Adnan ONAY TÜRKİYE KORONAVİRÜSTEN YÜZ AKIYLA ÇIKACAK
Yazı Detayı
30 Nisan 2020 - Perşembe 15:34
 
TÜRKİYE KORONAVİRÜSTEN YÜZ AKIYLA ÇIKACAK
Adnan ONAY
[email protected]
 
 

Covid-19 Koronavirüs dünyanın sağlık sistemlerini gözler önüne serdi. 

Türkiye bu sınavı iyi notla geçen ülkelerden biri oldu. Bu önemli sınavdan başarılı çıkmamızın en önemli nedeni, Erdoğan iktidarının sağlık sistemini baştan sona yenilemesi ve her türlü tehlikeye karşı tedbirler alınabilecek pozisyona taşımış olmasıdır.

Sağlık sistemimizin yeniden dizayn edilmesi aşamasında çeşitli yanlışların, hataların olduğu yönündeki (içinde haklılık payı bulunan) çeşitli eleştiriler olsa da, geldiğimiz noktada ortaya çıkan tablo, düne göre çok daha iyi olduğumuzdur. Bunun böyle olduğu pandemiyle birlikte test edilmiş oldu.


Koronavirüs öncesi, ülkemizde birçok kişi sağlık sistemimizi gelişmiş Avrupa ülkelerinin sağlık sistemleriyle karşılaştırıyor, onların ne kadar ileri hizmetler verdiğini allandıra, ballandıra anlatıyordu. Buna karşılık yapılan eleştirilere ise kimse kulak asmıyor “olur mu öyle şey, Avrupa her şeyde bir numara” diyerek eleştiride bulunanları cehaletle suçluyorlardı. 

Bu tür yaklaşımların nedeni Avrupa sistemlerine duyulan hayranlık ve Türkiye’nin hiçbir konuda onlardan iyi olamayacağına olan sabit inançtı. Bu kesin inanç sistemlerin objektif olarak ele alınmasına engel oluyor, bu alanda çok şeyin değiştiğinin farkına varılamıyordu.


İşin gerçeği; 2000’li yıllara gelinceye kadar Türkiye’nin sağlık sistemi bir çile sistemiydi. Hastalar, hastane kapılarında çare ararken dermansız hale geliyor, ilaç kuyruklarında saatlerce bekliyordu. Daha da kötüsü ‘bıçak parası’ adı altında müşkül durumdaki hastaların adeta soyulmasıydı. İnsanlar sırf bu nedenle dişinden, tırnağından biriktirip kenara, köşeye iyi sayılabilecek bir meblağı olur ki ihtiyaç olur diye “ameliyat parası” diye ayırıyordu. Birçok hasta ise hastane masraflarını ödeyemediği için hastanelerde rehin kalıyor, bu nedenle imzaladıkları senetlerle icralık oluyordu.

Bizde bunlar yaşanırken, o günlerde Avrupa’da hastalar randevulu sistemle sağlık hizmetleri alıyor, aile hekimleri ailelerin sağlık sorunlarıyla yakından ilgileniyordu. Kişiler, sağlık sisteminin işleyişi nedeniyle başlarına gelebilecek şeylerden endişe etmiyor, devletin kendilerine her tür sağlık desteğini vereceğine inanıyorlardı.

Hiç unutmam; İsviçre’de bulunduğum bir sırada burada tanıştığım bir ailenin tekerlekli sandalyeyle yaşamını sürdüren 50’li yaşlardaki bir ferdine hastalığının nedenini sorduğumda “Türkiye’ye tatile geldiklerinde trafik kazası geçirdiklerini, burada ağır yaralandığını, durumu İsviçre’ye bildirdiklerini ve İsviçre’den gelen ambülans uçakla İsviçre’ye getirildiğini, burada tedavi altına alındığını ve yanına sürekli iki hemşirenin verildiğini, bunlar sayesinde yaşama döndüğünü” allandıra ballandıra anlatarak “eğer Türkiye’de olsaydım şimdi çoktan ölmüştüm” dediğinde gözlerimin önüne o günkü şartlardaki sağlık sistemimizi getirmiş, İsviçre’nin, Avrupa’nın sağlık sistemine hayranlık duymuştum.


Geriye dönüp baktığımda Avrupa’nın sistemli bir devlet yapısı olduğunu, bu yapı içinde diğer kurumlar gibi sağlık sisteminin de senkronize şekilde kusursuz işlediği bir gerçekti. Ancak, AB genişleme kararları, serbest dolaşım ve artan göçmenler, yaşanan krizler, değişen, zorlaşan ekonomik şartlar neticesinde sağlık hizmetlerine ulaşımı da zorlaştırmış, sistemin oluşturduğu maddi yük nedeniyle yeni, geleceğe dönük, yatırımlar yapılamaz hale gelmişti. 

