Mustafa Barış ÖZTÜRK Kapı Arkasından Dinlemeyi Seven Modern Kalfalar
Yazı Detayı
31 Mayıs 2020 - Pazar 16:41
 
Kapı Arkasından Dinlemeyi Seven Modern Kalfalar
Mustafa Barış ÖZTÜRK
[email protected]
 
 

Düşüncelerini kelimelere doğru aktaramayanların, kitap-gazete okuma alışkınlığının, sosyal medya okur-yazarlığına yenik düştüğü, Behlül ile Bihter münasebetinin;

Yenge-Enişte ve/veya Aşık-Maşuk olup olmamasının memleket gündemini belirlediği güzel ülkemde;

kapı arkasında dinlemeyi seven modern kalfalar iş başında...


Akıllı telefonlara geçişimizle beraber alışkanlıklarımızda ciddi bir değişiklik başladı.

Bugün gencinden, yaşlısına birçoğumuzun, birden çok sosyal medya hesabı bulunmakta.


Akıllı telefonlar ve sosyal medya ile beraber insanlar, genelde gençler televizyonlardan uzaklaştı. Günlük gelişmeleri, haberleri, sosyal medya hesaplarından ve akıllı cihazlarından takip eder oldular. Siyasiler de icraatlarını göstermek ve mesajlarını iletmek için yeni iletişim tekniklerini kullanır oldu. Tabi bunu yanlış kullananlar da oldukça fazla. Yediği, içtiği oturduğu, kalktığını hizmetten sayıp her bir kareyi intagram veya diğerler sosyal medya hesaplarında paylaşanlar var. Elinde tepsi tepsi baklava doktora, hemşireye, sağlık personeline ikrama gidip yedireni mi ararsin, kan ter içinde çöp toplayan belediye görevlisine kolanya tutanı mı ararsın?

Bunları resmedip sosyal medya da hizmet diye veya sempatik olsun diye yayınlayanlar.... Kısaca lütfen bir iletişimciden yardım alsınlar. İtici ve basit duruyor bilginize.


İhtiyacımız dışında saatlerimizi telefon ekranlarında, sosyal medya hesaplarında geçirir olduk. Belki kendimize itiraf etmekte zorlanıyoruz, ama bu bir bağımlılık durumudur. Birçok akıllı telefonda, uygulamalarda ne kadar süre geçirdiğimizi gösteren bölümler bulunmakta. Bunları incelediğimizde saatleri telefon ekranlarında ve birkaç uygulamada geçirdiğimiz görülecektir.


Teknolojinin efendisi miyiz, kölesi mi?


Artık araba yolculuklarında, kırmızı ışıklarda, toplantılarda sosyal medya hesaplarına bakan birçok insan bulunmakta. Düşünsenize ne feci bir durum. Bana göre bir kölelik, esaret durumu söz konusu. Uygulamaların amacı insanı sürekli uygulamada tutmak, uygulamada saatlerini geçirmesini sağlamak ve bu sayede para kazancını artırmak.


Uygulamalar adeta insanı bağımlı hale getirmeye çalışıyor. Beğeni butonlarıyla insanın beğenilme, kabul görme arzusunu okşuyor, uygulamaya girmezsen de bir şeyler kaçırdığın hissiyatını yaratıyor. Bir uygulamaya, sosyal medya hesabına giriş yaptığınızda güncel sayfa direkt olarak karşımıza çıkmıyor. Uygulamaya girdiğimizde sayfa yenilenerek uygulamalar birkaç saniye bekletiliyor. Burada amaç merak uyandırmak. Sosyal medya kullanımlarımızı analiz ettiğimizde, bu durumu birçok kişinin onaylayacağı düşüncesindeyim.


Son yıllarda kişisel verilerle ilgili çalışmalar ön planda. Peki neden? Çünkü artık kişisel veri diye bir özelimiz kalmadı.


Mesele eğer bilgi güvenliği ise, unutun onu, böyle bir şey yok artık.

Bulut sisteminin yaygınlaşması, bu sektörde çok büyük rakamların dönmesiyle, bana göre kişisel verilerimizi korumak olanaksız hale gelmiştir.


Bugün telefonunuzda bir diş fırçası, ayakkabı aradığınızı düşünün. Sosyal medya hesaplarınızda gezinirken bir anda önünüze diş fırçası, ayakkabı reklamları geliyor.


İnternetten bir ayakkabı bakıyorsunuz, bir parfüm bakıyorsunuz sonrasında okumalar yapmak için haber sitesine geçiyorsunuz. Baktığınız tüm ürünler ve benzerleri, sitenin sağında solunda beliriyor.


Bu nasıl oluyor?

Cevabı basit!

Takip ediliyoruz.


Yapay zeka, henüz direkt olarak hayatımıza girmedi, ama şirketler yapay zekadan önemli ölçüde faydalanıyor.


