”“Atatürk’ün partisi CHP, ergen ve acemi yönetimin eline geçti, güven vermiyor”
“Polisler neden intihar ediyor?
Yerli ve Milli Parti (YMP)’nin İzmir buluşması
YMP Lideri Teoman Mutlu:
“Polisler neden intihar ediyor?”
“TOKİ evlerini vatandaşa kiraya vereceğiz”
Türkiye genelinde teşkilatlanarak seçime katılma yeterliliğini sağlayan Yerli ve Milli Parti (YMP), “İzmir’in dağlarında çiçekler açacak” sloganıyla İzmir’de bir araya geldi.
İzmir ve çevre illerden gelen coşkulu kalabalığa hitap eden YMP Lideri Teoman Mutlu, iktidara ve muhalefete yüklendi.
Teoman Mutlu’nun konuşması şöyle:
“Kıymetli demokrasi aşığı, Atatürk sevdalısı İzmirliler,
Bugün bahar aylarının ilk toplantısını güzel İzmir’imizde yapmanın sonsuz mutluluğu içindeyim. Mart geliyor, bahar geliyor ve İzmir’in sadece dağlarında değil, her semtinde çiçekler açıyor.
İzmir’den başlayarak güzel vatanımızın her köşesinde demokrasi çiçeklerinin açmasını isterdik.
Ama olmadı, olmuyor!
İKTİDAR YİNE YETKİ İSTİYOR
Öyle bir dönem yaşıyoruz ki; iktidar 24 yıldır beceremedi, hâlâ yeniden görev istiyor.
24 yılda bir şeyler yapamamış iktidarın bundan sonra da yapacağı bir şey yoktur.
Bugüne kadar, çalışıyor, yapıyorlar dediğimiz icraatlar meğerse yabancı sermaye ile yapılıyormuş. Rant için Türkiye’ye yerleşen, 1 dolar yatırım yapmayan yabancı sermaye çekip gidince ekonomik kriz başladı.
24 yılda yeni bir katma değer üretilmemiş Cumhuriyet’ten beri var olan öz kaynaklarımız tüketilmiş.
İktidar en son, vatandaşın kefen parası, zor gün parası olarak sağladığı yastık altındaki altınlarını istemişti. Vatandaş bu birikimini hükümete vermedi.
Ülkenin tüm kaynaklarını bitiren hükümet şimdi, çıkardığı ve çıkaracağı yasalarla vatandaşın en son birikimi olan yastık altına el koymaya hazırlanıyor.
24 yılda ülkeyi düzlüğe çıkaramayan bu hükümete bir daha yetki verirseniz elinizdeki, avucunuzdaki son birikimleriniz de yok olacak.
Karar sizin.
MUHALEFET
Muhalefetten zaten umut yok. Atatürk’ün partisi CHP’yi eline geçiren ergen ve acemi yönetim asla güven vermiyor.
Öyleyse tek yol var:
Tek kurtuluş, Anadolu aslanlarını göreve çağırmak, Yerli ve Milli değerleri canlandırmak, Türkiye’nin titreyip kendine dönmesini sağlamak!
İşte Yerli ve Milli Parti bu ihtiyaçtan doğdu. Halkın çağrısı ile kuruldu ve çok şükür teşkilatlarını tamamladı. Her seçime girme hakkını kazandı. Vatana, millete hayırlı olsun. Ülkemizin yüzü gülsün artık.
Yerli ve Milli Parti sadece bir inanç hareketi değildir; aynı zamanda bir kadro hareketidir. Öyle ya, ülkeyi kiminle yöneteceksin? Donanımlı ve liyakatli kadron olacak. Çok şükür, Allah nasip etti, müthiş bir kadro kurduk. Ülkeyi yönetmeye aslanlar gibi hazırız.
Peki geriye ne kaldı? Plan-proje kaldı!
İşte şimdi tüm Türkiye dinlesin: İlk işimiz Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kurmaktır. Plansız yönetim bizi bu kara günlere getirdi.
AK Parti Devlet Planlama Teşkilatı’nı kaldırmakla ülkeyi tam bir kargaşa ortamına soktu. Kimse ne yapacağını bilemiyor. Çiftçi ne ekse para edeceğini, sanayici ne üretse rahatlıkla satabileceğini bilemiyor. Yani binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete!
