DÜN DESTEK VERDİM BUGÜN RİZE'DE YAPILMAK İSTENENE ŞERH KOYUYORUM
RİZE İYİDERE HALKINA KULAK VERİN, ÇÖZÜM ODAKLI OLUNUZ.
Çamlıhemşin–Kaptanpaşa havzasından, boş dağlardan getirilen malzemeyle deniz dolduruldu.
Kıyamet koptu.
Rize Havalimanı Pazar'da Havalimanı deniz dolgusu üzerine yapıldı.
Taşlar, kayalar Haçabit Dağları’ndan getirildi.
Kıyamet koptu.
İyidere Lojistik Merkezi, büyük oranda devlet arazisinden, İkizdere’den taşınan kayalarla dolduruldu.
Yine kıyamet kopmaz mı?
Bu yapılan her yatırım için kıyametler koparanlara muhalif oldum.
Ama şimdi, İyidere depo–antrepo alanı için vatandaşın verimli topraklarının kamulaştırılmasına şer koyuyorum.
Bugün geldiğimiz noktada ise mesele deniz değil, kaya değil, dolgu hiç değil.
Mesele insan, insan…
Yani dağ taş değil, verimli tarım arazisi.
Ve en önemlisi, yapılacak depo ve antrepoların biraz masraflı olsa da hiçbir yurttaşı mağdur etmeden yapılabilir oluşu.
Durum ne?
İyidere Lojistik Merkezi’nin depo ve antrepo alanları için kamulaştırma yapılacak.
Ve halk, haklı olarak ayağa kalktı.
Çünkü bu işin adı “yatırım” diye anlatılsa da, vatandaşın kulağında çınlayan tek cümle var:
“Ata toprağın gidiyor.”
Bu endişe meşrudur.
Ama daha da meşru olan bir gerçek var: Vatandaşın sözcülerinin yaptığı açıklamalarla yaratılan mağduriyet söylemi birbiriyle örtüşmüyor, tutmuyor.
“Kamulaştırma olmasın, kiralama olsun” deniliyor.
Peki soralım…
Toprağı kiralayınca elinizde mi kalıyor?
Hayır.
Baba toprağı her iki durumda da vatandaşın elinden çıkıyor. Bu gerçeği eğip bükmenin, halka başka bir şey anlatmanın kimseye faydası yok.
Asıl sorgulanması gereken şudur:
Zaten arazi fakiri olan bir ilde, üstelik ilin en verimli, en güzel havzasında neden hâlâ karadan ısrar ediliyor?
Bu anlayış, sınıfta kalan sosyal devlet anlayışıdır.
Devlet, “ucuz olanı” değil, “doğru olanı” seçmek zorundadır.
Deniz üzerinde depo ve antrepo yapılabilir. Türkiye’de de var, Dünya'da da var.
Evet, pahalıdır.
Ama halkın mağdur edilmesinden daha pahalı değildir.
Bu mesele birkaç yerel siyasetçinin, bürokratın çözebileceği bir konu değildir.
Çünkü bu iş rakamlarla, metrekarelerle, kamulaştırma bedelleriyle bitmez.
Bu mesele maddi değildir.
İnsanlarımızın içindeki yangın parayla sönmez.
Örnek mi? Hemen vereyim…
Artvin Yusufeli bunun canlı örneğidir.
Ömrü boyunca CHP’ye oy vermeyen bir ilçe, ata toprakları kamulaştırıldığı için sandıkta tavrını değiştirdi.
Modern şehir yapıldı, modern, yaşanılabilir ilçe inşa edildi, vatandaşlara verildi.
Ama vatandaş “köyüm” dedi, “ata toprağım” dedi, “taş, körpe evim” dedi.
Vatandaş geçmişi silmedi. Ata toprağını unutmadı, sandıkta tepkisini gösterdi.
Bugün İyidere’de bastonuna dayanarak malına sahip çıkmaya gelen 80 yaşındaki yurttaşı görmeyenler şunu bilsin:
Bu mesele sadece toprak meselesi değildir.
Bu, onur, aidiyet ve adalet meselesidir.
Bu bölgedeki insanlar toprağına onuru gibi bakar, altını çizmeliyim.
Devlet halk için vardır.
Halk devlet için değil.
Ve halkın sesini duymayan her yatırım, ne kadar büyük olursa olsun, eksik ve sorunludur.
İyidere havzası devletine, milletine bağlıdır.
Bu halkı, “iki üç lira masraf artar” düşüncesiyle isteklerini görmezden gelmeyiniz.
Dünyada ve ülkemizde depo–antrepoların deniz üzerinde yapıldığı pekâlâ örnekler vardır.
Evet, yine senin iki dudağına kaldık Ulaştırma Bakanı…
Ambarlı, Mersin, Aliağa, Gemlik, İskenderun’da deniz üzerinde yapılan örnekler var.
Sadece prosedür işlenecek ve parasal masraf var.
İmara işlenecek, ÇED raporu, Kıyı Kanunu işlenecek, Ulaştırma Bakanlığı’na onaylatılıp kaynak aktarılacak.
Evet, bölge halkı uykusuz. Bölge halkının onurunu zedeleyen bir endişesi var.
Sayın Muhammet Avcı, Harun Mertoğlu ve hatta Tahsin Oçaklı,
Sayın Valim,
Sayın Katmer,
Sayın Mete,
Bu konuda vatandaşın sıkıntısını çözüm odaklı olarak ne yapılabilir?
Sıkıntı sizin.
Sevgilerimle.
Bayram Arif TURAN
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
RİZE'DE 2 ADAYLI SEÇİM HEYECANI
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
RİZE'DE ARAÇTA KALP KRİZİ GEÇİREN MUHTAR HAYATINI KAYBETTİ




Son Haberler
ESKİ RİZEYİ DÜŞÜNDÜM AĞLADIM