Özetle; sağlık sistemi Avrupa’da kendi kendine zor döner hale gelmişti. İyi analiz edildiğinde böylesi bir sistemin ani bir fırtınaya yakalanması halinde işin altından kalkamayacağı aşikardı.

Koronavirüs pandemisi bu gerçeği ortaya çakardı. Avrupa ne yatak yönünden, ne sağlık teçhizatı yönünden, ne de diğer yönlerden bu fırtınayı kontrol altına alabilecek durumda değildi. O nedenle önce (zaten devlete yük olduğu düşünülen) yaşlılardan vazgeçildi. Yüzlerce yaşlı insan huzurevlerinde hiç tedaviye alınmadan can verdi, hastalar ayrıştırmaya tabi tutuldu, işin içine ırkçılık bile girdi. Bir sefalet manzarası yaşandı Avrupa’da ve halen yaşanmakta..


Türkiye ise yaklaşık yirmi yılda sağlık alanında ne derece mesafe katettiğini tüm dünyaya göstermiş oldu. Objektif bir gözle bakıldığında sırtında ağır borç yükü bulunan, AB’ye alınmak istenmeyen Türkiye, bütçesi fazla veren, milli geliri Türkiye’nin çok üzerinde olan Avrupa ülkelerinden birçok yönden gerideydi ve böylesi bir pandemiyle karşı karşıya kaldığında sistemin çok yönlü olarak çökmesi kaçınılmaz görünüyordu.


Ancak, durumun hiç de böyle olmadığı anlaşıldı. Sağlık alanında önemli gelişmeler kaydeden, sistemi baştan aşağıya yeniden dizayn eden ve adeta yaşanacaklardan haberdarmış gibi geleceğe yapılan yatırımlar ve bunların koordineli yönetimi sonucu kötümser yaklaşımların hiçbirisi gerçekleşmedi ve önemli bir başarılar elde edildi. Avrupa, vahim görüntülere sahne olurken, Türkiye sistemli bir şekilde, sorunsuz şekilde hastalarını tedaviye aldı. Önceden tedarik edilen ilaçlar, hazır tutulan yoğun bakım servisleri,  modern hastaneler, karantina için ayarlanan otel, yurt ve benzeri yerlerle takdir topladı.

Dünyanın bir çok ülkesine yardım etti, buralarda bulunan vatandaşlarımızı ülkeye taşıdı, dış ülkelerdeki hastalar içinde ambülans uçakları devreye soktu..

Türkiye sadece sağlık sistemiyle dikkatleri çekmedi, önceden yaptığı hazırlıklar nedeniyle ekonominin de rayından çıkmasına izin vermeyerek, iş dünyasını ve piyasaları kontrol altına aldı.Yeterli gıda stoklarımız nedeniyle halk Batıdaki gibi bir panik yaşamadı, ortaya çıkan kısmi arızalara rağmen her şey aynı düzen içerisinde sürdü, sürmekte..

Onca uyarıya rağmen halkımızın kurallara uymakta direnç göstermesi dahi bu başarıyı engellemedi.


Buradan çıkarabileceğimiz sonuç; Türkiye, kendisini çok yönlü olarak geleceğe hazırlayan bir ülke konumunda.. Nasıl son yıllarda savunma sanayiinde ürettiğimiz silahların ne derece Mahir olduğu müdahil olduğumuz olaylarda ortaya çıkmışsa, sağlıkta attığımız adımların ne derece gerekli adımlar olduğu yaşanan pandemiyle daha iyi anlaşılmışsa, diğer bir çok alanda da önemli gelişmeler kaydettiğimiz (bazılarımız hissetmese de) olaylar ortaya çıktığında anlaşılacaktır.


Elbet, bu yapılanların daha ekonomik ve daha doğru olması için eleştiriler, tavsiyeler olmalı. Ancak, siyaset yapma adına yapılanlara çamur atmak, yapılmalarına engel olmak, her şeye kötümser bir bakışla yaklaşmak hem bunu yapanlara, hem ülkeye zarar..

Bu tür yaklaşımlardan bugüne kadar kimse yarar görmedi, bundan sonra da görmez..


Haklı eleştiriye tahammül gösterip, haksız, kasıtlı eleştirilerden uzaklaşmadığımız sürece demokrasimizin, ülkemizin gelişmesine zarar vermiş olacağımızı artık anlamalıyız...

