Mustafa Barış ÖZTÜRK SARI SAYFALAR VE TELEFON
Yazı Detayı
06 Şubat 2021 - Cumartesi 14:18
 
SARI SAYFALAR VE TELEFON
Mustafa Barış ÖZTÜRK
mustafa@rizeninseis.net
 
 

Geçtiğimiz günlerde kızım Elif: "Baba, televizyonda gördüm. Eskiden defter şeklinde telefon rehberi varmış ve bu defterde bütün telefon numaraları yazıyormuş. Şimdi neden yok?" diye sordu.
O soruştan geldiğimiz nokta...

İyi bak kızım iyi bak telefon teknolojisi nereden nereye geldi.
Bu ahizeli bas konuş daha sonra
çevirmeli telefonlar süs için durmadı evimizde.
Ben bu telefonlarla kimler kimler ile konuştum saatlerce.
Bu telefonun yanında illaki benim senede en az bir kere temize çektiğim telefon defteri (fihristi) olurdu.

Önce isim soyad telefon bazende adres yazılırdı o deftere.
Şimdi telefon rehberi telefonun içinde.
Gelde anlat bunu bizim Elif'e...

Birde hatırlar mısınız, “sarı” kağıttan telefon rehberleri vardı. Sarı sayfalar!
Hani PTT (avm)"nin henüz ayçiçek yağı falan satmadığı o günlerde
"sarı rehber" hazırlayıp telefonu olan evlere ve telefon kulübelerine kullanım amaçlı sunduğu o kalın kitap. Eee ptt de gelişti işte rehberden ayçiçeği yağına.
Mesaj verdik dimi?
Verdik.

Öyleyse devam hikâyemize...

Amerikan filmlerinde gördüğümüz, aceleyle telefon rehberinde birisini bulup o sayfayı cart diye yırtma sahnesinden hareketle bu rehberlerin en çok amerikada basıldığını sanıyorum.

Konunun birde şu boyutu var.
Hani bugün whatsapp veya sosyal ağlardan özel bilgilerin paylaşılması tartısması devam ediyor ya!
o günlerde "sarı rehber" de bilgiler....oha ! düşünsenize adın, adının yanında ev telefonun ve adresin herkesin ulaşabileceği bir kitabın içerisinde. ve bu kitap her yerde. akıl alır gibi değil !
Kimin aklına gelir kişisel bilgilerin güvenliği, güvenlik tartışmaları, neymiş güvenlik konusu.

Telefon bağlamalar santralden sonra telefonun "düşmesi" falan...
"adana aradan çık" cümleleri daha neler neler...
3-5 kişi bir hatta konuşma yapılması teknolojisi o günlerde de vardı. şaşırılacak bir durumdu.
Şimdi de var olan tele conferansla çoklu görüşme benzeri sayılır

Ya jetonlu telefon kulübeleri, hatırlarsınız cepte taşınan oluklu jetonları.
Teknoloji işte o gün telefonu kullanabilmek için cepte jeton taşırken şimdi o cepte telefonun kendisini taşıyoruz.
"Jeton düşmedi"
"seninki köşeli jeton galiba" espirileri...
O telefon kulübesi önünde sıra beklemeler.
Konuşma uzadıkça cami tıklamalar...

Kulübede tuğla gibi sarı telefon rehberleri ve bazı sayfaların yırtık pırtık halleri...
Madem koparırım işini görecek küçük bir kısmını kopar. Gidip Johnny Mnemonic'in sayfasını yırtmakda ne !
Ertesi gün terminatör gelip John Connor'ı nasıl bulacak?
Dimi yani....

Evdeki telefon sehpaları,
özellikle evlerde kullanılmak üzere dizayn edilen farklı boyut ve modeldeki sehpalar. Telefon sehpaları özeldi ve ayrıcalıklıydı. Telefondan başka bir şey konmazdı o sehpa üzerlerine sadece
kolalı dantelâleri...

Telefon cingir cingir çalarken kimin aradığını bilinmeden açılması...
” Kimi arıyorsunuz?
Kimsiniz “
sesiniz gelmiyooorr deyip, kendi sesi de karşı tarafa gitmeyecek endişesi ile bağırarak konuşulurdu...