Eğitim ayrı bir felaket. Her yıl ayrı bir müfredatla nereye varacağız? Binlerce öğretmen boş geziyor. Özel okulların bir yıllık fiyatı bir araba parası olmuş. Okuldaki yemek ücretleri Meclis’teki yemek fiyatının 5 katı. Çocuklar aç. Buna kim “dur” diyecek?
İnsanlar için en önemli şey gıdadır. Gıda yoksa ölürsünüz; gıda pahalıysa sürünürsünüz. Marketten 2 poşetle çıkıyorsunuz 3 bin lira. Gıdanın bol ve uygun fiyatlı olması için çiftçiyi koruyacaksın. Hani nerede çiftçi? Kaldı mı? Köylü ayakta durabilmek için traktörünü, hayvanını en sonunda da tarlasını satıyor.
Bunun tek çözümü var: Formül şu; ekim zamanı çiftçiye tüm girdileri bedava vereceksin. Hasat zamanı tahsil edeceksin. Satılamayan ne kadar ürün varsa devlet olarak sen alacaksın ve sen pazarlayacaksın. Çiftçiyi kurtaracaksın.
Yerli ve Milli Parti bunu hayata geçirmeye kararlıdır. Şehirden köye üretim için dönecek her köylüye eşyasıyla bedava taşıma sağlayacağız. Gerekirse köydeki evini de elden geçireceğiz. 500 bin deprem evini sıfırdan yapan devlet, benim köylümün evini tamir edemez mi?
Yeter ki isteyin, yeter ki niyet edin; bu devlet her şeyi yapar.
Biz parti olarak çok kararlıyız. Yediveren gülü gibi verimli topraklarımızın her karışını ekeceğiz ve namerde muhtaç olmayacağız!
TOKİ EVLERİ VATANDAŞA KİRAYA VERİLECEK
Sevgili İzmirliler,
Ülkenin bir başka derdi kiradır. TOKİ yüz binlerce ev yapıyor ama kira sorunu bitmiyor. Çünkü TOKİ evleri satılıyor; kara paracılar, avantacılar, parası olanlar alıyor; sonra kiraya veriyorlar. Böylece binlerce ev yapılıyor ama kira sorunu asla bitmiyor.
Çözüm yine bizde. TOKİ yine yüz binlerce ev yapacak ama bu evleri satmayacak! Devlet Kira Ofisi kurulacak ve bu evler kiraya verilecek. O zaman kira sorunu diye bir şey kalmayacak.
Yerli ve Millî Parti bununla da yetinmeyecek. İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi kurtaracak formülümüz de hazır.
Bir defaya mahsus yüksek zam verilecek; tüm kesimlerin mağduriyeti giderilecek. Sonra her 3 ayda bir enflasyon artışı aynen maaşa yansıtılacak.
Değerli İzmirliler,
Dert çok, çözüm tek: Her şeyi bizler için, her sorunu çözeriz. Şimdi bazıları diyecek ki “Efendim kaynak yok.” Bırakın bu palavraları! Siz yolsuzlukları, hırsızlıkları önleyin; artan para yedi sülalenize yeter!
Çare plan-program ve dürüst çalışmak. Bizim başka bir şeye ihtiyacımız yok.
Türkiye’nin bir başka ve önemli sorunu adalettir. Mahkemeler çok uzun sürüyor. Yerel mahkemelerin verdiği kararların yarıdan fazlası bozuluyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bizi hukukun üstünlüğü olmayan ülke sayıyor. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar ilk derece mahkemeleri tarafından tanınmıyor. İktidar mensupları Anayasa Mahkemesi’ne saygı duymuyor.
Eskiden herkes dava açabiliyordu. Şimdi mahkeme masraflarından korkan mağdurlar dava bile açamıyor. Çünkü en küçük davadaki avukatlık ücreti 90 bin lira.
Kısacası adalet kaybolmuş, hukuk yok olmuş. Gücü, gücü yetene bir kargaşa içindeyiz.
Bu durum böyle devam edemez! Biz iktidara gelirsek ilk işimiz hukuk reformu yapmak olacak. Derhâl bir hukuk uzmanları komisyonu kuracağız. Zamana uymayan bütün yasaları bu komisyon elden geçirerek düzeltecek. Sonrasında Etik Komisyonu kuracağız. Bu komisyon hâkim ve savcıları tek tek inceleyecek en küçük bir şaibe bulanı derhâl emekli edecek.