Sosyal medya hesaplarımızdan günde onlarca paylaşımı beğeniyor, yorumlarla ve emojilerle duygularımızı ifade ediyoruz. Yapay zeka, 500 like analizi ile kişiyi yüzde 90 oranında tanıyor. Bugüne kadar kaç like attığımızı düşünüp, yapay zekanın bizi nasıl tanıdığını tahmin edebiliriz.


Kapı arkasından odada ne konuşulduğuna kulak kesilen evin kalfası  “Büyük Birader"  bizi dinleyip, izliyor. Evin Kalfası diyorum çünkü onlar kendilerini "evrene ve insanlığa hizmet" için adamış olduklarını dile getirerek, hatta bu amaçla bazı vakıflar kurarak asıl amaçları doğrultusunda rahatlıkla çalışıyorlar. Hemde gözünüzün önünde bizlere de kendilerini alkışlatarak.


George Orwell’ın klasik romanlarından 1984’ü birçokları okumuştur.(Okuma fırsatı bulamayanlara acilen bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.) Orada bir “Büyük Birader” (orijinal ismi ile Big Brother) bulunmaktadır. “Büyük Birader” her şeyi izlemektedir ve herkesi takip etmektedir. Gazeteler, düşünceler, her şey ve herkes takiptedir. İşte ben, internet ortamında kendimizi bu duruma benzetiyorum ve kitaptaki orijinal tanımla,  “Big Brother is watchingyou” diyorum. Her paylaşımımız, her beğenimiz, arama motorundaki her kelimemiz takip edilmekte ve kaydedilmektedir.


Bu süreçte sosyal izalasyonu nasıl önemsiyorsak hayatınızın her anında da manyetik izalosyonu sağlayın.


Geçenlerde Rize ve çevresinde görülen göktaşı düşmesi sonrasında biraz merakımdan biraz endişelenmemden dolayı araştırma yaptım. Odtü'lü arkadaşım bana bu konu hakkında oldukça doyurucu bilgiler verdi. Dünya genelinde yılda yaklaşık 2000 göktaşı düşüyormuş. Bu normalmiş.  Anormal olan şey ise haftada 2 tane kullanım süresi dolmuş uydu ve/veya hernevi uzay aracının atmasfore yanarak parçalanıp düşmesi bilgisiydi. Ve bu anormal gidişattın 5G teknolojisi ile hızlanıp yeni bir boyuta geçecek olması... 5G ile alakalı fikrim ve araştırmalarım sonucunda ki netice, hiç de masum bir teknoloji olmadığıdır.


Starlink Amerikan uydu şirketi SpaceX tarafından uydu interneti erişimi sağlamak üzere inşa edilmiş bir uydu takımyıldızıdır. Takımyıldızı, yer istasyonları ile birlikte çalışacak ve seri olarak üretilen binlerce küçük uydudan oluşacak. SpaceX firması ayrıca bazı uydularını keşifler ve bilim amaçlı kullanmakla birlikte bazı uydularını ise ordulara satmayı da planlamaktadır.


Starlink Projesi

Kapsamında 2020 ocak ayı itibarıyla SpaceX 346 uyduyu konuşlandırdı. Ayrıca yine bu aydan itibaren her haftada bir gerçekleştirilecek fırlatmalarda, fırlatma başına 30'dan fazla uydunun yerleştirilmesi planlanmaktadır. Toplamda ise 2020'lerin ortalarında 12.000 uydu konuşlandırılması planlanmıştı. Fakat virüsün gelmesiyle bu planlamalar tutmadı. Hatta geçtiğimiz perşembe günü fırlatma son anda iptal edildi ve dün gece fırlatıldı.

Proje çerçevesinde toplam 42.000 (42 bin !) uydunun uzaya yerleştirilmesi planlanmıştır. İlk 12.000 uydunun üç yörünge üzerinde bulunması planmaktadır; üç yörüngenin ilki yerden 550 km yükseklikte ve toplam 1.600 uydunun bulunduğu bir yörünge, ardından 1.550 km irtifada yaklaşık 2.800 Ku- ve Ka-band spektrum uydularının bulunduğu başka ikinci bir yörünge ile 340 km yükseklikte yaklaşık 7.500 V-band uydularının yerleştirilmesi şeklindedir. Tabi ki bu dev maliyetli projenin deprem de veya bayramda hizmet veremeyen operatörlerin sorunlarının çözülmesi için yapıldığını beklemek iyi niyetliliğin ötesinde saflık hatta....dır.


Starlink ve benzeri projelerle uzayın işgali sürerken siber ordular, insansız hava, kara, deniz araçları robotlar için 5G projesi son sürat devam ediyor.


Bu dünya için büyük bir tehdit, büyük bir tehlike.. İnsan için de, hayvan için de, bitki için de tehlike. Oksijen olmadan yaşayamayız. Bu oksijen için de bir tehlike...
İnsanlık, insanın şeytanlaşmış hali eliyle büyük bir tehdit altında. Bugün dünya koronaya karşı mücadele ediyor görüntüsü ile sivrisineklerle uğraşıyor. Bataklığı kurutmak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta yarar var sanırım.