Birde paralel telefon hadisesi vardı.
O çok önemliydi. Özellikle lise ve üniversite çağındaki gençler odalarına bir paralel telefon isterlerdi.
Ama konuşma sırasında mahremiyet kuralları bazen çiğnenebilirdi. Paralelde biri mi var düşüncesi...
Bazen Arkadaş ve ötesi kişiler ile yapılan saatlerce konuşmalar ve bir ses;
"Bütün gün beraberdiniz zaten, saatlerce ne bulup konusuyorsunuz" cümleleri bilindik cümlelerdi...
Kapı aralayıp "hayda !"
"Hâlâ mı?"
Sonra üniversiteyi bitirenler için belkide 2. Bir hat ve yanlızca kendi odalarına bağlanan...
"oh be artık rahat ve özgürüm deyişler"
Bugün mu?
Cep telefonları özgürlük mü esaret mi ? Orası da tartışılır bu günlerde.

Ayrıca , İnsan  zekasına etkisi de ayrı bir konu, eskiden telefon numaraları ezbere bilinirdi, şimdi evin telefon numarası dahi hatırlanamıyor. 

“X” ve “Y kuşağı”nın bu rehberden haberi olduğunu düşünüyorum. Z kuşağı için X, Y değişkenine bağlı bir denklemden öteye başkada birşey ifade etmiyordur sanırım.

Sarı rehberler tarihine bakarsak...
1883 yılında Amerika’nın Wyoming eyaletinde, telefon rehberi basan bir matbaacı, elinde beyaz kâğıt kalmayınca sarı kâğıda geçiyor ve sarı sayfalarla özdeşleştiren halini yapmış oluyor.

Kızim Elif'e teknolojinin hızla geliştiğini ne kadar anlatsam da ne eskiden evimize bağlatmak için en az bir yıl sıra beklediğimiz ev telefonlarını anlatabildim, ne de sokakta arama yapmak için kuyrukta beklediğimiz jetonlu telefonları… Yirmi sene öncesine kadar çok yaygın kullanılan teknolojilerin şimdi kulaklara Graham Bell'in ilk telefonu kadar komik gelmesi ne kadar ilginç değil mi?

Bundan sonra neler olacak derseniz, bir adım ötesini tahmin etmek hiç de zor değil.
Ameliyat eden robotlar gibi...
Son yıllarda bazı ülkelerde şimdilik sadece kişilerin sağlık kayıtlarının takibi amacıyla test edilen mikroçipler ya da RFID teknolojileri insanların derilerinin altına (ya da ilerleyen zamanlarda sinir sistemlerine) entegre edilebildiğinde vücut fonksiyonları online takip ve tedavi edilebilecek, düşünce ve hareket gibi davranışlar online olarak desteklenebilecek.

Bu uygulamanın ilk versiyonu yapıldı bile. Özel mekanlarda kişiler kredi kartı kullanılmıyor. Deri altlarına yerleştirilen çip ile hem giriş hem de yeme içme parasını ödeyebiliyor. 
 

Daha geçen gün Microsoft ölen kişilerin kişisel bilgilerini kullanarak sohbet robotu yapmaya olanak tanıyan bir patent aldı.

Patent, "görüntülere, ses verilerine, sosyal medya gönderilerine, elektronik mesajlara" ve diğer kişisel bilgilere dayalı bir robot tanımlıyor. Ve ona göre iletişime geçebiliyorsunuz onunla. Ben şimdiden ilk olarak ölmüş hangi tanıdıgımla konuşmak istediğimi planlamaya başladım bile.

Teknoloji baş döndürücü hızla ilerliyor ve ilerleyecekte.
Örneğin Google'ın çeviri motoru sayesinde düşüncelerinizi Çince ifade edebilmek şu an için bilim kurgu gibi gelse de insan sinir sistemine böyle bir desteğin entegrasyonu bana göre Google'ın çeviri becerilerini iyileştirme ihtimalinden daha yüksek. 

Hele hele şu Çin aşıları on milyonlarca doz düzeyinde yapıldıktan sonra ne olur bilinmez :) bekleyip göreceğiz.

