Mustafa Semih ARICI KÖMÜRDEN OTOMASYONA: ÇAY SANAYİİNİN SORUNLARI VE GELECEĞİ
Yazı Detayı
04 Mayıs 2021 - Salı 13:45 Bu yazı 405 kez okundu
 
KÖMÜRDEN OTOMASYONA: ÇAY SANAYİİNİN SORUNLARI VE GELECEĞİ
Mustafa Semih ARICI
 
 

Son yıllarda epeyce yükseltilen bacalardan çıkan kömür dumanı ve ona eşlik eden kavrulmuş çay kokusunun her Rizeli’nin dünyasında bambaşka bir yeri vardır. Dağlara doğru uzayıp giden vadiler boyunca yayılan ve özellikle geceleri burnumuza kadar gelen bu kokular buraların çay diyarı olduğunu ilân ederler.


Rahmetli Zihni Derin’in Rize’ye çay Tarımını getirdiği 1930’lardan beri varolan çay endüstrisinin handiyse bir asırlık mazisi var. Yani Rize’nin son bir yüzyıllık geçmişini onsuz düşünmek mümkün değil.


O zamanlar irili ufaklı çay atölyeleri şeklinde başlayan çay işleme sanayii zamanla yüzlerce işçinin çalıştığı fabrikalara dönüştü ve dünya kuru çay üretiminde ülkeyi üst sıralara taşıdılar.


Bugün geldiğimiz noktada kamu teşekkülü Çaykur yanında irili ufaklı birçok özel çay işleme tesisi yıllardır üretim yapıyor. Üretici ilişkileri çok iyi olmasa da Çaykur’un  günlük çay işleme kapasitesinin çok üzerinde gelen yaş çay akınını iyi-kötü göğüslüyorlar. Eğer onlar olmasaydı Çaykur bu akında boğulacak ve üretici daha fazla zarar görecekti.


Başta sektörün bel kemiği Çaykur olmak üzere Çay Endüstrisinin birçok problemi mevcut. Mesela yıllardır yeni fabrika yapılmıyor. Mevcutların da teknolojisi bir hayli eski. “ Kömürde dönerin makbul olması gibi kömürle kuru çay üretimi de makbul değilse” bu noktada 50 yıl gerideyiz demektir. Artık dünyadaki modern çay fabrikalarında el değmeden, tam otomasyonla üretim yapılıyor. “O zaman bu kadar işsize ne olacak?” dediğinizi duyar gibiyim ama başta Çaykur olmak üzere dünya çapında bir rekabet için iyi bir modernizasyon programı şart görünüyor.


İkincisi sadece kuru siyah çay üretmek ve paketlemesini yapmakla kalmayıp ürün gamını zenginleştirmek lazım. Mesela, bir “ Elek altı çay” efsanesi vardır. Bulabilen pekalâ buluyor diyorlar. Neden Çaykur bu rağbeti değerlendirip, “Para önemli değil. Yeter ki çok iyi bir hediyelik çay olsun” diyenler için bu çayı fazlaca üretip pazarlamaz? Geçen yıl Rize’den aldığım pahalı bir hediyelik çayın hiç beğenilmediğini öğrenince bayağı üzülmüştüm. İlâveten, zaten üretilmekte olan yeşil çay, beyaz çay, soğuk çay gibi ürünler yanında, şekerden tekstil ürünlerine, çay bardaklarından kağıt ürünlerine kadar çay temalı ve Çaykur logolu ürünler de imal edilip satışa sunulabilir.


Öte yandan pazarlama stratejileri de geliştirilip çeşitlendirilebilir. Çaykur’un büyük şehirlerde açtığı “çay kafeler” neden yaygınlaşmadı? Bu meyanda Rize Merkez’de inşaatı devam eden “Çay Çarşısı” iyi bir girişim olacaktır.


Her şeye rağmen çay, Türk Halkının en çok sevdiği, onsuz yapamadığı içecek. Hatta gelecekte Türk malı Uzay gemileri yapıldığında içinde mutlaka bir çay ocağı olacağına eminim. Bu nedenle hak ettiği yere mutlaka getirilmelidir.

 
Etiketler: , , , , , KÖMÜRDEN, OTOMASYONA:, ÇAY, SANAYİİNİN, SORUNLARI, VE, GELECEĞİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı