLİMİNAL MESAJ VE BİLİNÇALTIMIZ
25 Ağustos 2020
BİR MÜZMİN MUHALİFİ YAZMAK DÜŞTÜ HİSSEMİZE
20 Ağustos 2020
ÇOCUKLAR BELKİ BU İŞİ BAŞARABİLİR
11 Ağustos 2020
İŞİ EHLİNE VERMEK BU KADAR MI ZOR
29 Temmuz 2020
AYASOFYA-LOZAN-ATATÜRK
25 Temmuz 2020
ŞOV İŞİNDE AMMA DA PARA VARMIŞ!
20 Temmuz 2020
MEĞER NE ZENGİNMİŞİZ
17 Temmuz 2020
EŞEĞİN AKLINA KAPRPUZ KABUĞU DÜŞÜRMEK
13 Temmuz 2020
BEN BENDEN ÖNCEKİ PADİŞAHLARA BENZEMEM
06 Temmuz 2020
BUNU HAYVANLAR YAPMIYOR
30 Haziran 2020
GAZETECİLİĞİN RUHUNA EL-FATİHA
22 Haziran 2020
SAHTE AŞKLAR VE SAHTE ÇAYLAR
15 Haziran 2020
GAZETECİLİK NASIL YAPILIR?
08 Haziran 2020
MÜSLÜMANLIK BU MUDUR?
27 Mayıs 2020
60’INCI YILINDA 27 MAYIS İHTİLÂLİ
23 Mayıs 2020
BAYRAM GÜZELLEMESİ
20 Mayıs 2020
ÖMER DÖNGELOĞLU VE SEVGİ DİLİ
07 Mayıs 2020
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
30 Nisan 2020
LGBT - DİYANET İŞLERİ – ANKARA BAROSU
24 Nisan 2020
UEFA SAYI SAYMAYI BİLMİYOR GALİBA
20 Nisan 2020
EVDE KAL TÜRKİYE, OKU TÜRKİYE, YAZ TÜRKİYE…
16 Nisan 2020
CORONA GÜNLERİNDE TERÖR KALLEŞLİĞİ
11 Nisan 2020
YASAK BÜYÜK COŞKUYLA KARŞILANDI
04 Nisan 2020
BU DA GEÇECEK MUTLAKA
Haber Yazılımı