Adalet mensupları da asla şuna buna muhtaç olmayacak.
Şeyh Edebali “İnsanı koru ki devlet yaşasın” demiş.
Yerli ve Milli Parti olarak biz diyoruz ki:
Hâkimi-Savcıyı koru ki adalet yaşasın!
İnşallah o güzel ve adaletli günleri görmeyi Allah hepimize nasip etsin.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Geçim derdinden sonra ülkemizin en önemli gündem maddesi terörsüz Türkiye.
Ancak, önceki yıllarda yapılan çözüm süreci, seçimlerde oyların düşeceği gerekçesiyle masanın devrilmesiyle sonuçlanmıştı. Terörsüz Türkiye süreci, yine seçime kurban edilecekse hiç başlanılmamasını temenni ediyoruz.
Terörsüz Türkiye için bugüne kadar atılan adımlar halkın nabzını yoklamaktan ibaretti. Artık hukuki sürece geçilmesi gerekiyor. Hukuki düzenleme olmadan çözüm süreci olmaz, silah bırakma olmaz, barış olmaz.
TBMM’de halkın gözü önünde yapılacak düzenlemelerden sonra adımların atılmasını; dünyadaki örnekleri gibi 30 günde silah bırakma işlemlerinin bitmesini temenni ediyoruz. Bundan sonraki ekonomik, sosyal ve psikolojik süreçlerin ilerleyen yıllarda tamamlanması gerekiyor.
Bu sürecin, milletin vicdanını yaralamadan, seçim malzemesi olmadan, iyi bir gelecek için tüm vatandaşlarımızın yararına olmasını temenni ediyoruz.
Huzur ve barış içindeki Türkiye, daha güçlü bir Türkiye olacaktır.
Bu yüzden, Yerli ve Milli Parti olarak, amasız, fakatsız bu süreci destekliyoruz.
POLİSLER NEDEN İNTİHAR EDİYOR?
Değerli vatandaşlarım,
Güvenlik görevlilerimiz yıllarca terör saldırısı nedeniyle şehit oldu.
Son 50 günde 51 polisimiz hayatını kaybetti. Son 5 yılda ise 450 polisimizi toprağa verdik. Türkiye’de artık her ay 7-8 polisimizi kaybediyoruz.
Bu polislerimiz terör saldırısıyla değil intihar ederek yaşamına son veriyor.
Rakamlar günlere yayıldığı için medyamızda da etkili bir şekilde yer almadığı için yitip giden canların farkında bile değiliz ama son 50 günde 51 polisimizi kaybettik.
Peki polisler neden intihar ediyor?
Türk polisi maddi sıkıntıların ve kötü çalışma koşullarının getirdiği ailesel sıkıntılardan ve işyerinde kötü muameleden yani mobbing nedeniyle intihar ediyor.
Polis yüksek maaş alıyor denilse de çalışma saatine böldüğünüz zaman asgari ücretten daha düşük maaş alan bir meslek grubudur.
Fazla mesai almadan gece gündüz çalıştığı için ek iş yapma imkanı da yok.
Eşine, çocuklarına ayırabileceği zamanı da yok. Çünkü polisin doğru dürüst izin hakkı yok.
Soruşturma geçireceğim, rütbe alamayacağım, azar işiteceğim diye endişe eden rütbeli polisler stresini sıkıntısını emrindeki polislere yansıtıyor. Mobbing had safhada.
Sendikası olmayan polisin hakkını savunacak kimsesi yok.
Buradan iktidara sesleniyoruz: Huzurumuzun teminatı polisimize sahip çıkın. İnsanca çalışma koşulları sağlayın.
BEYİN GÖÇÜ
Kıymetli Kardeşlerim,
Bir de beyin göçü meselesi var. Dünyayı dolaştım; gördüm ki dünyanın her yerinde çok başarılı Türkler var. Hepsi de vatan özlemi içinde. Fakat iktidar onlara layık olduğu değeri vermemiş, “Giden gitsin.” demiş. Böyle şey olur mu?
Sen evladını 30 yıl okutuyorsun, doktor yapıyorsun; bilim insanı yapıyorsun; devlet ona üç kuruş maaşı layık görüyor. Bir bilim insanı, aldığı parayla bilimsel araştırmamı yapacak geçim derdine mi düşecek? O da binlerce dolar alıp yurt dışında çalışmayı tercih ediyor.
