Burası “Normal Ülke” değil. Bizim burada kimse gitmez…
Eskiden yeni tanıştığımız biriyle muhabbet nasıl başlardı hatırlayalım:
“İsim neydi, ne iş yapıyorsun, nerede okudun?”
Sonrası da genellikle “Aaa benim kuzen de orada okumuştu” diye devam ederdi.
Meslek, okul, bölüm derken, sohbet akar giderdi.
Ama artık işler değişti.
Bugün o klasik soruyu sormadan önce bir durup düşünmek lazım:
Çünkü ülke öyle bir noktaya geldi ki…
Artık diploma bile “hak edilmiş belge” olmaktan çıktı, Photoshop ürünü haline geldi.
Ve en kötüsü: Mezun gibi görünmenin, gerçekten mezun olmaktan daha geçerli olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Bakın, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden insanların mezuniyet kayıtları silinmiş…
Boşluklara sahte mezunlar yerleştirilmiş.
Yani birileri hem ölüye saygısızlık yapıyor, hem devlete meydan okuyor.
Üstelik bunu yaparken e-imza da üretmiş, notları da sisteme girip şişirmiş.
Bunlar diploma değil; açıkçası dijital mezar soygunu!
Devlet sonunda çeteyi çökertti, tamam.
Ama
Birileri devlete sızmaya çalışırken, yetkililer neredeydi.
Yine de şükürler olsun…
Bazı partilerimizde kimsenin sahte diploması yok.
Sahte diploma çetesinin yöntemi, itiraf edelim, FETÖ’yü bile kıskandıracak cinsten.
Adamlar yıllarca sınav sorusu çaldı, bin bir takla attı.
Bunlar ise “direkt mezun!”
Ne sınıf var, ne sınav, ne hoca.
Bir tıkla, avukat.
Bir başka tıkla, mühendis.
Üçüncü tıkla, doçent doktor!
O değil de…
Devletin en korunaklı bilgi işlem sistemine 44 sahte kimlikle e-imza alınabiliyorsa…
Bu sadece bir “eğitim skandalı” değildir.
Bu siber güvenlik krizidir.
Ama bizde ne oluyor?
Bir hafta konuşuluyor…
Sonra yeni bir rezalet geliyor.
Kolektif hafızamız ‘CTRL + ALT + DEL’ yapıyor.
Ve hayat devam ediyor.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Normal bir ülkede böyle bir skandal yaşansa…
Yalnızca çete üyeleri değil, sistemde bu açığa izin veren bürokratlar da giderdi.
Ama burası “Normal Ülke” değil.
Bizim burada kimse gitmez…
Şimdi bazıları çıkıp diyor ki:
“Devlet çeteyi kendi çökertti, haberleri büyütmeyin.”
İyi de güzel kardeşim…
Çete zaten sistemin içine yıllarca yerleşmiş,
Devletin gözünün önünde tuğla üstüne tuğla koymuş.
Evet burada da haklılık payları var.
Özetle:
Sahte diploma sadece bir belge sahteciliği değildir.
Bu bir ahlak çöküşüdür.
Bu, “emek vermeden her şeye ulaşılır” fikrinin topluma kazınmış hâlidir.
Bu skandalda suçlu sadece çete değil.
Bu çürümeye göz yuman herkes sorumludur.
Buyurun, o sahte diplomaları çerçeveletin.
Ama önce arkasına “iade edilecektir” diye not düşün.
Çünkü biz unutsak da hukuk bir gün mutlaka hatırlar.
Mustafa Barış ÖZTÜRK
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
RİZE'DE ARAÇTA KALP KRİZİ GEÇİREN MUHTAR HAYATINI KAYBETTİ




Son Haberler
İzmir Büyükşehir’den 100 Milyon TL’lik Kırtasiye Desteği