 
Etiketler: TÜRKİYE, KORONAVİRÜSTEN, YÜZ, AKIYLA, ÇIKACAK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ekim 2021
R.T.E ÜNİVERSİTESİ
19 Eylül 2021
FETÖCU CEVHERİ GÜVEN’İN ÇAYKUR YALANLARI!
06 Eylül 2021
BİR KARA TABLO; 6-7 EYLÜL OLAYLARI
01 Eylül 2021
CHP'NN ÇAY KANUNU
20 Ağustos 2021
AFGANİSTAN'IN YAKIN TARİHİ VE TALİBAN-1
19 Temmuz 2021
Türkiye’nin en çok yağış alan ili olan Rize ...
11 Temmuz 2021
AKSİ HALDE KAMU KURULUŞLARI ARPALIK OLARAK KULLANILIYOR
01 Temmuz 2021
RİZE’DEKİ ERZURUMLULAR
07 Haziran 2021
PEKER KONUSU
30 Mayıs 2021
ÇAY KANUNU
27 Mayıs 2021
1960 darbesi, başında Albay Türkeş’in bulunduğu , onun yönettiği bir NATO darbesiydi.
14 Mayıs 2021
İSRAİL’E HAK VERENLER!
06 Mayıs 2021
RİZE'NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK BİR PROJE
15 Mart 2021
BU KEZ SÖZÜM ÜRETİCİYE
07 Mart 2021
AZERBAYCAN’DAN İTHAL ÇAY KONUSU
16 Şubat 2021
İKİ AYRI TARİH, İKİ AYRI AÇIKLAMA!
12 Şubat 2021
RİZE'DE CUMHURBAŞKANINDAN BEKLENEN MÜJDE
30 Ocak 2021
KATAR YATIRIMLARI
15 Ocak 2021
RİZE'DE BU YALNIŞLARA DUR DİYECEK BİRİLERİ VAR SANIYORDUM
16 Aralık 2020
ÖLÜM MÜ, AŞI MI HANGİSİNİ TERCİH EDERSİNİZ?
12 Aralık 2020
TÜRKİYE-İRAN GERGİNLİĞİ
28 Eylül 2020
BATUM-TRABZON DEMİRYOLU HATTI GÜNDEME ALINMALI
30 Ağustos 2020
ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ KUTSAMAK
07 Ağustos 2020
FAİZ VE PİYASALAR. ALLAH ÜLKEMİZİN YARDIMCISI OLSUN
26 Temmuz 2020
FUTBOL KULÜPLERİ
20 Temmuz 2020
TRABZON'DA HÜZÜN RİZE'DE SEVİNÇ VAR
08 Temmuz 2020
ÇAYKUR KOTA VE KONTENJAN
07 Temmuz 2020
ARTAN EMLAK FİYATLARI VE KRİZ
03 Temmuz 2020
R.T.E.Ü ARAŞTIRMA HASTANESİ
12 Haziran 2020
ADANA ÇAY İŞİNDE MAHİR İL
11 Haziran 2020
R.T.ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ DOKTOR BEKLİYOR
02 Haziran 2020
ÇAYIN GELECEĞİ VE ÇAYKUR
26 Mayıs 2020
ÇAYIN SORUNLARI BİTSİN İSTENİYORSA
18 Mayıs 2020
KOTA ARTIRMAKLA ÇAYIN SORUNU ORTADAN KALKMAZ
13 Mayıs 2020
RİZE ŞEHİR HASTANESİ ARSİN YATIRIM ADASINDA YAPILMALIDIR
12 Mayıs 2020
RİZE'DE SORUN DENİZ DOLGUSU DEĞİL, SORUN DOLGUNUN KULLANIMI, ŞEHİR PLANLAMASI
22 Nisan 2020
Yaş çay hasat mevsimi geldi, ancak
23 Mart 2020
CORONAVİRÜS VE KOMPLO TEORİLERİ
14 Mart 2020
HASAN KARAL NEDEN PARTİ DEĞİŞTİ, ÜZERİ NEDEN ÇİZİLMİŞTİ
31 Aralık 2019
YERLİ OTOMOBİL KONUSU
30 Kasım 2019
RİZE’DE ŞEHİR HASTANESİ GEREKSİZ Mİ
22 Ekim 2019
İYİDERE LİMAN VE LOJİSTİĞİN KADERİ DEMİRYOLU GÜZERGÂHINA BAĞLI
07 Ekim 2019
Yoksa gidişat, dönüşü olmayan yol.. İSRAİL TOHUMLARI
20 Eylül 2019
Rize’de bu iç ekişmeler giderek derinleşiyor
31 Ağustos 2019
Belediyelerde yapılan işten çıkarmalar toplumsal ayrışmayı giderek büyütüyor.
01 Temmuz 2019
CUMHUR-BAŞKANLIK SİSTEMİ VE KABİNE REVİZE EDİLMELİ
26 Haziran 2019
İmamoğlu bir restorasyon projesinin ürünüdür.
09 Haziran 2019
Türk futbolunu yabancı oyunculara mahkûm ettiler.
19 Mayıs 2019
Öcalan’ın MİT elemanı olduğu ...
06 Mayıs 2019
Kadir Mısıroğlu, bir Osmanlı hayranıydı.
02 Nisan 2019
Ak Parti Rize’de kazanırken kaybetti.
Haber Yazılımı