Rizenin Sesi
Rizenin Sesi
Yağmur
Rize · 20°C
Diğer
Bizi Takip Edin
25 Temmuz 2025 - 10:01 - Güncellenme: 25 Temmuz 2025 - 10:08 G: 25 Temmuz 2025 - 10:08

Dert bir değil ki ağlayasın, Deli bir değil ki bağlayasın…

Yeğenim geçen haftalarda art arda yazdığın aşk üzerine yazılardan sıkılmış olacak ki:“ dayı, artık aşkla ilgili yazmazsan Olmaz mı?” cümlesini kurdu.

0 Okunma 0 Paylaşım
Dert bir değil ki ağlayasın, Deli bir değil ki bağlayasın…

Sevgisiz bir toplumda bırakın aşkı yaşamayı yazması bile zor aslında. Anladım ki okuması da zormuş

Ama pes etmek yok.

Cennet bahçemi aramaya devam ediyorum ve edeceğim.

Memlekette yazı yazmak için bolca malzeme var. Ben de çevirdim rotayı kamuya…

Memlekette dert bir değil ki ağlayasın, deli bir değil ki bağlayasın…

*

Kamu, “bugün git yarın gel” anlayışındaki tembel memurlarını beslemesin. Tek işi aybaşında ATM’lerden maaşını çekmek olan milyonlar var ve onlara bizim ödediğimiz vergiler akıtılıyor.

Düşünsenize hükümet, verimlilik bakanlığı kuruyor ve başına agresif bir iş insanı getiriliyor. Yaptığı ilk iş de “geçen hafta ne yaptığını anlat” başlıklı e-posta atmak… Üstelik bunu, “gizli bilgiler hariç 6 madde ile cevapla” diyor. Pazartesi gece yarısından önce cevap vermeyen de istifa etmişsayılıyor.

Elon Musk’tan söz ediyorum. Hani şu dünyanın zengin iş insanları liste başı girişimcisinden… Amacı, kamuda verimliliği arttırmaktı… Kendisine kamudan hesap sorma gücünü aktaran da bizzat Başkan Trump; “Elon, harika iş çıkarıyor ancak daha agresifleştiğini görmek isterim.” Çok farklı bir tutum…

Kamu çalışanı ne işe yarar?

ABD verimlilik bakanlığı, “vergi mükellefleri tarafından finanse edilen kamu çalışanlarının” gerçekten kamuya gerekli olup olmadığınısorguluyor. Yöntem vahşi olmasına rağmen, özünde doğru… Zira hantallaşan kamu, başa dert… Hele ki Türkiye gibi sorgulanası kamu hizmetleri…

Bütçe açıklarının ayyuka çıktığı, enflasyon belasının küreyi sardığı günümüzde kamunun böylesi sorgulamalar yapmasını son derecegerekli duyuyorum. Zira çalışmadan, ter dökmeden, oturduğu yerden birilerine kaynak aktarmak; adaleti bozduğu kadar çalışma barışını da bütçeyi de zorluyor.

Kamu çalışan sayısı fazla mı?

ABD bunun hesabını yapadursun bizde durum diye bakmamız şart. Şu anda kadrolu, sözleşmeli, geçici sürekli işçi statülerinde toplam 5 milyon 102 binkamu çalışanı var. Batı ülkeleriyle kıyaslandığında sayı fazla değil. OECD’de toplam istihdam içinde %18,6 olan pay; bizde %13,4 fakat verim çok düşük.

Sorunun kaynağı nereden?

Adnan Kahveci; devletin tüm işlerini 700 bin kişiyle daha verimli çözeriz dediğinde memur sayısı 2,5 milyondu. Aslında o zaman dahi memur ihtiyacı vardı. Zira nitelikli eleman eksikti ve memur dağılımı bazı yerlerde yığılma bazı yerlerde ise noksandı. Bugün bu dengesizlik korkunç boyutlara ulaşmış.
not/ Sorun personel sayısı değil, istihdamdaki verimsizlik…

Bir ülke düşünün; e-devlet uygulamalarıyla son derece ileri çözümler geliştirsin fakat geleneksel devlet kapısında hala “bugün git yarın gel” anlayışı yer alsın… Olacak şey değil. Türkiye bugün bu durumdadır ve 19 bin köy muhtarı neyse de 32 bin mahalle muhtarına hala milyarlar ödemektedir.

Kamu personelinin dağılımı da başka bir sorun. Doğu hala “şark hizmeti” sayılıyor ve büyük kentlere yığılma varken, siyasete yakınlık sayesinde “atıl memur siloları” oluşuyor. Bir yandan da atanamamışlar (öğretmen, ziraatçı, mühendis gibi) kesimi gibi KPSS kuyrukları uzayıp gidiyor.

Taşeron firma elemanlarının kadroya geçirilmesi, memurların yapması gereken işlerin danışmanlıkhizmet alımlarına dönüşmesi, kamuda “uzman” enflasyonunun yaşanması başlıca verimlilik sorunları… Yetmezmiş gibi liyakat ve ödüllendirme gibi alanlarda yandaşlık yaklaşımıda cabası…

Neticede; en kötü kamu hizmetine en yüksek bedeli ödeyen Türkiye, Elon Musk’un agresif yaklaşımı gibi bir verimlilik operasyonlarına ihtiyaç duyuyor.


Mustafa Barış ÖZTÜRK

#dert #kamu

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!