Haber Detayı
30 Mayıs 2019 - Perşembe 09:52 Bu haber 5566 kez okundu
 
Beşiktaş'ın Başına Rizeli Bir Atmaca
Spor Haberi
Beşiktaş'ın Başına Rizeli  Bir Atmaca

KARTAL BİR ATMACA’YA EMANET  BEŞİKTAŞ’IN YENİ TEKNİK DİREKTÖRÜ RİZELİ ABDULLAH AVCI  


*Güveç yemeğe geldim. 


* Babam Rize Salarha Dörtyollu, annem ise Güneysulu’dur. Annemin köyü ile başbakanımızın köyü komşudur.  Başbakanımız Kasımpaşa’da da oturduğumuz yerin iki sokak arkasında oturuyordu 


* Mehmet Ali Karaca’nın evlendiği günü unutamam. Kamptan göndermiştik onu, kız kaçırması için. Aslında kız onu kaçırmıştı. 


* Aha, Rize'deki saçlarımın katili. 


Futbola 1979-80 sezonunda Vefaspor genç takımında başlayan Abdullah Avcı, üç yıl sonra A takımına yükseldi. İki sezon boyunca Vefaspor’un A takımında top koşturan Avcı, daha sonra Karagümrük'e transfer oldu. Karagümrük'te geçen iki sezonun ardından 1986-87 sezonunda eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın kardeşi, Rizespor kulüp başkanı Turgut Yılmaz'ın ısrarıyla 50 milyon lira bedelle Rizespor'a transfer edildi.  


Beşiktaş’ın yeni Teknik Direktörü Abdullah Avcı, 20 Ağustos 2013 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu ile karşılıklı anlaşarak Milli Takımlar bünyesindeki görevlerinden ayrıldığını açıklamış Medipol Başakşehir ile anlaşmıştı.  


Abdullah Avcı ile Rize hatıraları ve Rizespor üzerine içtenlikli bir söyleşi gerçekleştirmiştik 


Rizeli arkadaşlarınızla bir aradasınız, neler hissediyorsunuz? 


Yirmi dört yıl sonra bütün Rizeli arkadaşlarla bir araya gelebiliyorsak bu durum Rize’de güzel günler yaşadığımızın resmidir. Buradaki arkadaşlıkların, dostlukların hâlâ devam etmesi hem benim hem de buradaki arkadaşlarım adına mutluluk vericidir. Rizeliler zaten cana yakın ve kendi değerlerine sahip çıkan bir yapıya sahiptir. Rize’ye evimiz gibi hala gelip gidiyoruz. Kasımpaşa’da doğdum ama Güneysu’da, Aron’da yakın akrabalarımız var. Kasımpaşa’nın yüzde sekseni Rizeli zaten. Çocukken okullar tatil olunca köye giderdik. Babam Rize Salarha Dörtyollu, annem ise Güneysuludur. Annemin köyü ile başbakanımızın köyü komşudur.  Başbakanımız Kasımpaşa’da da oturduğumuz yerin iki sokak arkasında oturuyordu. Kendisini futbolculuk yıllarında izleme şansım oldu. Saygın kişiliği ve futbol başarısını bir arada götürüyordu. Futbol oynamaya devam etseydi bugün iyi bir santrfor olabilirdi. 


1986 yılında Rizespor'a transfer oluyorsunuz… 


1986 yılında bu şehre futbolcu olarak hizmet etmek nasip oldu. 1985-86 sezonunda ikinci ligde Karagümrük'te oynarken büyük takımların istediği, iyi bir oyuncu ve aynı zamanda gol kralıydm. Bonservisim Karagümrük'teydi. Beşiktaş'la anlaştık, prosedürlerin tamamlanmasını bekliyorum.  O ara devreye Rizespor, Antalyaspor girdi. Derken kendimi bir anda toprak sahası olan Rizespor'da buldum. 21 yaşındaydım. O zamanlar hatırı sayılır düzeyde siyasi isimler devreye girebiliyordu, ayrıca ben de Rizeliydim. Rizespor'un formasını giymekten oldukça mutluydum. Çok güzel anılarım oldu. Rize’ye futbolcu olarak geldiğimde Turgut Yılmaz, Rizespor’da başkandı. Mesut Yılmaz da devlet bakanı idi. Benim Rizeli olduğumu öğrenince transfer etmek istediler.  Orada ilk dönem iyi geçti. Tanju, Samsun'da gol krallığına oynuyordu. İki basamak altında da ben gidiyordum. Hatta Galatasaray'ı yendik o yıl. 36. dakikada penaltıdan Galatasaray'a attığım gol sonrasında hep aşağı doğru gittik. Fırsat herkesin ayağına gelir, benim de geldi ama olmadı. 


Rize'de nasıl bir ortamla karşılaştınız? 


Rize’ye gelince takımda güzel bir kardeşlik ortamı buldum. Biz yirmi dört saat her şeyi paylaşan bir arkadaş grubuyduk. Bugün hâlâ hepsiyle büyük bir keyifle görüşüyoruz. Mehmet Ali Karaca esprileriyle bu arkadaşlıklara renk katardı. Harun, Hasan, Mehmet, Süleyman, Hasan Fehmi ağabey ve bütün arkadaşları… O günleri hep hayırla yad ediyorum. Rize’de futbolcuyken bir yıl Hakan Tecimer’in evinde kaldım. Mehmet Ali Karaca’nın evlendiği günü unutamam. Kamptan göndermiştik onu, kız kaçırması için. Aslında kız onu kaçırmıştı. Hâlâ evliler, onları mutlu görmek bizi de mutlu ediyor.  