 
Etiketler: SARI, SAYFALAR, VE, TELEFON,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Ekim 2021
RİZE'DEN BAKIŞ. YURT MESELESİ.
10 Eylül 2021
"UYUŞTURUCUYA DİKKAT"
26 Ağustos 2021
İŞLER SARPA SARMADAN !!!
04 Ağustos 2021
YANAN ORMANLAR,YÜREKLER, KEŞKE'ler
06 Temmuz 2021
TÜNEMEYE DEVAM !
21 Haziran 2021
"Senin Başka Işin Yok Mu ?""
05 Haziran 2021
RÜZGAR GÜLÜ ve DİKENİ
19 Mayıs 2021
19 MAYIS 2021 BİZ NELER İLE MEŞGULÜZ
09 Nisan 2021
Mr. & Mrs. Brown’lu Yıllar...
31 Mart 2021
1 NİSAN ŞAKA DEĞİL İNSANLIK AYIBI
08 Mart 2021
8 MART 1857
18 Şubat 2021
BAZEN TAŞINMAK İYİDİR
09 Ocak 2021
Dertli gönüllere kramp, "İşte benim Donald Trump"
31 Aralık 2020
Kaptanın Seyir Defteri, 31 Aralık 2020
25 Aralık 2020
TÜPLÜ TELEVİZYON Nesline göre, Z KUŞAĞI !
10 Aralık 2020
​3M kuralına devam. MASKE, MESAFE, MUSLUK !
01 Aralık 2020
Bir Pazartesi sabahı, saat 10:53 İstanbul...
19 Kasım 2020
Mutlu Öğretmen, Mutlu Eğitim
03 Kasım 2020
İzmir’deki depreme veya Mesut Bey’ın ölümüne sevinmek nasıl bir ruh hali?
10 Ekim 2020
Atalarımız, “Toprağa iyi bakarsan, seni her mevsim doyurur.
02 Ekim 2020
ALTI DERECELİK AYRILIK TEORİSİNDE İNSAN
15 Eylül 2020
SEBEBİ DIŞ GÜÇLER Mİ? HAYIR BENCE İÇ GÜÇLER
07 Eylül 2020
TAVUK VE PALAMUTTAN EGE DENİZİNE...
01 Eylül 2020
Maske YOK, SOSYAL MESAFE YOK - Korona BURDA ! SEN SAĞ BEN SELAMET
21 Ağustos 2020
BURASI ÇOK ÖNEMLİ. PUSULAYI İCAT ETTİN
19 Ağustos 2020
BU İŞİN ŞAKASI YOK RİZEM
06 Ağustos 2020
BIRAKIN KADINLAR YAŞASIN
23 Temmuz 2020
Pınarlar Kurumasın...
13 Temmuz 2020
SİHRİ BOZULAN KUTU
25 Haziran 2020
Z DEN, SLM, MRB., NBR, BRO..
16 Haziran 2020
Cahil der ki maske mesafa banane, Virus der ki cahillik şahane !
11 Haziran 2020
O Kadınlarki İtilmiş Gündüzlerde
04 Haziran 2020
Eyy Trump, Beyaz dersem çık, SİYAH dersem çıkma !
31 Mayıs 2020
Kapı Arkasından Dinlemeyi Seven Modern Kalfalar
27 Mayıs 2020
Askıya koydum derdimi, Bir içerı bir dışarı...
23 Mayıs 2020
”Nerde O Eski Bayramlar” ifadesi gerçekten mana kazandı bu bayramda !
09 Mayıs 2020
Tüm Anne Yüreğine Sahip Olanlara...
07 Mayıs 2020
2020'de Dünya'da kesinlikle bir şeyler oldu
01 Mayıs 2020
EV HALLERİ
22 Nisan 2020
0.000000001 gr lık Virüs kadar ağırlığınız yok bilesiniz.
13 Nisan 2020
Mahpusluk Günleri
09 Nisan 2020
KarantinaGünleri 2020
24 Mart 2020
Dünyanın iflahını kesmeye bir virüs yetti.
16 Mart 2020
"Her Şey Çok Güzel Olacak" tı ?
13 Mart 2020
ŞİMDİ AYNI GEMİDEYİZ İŞTE
18 Kasım 2019
Mutlu öğretmen, Mutlu eğitim, Mutlu toplum...
Haber Yazılımı