Anayasaya Botox Yapmak Yetmez, Yeni Cilt Lazım!
Hükümetin ömrü, Ramazan pidesinin tazeliğinden kısa sürüyordu.
Geçim Anayasası, Anayasaya Botox Yapmak Yetmez, Yeni Cilt Lazım!
Bir yanda mutfakta tencere kaynamıyor, diğer yanda Meclis’te gündemde anayasa tartışmaları fokur fokur… Hal böyle olunca insan sormadan edemiyor; yeni anayasa ekonomiyi mi düzeltecek?
Vatandaş olarak sabah uyanıyoruz, “Acaba yeni bir anayasa mı hazırlandı?” demiyoruz. “Bugün dolar kaç lira oldu? Kiramı nasıl ödeyeceğim? Ay sonunu nasıl getireceğim?” diye soruyoruz. Çünkü biz anayasa kitapçığıyla değil, marketi yaşıyoruz, Faturalarla boğuşuyoruz .
Vatandaşın gündeminde “anayas pazardaki sebze-meyve kadar kadar yer kaplamıyor.
Bu belirttikten sonra tabii ki yeni bir anayasaya ihtiyacımız var…
Öncelikle yönetim şekli düzeltilmeli. Şahsen parlementer sistem bize çok uygun değil. Geçmişe bir bakalım isterseniz.
Rahmetlilerin ortak noktası neydi dersiniz? Demirel, Özal, Türkeş, Erbakan… Hepsi başkanlık sistemine göz kırpmış. Meğer her biri, “Şu hükümetler dayanmıyor, bari sabit bir koltuk olsun” demiş. 1950’den Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne kadar geçen sürede kurulan 60 hükümet… Yani neredeyse yılda bir hükümet!
Hükümetin ömrü, Ramazan pidesinin tazeliğinden kısa sürüyordu.
Lakin bu sistemde denetleneebilir olmalı.
2025 yılında ülkenin daktilo ile yazılmış bir anayasayla yönetilmesi abes! Eskiden derlerdi ki, “Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz.” Eh, o zamanlar delik sayısı azdı belki… Şimdi elimizde öyle bir anayasa var ki, Yamalı Bohça mı desek, Frankenstein’ın canlandırılmış hali mi, bilemiyoruz. 1982 Anayasası’nın dantel gibi işlenmiş detayları arasında kaybolan bir halk iradesiyle karşı karşıyayız. Dantel dediysek, zarafet değil, bolca düğüm.
Bakın 1921 Anayasası kısa ve özdü: “Egemenlik milletindir.” Bu kadar. Net, karizmatik, sade.
1924 ise cumhuriyeti kurdu ama “tek partiyle olur bu işler” dedi.
1961 geldi, “özgürlük, demokrasi, sosyal devlet” dedi, halk bir oh çekti.
Derken 1980 darbesi: Hop, bastık reset tuşuna. Anayasayı yazdılar, ama mürekkebi asker postalıyla bastılar!
Eksik mi? Bolca var!
Yargı bağımsızlığı,
Kuvvetler ayrılığı,
Yerel yönetimler,
Ve en sevdiğim: “Temel haklar vardır ama devletin canı isterse kısıtlar.”
Peki ne yapmalı?
Yeni bir anayasa mı? Evet, ama öyle hükümetin üç beş danışmanla yazdığı, “halk temsil edildi” diye mahalle muhtarına danıştığı bir anayasa değil.
Bu iş düğün gibi olacak arkadaş: Tüm taraflar masaya oturacak, kavga edecek, barışacak, sarılıp ağlayacak. Sonra bir metin yazılacak ki hem bireyi, hem devleti, hem bugünü, hem geleceği kucaklayacak.
Yeni anayasa sivil olacak, haklar sınırsız değil ama şeffaf sınırlarla çizilecek, yargı bağımsız, yerel yönetimler güçlü, kadın hakları sağlam, çevre korumalı, gençler konuşmalı, yaşlılar emekliler onore edilmeli…
Unutmayın, anayasalar milletin karakteridir. Bizimki artık karakterden çok karikatüre döndü.
MUSTAFA BARIŞ ÖZTÜRK
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
RİZE'DE 1 KOLTUĞA 4 ADAY
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
RİZE'DE ARAÇTA KALP KRİZİ GEÇİREN MUHTAR HAYATINI KAYBETTİ




Son Haberler
ESKİ RİZEYİ DÜŞÜNDÜM AĞLADIM