Unutamadığınız bir maç var mı? 


Keyifli bir dönemimiz vardı. Hasan Vezir, İsmail, Turgut, Muharrem, Metin, Hakan, Harun, M. Ali Karaca, Turist Mehmet, Kaleci Phall. Galatasaray’la 1986-87 sezonunda toprak sahada oynadığımız maçı unutamam. İlk golü penaltıdan ben attım. Hakan ikinci golü attı ve maçı 2-0 kazandık. Toprak saha, ikinci yıl çim saha oldu. Takımdaki arkadaşlarımı hiç unutmadım. Arkadaşlıklarımız hâlâ devam ediyor. 


Sonra ayrıldınız Rizespor'dan… 


1986-87 ve 1987-88 sezonlarında Rizespor’da yer aldım. Başarılı iki sezon geçirdim. Özellikle kafa toplarına hakimiyetim konuşuluyordu. Sonra Adof Remi takıma teknik direktör olarak geldi. Onunla ufak bir problem yaşadık. Anlaşamayınca önce Bakırköyspor'a, sonra Kahramanmaraşspor'a kiralandım. Arkamdan “Avcı, kiralık gönderilmeseydi Rizespor ikinci lige düşmezdi,” diye konuşuluyordu. Geri döndüğümde Çaykur Rizespor ikinci ligdeydi. Cesarettin Alptekin teknik direktördü, yardımcılığını Hüsnü Kürkçü yapıyordu. Rize'de bir yıl daha kaldıktan sonra Kasımpaşa'ya geçtim. Burada da bir sene oynadıktan sonra İstanbulspor'a giderek dört yıl kaptanlık yaptım. İki kez şampiyonluk yaşadım.  Küçükçekmecespor ve Nişantaşı'nda oynadıktan sonra futbolculuk yaşantımı noktaladım. 


Özlüyor musunuz memleketinizi?  


Rize'ye gidince nostalji yapıyorum. Berber Ahmet, Peynirci Hüseyin ve diğerlerine uğruyorum. Hüsnü Ağabey’le birlikte kahvaltı yaptık. Daha geniş bir zamanda ailece gelmek istiyorum. 


Dilerseniz sizi bir de arkadaşlarınız Ahmet Kulaksız ve Hüseyin Ahıskalı'dan dinleyelim… 


Ahmet Kulaksız: Abdullah Avcı Rizespor'a geldiğinde kuaför dükkanım Kutluhan'da idi. Hep bana tıraşa gelirdi. Geçen Rize'ye geldiğinde yanına gittim, “Aha, Rize'deki saçlarımın katili!" dedi.  Rize'ye her gelişinde bana uğrar. Futbolda en güzel konumlara da gelse arkadaşlarını hiç unutmadı. Rize’de iken Ramazan’ları hep beraber toplanır, güveç yapardık.  İstanbulspor'da Aykut'un yardımcısı iken bir gün Rizespor'u izlemeye geldi. Benim haberim yok. Harun İlik aradı. “Hadi maça gidelim,” dedi. Gittik. Abdullah Hoca maçta. Yanına gittim, “Hayrola Avcı, niye geldin?” dedim. “Güveç yemeye” dedi. 


Hüseyin Ahıskalı: Onu ilk kez Rizespor'a gelince tanıdım. O gün bugündür hiç irtibatı kesmedik. Futbolda zirvede olduğu gibi mütevazilikte de zirvededir. Peynirli Rize pidesini çok sever. Birlikte oturup yerdik. Annesi, teyzesi Rize'ye gelince bana uğrarlar. 

 

Abdullah Avcı Rizespor’da başarılı oldu ve güzel hatıralar biriktirdi 

Abdullah Avcı 2012 yılında bir Rize ziyaretinde, Fatih Sultan Kar, Rizespor’un kurucusu Muharrem Kürkçü ve Rizespor’un efsane futbolcusu Hüsnü Kürkçü ile hatıraları yâd ediyor.  (Foto: Muhammet Kaçar) 


Hey Gidi Günler Hey: Gençliğinden bugüne Rizeli dostlarıyla Abdullah Avcı.  

 

Abdullah Avcı, her Rize ziyaretinde mutlaka yanına uğradığı, “saçlarımın katili” dediği kuaför Ahmet Kulaksız’la eski günleri konuşuyor. (Rize, 2012) 

 

1986 yılında, Atatürk Stadı’nda çekilen bu fotoğrafta Rizespor’un Avcı’sı ayakta, sol başta görülüyor. Ayaktakiler: Abdullah, İsmail, Sinan, Yusuf Ziya, Mehmet Ali, Süleyman. Oturanlar: Hakan, İsa, Metin, Muharrem ve Oğuz.  

 

Rizespor’un Avcısı : Rizespor 1989-90 sezonu. Ayaktakiler : Mehmet Ali Karaca, Kemalettin, Abdullah Avcı, Selami,  İsmail, Adil. Oturanlar : Metin, Taner, Erol, B.Turgut ve Kaptan Harun İlik. 

 

Rizespor Veteranları ile Nostalji Projesi ve Programı'na katılan Abdullah Avcı, Fatih Sultan Kar, Hüsnü Kürkçü (Rizespor Eski Kaptanı) ve Mahemet Ali Kara (Rizespor Antrenörü )ile bir arada gözükmektedir.  11 Mayıs 2013 (Foto: Aytekin Kalender) 

 

 

Kaynak: () - Fatih Sultan KAR Editör:
Etiketler: Beşiktaş'ın, Başına, Rizeli, , Bir, Atmaca,
Yorumlar
Haber Yazılımı