Biz yine Allah’ın izniyle iktidara gelirsek, bu altın gibi gençlerimizi Türkiye’ye getireceğiz. Orada ne imkânı varsa aynısını vereceğiz. Onları onore edeceğiz ve şanlı bayrağımızın altında Türkiye’de toplayacağız.
Bir uzman 30 yılda yetişir. Akıl işi mi? Sen 30 yıl emek ver, adamı yetiştir; sonra “Gidersen git.” de! Ve senin hastaların acemi doktorların eline kalsın.
Maalesef hastanelerimiz bu durumda. Çare var. Çare, adaleti bilen, liyakatli yöneticileri seçmektir. Çare, Yerli ve Milli evlatları iş başına getirmektir.
Değerli İzmirliler,
Sıkıntı çok. Say say bitmiyor.
Ama Mevlam her derdin çaresini vermiştir. Yeter ki birlik olalım ve birbirimize inanalım.
Genel Merkezimiz harıl harıl çalışıyor. Her konuda bir komisyonumuz var, çözümleri kitapçıklar halinde yayımlıyoruz. İş başına gelince program hazır, çözüm hazır, kadro hazır.
Biz başka partiler gibi, kahramanlık nutukları atıp yan gelip yatmıyoruz. Millet her şeyi görüyor. 2 yılda bizi %2’lere, %3’lere getirdi. Eski partiler ise mum gibi eriyor ve maalesef dedikodudan başka bir şey bilmiyorlar.
Onlara kızmıyoruz. Doğal olarak eskidiler, aşındılar, yoruldular. Onlara teşekkür ediyoruz ama bu Aziz Millet enerji ve bilgi dolu yenileri, bizleri bekliyor.
Biz hazırız, siz de hazırsanız haydi rastgele kıymetli İzmirliler.
Hiçbir karanlık ebedi değildir. Hiçbir zulüm de sonsuz olamaz.
Her şeyin bir vakti vardır. Bizim vaktimiz de seçimdir. Çoğu bitti, azı kaldı. Sabırla, saygıyla, inançla o güzel günleri bekleyelim.
ATATÜRK
Bu topraklarda bir lider çıktı…
Adı Mustafa Kemal Atatürk!
Bir millet küllerinden doğarken o şunu söyledi:
“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır!”
O sadece bir savaş kazanmadı…
Bir milletin kaderini değiştirdi!
Saltanatı kaldırdı!
Hilafeti kaldırdı!
Egemenliği saraydan aldı, millete verdi!
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” dedi!
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi…
Birçok Avrupa ülkesinden önce!
Harf devrimi yaptı…
Cehalete karşı kalemle savaş açtı!
Laikliği getirdi…
Devleti aklın ve bilimin temeline oturttu!
Sanayi hamlesi başlattı…
Fabrikalar kurdu!
Demir ağlarla ördü dört bir yanı!
Çünkü o biliyordu:
Güçlü bir Türkiye; eğitimle, adaletle, üretimle yükselir!
Ve şunu haykırdı:
“En büyük eserim Cumhuriyet’tir!”
İşte o Cumhuriyet;
Bir çocuğun umutla okula gidebilmesidir!
Bir kadının özgürce seçebilmesidir!
Bir milletin başı dik yaşamasıdır!
Biz o mirasın evlatlarıyız!
Biz Cumhuriyet’in çocuklarıyız!
Ve biz asla diz çökmeyiz!
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Türkiye!
Sözlerime son vermeden evvel, bize bu güzel günü yaşatan İzmir İl Başkanım Bulut Seven’i ve Teşkilat Başkanım Mehmet Atıcı’yı kürsüye davet ediyorum.
İzmir ve tüm teşkilatın seçimlere hazır olduğunu cümle âleme gösterelim.
Bizi iktidara taşıması için Bulut Seven Başkanımı sizlere, sizi de Allah’a emanet ediyorum. Hoşça Kalın.”
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
RİZE'DE ARAÇTA KALP KRİZİ GEÇİREN MUHTAR HAYATINI KAYBETTİ




Son Haberler
RİZELİ HOCAYA YENİ GÖREV