Bu tehlikeyi bilipte susan veya masum birşeymiş gibi göstermeye çalışanlara bir kez daha sesleniyorum...


Biliyorum, içinizden gizli gizli sizde mırıldanıyorsunuz ...


"Masum Değiliz Hiç Birimiz"...:)


Selam saygılar...

 
Etiketler: Kapı, Arkasından, Dinlemeyi, Seven, Modern, Kalfalar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Aralık 2021
Hayat, salgın yokmuş gibi akarken...
24 Kasım 2021
Dostun Attığı Taş Kafa Yarmaz !
02 Kasım 2021
Yolcu, Hancı olduğunu sanınca !
02 Ekim 2021
RİZE'DEN BAKIŞ. YURT MESELESİ.
10 Eylül 2021
"UYUŞTURUCUYA DİKKAT"
26 Ağustos 2021
İŞLER SARPA SARMADAN !!!
04 Ağustos 2021
YANAN ORMANLAR,YÜREKLER, KEŞKE'ler
06 Temmuz 2021
TÜNEMEYE DEVAM !
21 Haziran 2021
"Senin Başka Işin Yok Mu ?""
05 Haziran 2021
RÜZGAR GÜLÜ ve DİKENİ
19 Mayıs 2021
19 MAYIS 2021 BİZ NELER İLE MEŞGULÜZ
09 Nisan 2021
Mr. & Mrs. Brown’lu Yıllar...
31 Mart 2021
1 NİSAN ŞAKA DEĞİL İNSANLIK AYIBI
08 Mart 2021
8 MART 1857
18 Şubat 2021
BAZEN TAŞINMAK İYİDİR
06 Şubat 2021
SARI SAYFALAR VE TELEFON
09 Ocak 2021
Dertli gönüllere kramp, "İşte benim Donald Trump"
31 Aralık 2020
Kaptanın Seyir Defteri, 31 Aralık 2020
25 Aralık 2020
TÜPLÜ TELEVİZYON Nesline göre, Z KUŞAĞI !
10 Aralık 2020
​3M kuralına devam. MASKE, MESAFE, MUSLUK !
01 Aralık 2020
Bir Pazartesi sabahı, saat 10:53 İstanbul...
19 Kasım 2020
Mutlu Öğretmen, Mutlu Eğitim
03 Kasım 2020
İzmir’deki depreme veya Mesut Bey’ın ölümüne sevinmek nasıl bir ruh hali?
10 Ekim 2020
Atalarımız, “Toprağa iyi bakarsan, seni her mevsim doyurur.
02 Ekim 2020
ALTI DERECELİK AYRILIK TEORİSİNDE İNSAN
15 Eylül 2020
SEBEBİ DIŞ GÜÇLER Mİ? HAYIR BENCE İÇ GÜÇLER
07 Eylül 2020
TAVUK VE PALAMUTTAN EGE DENİZİNE...
01 Eylül 2020
Maske YOK, SOSYAL MESAFE YOK - Korona BURDA ! SEN SAĞ BEN SELAMET
21 Ağustos 2020
BURASI ÇOK ÖNEMLİ. PUSULAYI İCAT ETTİN
19 Ağustos 2020
BU İŞİN ŞAKASI YOK RİZEM
06 Ağustos 2020
BIRAKIN KADINLAR YAŞASIN
23 Temmuz 2020
Pınarlar Kurumasın...
13 Temmuz 2020
SİHRİ BOZULAN KUTU
25 Haziran 2020
Z DEN, SLM, MRB., NBR, BRO..
16 Haziran 2020
Cahil der ki maske mesafa banane, Virus der ki cahillik şahane !
11 Haziran 2020
O Kadınlarki İtilmiş Gündüzlerde
04 Haziran 2020
Eyy Trump, Beyaz dersem çık, SİYAH dersem çıkma !
27 Mayıs 2020
Askıya koydum derdimi, Bir içerı bir dışarı...
23 Mayıs 2020
”Nerde O Eski Bayramlar” ifadesi gerçekten mana kazandı bu bayramda !
09 Mayıs 2020
Tüm Anne Yüreğine Sahip Olanlara...
07 Mayıs 2020
2020'de Dünya'da kesinlikle bir şeyler oldu
01 Mayıs 2020
EV HALLERİ
22 Nisan 2020
0.000000001 gr lık Virüs kadar ağırlığınız yok bilesiniz.
13 Nisan 2020
Mahpusluk Günleri
09 Nisan 2020
KarantinaGünleri 2020
24 Mart 2020
Dünyanın iflahını kesmeye bir virüs yetti.
16 Mart 2020
"Her Şey Çok Güzel Olacak" tı ?
13 Mart 2020
ŞİMDİ AYNI GEMİDEYİZ İŞTE
18 Kasım 2019
Mutlu öğretmen, Mutlu eğitim, Mutlu toplum...
Haber Yazılımı